Archive for the ‘Ev Haczi’ Category

adliyeler doldu taştı
Avrupa Birliği ile Adalet Bakanlığı’nın birlikte yürüttüğü “İcra Dairelerinin Etkinliğinin Arttırılması” projesi kapsamında yapılacak köklü sistem değişikliği ile icra daireleri kapatılıp, tek bir çatı altında birleştirilerek tüm işlemler uzmanlaşmış bürolar aracılığıyla elektronik ortamda yapılacak.
Ayrıca daha hızlı hizmet verilecek yeni sistemle, mali işlemler banka hesapları üzerinden, elektronik tebligat ve UYAP sistemi üzerinden de e-haciz yapılabilecek.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, mevcut icra uygulamalarında yaşanan sıkıntıların ve şikayetlerin önüne geçmek amacıyla Türkiye genelinde 12 bölgede uygulamaya konulan ‘Pilot İcra Uygulaması’ sisteminin Adana’da da faaliyete geçirilmesi için çalışma başlatıldı.

YENİ SİSTEMLE DAHA HIZLI, ŞEFFAF VE GÜVENLİ HİZMET VERİLECEK

Bu kapsamında, çalışmaların değerlendirilmesi ve görüş alışverişinde bulunmak amacıyla Adana Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan’ın öncülüğünde, Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Ramazan Yılmaz, Cumhuriyet Başsavcı Vekili Cumali Tülü ve Adana’da hizmet veren icra dairelerini müdürlerinin katılımıyla toplantı düzenlendi. Toplantının açılışında konuşan Başsavcı Ali Yeldan, icra dairelerinin birçok sorunu olduğunu belirterek, “İcra müdürlerimiz, kurumun temsili ile alacaklı borçlu dengesinde adaleti temsil ediyor. Pilot icra uygulamaları kapsamında, burada görüş alışverişinde bulunarak sorunlarımızı tespit edip bunların çözümüyle ilgili çalışmalar yapacağız. Adana’da pilot icra uygulamasına geçerek vatandaşlarımıza daha hızlı, daha güvenli, daha şeffaf, daha kaliteli ve daha adil hizmet vermeyi amaçlıyoruz. Bu sistemle hem vatandaşlar, hem avukatlar hem de çalışan personelin işi kolaylaşacak” dedi.
İCRA DAİRELERİ KAPATILIP UZMAN BÜROLAR KURULACAK

Karataş İcra Müdürü Önder Şahin, ‘İcra Dairelerinin Etkinliğinin Arttırılması’ projesi kapsamında kurulan ‘Pilot İcra Uygulaması’ hakkında bilgi verdi. Pilot uygulama ile icra dairelerinin kapatılıp tek bir çatı altında toplanacağını söyleyen Önder Şahin, “Pilot uygulamaya geçilmesiyle tüm icra daireleri ‘İcra Müdürlüğü’ altında toplanacak. Bununla birlikte alanında uzmanlaşmış personelin görev yapacağı 6 büro oluşturulacak. Bu birimler ‘Müracaat ve Kalite Yönetim Bürosu, Esas ve Aile Bürosu, Haciz Bürosu, Satış Bürosu, Mali İşlemler Bürosu, Dosya ve Arşiv Bürosu’ olarak hizmet verecek. Projesinin hayata geçirilmesi ile her icra çalışanın başında onlarca kişinin yığılmasının önüne geçilecek, tüm işlemler elektronik ortamda gerçekleştirilerek ve fiziki evrak kullanımı son bulacak” diye konuştu.

‘E-TEBLİGAT’ VE ‘E-HACİZ’ DÖNEMİ

icra daireleriMevcut sistemin terk edilerek yepyeni bir icra sisteminin kurulacağını, böylece hizmet kalitesinin artacağını ve yapılan hizmetlerin daha hızlı olacağını kaydeden Önder, şunları söyledi:

