Archive for the ‘Ev Haczi’ Category

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, lüzumlu ev eşyası oldukları gerekçesiyle bilgisayar ve dikiş makinesinin haczedilmesine izin vermedi.

yargitayAnkara’da ikamet eden bir vatandaşın evine 2013 yılında gelen haciz memurları, bilgisayarı haczetmek istedi. Borçlu vatandaş, haciz işlemini Ankara 11. İcra Hukuk Mahkemesi’ne taşıdı. Mahkeme, evde bulunan bilgisayarın da haczedilebileceğine hükmedince, borçlu vatandaş yerel mahkemenin kararını temyiz etti. Dosyayı değerlendiren Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, bilgisayarın günümüz koşullarında lüzumlu ev eşyası olduğuna dikkat çekti. Yargıtay kararında şu ifadelere yer verdi: “Kural olarak ev eşyasının haczedilemeyeceği, ancak aynı amaca hizmet eden birden fazla eşya var ise ve birisinin haczedilebileceği kabul edilmelidir. Böyle bir durumda pek tabidir ki muhafazası ve satışı zahmetsiz olan, taliplisi fazla olan eşyalar haczedilmelidir. Ancak lüzumlu olmayan ev eşyaları için de haczedilmezlik kuralı uygulanmamalıdır. Burada lüzumlu olan eşyadan ne anlaşılması gerektiğinin üzerinde de durulması gerekir. Mütevazi bir hayat standardının sürdürülebilmesi ve içinde bulunulan sosyal statünün asgari koşullarının muhafazasını temine yarayan, borçlunun yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya lüzumlu eşya olarak kabul edilmelidir. Lüzumlu eşyanın değeri ise pek fahiş olmadığı sürece haczedilmezlik şikayetinin dinlenmesine engel oluşturmayacaktır. Somut olayda haczedilmezlik şikayetine konu edilen bilgisayar günümüz koşullarında lüzumlu ev eşyası olup; bir adet olduğu ve değeri de pek fahiş olmadığına göre yukarıda açıklanan ilkeler ve yasal düzenlemeler karşısında haczedilemeyeceğinin kabulü gerekir. O halde, mahkemece bilgisayar yönünden şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının bozulmasına oybirliği ile karar verildi.”


DİKİŞ MAKİNESİ VE TELEVİZYON DA HACZEDİLEMEZ

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, Kastamonu’da yargıya taşınan televizyon ve dikiş makinesi haczine de ‘dur’ dedi. Kastamonu 2. İcra Hukuk Mahkemesi’ne dava açan borçlu, evindeki haciz işlemine itiraz etti. Borçlu vatandaş, yerel mahkemenin haciz işlemine yeşil ışık yakma kararını temyiz etti. Dosyayı değerlendiren Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, kural olarak borçlunun her türlü mal ve haklarının haczinin mümkün olduğuna dikkat çekti. Kararda, “Haczedilmezlik iddiasında bulunabilmek için İcra İflas Kanunu’nda ya da özel kanunlarda hüküm bulunması gerekir. Asıl olan borcun ödenmesi, bir diğer ifade ile alacaklının alacağına kavuşması olup, haczedilmezliğe ilişkin düzenlemelerin bu bağlamda dar yorumlanması gerekir. Haczin amacı, borcun tahsilinin sağlanması olup borçluyu taciz etmek ya da baskı kurarak ödemeye zorlama maksadıyla haciz yapılmamalıdır. Aksine davranış yasa hükmüne açıkça aykırılık teşkil edeceği gibi, temel hak ve özgürlüklerin korunması ilkesine de ters düşer. Nitekim ev eşyasının haczi halinde bu eşyanın muhafazası güç olup çoğu zaman satılamamakta, satılmaları halinde ise satış bedeli haciz ve muhafaza masraflarını dahi karşılamamakta ve dolayısıyla alacağın tahsiline müspet yönde herhangi bir katkısı da bulunmamaktadır. Bu halde yapılan haciz işleminde ekonomik yarar bulunmadığı, gibi, haczin yalnızca borçluyu ve doğal sonucu olarak aile bireylerini taciz etmekten öte bir yarar sağlamadığı da görülmektedir. Somut olayda haczedilmezlik şikayetine konu edilen televizyon ve dikiş makinesi günümüz koşullarında lüzumlu ev eşyası olup; bir adet olduğu ve değeri de pek fahiş olmadığına göre yukarıda açıklanan ilkeler ve yasal düzenlemeler karşısında haczedilemeyeceğinin kabulü gerekir. O halde, mahkemece anılan televizyon ve dikiş makinesi yönünden, şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının bozulmasına oybirliği ile karar verildi.” denildi.

BİRDEN FAZLA EŞYADA DEĞERİ DÜŞÜK OLAN BORÇLUYA BIRAKILIR

Öte yandan Edirne İcra Hukuk Mahkemesi’nin evde bulunan bazı eşyaların haczine izin verilmeyen kararı alacaklı vatandaş tarafından temyiz edildi. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, evde ikincisi bulunan lüzumlu eşyaların haczedilebileceğine hükmetti. Kararda, “Somut olayda; mahkemece şikayete konu 24 Mayıs 2013 tarihli haciz tutanağına konu haciz işlemi değil, bu hacizden sonra yapılan 3 Haziran 2013 tarihli haciz işlemi inceleme konusu yapılmış ve karara esas alınmıştır. Şikayete konu 24 Mayıs 2013 tarihli haciz tutanağında, haczedilen eşyaların ikincisi olduğu belirtilmiş olup haczedilen eşyaların bir kısmının lüzumlu ev eşyası niteliğinde değil lüks eşya niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Haczi istenen aynı eşyalardan birden fazla bulunması durumunda bunlardan değerinin düşük olanının borçluya bırakılması, diğerinin ise haczedilmesi gerekir. O halde mahkemece, şikayete konu 24 Mayıs 2013 tarihli haciz işlemi yönüyle inceleme yapılarak, istemin birden fazla bulunan eşyalar ve mütevazi bir hayat standardının sürdürülebilmesi ve içinde bulunulan sosyal statünün asgari koşullarının muhafazasını temine yarayan, borçlunun yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü lüzumlu eşya dışında kalan lüks eşya yönüyle reddine karar verilmesi gerekirken, istem konusu dışında kalan 3 Haziran 2013 tarihli haciz işlemi yönünden eksik inceleme ile yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetsizdir. Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının bozulmasına karar verildi.” ifadeleri yer aldı.

