Archive for the ‘Ev Haczi Uygulaması Bitiyor’ Category

Yargıtay İçtihad Kararı : ”Varlığı zorunlu olan ev eşyaları haciz konusu yapılamaz.”

 12. Hukuk Dairesi, Esas: 2012/27279, Karar: 2013/11536 İçtihat

yargitayBorçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için “lüzumlu” olan buzdolabı, çamaşır makinesi, televizyon, koltuk takımı, ütü, fırın, halı, bulaşık makinesi gibi insan onuruna yakışan hayatın sürdürülmesi için varlığı zorunlu olan ev eşyaları haciz konusu yapılamaz.”

T.C
YARGITAY
12.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2012/27279
KARAR NO: 2013/11536
KARAR TARİHİ: 26.03.2013

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr.Şanver Keleş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

İİK’nun 6352 Sayılı Kanun’un 16. maddesi ile değişik 82. maddesinin üçüncü fıkrasına göre; “Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu veya aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya; aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri haczedilemez.”

Aynı maddeye 6352 Sayılı Kanun’un 16. maddesi ile eklenen son fıkraya göre; “İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabulüne veya reddine karar verir.” Bu hüküm icra memurunun mal ve hakların haczi konusunda değerlendirme ve takdir yetkisine sahip olduğunu belirtmektedir. İcra müdürü hangi malların haczedileceği konusunda takdir yetkisini kullanırken uyacağı ilkeler anılan maddenin gerekçesinde yazılmıştır. Gerekçede; “Maddeyle alacaklı ile borçlu arasındaki menfaat dengesinin sağlanması, temel hak ve özgürlüklerinin korunması, hacizde ekonomik yarar bulunmayan ya da muhafazasında ve satışında güçlük çekilen eşyaların hacizlerinin önlenmesi amaçlanmaktadır. Düzenlemeye göre, …. borçlu ile aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için gerekli her türlü eşyanın … haczedilemeyeceği hükme bağlanmaktadır” ifadesi yer almaktadır.

İcra müdürü yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde takip alacağına yetecek miktarda haciz yaparken yokluğu borçlunun günlük hayatını devam ettirmesinde en az sıkıntı verecek ve haczi muhafaza ve satışı en kolay olan mallara öncelik vermek zorundadır. Borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için “lüzumlu” olan buzdolabı, çamaşır makinesi, televizyon, koltuk takımı, ütü, fırın, halı, bulaşık makinesi gibi insan onuruna yakışan hayatın sürdürülmesi için varlığı zorunlu olan ev eşyaları haciz konusu yapılamaz. Bu konuda, haciz konusu malın borçlunun haline uygun olup olmadığı ölçütü değerlendirmeye alınamaz. İİK’nun 6352 Sayılı Kanunla değişik 82. maddesinin üçüncü fıkrasında lüzumlu eşya da olsa aynı amaçla kullanılan birden fazla eşya olması halinde bunlardan biri dışında diğerlerinin haczedilebileceğini öngörmektedir. Bu halde diğerine oranla daha düşük değerli ve satılması ve paraya çevrilmesi zor olan mal, haciz dışında bırakılıp diğer malların haczi gereklidir.
Somut olayda 10.07.2012 tarihinde borçlunun evinde yapılan haciz sırasında bir kısım ev eşyaları haczedilmiş, borçlunun haczedilmezlik şikayeti üzerine haciz tarihi itibariyle uygulanması gereken 6352 Sayılı Kanunla değişik İİK’nun 82/3. fıkrasına göre; şikayetin kısmen kabul kısmen reddedilerek borçlu ve aile bireyleri için gerekli olan ütü ve fırın üzerindeki haczin kaldırılmasına, diğer mallara yönelik haczedilmezlik şikayetinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Haciz tutanağının incelenmesinde haczedilen ……. marka tüplü televizyonun borçluya bırakılıp aynı amaca hizmet eden değeri daha yüksek olup satışı kolay olacak olan “….” marka LCD televizyonun haczedilmesi, yine aynı gerekçe ile …… marka tüplü bilgisayarın ve kasasının borçluya bırakılıp “…..” marka bilgisayar kasası ve LCD bilgisayar monitörü ile …..marka tablet bilgisayarın ve …… marka dizüstü bilgisayarın haczi gereklidir. Ayrıca yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca lüzumlu eşya sayılmayan ….. marka koşu bandı, ….. marka yazıcı, ….. marka fotokopi makinesinin haczi isabetlidir.

