Karşılıksız Çekte Dava ve Ceza Zamanaşımı Süreleri

Yayınlandı: 25/12/2010 / Uncategorized
Etiketler:, , , , ,

5237 Sayılı TCK’ya Göre Karşılıksız Çekte Dava ve Ceza Zamanaşımı Süreleri

26.09.2004 tarihinde TBMM tarafından kabül edilip yasalaşan yeni TCK’da dava ve ceza zamanaşımı sürelerinde değişiklikler yapılmıştır.

Karşılıksız Çek Suçunda Dava Zamanaşımı Süreleri

5237 sayılı yeni Türk Ceza Kanununda dava zamanaşımı süreleri, suçlar arasında cürüm ve kabahat ayrımının kaldırılmış olmasına ve çeşitli ceza yaptırımlarına ilişkin getirilen yeni hükümlere paralel olarak, bu Kanunun 66. maddesinin birinci fıkrasında şu şekilde düzenlenmiştir;

MADDE 66. – (1) Kanunda başka türlü yazılmış olan hâller dışında kamu davası;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,
b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl,
c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl,
d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl,
e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, geçmesiyle düşer.

Bu bağlamda karşılıksız çek suçu adli para cezasını gerektiren bir suç olduğundan karşılıksız çek davalarında zamanaşımı süresi 8 senedir. Bu süre 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 66. maddesinin altıncı fıkrasına göre tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden yani çekin karşılıksız kaldığı günden itibaren başlar.

Dava Zamanaşımının Durması

Kanunda sayılan durma nedenlerinin varlığı halinde dava zamanaşımı durur; bu nedenler ortadan kalkınca durduğu yerden işlemeyi sürdürür. Yani zamanaşımını durduran nedenden önce işlemiş olan süre geçerlidir.Bu nedenle durmadan önce işleyen süreye durmanın sona ermesinden sonra işleyecek sürenin eklenmesi gerekir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 67 maddesi 2.faıkrasında bir suçla ilgili olarak;

a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi,
b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi,
c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi,
d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi,

halinde, dava zamanaşımının kesileceği belirtilmiştir.Kısaca karşılıksız çekten savcı huzurunda ifade veren, tutuklanma kararı çıkan, hakkında iddaname düzenlenen veya mahküm olan bir kişinin dava zamanaşım süresi kesilir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 67 maddesi 3 fıkrasına göre, süre kesildikten sonra zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar; dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar denmiştir. Mahkümiyet kararı son kesme nedeni olması halinde ilgili Yargıtay ceza dairesine temyize gönderilen bir dosya yeniden zamanaşımına girmeye başlar. Kalan süreci 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 67 maddesi 4 fıkrası açıklamıştır:

(4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.”

Buradan anladığımız kanunda belirlenen süre yani 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin en fazla yarısı kadar; bu durumda  4 yıl,  süre içersinde ilgili Yargıtay ceza dairesinin kararı onaması yada bozması gerekmektedir.

Yargıtaydan yasa bozması şeklinde esas mahkemesine geri dönen dosyalarda ise (3167 sayılı kanuna göre mahkümiyet durumu olan çekler) esas mahkemesinde yargılama yeniden başlasa bile zamanaşımı işlemeye devam edecek ve 4 yıllık süre dolumunda dava zaman aşımına uğrayacaktır.

Ceza Zamanaşımı

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 68.maddesi ceza zamanaşımını şu şekilde belirtmiştir:
MADDE 68. – (1) Bu maddede yazılı cezalar aşağıdaki sürelerin geçmesiyle infaz edilmez:
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında kırk yıl.
b) Müebbet hapis cezalarında otuz yıl.
c) Yirmi yıl ve daha fazla süreli hapis cezalarında yirmidört yıl.
d) Beş yıldan fazla hapis cezalarında yirmi yıl.
e) Beş yıla kadar hapis ve adlî para cezalarında on yıl.

Karşılıksız çek suçları beş yıla kadar hapis ve adli para cezası öngördüğünden ceza zamanaşımı 10 yıl olarak belirlenmiştir. Cezada zamanaşımı 68.maddenin 5.fıkrasında belirtildiği üzere hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir suretle kesintiye uğradığı günden itibaren işlemeye başlar ve kalan ceza miktarı esas alınarak süre hesaplanır.