Avukat Mustafa Akıncı da “Borçlunun haline münasip olmaktan çok uzak bir şekilde lüks eşya olması durumunda haciz yapılır. Satış sonrası elde edilen paradan , borçluya aynı eşyadan haline münasip az değerli eşya alması için bir kısım para iadesi yapılır” dedi.

(CİHAN)

Yargıtay İçtihad Kararı : ”Varlığı zorunlu olan ev eşyaları haciz konusu yapılamaz.”

 12. Hukuk Dairesi, Esas: 2012/27279, Karar: 2013/11536 İçtihat

yargitayBorçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için “lüzumlu” olan buzdolabı, çamaşır makinesi, televizyon, koltuk takımı, ütü, fırın, halı, bulaşık makinesi gibi insan onuruna yakışan hayatın sürdürülmesi için varlığı zorunlu olan ev eşyaları haciz konusu yapılamaz.”

T.C
YARGITAY
12.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2012/27279
KARAR NO: 2013/11536
KARAR TARİHİ: 26.03.2013

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr.Şanver Keleş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

İİK’nun 6352 Sayılı Kanun’un 16. maddesi ile değişik 82. maddesinin üçüncü fıkrasına göre; “Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu veya aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya; aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri haczedilemez.”

Aynı maddeye 6352 Sayılı Kanun’un 16. maddesi ile eklenen son fıkraya göre; “İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabulüne veya reddine karar verir.” Bu hüküm icra memurunun mal ve hakların haczi konusunda değerlendirme ve takdir yetkisine sahip olduğunu belirtmektedir. İcra müdürü hangi malların haczedileceği konusunda takdir yetkisini kullanırken uyacağı ilkeler anılan maddenin gerekçesinde yazılmıştır. Gerekçede; “Maddeyle alacaklı ile borçlu arasındaki menfaat dengesinin sağlanması, temel hak ve özgürlüklerinin korunması, hacizde ekonomik yarar bulunmayan ya da muhafazasında ve satışında güçlük çekilen eşyaların hacizlerinin önlenmesi amaçlanmaktadır. Düzenlemeye göre, …. borçlu ile aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için gerekli her türlü eşyanın … haczedilemeyeceği hükme bağlanmaktadır” ifadesi yer almaktadır.

İcra müdürü yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde takip alacağına yetecek miktarda haciz yaparken yokluğu borçlunun günlük hayatını devam ettirmesinde en az sıkıntı verecek ve haczi muhafaza ve satışı en kolay olan mallara öncelik vermek zorundadır. Borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için “lüzumlu” olan buzdolabı, çamaşır makinesi, televizyon, koltuk takımı, ütü, fırın, halı, bulaşık makinesi gibi insan onuruna yakışan hayatın sürdürülmesi için varlığı zorunlu olan ev eşyaları haciz konusu yapılamaz. Bu konuda, haciz konusu malın borçlunun haline uygun olup olmadığı ölçütü değerlendirmeye alınamaz. İİK’nun 6352 Sayılı Kanunla değişik 82. maddesinin üçüncü fıkrasında lüzumlu eşya da olsa aynı amaçla kullanılan birden fazla eşya olması halinde bunlardan biri dışında diğerlerinin haczedilebileceğini öngörmektedir. Bu halde diğerine oranla daha düşük değerli ve satılması ve paraya çevrilmesi zor olan mal, haciz dışında bırakılıp diğer malların haczi gereklidir.
Somut olayda 10.07.2012 tarihinde borçlunun evinde yapılan haciz sırasında bir kısım ev eşyaları haczedilmiş, borçlunun haczedilmezlik şikayeti üzerine haciz tarihi itibariyle uygulanması gereken 6352 Sayılı Kanunla değişik İİK’nun 82/3. fıkrasına göre; şikayetin kısmen kabul kısmen reddedilerek borçlu ve aile bireyleri için gerekli olan ütü ve fırın üzerindeki haczin kaldırılmasına, diğer mallara yönelik haczedilmezlik şikayetinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Haciz tutanağının incelenmesinde haczedilen ……. marka tüplü televizyonun borçluya bırakılıp aynı amaca hizmet eden değeri daha yüksek olup satışı kolay olacak olan “….” marka LCD televizyonun haczedilmesi, yine aynı gerekçe ile …… marka tüplü bilgisayarın ve kasasının borçluya bırakılıp “…..” marka bilgisayar kasası ve LCD bilgisayar monitörü ile …..marka tablet bilgisayarın ve …… marka dizüstü bilgisayarın haczi gereklidir. Ayrıca yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca lüzumlu eşya sayılmayan ….. marka koşu bandı, ….. marka yazıcı, ….. marka fotokopi makinesinin haczi isabetlidir.

Şu duruma göre mahkemece, lüzumlu eşyalardan olan …… marka tüplü televizyon ve …… marka tüplü bilgisayar ile kasasının haciz dışı bırakılması gerekirken haczedildiği için bu mahcuzlar üzerindeki hacizlerin de kaldırılması yerine, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir.

KARAR : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, Esas: 2013/3365, Karar: 2013/12821 İçtihat

(Karar Tarihi : 04.04.2013)
yargitayKoltuk takımı, buzdolabı, çamaşır makinası, bulaşık makinası, fırın, halı vb. gibi ev eşyaları lüzumlu eşya olup, haczedilmeleri mümkün değildir.
Yargıtay Kararının Tam Metni:
“Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Nezihe Deniz Güner tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:İİK’nun 82/3. (Değişik: 6352 Sayılı Kanun madde 16) maddesi gereğince para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya; aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri haczedilemez.Takip hukukunda, asıl olan borcun ödenmesi olup, alacaklının alacağına kavuşması için gerekli takip işlemleri yapılırken borçlunun ve birlikte yaşadığı diğer aile fertlerinin yaşamlarını sürdürebilmesi için zorunlu olan eşyaların haczedilmeyerek kendilerine bırakılması gerekir. Anılan madde ile amaçlanan; alacaklı ile borçlu arasındaki menfaat dengesinin sağlanarak, temel hak ve özgürlüklerin korunması, haczinde ekonomik yarar bulunmayan ya da muhafazasında ve satışında güçlük çekilen eşyaların hacizlerinin önlenmesidir. Bu bağlamda; borçlu ve aile bireyleri için gerekli olan eşyaların lüzumlu olup olmadığı tespit edilirken, alacaklının da alacağına fiilen kavuşmasını engelleyecek amacı aşan uygulamalardan kaçınılarak taraflar arasındaki menfaatler dengesini de hukuk düzeni içinde korumak gerekir.