“Yeni sistemle tüm kurum ve kuruluşlarla entegrasyon sağlanacak. Şu an UYAP sistemi üzerinden trafik ekranı ile haciz koyma ve kaldırma işlemleri yapılabiliyor. Aralık ayı itibariyle de tapu ekranından tapu kayıtları üzerine haciz kaldırma ve koyma işlemleri yapılabilecek. Ayrıca, eskiden fiziki evrak olarak posta yoluyla gönderilen tebligatlar, yazışmalar artık ‘E-tebligat’ uygulaması ile avukat, şirketler ve bankalar elektronik posta ile gönderilecek. Şu an itibariyle anlaşma yapılan 40 bankayla sistem tanımlı ve elektronik ortamda karşılıklı yazışmalar yapılıyor. Bu sayede, ilgili kişilerin banka hesapları üzerinde haciz koyma veya kaldırma işlemleri, hızlı ve seri bir şekilde yapılabilecek. Bunun yanı sıra avukatlar, elektronik olarak yine UYAP sistemi üzerinden başvuru, talep ve işlemlerini gerçekleştirebilecek. Mali işlemler de banka hesapları üzerinden yapılacak.”

yargitayEv haczi konusunda Yargıtay 12.Hukuk Dairesi son noktayı 26.03.2013 tarihinde koymuştur. Yurt genelindeki tüm icra müdürlükleri ve çalışanları hukuk devletinin temel esasları çerçevesinde  KANUN KOYUCUNUN YÜKSEK İRADESİNE UYGUN davranmak ve yine yüksek mahkemenin bu bağlamda almış olduğu içtihad kararlarını vatandaş lehine uygulamak ve bu kararlara uygun işlemler yapmak zorundadır. Aksi davranış sergilemek hem hukuk dışı olacak hemde mevcut kanunlar çerçevesinde görevi kötüye kullanmak anlamı taşıyacaktır. 

”Borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için “lüzumlu” olan buzdolabı, çamaşır makinesi, televizyon, koltuk takımı, ütü, fırın, halı, bulaşık makinesi gibi insan onuruna yakışan hayatın sürdürülmesi için varlığı zorunlu olan ev eşyaları haciz konusu yapılamaz. Bu konuda, haciz konusu malın borçlunun haline uygun olup olmadığı ölçütü değerlendirmeye alınamaz.” 

12. Hukuk Dairesi, Esas: 2012/27279,

Karar: 2013/11536 İçtihat

Denizli 1. İcra Hukuk Mahkesmesi haczedilen televizyonun lüzumlu eşya sıfatı taşıması nedeni yapılan haczi kaldırdı. Kesin kararın orjinal resmi:

Mahkeme Kararı (1)

Mahkeme Kararı 2

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, lüzumlu ev eşyası oldukları gerekçesiyle bilgisayar ve dikiş makinesinin haczedilmesine izin vermedi.

yargitayAnkara’da ikamet eden bir vatandaşın evine 2013 yılında gelen haciz memurları, bilgisayarı haczetmek istedi. Borçlu vatandaş, haciz işlemini Ankara 11. İcra Hukuk Mahkemesi’ne taşıdı. Mahkeme, evde bulunan bilgisayarın da haczedilebileceğine hükmedince, borçlu vatandaş yerel mahkemenin kararını temyiz etti. Dosyayı değerlendiren Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, bilgisayarın günümüz koşullarında lüzumlu ev eşyası olduğuna dikkat çekti. Yargıtay kararında şu ifadelere yer verdi: “Kural olarak ev eşyasının haczedilemeyeceği, ancak aynı amaca hizmet eden birden fazla eşya var ise ve birisinin haczedilebileceği kabul edilmelidir. Böyle bir durumda pek tabidir ki muhafazası ve satışı zahmetsiz olan, taliplisi fazla olan eşyalar haczedilmelidir. Ancak lüzumlu olmayan ev eşyaları için de haczedilmezlik kuralı uygulanmamalıdır. Burada lüzumlu olan eşyadan ne anlaşılması gerektiğinin üzerinde de durulması gerekir. Mütevazi bir hayat standardının sürdürülebilmesi ve içinde bulunulan sosyal statünün asgari koşullarının muhafazasını temine yarayan, borçlunun yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya lüzumlu eşya olarak kabul edilmelidir. Lüzumlu eşyanın değeri ise pek fahiş olmadığı sürece haczedilmezlik şikayetinin dinlenmesine engel oluşturmayacaktır. Somut olayda haczedilmezlik şikayetine konu edilen bilgisayar günümüz koşullarında lüzumlu ev eşyası olup; bir adet olduğu ve değeri de pek fahiş olmadığına göre yukarıda açıklanan ilkeler ve yasal düzenlemeler karşısında haczedilemeyeceğinin kabulü gerekir. O halde, mahkemece bilgisayar yönünden şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının bozulmasına oybirliği ile karar verildi.”