Zamanaşımının hesabı ve uygulanması aynı kanunun 72.maddesi 1.fıkrasında belirtilmiştir: Dava ve ceza zamanaşımı süreleri gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün, yirmidört saat; bir ay, otuz gündür. Yıl, resmî takvime göre hesap edilir.

Reklamlar
yorum
  1. şenay dedi ki:

    slm.2002 de vermiş olduğum çekler var.elden ödenmesine rağmen çekler bankaya verilmemiş ve başkasına ciro edilmiş.sonrasında bankadan kaşe yenmiş.2012 de icra takip dosyası açılmış.borçlu yurt dışında olması sebebiyle, hiç bir şekilde tebligat ulaştırılamamış.e devlete bakıldığında halen hakkınızda açılan dosya bölümünde 12.06.2012 borçlu hakkında açılan bir icra takip dosyası görülmekte.bu durumda bu dosya ve çekler zaman aşımına uğramıyormu.kesinleşmiş bir davada yok ortada.sadece mahkeme dava dosyası şeklinde yazmakta.ve davalı görünen kişi sürekli yurt dışı ve türkiye gidiş geliş yapmakta sıkıntı çıkmamakta.zaman aşımı söz konusumudur

  2. murat polatkan dedi ki:

    Hakkımda açılmış ilamsız icra dosyası vardı .Tebligat elime geçmeden borca,icra dairesi yetkisine,zaman aşımına,tüm ferilerine itiraz etmiştim , başka şehirde olduğumdan dolayı yakınımdaki bir icra dairesinden muhabere no alarak itirazımı gerçekleştirdim fakat buna rağmen işyerine maaş haczi yazısı geldi.Yapılabilecek bişey varmı, bu paranın kesilmesi uzunca zaman alacak tekrar faiz işlermi , haciz kağıdında faiz ve masraflar dahil yazıyor ama o borcun bitmesi 30 ayı bulur.

    • sargoz dedi ki:

      İcra dosyasının açıldığı icra müdürlüğünde dosyayı inceleyin. Ödeme emri sizin haberiniz olmadan muhtara tebliğ edilmiş olabilir.Bunu tebligat kanununa mauhalefetten dava açarak düşürebilirsiniz. Eğer hiç tebliğ edilmemişse yada itirazınız 7 günlük yasal süre bitmeden yapılmış ise yerinde icra müdürüne konuyu iletin ve itirazınızdan dolayı icranın durması gerektiğini belirtip maaş haczinin kalkmasını isteyin. Dilekçe ile kalkacaktır.

    • murat polatkan dedi ki:

      istanbul 3.icra dairesi itiraz dilekçesini dikkate almamış maaşıma haciz kondu , ilamsız icra dosyasına kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılacak takipte ödeme emri olarak tebligat yapılmış avukatın demesi 5 gün içinde dava açılması gerekiyormuş sizde bunu bilemiyeceğiniz için o süre geçti isterseniz menfi tespit davası açılır buda uzunca süre alır sonuçta kazanabilirsinizde kaybedebilirsinizde yada karşı tarafın avukatından makul bir rakama anlaşma isteyin dedi ama karşı avukat peşin yada maaş haczi yoluylada olsa aynı rakam diyor.

  3. murat polatkan dedi ki:

    14-02-2009 tarihli bir çek için 16-05-2017 tarihinde ilamsız icra dosyası açılmış borca ,yetkiye,zaman aşımına itiraz ettim,sonuç ne olur.saygılarımla.

    • sargoz dedi ki:

      birşey çıkacağını sanmıyorum, haklı itiraz ederek takibi durdurmuşsunuz. Zaman aşımı oluştuğunu düşünüyorum. birşey çıkarsa detaylı bakarız.

  4. sargoz dedi ki:

    5941 sayılı çek yasasına göre, suçun oluşumu için çekin, üzerinde yazılı bulunan keşide tarihine göre, çekin bankaya ibraz edilmesi ve karşılıksız işleminin bankada yaptırlıp çekin arkasına şerh düşmesi gereklidir.

    Süresinde karşlıksız işlemi yapılmamış bir çek ile ancak ilamsız icra takibi yapılabilir.
    Ceza davası açılamaz.

    Hapis kararı için çekin ibraz edilmiş olması (arkasının yazılmış olması) şarttır.

    Şikayetin süresi çek tarihinden itibaren 6 aydır.