Öte yandan her ne kadar İİK’nun 82. maddesine 6352 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile eklenen son fıkrasında, icra memuruna haczi talep edilen malların haczinin caiz olup olmadığı konusunda değerlendirme yapma yetkisi verilmiş ise de; verilen bu takdir yetkisi keyfiliğe de yol açmamalıdır.

Somut olayda; borçlunun evinde 06.12.2012 tarihinde yapılan haciz sırasında, 5 adet klima, 2 adet masaüstü bilgisayar, iki adet televizyon ve birer adet bulaşık makinası ve kurutma makinasının haczedilmesi istenilmiş, icra müdürünce talep reddedilmiştir. Koltuk takımı, buzdolabı, çamaşır makinası, bulaşık makinası, fırın, halı vb. gibi ev eşyaları lüzumlu eşya olup, haczedilmeleri mümkün değil ise de; fiyatı yüksek, muhafaza ve paraya çevrilmesi kolay, alıcısı bulunabilecek olan LCD, Plazma TV, kurutma makinası gibi eşyalar, maddede öngörülen amacın dışında borçlu ve ailesi için gerekli, zorunlu mallardan değildir. Ayrıca haczi istenen aynı nitelikte olan eşyalardan birden fazla bulunması durumunda bunlardan değeri daha düşük, satılması ve muhafazası zor olanın borçluya bırakılması, diğerlerinin haczedilmesi gerekir. Kaldı ki, borçlu vekili de haciz sırasında; diğer eşyaların haczine karşı çıkılsa da “…bir adet televizyonun dışındaki eşyaların haczedilebilirliği söz konusudur” şeklinde beyanda bulunmak suretiyle haciz yapılmasına karşı çıkmamıştır.

Diğer taraftan, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesinde “Hukuki dinlenilme hakkı” düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre, davanın taraflarının yargılama ile ilgili bilgi sahibi olma, açıklama yapma ve ispat hakkı bulunmaktadır. Şikayetin mahiyeti dikkate alındığında da borçlunun hukuki durumu etkileneceğinden öncelikle taraf teşkilinin sağlanması gerekir.

O halde mahkemece istemin kısmen kabulü ile yukarıda belirtilen esaslar dahilinde taraf teşkili ile değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin tümü ile reddine dair hüküm tesisi isabetsizdir.

KARAR : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 04.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.”

Geçici 10. madde eski dosyalar demiyor,” takip işlemleri” diyor

2004 sayılı İİK’da yapılan değişikliklerle icra işlemlerinin şekli ve içeriği değişmiştir. Yeni değişiklikler hem icra işlemlerinin şeklini  hem içeriğini hemde özünü değiştirmiştir.

Kararların gerekçeli olması

8. maddede yapılan değişiklikle icra ve iflas dairelerinin verecekleri kararların gerekçeli olması öngörülmüş. Gerekçesiz  verilen kararlar şikayet konusu olabilecek, ancak bu kararlar bu değişikliğin yürürlük tarihinden önce verilmiş ise geçerliliğini koruyacaktır.

UYAP VE ELEKTORONİK İMZA

8. maddeye eklenen 8/a maddesi bütün icra işlemlerinin UYAP sistemi üzerinden yapılmasını öngörmekte ve elektronik imza için yeni düzenlemeler getirmektedir.

Geçici 10. Madde uyarınca bu yasanın yürürlük tarihinden önce yapılan icra işlemleri için bu düzenlemeler geçerli olmayacaktır.

PARANIN ÖDENMESİ VE DEĞERLİ EŞYANIN MUHAFAZASI

İcra dairelerine yapılacak ödemeler ve değerli eşyanın muhafazası 9. Madde ile yeniden düzenlenmiştir. Değişik 9. Maddeye göre ödemeler Adalet Bakanlığının göstereceği bankaya yapılacaktır.

İcra dışında, hacizde borçlu veya 3. Kişiler tarafından yapılacak ödemeler takip eden iş günü mesai sonuna kadar bankaya yatırılmak zorundadır.

Avukata veya alacaklıya ödenecek paralar vekil veya alacaklının banka hesabına gönderilir.

Geçici 10. Madde ile bu madde birlikte değerlendirildiğinde varılacak sonuçlar:

Geçici 10. Maddeye göre  yürürlük tarihinden önce yapılan takipler için hangi yasa yürürlükte olacaktır?

Takip, kanunun yürürlük tarihinden önce yapılmış, ödeme ise bu kanunun yürürlük tarihinden sonra yapılmış ise icra memurluğu parayı alacaklı veya vekilinin banka hesabına mı gönderecek, doğrudan icrada alacaklı vekiline veya alacaklıya mı ödeyecektir?

Kanun dar yorumlandığında icra memurluğu parayı doğrudan alacaklı veya vekiline ödeyebilecektir. Bu durum ise yasa koyucunun amacına, yasanın özüne ve sözüne aykırıdır. Yasa koyucu bu düzenleme ile icra memurlarının para ile ilişkisini asgariye indirmek istemiştir.  Yasanın yürürlük tarihinden sonra paranın doğrudan alacaklı veya vekiline ödenmesi yasaya aykırı olacaktır.

58. ve 60. Madde, Takibin şekli, içeriği

58 ve 60. maddede yapılan değişiklikle takibin içeriği ve şekli değişmiştir. İcra takipleri icra memurluğuna sözlü veya yazılı başvuru ile yapılabileceği gibi elektronik ortamda da yapılabilecektir.

Değişiklik ile takip talebinin içeriği değiştirilmiş, icra memuruna takip talebinin geçerli olup olmadığına karar verme yetkisi verilmiştir.

Kanunun yürürlük tarihinden önce yapılan takipler ve ödeme emirleri için 58. Ve 60. Maddede yapılan değişiklikler geçerli değildir. Eski takiplerin şekli ve içeriği maddelerin eski haline tabi olacaktır.

82. Madde Haczedilmezdik

82. madde ile haczedilemeyen malların sınırı genişletilmiş, eski yasadaki haczedilmezlik tanımları daha net hale getirilmiştir.

Yeni düzenlemeye göre borçlu veya birlikte oturanlar için lüzumlu olan eşyaları haczedilemez.  Yasa koyucu burada uygulayıcıların dar yorumlarını engellemek için istisnaları saymış ve para, altın ve gümüş gibi şeyleri hariç tutmuştur. Burada yasa koyucu borçlunun yaşam hakkını garanti altına almayı hedeflemektedir.