Şu duruma göre mahkemece, lüzumlu eşyalardan olan …… marka tüplü televizyon ve …… marka tüplü bilgisayar ile kasasının haciz dışı bırakılması gerekirken haczedildiği için bu mahcuzlar üzerindeki hacizlerin de kaldırılması yerine, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir.

KARAR : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, Esas: 2013/3365, Karar: 2013/12821 İçtihat

(Karar Tarihi : 04.04.2013)
yargitayKoltuk takımı, buzdolabı, çamaşır makinası, bulaşık makinası, fırın, halı vb. gibi ev eşyaları lüzumlu eşya olup, haczedilmeleri mümkün değildir.
Yargıtay Kararının Tam Metni:
“Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Nezihe Deniz Güner tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:İİK’nun 82/3. (Değişik: 6352 Sayılı Kanun madde 16) maddesi gereğince para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya; aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri haczedilemez.Takip hukukunda, asıl olan borcun ödenmesi olup, alacaklının alacağına kavuşması için gerekli takip işlemleri yapılırken borçlunun ve birlikte yaşadığı diğer aile fertlerinin yaşamlarını sürdürebilmesi için zorunlu olan eşyaların haczedilmeyerek kendilerine bırakılması gerekir. Anılan madde ile amaçlanan; alacaklı ile borçlu arasındaki menfaat dengesinin sağlanarak, temel hak ve özgürlüklerin korunması, haczinde ekonomik yarar bulunmayan ya da muhafazasında ve satışında güçlük çekilen eşyaların hacizlerinin önlenmesidir. Bu bağlamda; borçlu ve aile bireyleri için gerekli olan eşyaların lüzumlu olup olmadığı tespit edilirken, alacaklının da alacağına fiilen kavuşmasını engelleyecek amacı aşan uygulamalardan kaçınılarak taraflar arasındaki menfaatler dengesini de hukuk düzeni içinde korumak gerekir.

Öte yandan her ne kadar İİK’nun 82. maddesine 6352 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile eklenen son fıkrasında, icra memuruna haczi talep edilen malların haczinin caiz olup olmadığı konusunda değerlendirme yapma yetkisi verilmiş ise de; verilen bu takdir yetkisi keyfiliğe de yol açmamalıdır.

Somut olayda; borçlunun evinde 06.12.2012 tarihinde yapılan haciz sırasında, 5 adet klima, 2 adet masaüstü bilgisayar, iki adet televizyon ve birer adet bulaşık makinası ve kurutma makinasının haczedilmesi istenilmiş, icra müdürünce talep reddedilmiştir. Koltuk takımı, buzdolabı, çamaşır makinası, bulaşık makinası, fırın, halı vb. gibi ev eşyaları lüzumlu eşya olup, haczedilmeleri mümkün değil ise de; fiyatı yüksek, muhafaza ve paraya çevrilmesi kolay, alıcısı bulunabilecek olan LCD, Plazma TV, kurutma makinası gibi eşyalar, maddede öngörülen amacın dışında borçlu ve ailesi için gerekli, zorunlu mallardan değildir. Ayrıca haczi istenen aynı nitelikte olan eşyalardan birden fazla bulunması durumunda bunlardan değeri daha düşük, satılması ve muhafazası zor olanın borçluya bırakılması, diğerlerinin haczedilmesi gerekir. Kaldı ki, borçlu vekili de haciz sırasında; diğer eşyaların haczine karşı çıkılsa da “…bir adet televizyonun dışındaki eşyaların haczedilebilirliği söz konusudur” şeklinde beyanda bulunmak suretiyle haciz yapılmasına karşı çıkmamıştır.

Diğer taraftan, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesinde “Hukuki dinlenilme hakkı” düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre, davanın taraflarının yargılama ile ilgili bilgi sahibi olma, açıklama yapma ve ispat hakkı bulunmaktadır. Şikayetin mahiyeti dikkate alındığında da borçlunun hukuki durumu etkileneceğinden öncelikle taraf teşkilinin sağlanması gerekir.