DİKİŞ MAKİNESİ VE TELEVİZYON DA HACZEDİLEMEZ

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, Kastamonu’da yargıya taşınan televizyon ve dikiş makinesi haczine de ‘dur’ dedi. Kastamonu 2. İcra Hukuk Mahkemesi’ne dava açan borçlu, evindeki haciz işlemine itiraz etti. Borçlu vatandaş, yerel mahkemenin haciz işlemine yeşil ışık yakma kararını temyiz etti. Dosyayı değerlendiren Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, kural olarak borçlunun her türlü mal ve haklarının haczinin mümkün olduğuna dikkat çekti. Kararda, “Haczedilmezlik iddiasında bulunabilmek için İcra İflas Kanunu’nda ya da özel kanunlarda hüküm bulunması gerekir. Asıl olan borcun ödenmesi, bir diğer ifade ile alacaklının alacağına kavuşması olup, haczedilmezliğe ilişkin düzenlemelerin bu bağlamda dar yorumlanması gerekir. Haczin amacı, borcun tahsilinin sağlanması olup borçluyu taciz etmek ya da baskı kurarak ödemeye zorlama maksadıyla haciz yapılmamalıdır. Aksine davranış yasa hükmüne açıkça aykırılık teşkil edeceği gibi, temel hak ve özgürlüklerin korunması ilkesine de ters düşer. Nitekim ev eşyasının haczi halinde bu eşyanın muhafazası güç olup çoğu zaman satılamamakta, satılmaları halinde ise satış bedeli haciz ve muhafaza masraflarını dahi karşılamamakta ve dolayısıyla alacağın tahsiline müspet yönde herhangi bir katkısı da bulunmamaktadır. Bu halde yapılan haciz işleminde ekonomik yarar bulunmadığı, gibi, haczin yalnızca borçluyu ve doğal sonucu olarak aile bireylerini taciz etmekten öte bir yarar sağlamadığı da görülmektedir. Somut olayda haczedilmezlik şikayetine konu edilen televizyon ve dikiş makinesi günümüz koşullarında lüzumlu ev eşyası olup; bir adet olduğu ve değeri de pek fahiş olmadığına göre yukarıda açıklanan ilkeler ve yasal düzenlemeler karşısında haczedilemeyeceğinin kabulü gerekir. O halde, mahkemece anılan televizyon ve dikiş makinesi yönünden, şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının bozulmasına oybirliği ile karar verildi.” denildi.

BİRDEN FAZLA EŞYADA DEĞERİ DÜŞÜK OLAN BORÇLUYA BIRAKILIR

Öte yandan Edirne İcra Hukuk Mahkemesi’nin evde bulunan bazı eşyaların haczine izin verilmeyen kararı alacaklı vatandaş tarafından temyiz edildi. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, evde ikincisi bulunan lüzumlu eşyaların haczedilebileceğine hükmetti. Kararda, “Somut olayda; mahkemece şikayete konu 24 Mayıs 2013 tarihli haciz tutanağına konu haciz işlemi değil, bu hacizden sonra yapılan 3 Haziran 2013 tarihli haciz işlemi inceleme konusu yapılmış ve karara esas alınmıştır. Şikayete konu 24 Mayıs 2013 tarihli haciz tutanağında, haczedilen eşyaların ikincisi olduğu belirtilmiş olup haczedilen eşyaların bir kısmının lüzumlu ev eşyası niteliğinde değil lüks eşya niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Haczi istenen aynı eşyalardan birden fazla bulunması durumunda bunlardan değerinin düşük olanının borçluya bırakılması, diğerinin ise haczedilmesi gerekir. O halde mahkemece, şikayete konu 24 Mayıs 2013 tarihli haciz işlemi yönüyle inceleme yapılarak, istemin birden fazla bulunan eşyalar ve mütevazi bir hayat standardının sürdürülebilmesi ve içinde bulunulan sosyal statünün asgari koşullarının muhafazasını temine yarayan, borçlunun yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü lüzumlu eşya dışında kalan lüks eşya yönüyle reddine karar verilmesi gerekirken, istem konusu dışında kalan 3 Haziran 2013 tarihli haciz işlemi yönünden eksik inceleme ile yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetsizdir. Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının bozulmasına karar verildi.” ifadeleri yer aldı.