Borçlunun ekonomik faaliyeti sermayesinden çok emeğine dayanıyorsa mesleğini devam ettirmesi için gerekli olan her türlü eşya haczedilemeyecek.

YASANIN YÜRÜRLÜK TARİHİNDEN ÖNCE YAPILAN TAKİP İŞLEMLERİ

Geçici 10. Madde yasanın yürürlük tarihinden önce yapılan takip işlemlerinin eski yasaya tabi olduğunu söylüyor.

TAKİP İŞLEMLERİ
Bir icra takibinde birden fazla işlem vardır; takip talebi farklı işlemdir, ödeme emri farklı işlemdir, ödeme farklı işlemdir, haciz farklı işlemdir. Şimdi takip eski diye icra memuru banka üzerinden ödeme yapma yerine icradan ödeme yapmaya devam edebilir mi? Bu yasanın amacına aykırıdır.
HACİZ İŞLEMİ
Haciz sözcüğünün sözlük anlamı zapt etmek, zorla almaktır. Haciz işlemi ya fiili olarak yapılır, yada kaydı olarak.. Takip talebi ve ödeme emri haciz işlemini kapsamaz. Haciz işlemlerinin başlaması için takibin kesinleşmesi gerekir. Haczin yapılması ise fiili veya kaydı bir işlemdir. Yasanın yürürlük tarihinden önce böyle fiili veya kaydı bir haciz yapılmamış ise bu işlem yeni bir işlem olacaktır ve yeni yasaya tabidir.

YASA KOYUCUNUN AMACI KİŞİNİ YAŞAM HAKKINI KORUMAKTIR

82. Maddede yapılan değişikliklerin amacı kişinin temel insan haklarından olan yaşam hakkını garanti altına almaktır.  Bu amaç Uluslararası sözleşmelerin ve Anayasanın buyurucu hükmüdür.
Bunun aksi, yani eski takip işlemleri için ev eşyalarının, mesleki eşyaların, borçlunun haline münasip evinin, öğrenci burslarının haczi yasa koyucunun amacına, yasanın özüne ve sözüne aykırıdır.

20 MİLYON HACİZ DOSYASI

Bugün işlemde 20 milyon haciz dosyası mevcuttur, bu dosyalar için haczin devam etmesi demek daha yıllarca kişilerin yaşamları için gerekli olan ev eşyalarının haczine devam edilmesi demektir, bu durum ise yasanın  özüne ve sözüne, yasa koyucunun amacına ters düşecektir.

YENİ BORÇLULAR İÇİN FARKLI ESKİ BORÇLULAR İÇİN FARKLI UYGULAMA

Yeni borçluların ev eşyaları, mesleki eşyaları, bursları v.s haczedilemezken eski borçluların haczedilmesi Anayasanın eşitlik ilkesine,  Uluslararası sözleşmelere ve hepsinden önemlisi adalet duygusuna aykırıdır.

ZAMAN AŞIMLARI

Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda eski işlemler eski, yenileri ise yeni yasaya tabi olacaktır. Burada ayırt edilmesi gereken işlem kavramıdır. Takip işlemleri ile dosya kavramını karıştırmamak gerekir. Yasa koyucu yasanın yürürlük tarihinden önceki dosyalar demiş olsaydı durum farklı olurdu.

Bu durumda eski haczedilen eşyaların muhafaza usulleri, satış usulleri yeni yasaya tabi olacaktır. Aksi halde yedieminler  eşya mezarlığı olmaya devam eder.

AÇIK ARTIRMAYA KATILMA

Dosya yasadan önce de açılmış olsa satış işlemleri yeni yasaya tabi olacaktır.

Takip eski de olsa haczedilen taşınır veya taşınmazların satışına online teklif vermek mümkün olacaktır.

Kısaca yeni düzenlemelerin uygulanmasında uygulanacak yasayı tayin etmek için dosyanın açılış tarihine değil yapılacak işleme bakmak gerekecektir.  Geçici 10. Madde yasanın yürürlük tarihinden önceki takipler veya dosyalar demiyor, “takip işlemleri diyor.

Yasa uygulanırken yasanın bütünü, gerekçesi ve sevk amacı gözönünde bulundurulmalı. Bazı işlemler için eski,  bazıları için yeni yasayı uygulamak yasanın bütünlüğüne ve amacına ters düşecektir.

Kaynak: adalet.biz, Av.Rahmi Ofluoğlu

 HACİZ MAHALLİNDE AVUKAT İŞLEVSİZ

6352 sayılı yasa icra ve haciz işlemlerinde reform sayılacak değişiklikler içeriyor. Bu değişikliklerden en önemlileri:

1-      Haczedilecek mala icra memurunun karar vermesi; ” İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabulüne veya reddine karar verir.” 16.maddenin 3.fıkrasının son paragrafı

2-      İcra memurlarının yapacakları bütün işlemlerin gerekçeli olması zorunluluğu;” “İcra ve iflas dairelerince verilen kararlar gerekçeli olarak tutanaklara yazılır.” Madde 2

Bu iki düzenleme avukatı haciz işlemlerinde etkisiz duruma getirmiştir. Bu kanundan önceki uygulamada İİK’da böyle bir düzenleme olmamasına rağmen de facto olarak avukatlar bütün haciz işlemlerinde aktif olarak yer almaktaydı, hacze ve muhafazaya avukatlar karar vermekteydi. Yeni değişiklik bu uygulamayı yoruma yer bırakmayacak şekilde düzenlemiştir.

YENİ DÜZENLEMELER İCRA MEMURLARINA SINIRLAMALAR GETİRMEKTEDİR.

İcra memurlarına getirilen bu sınırlamalar aynı zamanda avukata getirilen sınırlamalardır. İİK 99.madde icra memuruna haczedilen malın muhafazası konusunda geniş yetki veriyordu. İİK’da yapılan yeni değişiklikle icra memurlarının bu takdir yetkisi kaldırıldı. Değişik 99. Maddeye göre artık haczedilen malın borçluya ya da üçüncü şahsa aidiyeti konusunda icra memuru karar veremeyecek. Maddenin yeni haline göre haczedilen şey üzerinde üçüncü şahıs hak iddiasında bulunduğunda mal muhafaza altına alınamayacak, alacaklıya istihkak davası açmak için yedi günlük süre verilecektir. Oysa maddenin eski halinde taşınır malın borçlunun veya üçüncü şahsın yedinde olup olmadığına icra memuru karar vermekteydi. Maddenin yeni halinde ise üçüncü şahsın her hangi bir hak iddiası yeterli görülmektedir.