O halde mahkemece istemin kısmen kabulü ile yukarıda belirtilen esaslar dahilinde taraf teşkili ile değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin tümü ile reddine dair hüküm tesisi isabetsizdir.

KARAR : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 04.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.”

9 Temmuz Pazartesi Star Gazetesi

Yasanın ilk günü haciz memurları eli boş döndü, borçlular nefes aldı

Hüseyin Özay / ANKARA

Haciz memurları, 3’üncü Yargı Paketi’nin yürürlüğe girmesinin ardından ilk mesai gününde neredeyse iş ya-pamadı. Ev eşyalarının haczini sınırlayan yeni yasa nedeniyle memurlar eli boş dönünce borçlular sevindi.

Kamuoyunda 3’üncü Yargı Paketi olarak bilinen Yargı Hizmetlerinin Etkinleştiril-mesine İlişkin Yasa’da yer alan, evlerde bulunan tek eşyaların haczedilememesine ilişkin hükümler, haciz kıskacındaki binlerce borçluyu sevindirdi. Yasanın yürürlüğe girmesinin ardından 6 Temmuz tarihinde, evlere hacze giden memurlar,  konutlarda çift eşya aradı. Çift eşya bulamayan haciz memurları ise borçlulara ‘Borcunuzu en kısa sürede ödeyin’ diyerek, konutlardan eli boş ayrıldı.

Memurlar evlerde çift eşya aradı

Binlerce kişinin hapisten çıkmasını sağlayan 3. Yargı Paketi, borçlulara adeta bayram yaptırdı. ‘Çek Mağdurları’, ‘Haciz Mağdurları’, ‘Banka Mağdurları’ adları ile sanal alemde örgütlenen bir çok borçlu, yasanın yürürlüğe girmesinin ardından, haciz işlemlerinde yaşananları üyeleriyle paylaştı. Mağdurların oluşturduğu sitelerde yer alan bilgilere göre, yasanın ilk günü olan 6 Temmuz’da haciz memurları evlerde sadece çift eşya aradı. Eğer, bir evde iki televizyon varsa bunun sadece birisi haczedildi. Evde bulunan tek eşyalarda ise haciz işlemi uygulanmadı. Yine işyerlerindeki haciz işlemleri ise yasada yer alan ‘Meslek ve işleri aksatacak makinelere haciz uygulanamaz’ hükmüne takıldı.

MEMUR ODALARI GEZDİ BİRŞEY ALMADAN ÇIKTI

3’üncü Yargı Paketi’nin yasalaşmasıyla birlikte, borç yüzünden eve haciz gelmesi ve ev eşyalarının haczedilmesi artık tarihe karıştı. Vatandaşlar için drama dönüşen ev eşyalarını haczetme olayına son verecek uygulama 6 Temmuz’da başladı. Buna göre icra memurları artık evlerden TV, koltuk, buzdolabı alamıyor. Eğer bu eşyaların herhangi birinden iki tane varsa birini haczedebiliyor. 6 Temmuz’da başlayan uygulamanın ilk gününde yaşananlar şöyle:

-E.Ş: “35 senelik icra takipçisiyim. Dün haciz günümüzdü. Borçlu kapıyı açtı. Durumu anlattık. Borçlu ‘buyurun’ dedi. Memur odaları gezdi. Çift eşya aradı, bulamadı. Borçluya, borcunu ne zaman ödeyeceksin, dedik. ‘Durumum yok’ dedi. Evden bir şey almadan çıktık.”

-M.T: “Müjde yasa yürürlüğe girmiş. Dün haciz için geldiler. Evde, çift eşya, antika eşya ve altın mücevher aradılar. Bir şey olmadığı için, tutanak tutup ayrıldılar.”

3. Yargı Paketi?

Taha AKYOL
takyol@hurriyet.com.tr

23 Haziran 2012

ÖNEMLİ bir adım olan 3. Yargı Paketi ocak ayında Meclis’e sunuldu. Üzerinden beş ay geçti. Meclis tatili yaklaştığı için sonbahara, hatta belki gelecek seneye kalması ihtimali bile var! Çünkü iktidar ve muhalefet grup başkanvekillerinin tatilden önce çıkarmak için uzlaştığı kanunlar listesinde bu yok.