Avukat Mustafa Akıncı da “Borçlunun haline münasip olmaktan çok uzak bir şekilde lüks eşya olması durumunda haciz yapılır. Satış sonrası elde edilen paradan , borçluya aynı eşyadan haline münasip az değerli eşya alması için bir kısım para iadesi yapılır” dedi.

(CİHAN)

Yargıtay İçtihad Kararı : ”Varlığı zorunlu olan ev eşyaları haciz konusu yapılamaz.”

 12. Hukuk Dairesi, Esas: 2012/27279, Karar: 2013/11536 İçtihat

yargitayBorçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için “lüzumlu” olan buzdolabı, çamaşır makinesi, televizyon, koltuk takımı, ütü, fırın, halı, bulaşık makinesi gibi insan onuruna yakışan hayatın sürdürülmesi için varlığı zorunlu olan ev eşyaları haciz konusu yapılamaz.”

T.C
YARGITAY
12.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2012/27279
KARAR NO: 2013/11536
KARAR TARİHİ: 26.03.2013

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr.Şanver Keleş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

İİK’nun 6352 Sayılı Kanun’un 16. maddesi ile değişik 82. maddesinin üçüncü fıkrasına göre; “Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu veya aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya; aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri haczedilemez.”

Aynı maddeye 6352 Sayılı Kanun’un 16. maddesi ile eklenen son fıkraya göre; “İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabulüne veya reddine karar verir.” Bu hüküm icra memurunun mal ve hakların haczi konusunda değerlendirme ve takdir yetkisine sahip olduğunu belirtmektedir. İcra müdürü hangi malların haczedileceği konusunda takdir yetkisini kullanırken uyacağı ilkeler anılan maddenin gerekçesinde yazılmıştır. Gerekçede; “Maddeyle alacaklı ile borçlu arasındaki menfaat dengesinin sağlanması, temel hak ve özgürlüklerinin korunması, hacizde ekonomik yarar bulunmayan ya da muhafazasında ve satışında güçlük çekilen eşyaların hacizlerinin önlenmesi amaçlanmaktadır. Düzenlemeye göre, …. borçlu ile aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için gerekli her türlü eşyanın … haczedilemeyeceği hükme bağlanmaktadır” ifadesi yer almaktadır.

İcra müdürü yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde takip alacağına yetecek miktarda haciz yaparken yokluğu borçlunun günlük hayatını devam ettirmesinde en az sıkıntı verecek ve haczi muhafaza ve satışı en kolay olan mallara öncelik vermek zorundadır. Borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için “lüzumlu” olan buzdolabı, çamaşır makinesi, televizyon, koltuk takımı, ütü, fırın, halı, bulaşık makinesi gibi insan onuruna yakışan hayatın sürdürülmesi için varlığı zorunlu olan ev eşyaları haciz konusu yapılamaz. Bu konuda, haciz konusu malın borçlunun haline uygun olup olmadığı ölçütü değerlendirmeye alınamaz. İİK’nun 6352 Sayılı Kanunla değişik 82. maddesinin üçüncü fıkrasında lüzumlu eşya da olsa aynı amaçla kullanılan birden fazla eşya olması halinde bunlardan biri dışında diğerlerinin haczedilebileceğini öngörmektedir. Bu halde diğerine oranla daha düşük değerli ve satılması ve paraya çevrilmesi zor olan mal, haciz dışında bırakılıp diğer malların haczi gereklidir.
Somut olayda 10.07.2012 tarihinde borçlunun evinde yapılan haciz sırasında bir kısım ev eşyaları haczedilmiş, borçlunun haczedilmezlik şikayeti üzerine haciz tarihi itibariyle uygulanması gereken 6352 Sayılı Kanunla değişik İİK’nun 82/3. fıkrasına göre; şikayetin kısmen kabul kısmen reddedilerek borçlu ve aile bireyleri için gerekli olan ütü ve fırın üzerindeki haczin kaldırılmasına, diğer mallara yönelik haczedilmezlik şikayetinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Haciz tutanağının incelenmesinde haczedilen ……. marka tüplü televizyonun borçluya bırakılıp aynı amaca hizmet eden değeri daha yüksek olup satışı kolay olacak olan “….” marka LCD televizyonun haczedilmesi, yine aynı gerekçe ile …… marka tüplü bilgisayarın ve kasasının borçluya bırakılıp “…..” marka bilgisayar kasası ve LCD bilgisayar monitörü ile …..marka tablet bilgisayarın ve …… marka dizüstü bilgisayarın haczi gereklidir. Ayrıca yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca lüzumlu eşya sayılmayan ….. marka koşu bandı, ….. marka yazıcı, ….. marka fotokopi makinesinin haczi isabetlidir.