AVUKAT HACİZDE GÖREVLİ DEĞİL

İİK’da yapılan bu köklü değişiklikler; eski, yanlış uygulamaların devamının engellenmesine yöneliktir. İİK’da bu değişiklikler yapılmadan önce, 14.03.2011 tarihinde Yargıtay 4. Ceza Dairesi avukatın hacizde görevli olmadığına karar vermişti (2009/3133esas,2011/3082karar,14.03.2011tarihli).

Düzenleme öncesi uygulamada haczedilmezliğe, muhafazaya de facto olarak avukatlar karar vermekteydi. Oysa bu uygulama 2004 sayılı İİK’nun özüne ve sözüne (lafzına ve ruhuna) aykırıydı. Yeni düzenlemeyle açık bir şekilde haczedilmezliğin sınırları çizildi ve bu yeni kurallar doğrultusunda hangi malların haczedileceği doğrudan icra memuruna bırakıldı. Bu konuda avukatın talebinin bir önemi  kalmadı. Bunun gibi hangi durumlarda muhafaza kararı verilebileceğine de yeni düzenlemelerle açıklık getirildi.

AVUKATLARIN HACİZ MAHALLİNDEKİ DURUMU

Değişiklik öncesi uygulamada yasanın özüne ve sözüne aykırı olarak avukatlar işyerlerinde, evlerde hiçbir kural tanımaksızın hareket edebilmekteydiler. Evlerin en mahrem yerlerine kadar girmekte, işyerlerinde işyerine ait evrakları alt üst etmekteydiler. Artık Yargıtay 4. Ceza Dairesinin kararı ve İİK’da yapılan yeni düzenlemelerden sonra avukatın haciz mahallin de dileği gibi hareket etmesi imkânsız hale gelmiştir. 4. Ceza Dairesinin kararı gözönünde bulundurulduğunda avukatın haciz mahalline alınmaması artık suç değildir. İİK’da yapılan yeni değişiklikler hacizde avukatı işlevsiz hale getirmiştir.

AÇIKLIK

6102 sayılı yeni TTK’nun genel gerekçesinde yasanın amacı;  açıklık (şeffaflık), denetlenebilirlik, hesap verilebilirlik, adillik olarak tanımlanmaktadır. Çağımızda demokratik toplumlarda açıklık büyük önem kazanmaktadır. Artık çağımızda kayıt dışına, mafyaya, çeteye tolerans gösterilmemektedir. Her türlü derin ilişki Uluslararası küresel yapı tarafından yakın takibe alınmıştır. Türkiye’de bu süreç kısmen 90’lı yıllarda Milli Güvenlik Kurulu kararlarıyla başladı. Etkin uygulama ise son yıllarda ivme kazandı. Bunun ilk uygulaması ünlü mafya liderlerinin tutuklanmasıyla başladı. Daha sonra Ergenekon ve Balyoz davaları ile de mafyanın derin devletle ilişkileri gündeme geldi. Türkiye’de yaşanan süreç büyük küresel güçlerin ve bölgesel düzeyde AB’nin iradesi doğrultusunda gelişmektedir. Yeni TTK ile birlikte iş dünyasına getirilen yeni düzenlemelere paralel olarak İİK’da da açıklık, denetlenebilirlik, kişinin yaşam hakkına saygı, insan onuruna saygı, adillik, hesap verilebilirlik yeni düzenlemelerin esasını oluşturmaktadır.

İCRA MEMURLARININ PARA İLİŞKİSİNİN SINIRLANDIRILMASI

Açıklık ve denetlenebilirliğin İİK daki yeni düzenlemelere yansıyan en önemli hali artık icra dairelerine nakit ödeme yapılamamasıdır. Yasanın yürürlük tarihinden itibaren ödemeler Adalet Bakanlığı tarafından gösterilecek bankalara yapılabilecektir. İcra memurları haciz sırasında haczettikleri veya borçlular tarafından yapılan ödemeleri en geç takip eden iş günü mesai saati sonuna kadar bankaya yatırmak zorundadırlar. Bu hesaplarda biriken paralar alacaklıların takip taleplerinde bildirdikleri veya daha sonra bildirecekleri banka hesaplarına aktarılacaktır.

Bu düzenleme diğer düzenlemelerle birlikte dosya arası, masa altı ilişkileri zorlaştırmaktadır.

BORÇLUYU KORKUTMAK, BORÇLUYU TACİZ ETMEK

İİK’daki yeni düzenlemelere rağmen sırf borçluyu korkutmak, borçluyu sıkıntıya sokmak, taciz etmek için haciz yapılması zorlaşmaktadır.

Bazı baro başkanlarının İİK’da yapılan değişiklikleri eleştirmek amacıyla kullandıkları “korkutma” gibi ifadeler bir hukukçuya yakışmayacak ifadelerdir. Hukuk kişilerin psikolojisini olumsuz etkilemeyi, korkutmayı kabul etmez. Bu ifadeler hukukçulara yakışmaz. Hukukçular herkesten daha çok kişinin vücut bütünlüğüne ve yaşama hakkına saygı göstermek zorundadırlar.

SATIŞ İSTEME SÜRESİ

Muhafazanın ilk koşulu alacaklının muhafaza masrafını peşinen karşılamasıdır.

Eğer alacaklı muhafaza masrafını peşin olarak depo etmezse muhafaza yapılamayacaktır, Madde 17.

Alacaklının satış isteme süresi taşınırlarda altı ay, taşınmazlarda bir yıldır. Bu süre içerisinde satış istenmez ise alacaklı yeniden muhafaza giderlerini yatırmak zorundadır. 6352 sayılı yasanın 22.maddesi ile 2004 sayılı yasanın 110.maddesinde yapılan değişikliğe göre bir malın yasal süresi içerisinde satışı istenmez veya icra müdürünün vereceği 15 günlük süre içerisinde gerekli gider alacaklı tarafından karşılanmaz ise mal üzerindeki haciz kalkar.

İCRA MAFYASI

Yeni düzenleme icralarda oluşan ihale mafyasına da ciddi bir darbe indirmiştir. Yeni düzenlemelere göre taşınır veya taşınmaz malların ihalelerine elektronik ortamda katılmak mümkün olacaktır. İhaleye girmek isteyenler elektronik ortamda teklif verebileceklerdir.