Paketin müellifi ve sahibi Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Başbakan’la görüşerek Meclis çalışmalarının uzatılmasını, 3. Paket’in de çıkarılmasını sağlayabilir mi? Meclis genelde haziran sonu ile temmuzun ilk birkaç haftasında tatile girer. Başbakan istese bile 110 maddelik bu tasarıyı geçirmek mümkün olur mu, emin değilim.

Tasarının bazı maddeleri hakkında muhalefet partilerinin çeşitli yönlerde değişiklik önergeleri vermesi de beklenmelidir üstelik.

Pakette neler var

Pakette yargıyı ve icra iflas işlemlerini hızlandıracak hükümler var. Basın hürriyetinde ve “propaganda” suçlarının cezalarında iyileşmeler öngörülüyor. Belki hepsinden önemlisi, mahkemeler gerektiğinde “tutukluluk” yerine sanık veya şüphelinin “adli kontrol”e bağlı olarak tahliye edilmesine karar verebilecekti.

Toplumdaki siyasi gerilimi aşağıya çekebilecek bir tasarıdır bu. AİHM kararlarının da gereğidir… Ben baştan beri destekliyorum.

Fakat AK Parti’de bazı milletvekilleri terörle mücadeleyi zaafa uğratmasından endişe ediyorlar. Muhalefetin de tatilden önce çıkaralım diye bir ısrarı yok.

Modern ceza felsefesi

Eski çağlarda suçlulara çok ağır, hatta bedeni cezalar verilirdi. Asırların tecrübeleriyle çağımızda geçerli felsefe, cezanın “ölçülü” olmasıdır, çok ağır olmayan suçlarda hükümlünün topluma kazanılmasıdır.

Adalet Bakanlığı’nın hazırladığı “Denetimli Serbestlik Kanunu” buna iyi bir örnektir. Nisan başında kabul edilen bu kanuna göre, cezasının büyük bölümünü çeken hükümlülerden iyi halleri görülenler “denetimli serbest” bırakılıyor: Belirli bir yerden ayrılmamak, kamunun gösterdiği ücretsiz ve eğitici bir işte çalışmak, psikolojik yardım almak gibi…

Kadın ve çocuk hükümlülere daha bir kolaylık sağlanıyor.

Bu kanunla, iki ayda 17 bin hükümlü cezaevlerinden çıktı. Hiçbiri bugüne kadar ciddi bir suç işlemedi.

Bugün cezaevlerinde 91 bini hükümlü, 35 bini tutuklu 126 bin kişi var! Islah olabileceği görülmüş olan 17 bin kişi hâlâ mı “içeride” olmalıydı?! Aşırı kalabalık koğuşların nelere yol açabileceğinin son örneğini Urfa’da gördük işte.

Yargı Paketi ve ceza siyaseti

Çağımızda “ceza siyaseti”nin temel amaçlarından biri “ıslah” olduğu gibi, kişilere ve kamu düzenine fiilen zarar vermeyen, nefret ve şiddet de içermeyen yazı, konuşma ve gösteri hareketleri de suç sayılmıyor.

Bu ilkelere uymayan aşırı ceza uygulamaları, modern toplumda “caydırıcı” olmuyor, aksine, zamanla kitlelerin sisteme yabancılaşması, öfkelerin kabarması gibi sonuçlar doğuruyor. “Ceza siyaseti”nin amacı, böyle sonuçlara yol açmak olamaz.

Ben Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in reform çabalarını çağımızın ceza felsefesine uygun buluyorum. “Denetimli Serbestlik” gibi 3. Yargı Paketi de böyledir.

Mart ayından beri terörün tırmanması milletvekillerinde anlaşılabilir bir çekingenlik yarattı. Normalleşmeyi terörün nasıl engellediğinin bir örneğidir bu. Yine de 3. Yargı Paketi’ni destekliyorum, çünkü toplumsal gerilimi bir ölçüde azaltacak olması teröre değil, hukuk devletine yarar sağlayacaktır.