Şu duruma göre mahkemece, lüzumlu eşyalardan olan …… marka tüplü televizyon ve …… marka tüplü bilgisayar ile kasasının haciz dışı bırakılması gerekirken haczedildiği için bu mahcuzlar üzerindeki hacizlerin de kaldırılması yerine, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir.

KARAR : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, Esas: 2013/3365, Karar: 2013/12821 İçtihat

(Karar Tarihi : 04.04.2013)
yargitayKoltuk takımı, buzdolabı, çamaşır makinası, bulaşık makinası, fırın, halı vb. gibi ev eşyaları lüzumlu eşya olup, haczedilmeleri mümkün değildir.
Yargıtay Kararının Tam Metni:
“Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Nezihe Deniz Güner tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:İİK’nun 82/3. (Değişik: 6352 Sayılı Kanun madde 16) maddesi gereğince para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya; aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri haczedilemez.Takip hukukunda, asıl olan borcun ödenmesi olup, alacaklının alacağına kavuşması için gerekli takip işlemleri yapılırken borçlunun ve birlikte yaşadığı diğer aile fertlerinin yaşamlarını sürdürebilmesi için zorunlu olan eşyaların haczedilmeyerek kendilerine bırakılması gerekir. Anılan madde ile amaçlanan; alacaklı ile borçlu arasındaki menfaat dengesinin sağlanarak, temel hak ve özgürlüklerin korunması, haczinde ekonomik yarar bulunmayan ya da muhafazasında ve satışında güçlük çekilen eşyaların hacizlerinin önlenmesidir. Bu bağlamda; borçlu ve aile bireyleri için gerekli olan eşyaların lüzumlu olup olmadığı tespit edilirken, alacaklının da alacağına fiilen kavuşmasını engelleyecek amacı aşan uygulamalardan kaçınılarak taraflar arasındaki menfaatler dengesini de hukuk düzeni içinde korumak gerekir.

Öte yandan her ne kadar İİK’nun 82. maddesine 6352 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile eklenen son fıkrasında, icra memuruna haczi talep edilen malların haczinin caiz olup olmadığı konusunda değerlendirme yapma yetkisi verilmiş ise de; verilen bu takdir yetkisi keyfiliğe de yol açmamalıdır.

Somut olayda; borçlunun evinde 06.12.2012 tarihinde yapılan haciz sırasında, 5 adet klima, 2 adet masaüstü bilgisayar, iki adet televizyon ve birer adet bulaşık makinası ve kurutma makinasının haczedilmesi istenilmiş, icra müdürünce talep reddedilmiştir. Koltuk takımı, buzdolabı, çamaşır makinası, bulaşık makinası, fırın, halı vb. gibi ev eşyaları lüzumlu eşya olup, haczedilmeleri mümkün değil ise de; fiyatı yüksek, muhafaza ve paraya çevrilmesi kolay, alıcısı bulunabilecek olan LCD, Plazma TV, kurutma makinası gibi eşyalar, maddede öngörülen amacın dışında borçlu ve ailesi için gerekli, zorunlu mallardan değildir. Ayrıca haczi istenen aynı nitelikte olan eşyalardan birden fazla bulunması durumunda bunlardan değeri daha düşük, satılması ve muhafazası zor olanın borçluya bırakılması, diğerlerinin haczedilmesi gerekir. Kaldı ki, borçlu vekili de haciz sırasında; diğer eşyaların haczine karşı çıkılsa da “…bir adet televizyonun dışındaki eşyaların haczedilebilirliği söz konusudur” şeklinde beyanda bulunmak suretiyle haciz yapılmasına karşı çıkmamıştır.

Diğer taraftan, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesinde “Hukuki dinlenilme hakkı” düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre, davanın taraflarının yargılama ile ilgili bilgi sahibi olma, açıklama yapma ve ispat hakkı bulunmaktadır. Şikayetin mahiyeti dikkate alındığında da borçlunun hukuki durumu etkileneceğinden öncelikle taraf teşkilinin sağlanması gerekir.