İİK’daki yeni düzenlemeler eksik olmasına rağmen reform niteliğindedirler.

Bundan sonraki uygulamalarda İİK’da yapılan bu değişiklikleri yeterince anlayamayan icra memurları veya avukatlar ceza davalarının muhatabı olabileceklerdir.

kaynak: adalet.biz, av.rahmi ofluoğlu

Hukukçu Gözüyle

Bir an için ev eşyalarının haczinin hukuka, adalete aykırı olduğunu bir tarafa bırakarak soralım:

Ev hacizleri cebri icranın başarılı olması için geçerli bir yöntemdi de neden yedi eminler ağzına kadar ev eşyaları ile dolu, neden yüzbinlerce dosyada tahsilat yok? Neden bu insanlar yaşamsal ev eşyalarının haczine rağmen borçlarını ödemezler?

Çünkü bu insanlar iflas etmişler, bitmişler…

Uygar ülkelerde bu ilkel uygulamalar yoktur..

Zaten hükümetin bu çağdışı uygulamalara karşı yasal düzenlemelere gitmesinin baş nedeni AB mevzuatına uyum ve sosyal barışı sağlamaktır. Bu düzenlemeler keyfi düzenlemeler değildir.

Borç, alacak bir haklılık, haksızlık sorunu değildir..Alacaklının alacağını borçlunun mal varlığından cebri icra ile almak yasal bir haktır.. Bu hakkı borçlunun haksızlığı ile karıştırmak bir kavram kargaşasıdır, çünkü bu zihniyetin devamı borçlular suçludur gibi bir sonuca varır.. Bugün işini kaybettiği için borcunu ödeyemeyen bir kişi neden haksız olsun, neden suçlu olsun? Ya da serbest rekabet düzeninin doğal bir sonucu olarak iflas eden firmaların sahipleri neden haksız olsunlar, neden suçlu olsunlar? Rekabet düzeni içerisinde batan insanlar veya küresel krizlerde iflas eden firma sahipleri haksız ve suçlu olabilirler mi? Bu anlayış bilgi toplumu ile trampa dönemini ayırt edememektedir. Hukukun temel görevi suçlu ile suçsuzu ayırt etmektedir.. Böylesine toptancı bir yaklaşımla bütün borçlulara suçlu gözü ile bakmak hukuk ve adalet anlayışı ile bağdaşmaz

Hiçbir Avrupa ülkesinde ev eşyaları, emekli maaşları haczedilemez, hiçbir Avrupa ülkesinde taahhüdü ihlal diye saçma sapan bir ceza yoktur..

Avukatlar değişimi görmeli ve kendilerini değişime hazırlamalı. Ya değişeceğiz, ya da değiştirileceğiz.. Tercih sizin..

Türkiye’nin istikameti ortaçağa dönük olamaz, buna küresel güçler izin vermeler..

Av.Rahmi OFLUOĞLU/ Hukukçu

9 Temmuz Pazartesi Star Gazetesi

Yasanın ilk günü haciz memurları eli boş döndü, borçlular nefes aldı

Hüseyin Özay / ANKARA

Haciz memurları, 3’üncü Yargı Paketi’nin yürürlüğe girmesinin ardından ilk mesai gününde neredeyse iş ya-pamadı. Ev eşyalarının haczini sınırlayan yeni yasa nedeniyle memurlar eli boş dönünce borçlular sevindi.

Kamuoyunda 3’üncü Yargı Paketi olarak bilinen Yargı Hizmetlerinin Etkinleştiril-mesine İlişkin Yasa’da yer alan, evlerde bulunan tek eşyaların haczedilememesine ilişkin hükümler, haciz kıskacındaki binlerce borçluyu sevindirdi. Yasanın yürürlüğe girmesinin ardından 6 Temmuz tarihinde, evlere hacze giden memurlar,  konutlarda çift eşya aradı. Çift eşya bulamayan haciz memurları ise borçlulara ‘Borcunuzu en kısa sürede ödeyin’ diyerek, konutlardan eli boş ayrıldı.

Memurlar evlerde çift eşya aradı

Binlerce kişinin hapisten çıkmasını sağlayan 3. Yargı Paketi, borçlulara adeta bayram yaptırdı. ‘Çek Mağdurları’, ‘Haciz Mağdurları’, ‘Banka Mağdurları’ adları ile sanal alemde örgütlenen bir çok borçlu, yasanın yürürlüğe girmesinin ardından, haciz işlemlerinde yaşananları üyeleriyle paylaştı. Mağdurların oluşturduğu sitelerde yer alan bilgilere göre, yasanın ilk günü olan 6 Temmuz’da haciz memurları evlerde sadece çift eşya aradı. Eğer, bir evde iki televizyon varsa bunun sadece birisi haczedildi. Evde bulunan tek eşyalarda ise haciz işlemi uygulanmadı. Yine işyerlerindeki haciz işlemleri ise yasada yer alan ‘Meslek ve işleri aksatacak makinelere haciz uygulanamaz’ hükmüne takıldı.

MEMUR ODALARI GEZDİ BİRŞEY ALMADAN ÇIKTI

3’üncü Yargı Paketi’nin yasalaşmasıyla birlikte, borç yüzünden eve haciz gelmesi ve ev eşyalarının haczedilmesi artık tarihe karıştı. Vatandaşlar için drama dönüşen ev eşyalarını haczetme olayına son verecek uygulama 6 Temmuz’da başladı. Buna göre icra memurları artık evlerden TV, koltuk, buzdolabı alamıyor. Eğer bu eşyaların herhangi birinden iki tane varsa birini haczedebiliyor. 6 Temmuz’da başlayan uygulamanın ilk gününde yaşananlar şöyle:

-E.Ş: “35 senelik icra takipçisiyim. Dün haciz günümüzdü. Borçlu kapıyı açtı. Durumu anlattık. Borçlu ‘buyurun’ dedi. Memur odaları gezdi. Çift eşya aradı, bulamadı. Borçluya, borcunu ne zaman ödeyeceksin, dedik. ‘Durumum yok’ dedi. Evden bir şey almadan çıktık.”

-M.T: “Müjde yasa yürürlüğe girmiş. Dün haciz için geldiler. Evde, çift eşya, antika eşya ve altın mücevher aradılar. Bir şey olmadığı için, tutanak tutup ayrıldılar.”