    • murat polatkan dedi ki:

      Süre çok geçmiş ama bilgi açısından soruyorum 2009 tarihli bir çek için 2017 yılında ilamsız icra takibi açılmış , bende zamanaşımına itiraz ettim.Çünkü çekin o zamanlar ödemesi yapılmış fakat çeşitli bahanelerle çek iade edilmemişti , avukat laf anlamıyor illede faiziyle ödiyeceksiniz diyor şimdide gördüğüm kadarıyla hakkımda 4-a 4-b sorgulaması yapıyor.Sizce sonuç ne olur.saygılarımla.

      • sargoz dedi ki:

        İtiraz takibi durdurur. Ne sorgulandığının önemi yok. İtirazın iptali davası açılıp mahkemeden takibin devamına kararı alınması lazım.

        • murat polatkan dedi ki:

          cevabınız için teşekkür ederim , zamanınızıda almak istemiyorum ama peki çekte zamanaşımı yokmudur avukatın mutlaka bu konuda bilgisi vardır , yada icra dairesi bunu dikkate almazmı.

          • sargoz dedi ki:

            3. Hukuk Dairesi
            2008/1639 E.N ,
            2008/3514 K.N.
            İlgili Kavramlar
            o İSPAT YÜKÜ
            o KAMBİYO SENEDİ
            o MENFİ TESPİT DAVASI
            o ZAMANAŞIMI
            Özet
            ZAMANAŞIMINA UĞRAMIŞ ÇEK SEBEBİYLE KAMBİYO HUKUKUNDAN DOĞAN HAKLAR YİTİRİLİR İSE DE, TEMEL HUKUKİ İLİŞKİYE DAYANILARAK BİR TAHSİL DAVASI AÇILABİLECEĞİ GİBİ, TÜRK TİCARET KANUNU ‘NUN 644. MADDESİNDE DÜZENLENEN SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME DAVASI DA AÇILABİLİR.
            MENFİ TESPİT DAVASINDA İSPAT YÜKÜ KURAL OLARAK ALACAKLIYA DÜŞER. ANCAK DAVAYI AÇAN BORÇLU, HUKUKİ İLİŞKİYİ İNKAR ETMEYİP KAMBİYO SENEDİNİN ZAMANAŞIMINA UĞRADIĞIM İLERİ SÜRDÜĞÜNE GÖRE, BORÇLU OLMADIĞINI İSPAT ETMEKLE YÜKÜMLÜDÜR.