O halde mahkemece istemin kısmen kabulü ile yukarıda belirtilen esaslar dahilinde taraf teşkili ile değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin tümü ile reddine dair hüküm tesisi isabetsizdir.

KARAR : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 04.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.”

Geçici 10. madde eski dosyalar demiyor,” takip işlemleri” diyor

2004 sayılı İİK’da yapılan değişikliklerle icra işlemlerinin şekli ve içeriği değişmiştir. Yeni değişiklikler hem icra işlemlerinin şeklini  hem içeriğini hemde özünü değiştirmiştir.

Kararların gerekçeli olması

8. maddede yapılan değişiklikle icra ve iflas dairelerinin verecekleri kararların gerekçeli olması öngörülmüş. Gerekçesiz  verilen kararlar şikayet konusu olabilecek, ancak bu kararlar bu değişikliğin yürürlük tarihinden önce verilmiş ise geçerliliğini koruyacaktır.

UYAP VE ELEKTORONİK İMZA

8. maddeye eklenen 8/a maddesi bütün icra işlemlerinin UYAP sistemi üzerinden yapılmasını öngörmekte ve elektronik imza için yeni düzenlemeler getirmektedir.

Geçici 10. Madde uyarınca bu yasanın yürürlük tarihinden önce yapılan icra işlemleri için bu düzenlemeler geçerli olmayacaktır.

PARANIN ÖDENMESİ VE DEĞERLİ EŞYANIN MUHAFAZASI

İcra dairelerine yapılacak ödemeler ve değerli eşyanın muhafazası 9. Madde ile yeniden düzenlenmiştir. Değişik 9. Maddeye göre ödemeler Adalet Bakanlığının göstereceği bankaya yapılacaktır.

İcra dışında, hacizde borçlu veya 3. Kişiler tarafından yapılacak ödemeler takip eden iş günü mesai sonuna kadar bankaya yatırılmak zorundadır.

Avukata veya alacaklıya ödenecek paralar vekil veya alacaklının banka hesabına gönderilir.

Geçici 10. Madde ile bu madde birlikte değerlendirildiğinde varılacak sonuçlar:

Geçici 10. Maddeye göre  yürürlük tarihinden önce yapılan takipler için hangi yasa yürürlükte olacaktır?

Takip, kanunun yürürlük tarihinden önce yapılmış, ödeme ise bu kanunun yürürlük tarihinden sonra yapılmış ise icra memurluğu parayı alacaklı veya vekilinin banka hesabına mı gönderecek, doğrudan icrada alacaklı vekiline veya alacaklıya mı ödeyecektir?

Kanun dar yorumlandığında icra memurluğu parayı doğrudan alacaklı veya vekiline ödeyebilecektir. Bu durum ise yasa koyucunun amacına, yasanın özüne ve sözüne aykırıdır. Yasa koyucu bu düzenleme ile icra memurlarının para ile ilişkisini asgariye indirmek istemiştir.  Yasanın yürürlük tarihinden sonra paranın doğrudan alacaklı veya vekiline ödenmesi yasaya aykırı olacaktır.

58. ve 60. Madde, Takibin şekli, içeriği

58 ve 60. maddede yapılan değişiklikle takibin içeriği ve şekli değişmiştir. İcra takipleri icra memurluğuna sözlü veya yazılı başvuru ile yapılabileceği gibi elektronik ortamda da yapılabilecektir.

Değişiklik ile takip talebinin içeriği değiştirilmiş, icra memuruna takip talebinin geçerli olup olmadığına karar verme yetkisi verilmiştir.

Kanunun yürürlük tarihinden önce yapılan takipler ve ödeme emirleri için 58. Ve 60. Maddede yapılan değişiklikler geçerli değildir. Eski takiplerin şekli ve içeriği maddelerin eski haline tabi olacaktır.

82. Madde Haczedilmezdik

82. madde ile haczedilemeyen malların sınırı genişletilmiş, eski yasadaki haczedilmezlik tanımları daha net hale getirilmiştir.

Yeni düzenlemeye göre borçlu veya birlikte oturanlar için lüzumlu olan eşyaları haczedilemez.  Yasa koyucu burada uygulayıcıların dar yorumlarını engellemek için istisnaları saymış ve para, altın ve gümüş gibi şeyleri hariç tutmuştur. Burada yasa koyucu borçlunun yaşam hakkını garanti altına almayı hedeflemektedir.