Ev haczini sınırlayan icra iflas yasa taslağı, CHP’nin tüm engellemelerine rağmen 3.Yargı Paketi içinde TBMM Genel Kurulunda oylanarak kanunlaştı. Yasa Cumhurbaşkanımızın onayını bekliyor.

Artık borçlu ile aynı evde yaşayan insanların  evin içinde kullandıkları her türlü eşyanın biri haczedilemeyecek. AK Parti hükümeti Türkiye için çok önemli bir başka sosyal reformu muhalefetin tüm engellemeleri ve karşı önergelerine rağmen 2 gün 2 gece çalışarak hayata geçirdi.
Özellikle kadınları ve çocukları hedef alan bu acımasız uygulamaya sınırlama getirildi. CHPnin kanun taslağını neden engelmeye çalıştığı ise anlaşılamadı.
Teşekkürler Sn.Başbakanımız, Teşekkürler Sn.Adalet Bakanımız, Teşekkürler AK Parti Hükümeti.

Kadın ve Çocuğa Uygulanan Psikolojik Şiddet Son Bulmuştur. Geçmiş Olsun Mağdur Anne !

Bügün 30.06.2012. T.B.M.M  3. Yargı Reformu Paketini genel kurulda görüşüp yasalaştırmak üzere toplanıyor.

Milyonların 6 ayı aşkın bir süredir ızdırapla beklediği yasa paketi icra ve iflas kanunlarında önemli değişikliklere gidiyor. Özellikle evde yapılan haciz uygulamalarında ciddi sınırlamalar getiren yeni yasa ile birlikte BORÇLU İLE AYNI EVDE YAŞAYAN İNSANLARA yaşamsal hakları geri iade ediliyor.

Ak Parti Hükümeti bugün meclisten çıkaracağı 3. Yargı Reformu Paketi ile bir başka büyük SOSYAL REFORMA imza atmak üzere. İlgi ile takip ediyoruz…

http://www.tbmmtv.com/ 

İcra İflas yasasında yapılacak olan değişiklikle ev haczini sınırlayan kanun tasarısı 3.yargı paketi içersinde Meclis tatile girmeden hemen önce kanunlaşıyor.
Evde haciz mağdurlarının bekledikleri  müjdeli haber Ak Partiden geldi, CHP’den destek buldu. Meclis uzun süredir beklenilen 3. yargı Paketini çıkarmak için 30 Haziran 2012 Cumartesi günü tam gün çalışacak.

AK Parti, Danışma Kurulu toplanamadığı için, TBMM Genel Kurulu’nun bu haftaki çalışma programına ilişkin öneriyi Genel Kurul’a getirdi.

Kabul edilen öneriye göre, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı, bazı kanunlarla değişiklik yapan ”torba teklif”, sezaryene yasal düzenleme getiren tasarı gündemin 3. 5. ve 6. sırasına alındı.

Harp Akademileri Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, ”3. yargı paketi” olarak bilinen tasarı ile uluslararası bazı anlaşmaların onaylanmasına ilişkin tasarılar da gündemin ön sıralarına çekildi.

Genel Kurul, haftalık çalışma günlerinin dışında, 29 Haziran Cuma ve 30 Haziran Cumartesi günü de çalışacak. Genel Kurul, iki gün saat 14.00’de toplanacak.

TBMM Genel Kurulu, bugün, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ile Harp Akademileri Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerinin tamamlanmasına kadar; yarın ”torba teklifin”, 28 Haziran Perşembe günü sezeryana yasal düzenleme getiren tasarının, 29 Haziran Cuma günü Devlet Sırrı Kanunu Tasarısı ve Türk Akreditasyon Kurumu Kanunu’nda değişiklik öngören tasarı ile bazı uluslararası anlaşmaların bitimine kadar çalışacak.

30 Haziran Cumartesi günü ise ”3. yargı paketi” olarak bilinen tasarının görüşmelerinin tamamlanmasına kadar çalışılacak.

Genel Kurul, tasarı ve tekliflerin cumartesi gününe kadar bitirilememesi halinde, 1 Temmuz Pazar günü tatile girmeyerek, tasarı ve teklifleri görüşmeye devam edecek.

Türk Ticaret Kanunu’nda değişiklik yapan tasarı, ”torba teklif”, sezaryene yasal düzenleme getiren tasarı, Harp Akademileri Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile ”3. yargı paketi” temel kanun olarak görüşülecek.

http://www.meclishaber.gov.tr/develop/owa/haber_portal.aciklama?p1=122319

3. Yargı Paketi?

Taha AKYOL
takyol@hurriyet.com.tr

23 Haziran 2012

ÖNEMLİ bir adım olan 3. Yargı Paketi ocak ayında Meclis’e sunuldu. Üzerinden beş ay geçti. Meclis tatili yaklaştığı için sonbahara, hatta belki gelecek seneye kalması ihtimali bile var! Çünkü iktidar ve muhalefet grup başkanvekillerinin tatilden önce çıkarmak için uzlaştığı kanunlar listesinde bu yok.

Paketin müellifi ve sahibi Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Başbakan’la görüşerek Meclis çalışmalarının uzatılmasını, 3. Paket’in de çıkarılmasını sağlayabilir mi? Meclis genelde haziran sonu ile temmuzun ilk birkaç haftasında tatile girer. Başbakan istese bile 110 maddelik bu tasarıyı geçirmek mümkün olur mu, emin değilim.

Tasarının bazı maddeleri hakkında muhalefet partilerinin çeşitli yönlerde değişiklik önergeleri vermesi de beklenmelidir üstelik.

Pakette neler var

Pakette yargıyı ve icra iflas işlemlerini hızlandıracak hükümler var. Basın hürriyetinde ve “propaganda” suçlarının cezalarında iyileşmeler öngörülüyor. Belki hepsinden önemlisi, mahkemeler gerektiğinde “tutukluluk” yerine sanık veya şüphelinin “adli kontrol”e bağlı olarak tahliye edilmesine karar verebilecekti.

Toplumdaki siyasi gerilimi aşağıya çekebilecek bir tasarıdır bu. AİHM kararlarının da gereğidir… Ben baştan beri destekliyorum.

Fakat AK Parti’de bazı milletvekilleri terörle mücadeleyi zaafa uğratmasından endişe ediyorlar. Muhalefetin de tatilden önce çıkaralım diye bir ısrarı yok.