            İçtihat Metni
            Dava dilekçesinde 1.367.50 YTL borçlu olmadığının tespiti istenilmiştir.
            Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm dayalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
            Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra, dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü.
            Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı (alacaklı) şirket tarafından davalı (borçlu) aleyhine dava konusu “çeke” dayanılarak daha evvel kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığını ve bu takibe yapılan itiraz sonucu Ankara Onüçüncü İcra Mahkemesi’nin 12.09.2005 tarih ve 2005/786-619 sayılı ilamı gereğince takip dayanağı çekin keşide tarihine göre müracaat tarihi de dikkate alınarak 6 aylık zamanaşımı süresinin geçmesinden sonra takibe konulduğu için usulsüz yapılan takibin İİK’nın 170/a maddesi gereğince iptaline karar verildikten sonra, davalı (alacaklı) tarafından aynı çeke dayanılarak davacı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
            Davalı, davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
            Mahkemece; takibe konu çekin zamanaşımına uğradığından bahisle davanın kabulü ile davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
            Hükmü, davalı vekili temyiz etmektedir.
            Davalı (alacaklı) tarafından varlığı iddia edilen bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığının tespiti için borçlu, menfi tespit davası açabilir (İİK m. 72). Borçlu icra takibinden önce menfi tespit davası açabileceği gibi, icra takibinden sonra da (borç ödeninceye kadar) borçlu olmadığının tespiti davası açabilir (İİK m. 72.1).
            Çünkü ödeme emrine itiraz etmemiş (veya süresinde itiraz etmemiş) ve bu nedenle hakkında takip kesinleşmiş olan borçlu, cebri icra (haciz, satış) tehdidi altında olduğundan davayı açmakta hukuki yararı bulunmaktadır.
            Dosya kapsamından davacı keşideci tarafından düzenlenen 10.09.2004 keşide tarihli ve davalı adına yazılı çekten dolayı davacı aleyhine Ankara Dokuzuncu İcra Müdürlüğü’nün 18.08.2005 tarih, 2005/7491 E. sayılı dosyası ile başlatılan kambiyo senetlerine mahsus icra takibinin davacı borçlunun şikayeti üzerine Ankara Onüçüncü İcra Mahkemesi’nin 12.09.2005 tarih, 2005/786-619 sayılı ilamı ile “takip dayanağı çekin keşide tarihine göre müracaat-tarihi de dikkate alınarak 6 aylık zamanaşımı süresinin geçmesinden sonra takibe konulduğundan ve takibin bu nedenle usulsüz olduğundan bahisle, İİK’nın 170/a maddesi gereğince takibin iptaline” karar verildiği ve bu defa davalı alacaklı tarafından yine aynı çeke dayanılarak 18.10.2005 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacının ödeme emrine süresi geçirildikten sonra itiraz edildiği ve itirazın bu nedenle reddedildiği anlaşılmaktadır.
            Bu durumda icra takibine dayanak yapılan çekin zamanaşımına uğramış olduğu tartışmasızdır. Zamanaşımına uğramış çek sebebiyle kambiyo hukukundan doğan haklar yitirilir ise de, çeke dayalı müracaat hakkı düşmüş olan hamilin alacağına dava yoluyla kavuşabilmesi ya doğrudan doğruya temel ilişkiye dayanarak bir tahsil davası, ya da TTK’nın 730/14. maddesinin yollamasıyla çeklerde uygulanması gereken ve Yasa’nın 644. maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap davası yoluyla ulaşması mümkündür.
            Davalı (alacaklı) da, davacı (borçlu) aleyhine aynı senede dayanarak ilamsız icra takibi başlatmış, başka bir deyişle temel ilişki iddiasında bulunmamıştır.
            Bu durumda, somut olay yönünden uyuşmazlığın TTK’nın 644. maddesi hükmü çerçevesinde çözümlenmesi gerekir.
            Menfi tespit davasında ispat yükü, MK’nın 6. maddesindeki genel kural gereği davalı (alacaklı) ya düşer. Ancak, ispat yükünün davacı (borçlu) ya düştüğü istinai halleri de vardır. Menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, başka nedenle örneğin kambiyo senedinin zamanaşımına uğradığını belirttiği durumda, borçlu olmadığının ispatı davacı (borçlu) ya düşmektedir.
            O halde davacı keşideci, TTK’nın 644. maddesi gereğince sebepsiz zenginleşmediğini usulen kanıtlamak durumundadır. Mahkemece; bu yön gözetilmeden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
            Kabule göre de; davacının talebi olmadan davalının kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulması doğru değildir.
            Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, kabulü ile hükmün HUMK’nın 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA) ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

            • murat polatkan dedi ki:

              tebligat elime geçmeden icra dosyasına itiraz etmiştim , başka şehirde olduğumdan dolayı yakınımdaki bir icra dairesinden muhabere no alarak itirazımı gerçekleştirdim fakat buna rağmen işyerine maaş haczi yazısı geldi.Yapılabilecek bişey varmı, bu paranın kesilmesi uzunca zaman alacak tekrar faiz işlermi , haciz kağıdında faiz ve masraflar dahil yazıyor ama o borcun bitmesi 30 ayı bulur.

  5. dolunay dedi ki:

    karşılıksız çekin bankaca arkasının yazılıp yazılmaması tahsili için yapılacak işlem de bir fark yaratmakta mıdır…hapis kararı için yazılmış olup olmaması ve suç duyurusun da bulunmanın ayrı bir zaman aşımı var mıdır..?….teşekkürler..

  6. SULTANA dedi ki:

    KARSILIKSIZ CEK TARIHI 2001
    DOSYA TARİHİ 2003
    MAHKUMIYET KARAR TARIHI:2005
    BU DURUMDA SUAN BU CEKIN DURUMU NE OLUR ZAMAN ASIMINA GIRMISMI

    • meçhul... dedi ki:

      Mahkumiyet Kararından sonra 10 yıl

      • muradiye dedi ki:

        MERHABA KARŞILIKSIZ ÇEK TARİHİ 2006
        DOSYA TARİHİ : 2006
        MAHKUMİYET TARİHİ 2011
        BU DURUMDA EŞİM HAPİSTE ZATEN DOSYA NE AŞAMADA OLUR

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s