Borçlunun ekonomik faaliyeti sermayesinden çok emeğine dayanıyorsa mesleğini devam ettirmesi için gerekli olan her türlü eşya haczedilemeyecek.

YASANIN YÜRÜRLÜK TARİHİNDEN ÖNCE YAPILAN TAKİP İŞLEMLERİ

Geçici 10. Madde yasanın yürürlük tarihinden önce yapılan takip işlemlerinin eski yasaya tabi olduğunu söylüyor.

TAKİP İŞLEMLERİ
Bir icra takibinde birden fazla işlem vardır; takip talebi farklı işlemdir, ödeme emri farklı işlemdir, ödeme farklı işlemdir, haciz farklı işlemdir. Şimdi takip eski diye icra memuru banka üzerinden ödeme yapma yerine icradan ödeme yapmaya devam edebilir mi? Bu yasanın amacına aykırıdır.
HACİZ İŞLEMİ
Haciz sözcüğünün sözlük anlamı zapt etmek, zorla almaktır. Haciz işlemi ya fiili olarak yapılır, yada kaydı olarak.. Takip talebi ve ödeme emri haciz işlemini kapsamaz. Haciz işlemlerinin başlaması için takibin kesinleşmesi gerekir. Haczin yapılması ise fiili veya kaydı bir işlemdir. Yasanın yürürlük tarihinden önce böyle fiili veya kaydı bir haciz yapılmamış ise bu işlem yeni bir işlem olacaktır ve yeni yasaya tabidir.

YASA KOYUCUNUN AMACI KİŞİNİ YAŞAM HAKKINI KORUMAKTIR

82. Maddede yapılan değişikliklerin amacı kişinin temel insan haklarından olan yaşam hakkını garanti altına almaktır.  Bu amaç Uluslararası sözleşmelerin ve Anayasanın buyurucu hükmüdür.
Bunun aksi, yani eski takip işlemleri için ev eşyalarının, mesleki eşyaların, borçlunun haline münasip evinin, öğrenci burslarının haczi yasa koyucunun amacına, yasanın özüne ve sözüne aykırıdır.

20 MİLYON HACİZ DOSYASI

Bugün işlemde 20 milyon haciz dosyası mevcuttur, bu dosyalar için haczin devam etmesi demek daha yıllarca kişilerin yaşamları için gerekli olan ev eşyalarının haczine devam edilmesi demektir, bu durum ise yasanın  özüne ve sözüne, yasa koyucunun amacına ters düşecektir.

YENİ BORÇLULAR İÇİN FARKLI ESKİ BORÇLULAR İÇİN FARKLI UYGULAMA

Yeni borçluların ev eşyaları, mesleki eşyaları, bursları v.s haczedilemezken eski borçluların haczedilmesi Anayasanın eşitlik ilkesine,  Uluslararası sözleşmelere ve hepsinden önemlisi adalet duygusuna aykırıdır.

ZAMAN AŞIMLARI

Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda eski işlemler eski, yenileri ise yeni yasaya tabi olacaktır. Burada ayırt edilmesi gereken işlem kavramıdır. Takip işlemleri ile dosya kavramını karıştırmamak gerekir. Yasa koyucu yasanın yürürlük tarihinden önceki dosyalar demiş olsaydı durum farklı olurdu.

Bu durumda eski haczedilen eşyaların muhafaza usulleri, satış usulleri yeni yasaya tabi olacaktır. Aksi halde yedieminler  eşya mezarlığı olmaya devam eder.

AÇIK ARTIRMAYA KATILMA

Dosya yasadan önce de açılmış olsa satış işlemleri yeni yasaya tabi olacaktır.

Takip eski de olsa haczedilen taşınır veya taşınmazların satışına online teklif vermek mümkün olacaktır.

Kısaca yeni düzenlemelerin uygulanmasında uygulanacak yasayı tayin etmek için dosyanın açılış tarihine değil yapılacak işleme bakmak gerekecektir.  Geçici 10. Madde yasanın yürürlük tarihinden önceki takipler veya dosyalar demiyor, “takip işlemleri diyor.

Yasa uygulanırken yasanın bütünü, gerekçesi ve sevk amacı gözönünde bulundurulmalı. Bazı işlemler için eski,  bazıları için yeni yasayı uygulamak yasanın bütünlüğüne ve amacına ters düşecektir.

Kaynak: adalet.biz, Av.Rahmi Ofluoğlu