Anayasa Mahkemesi icra ve iflas kanunun 88/2 maddesinde bulunan ”üçüncü şahsın elinde bulunan taşınır mallar haczedilince, alacaklının muvafakati ve üçüncü şahsın kabulü halinde üçüncü şahsa yedi emin olarak bırakılır ” maddesini anayasaya aykırı bularak iptal etti.
Bu maddeye göre alacaklı muvafakat etmez ise üçüncü şahıs elinde haczedilen mallar muhafaza altına alınabiliyordu.  Karara göre artık icra avukatları üçüncü bir şahsa ait olan bir işyerine yada eve girip borçluya ait olduğunu iddia ettiği malları mahafaza altına alamayacak. Kararın tam metni aşağıdadır:

19 Mayıs 2012 CUMARTESİ
Resmî Gazete
Sayı : 28297

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:
Esas Sayısı : 2010/90
Karar Sayısı : 2012/4
Karar Günü : 12.1.2012
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Serik İcra Hukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 9.6.1932 günlü, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 88. maddesinin ikinci fıkrasının sonuna, 17.7.2003 günlü, 4949 sayılı İcra ve İflas Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21. maddesiyle eklenen cümlede yer alan “alacaklının muvafakatı ve” ibaresinin Anayasa’nın 2., 13. ve 35. maddelerine aykırılığı savıyla iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemidir.
(daha fazla…)

3. Yargı Paketi kapsamında 37 madde komisyonda kabul edildi. Tasarı, icrada önemli değişiklikler öngörüyor

Habertürk, 23.05.2012

TBMM Adalet Komisyonu, yargı sisteminin hızlandırılması amacıyla hazırlanan ve ”3. Yargı Paketi” olarak bilinen kanun tasarısının 37 maddesini kabul etti.

Komisyon, Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun Tasarısı’nın bugünkü görüşmelerinde, icra konularına ilişkin maddeleri görüştü. Komisyon, 37 maddeyi kabul etti.

Kabul edilen maddelere göre, her icra dairesinde Adalet Bakanlığı’nca atanacak bir icra müdürü, yeteri kadar icra müdür yardımcısı, icra katibi ile adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonları tarafından görevlendirilecek mübaşir ve hizmetli bulunacak. İcra müdür ve icra müdür yardımcıları, Adalet Bakanlığı’nca yaptırılacak yazılı ve sözlü sınav sonucuna göre atanacak. İcrakatipleri arasından bakanlıkça gerçekleştirilecek yazılı sınav ve mülakat sonucuna göre de icramüdür veya icra müdür yardımcılığı kadrolarına atama yapılabilecek.

İcra müdürü, icra müdür yardımcısı veya icra katibinin herhangi bir nedenden dolayı yokluğu durumunda görev ve yetkileri, adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu tarafından görevlendirilecek yazı işleri müdürü veya zabıt katibi tarafından yerine getirilecek.

İcra ve iflas dairelerince verilen kararlar gerekçeli olarak tutanaklara yazılacak.

İcra ve iflas dairelerince yapılacak her türlü icra ve iflas iş ve işlemlerinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılacak; her türlü veri, bilgi, belge ve karar, UYAP vasıtasıyla işlenecek, kaydedilecek ve saklanacak.

Aile bireyleri için lüzumlu görülen eşyalar haczedilemeyecek

Tasarıda, verilen önergenin kabul edilmesiyle, borçlunun haline münasip evi de haczedilemeyecekler arasına alındı.

Buna göre, ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya; para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya, aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri, borçlunun haline münasip evi ve öğrenci bursları haczedilemeyecek.

Haczedilecek malların kıymetinin fazla olması durumunda, bedelinden münasip bir kısmı, ihtiyacını karşılayabilmesi amacıyla borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılacak.

İcra memuru, haczi talep edilen malların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirecek ve ona göre karar verecek.

Yabancı devlet, parlamento ve hükümet başkanı ile hükümet üyelerinin resmi ziyaret, transit geçiş, gibi sebeplerle Türkiye’de bulundukları sürece, bu kişileri taşıyan ulaşım araçları muhafaza altına alınamayacak ve yediemine bırakılamayacak.

Kolluk kuvvetlerinin yakaladığı hacizli motorlu araçlar, en geç 3 işgünü içinde deposu bulunan en yakın icra müdürlüğüne teslim edilecek.

Haczedilen şey, üçüncü kişi nezdinde bulunursa, bu kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmayacak.

(daha fazla…)

Hürriyet Gazetesi Yazarı Sedat Ergin’le CNN Türk’te Taha Akyol’un sunduğu Eğrisi Doğrusu programına katılan ADALET Bakanımız Sn. Sadullah Ergin evde haciz mağdurlarına müjdeyi verdi: 

”Yasa Haziran Ayının ilk 10 Gününde Çıkar’

Programda söz alan ve Ocak ayında çıkacağı hem taahhüt edilen hemde vatadaşa kapsamlı bir basın toplantısı ile anlatılan ancak 4 aydır çıkmayan 3. yargı reformu paketinin  gecikme nedenlerini soran Sedat Ergin’i  bakanımız cevapladı:
  • Yasa tasarısı yaklaşık 100 madde, 24 kişilik bir adalet komisyonunda bu yasanın görüşülmesi mümkün değildi, bu sebeple alt komisyona olgunlaştırılması için gönderdik
  • Yasa 4 aydır beklemiyor, ötelenmedi, alt komisyonda 4/3 lük kısmı görüşüldü ve geçti.
  • Kalan bölüm için  arabuluculuk yasa tasarısı üzerinde iyi uygulama örnekleri için yurtdışında yapılan araştırmalar sonuçlandı ve önümüzdeki hafta alt komisyon çalışmalarını tamamlıyor ve adalet komisyonuna yasa taslağını gönderecek.
  • Yasa görüşmesi durmadı, yaklaşık 60 madde görüşüldü.
  • İcra iflas yasası ile ilgili çalışmalar tamamlandı, hazır.
  • Yasa taslağı  haftaya önce adalet komisyonuna ,  Mayıs sonu meclis genel kuruluna gelir ve başlar, Haziran ayının ilk 10 Günü içinde  meclisten geçer ve yasalaşır. (bknz. tv arşivi dk.4.39)

Taha Akyol’un yasanın ceza kanunları ve borç alacak durumu ile ilgili vatandaşı yakaından ilgilendiren yargı paketi içeriğindeki tasarı soruları üzerine  sn.bakanımız açıklamalarında ; (bknz. tv arşivi dk.4.42)

  • Basit suçlar hakim karşısına çıkmayacak. Basit trafik suçları, kabahatler gibi.
  • TCK 220 madde 6 ve 7 fıkralarda işlenen suçlarla (terörle mücadele kanunu)  ve basın yayın yoluyla işlenilen suçlarda ceza limiti 5 yıl ve üzeri değilse 3 yıla kadar aynı suçun işlenmemisi şartı ile soruşturmalar, kovuşturmalar ortadan kalkıyor.
  • TCK 285, 288, 131, 132,133 maddelerde  ilgili soruşturmalar ve kovuşturmalar askıya alınabilir.
  • 3.yargı paketi özellikle yargıyı hızlandırma amacı taşımaktadır.
  • İcra ve iflas kanunu ile ilgili ciddi değişiklikler yapılmaktadır.
  • İlamsız icra takipleri belli bir disipline giriyor (özellikle iletişim şirketlerinin borçlunun ihmalinden kaynaklı takiplerinin önüne geçebilmek için) asgari ücret tutarının altındaki borçlarda öncelikle borçlu ödeme ihbarı ile uyarılacak.
  • Yeni yapılan düzenleme ile bir kişinin normal hayatını idame ettirebilmesi için gerekli olan ev eşyalarının 1 er tanesi haczedilemeyek. 3 televizyon varsa 1 televizyon , 3 buzdolabı varsa 1 tanesi haczedilemeyecek, evden alınamayacak. (bu husus mevcut yasada var ancak uygulamada buna çok fazla uyulmuyor, artık uyulacak) Nakit para, gümüş eşya, antik tablolar ve antika eşyalar haczedilebilir. Ama özellikle borçlunun hayatını idame ettirebilmesi için gerekli olan ev eşyalarının haczedilmesini mümkün olmaktan çıkartıyoruz. 
http://tvarsivi.com/player.php?i=2012050145795

(daha fazla…)