Modern ceza felsefesi

Eski çağlarda suçlulara çok ağır, hatta bedeni cezalar verilirdi. Asırların tecrübeleriyle çağımızda geçerli felsefe, cezanın “ölçülü” olmasıdır, çok ağır olmayan suçlarda hükümlünün topluma kazanılmasıdır.

Adalet Bakanlığı’nın hazırladığı “Denetimli Serbestlik Kanunu” buna iyi bir örnektir. Nisan başında kabul edilen bu kanuna göre, cezasının büyük bölümünü çeken hükümlülerden iyi halleri görülenler “denetimli serbest” bırakılıyor: Belirli bir yerden ayrılmamak, kamunun gösterdiği ücretsiz ve eğitici bir işte çalışmak, psikolojik yardım almak gibi…

Kadın ve çocuk hükümlülere daha bir kolaylık sağlanıyor.

Bu kanunla, iki ayda 17 bin hükümlü cezaevlerinden çıktı. Hiçbiri bugüne kadar ciddi bir suç işlemedi.

Bugün cezaevlerinde 91 bini hükümlü, 35 bini tutuklu 126 bin kişi var! Islah olabileceği görülmüş olan 17 bin kişi hâlâ mı “içeride” olmalıydı?! Aşırı kalabalık koğuşların nelere yol açabileceğinin son örneğini Urfa’da gördük işte.

Yargı Paketi ve ceza siyaseti

Çağımızda “ceza siyaseti”nin temel amaçlarından biri “ıslah” olduğu gibi, kişilere ve kamu düzenine fiilen zarar vermeyen, nefret ve şiddet de içermeyen yazı, konuşma ve gösteri hareketleri de suç sayılmıyor.

Bu ilkelere uymayan aşırı ceza uygulamaları, modern toplumda “caydırıcı” olmuyor, aksine, zamanla kitlelerin sisteme yabancılaşması, öfkelerin kabarması gibi sonuçlar doğuruyor. “Ceza siyaseti”nin amacı, böyle sonuçlara yol açmak olamaz.

Ben Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in reform çabalarını çağımızın ceza felsefesine uygun buluyorum. “Denetimli Serbestlik” gibi 3. Yargı Paketi de böyledir.

Mart ayından beri terörün tırmanması milletvekillerinde anlaşılabilir bir çekingenlik yarattı. Normalleşmeyi terörün nasıl engellediğinin bir örneğidir bu. Yine de 3. Yargı Paketi’ni destekliyorum, çünkü toplumsal gerilimi bir ölçüde azaltacak olması teröre değil, hukuk devletine yarar sağlayacaktır.

Anayasa Mahkemesi icra ve iflas kanunun 88/2 maddesinde bulunan ”üçüncü şahsın elinde bulunan taşınır mallar haczedilince, alacaklının muvafakati ve üçüncü şahsın kabulü halinde üçüncü şahsa yedi emin olarak bırakılır ” maddesini anayasaya aykırı bularak iptal etti.
Bu maddeye göre alacaklı muvafakat etmez ise üçüncü şahıs elinde haczedilen mallar muhafaza altına alınabiliyordu.  Karara göre artık icra avukatları üçüncü bir şahsa ait olan bir işyerine yada eve girip borçluya ait olduğunu iddia ettiği malları mahafaza altına alamayacak. Kararın tam metni aşağıdadır:

19 Mayıs 2012 CUMARTESİ
Resmî Gazete
Sayı : 28297

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:
Esas Sayısı : 2010/90
Karar Sayısı : 2012/4
Karar Günü : 12.1.2012
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Serik İcra Hukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 9.6.1932 günlü, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 88. maddesinin ikinci fıkrasının sonuna, 17.7.2003 günlü, 4949 sayılı İcra ve İflas Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21. maddesiyle eklenen cümlede yer alan “alacaklının muvafakatı ve” ibaresinin Anayasa’nın 2., 13. ve 35. maddelerine aykırılığı savıyla iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemidir.
(daha&helliip;)

3. Yargı Paketi kapsamında 37 madde komisyonda kabul edildi. Tasarı, icrada önemli değişiklikler öngörüyor

Habertürk, 23.05.2012

TBMM Adalet Komisyonu, yargı sisteminin hızlandırılması amacıyla hazırlanan ve ”3. Yargı Paketi” olarak bilinen kanun tasarısının 37 maddesini kabul etti.

Komisyon, Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun Tasarısı’nın bugünkü görüşmelerinde, icra konularına ilişkin maddeleri görüştü. Komisyon, 37 maddeyi kabul etti.

Kabul edilen maddelere göre, her icra dairesinde Adalet Bakanlığı’nca atanacak bir icra müdürü, yeteri kadar icra müdür yardımcısı, icra katibi ile adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonları tarafından görevlendirilecek mübaşir ve hizmetli bulunacak. İcra müdür ve icra müdür yardımcıları, Adalet Bakanlığı’nca yaptırılacak yazılı ve sözlü sınav sonucuna göre atanacak. İcrakatipleri arasından bakanlıkça gerçekleştirilecek yazılı sınav ve mülakat sonucuna göre de icramüdür veya icra müdür yardımcılığı kadrolarına atama yapılabilecek.

İcra müdürü, icra müdür yardımcısı veya icra katibinin herhangi bir nedenden dolayı yokluğu durumunda görev ve yetkileri, adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu tarafından görevlendirilecek yazı işleri müdürü veya zabıt katibi tarafından yerine getirilecek.

İcra ve iflas dairelerince verilen kararlar gerekçeli olarak tutanaklara yazılacak.

İcra ve iflas dairelerince yapılacak her türlü icra ve iflas iş ve işlemlerinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılacak; her türlü veri, bilgi, belge ve karar, UYAP vasıtasıyla işlenecek, kaydedilecek ve saklanacak.

Aile bireyleri için lüzumlu görülen eşyalar haczedilemeyecek

Tasarıda, verilen önergenin kabul edilmesiyle, borçlunun haline münasip evi de haczedilemeyecekler arasına alındı.

Buna göre, ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya; para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya, aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri, borçlunun haline münasip evi ve öğrenci bursları haczedilemeyecek.

Haczedilecek malların kıymetinin fazla olması durumunda, bedelinden münasip bir kısmı, ihtiyacını karşılayabilmesi amacıyla borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılacak.

İcra memuru, haczi talep edilen malların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirecek ve ona göre karar verecek.

Yabancı devlet, parlamento ve hükümet başkanı ile hükümet üyelerinin resmi ziyaret, transit geçiş, gibi sebeplerle Türkiye’de bulundukları sürece, bu kişileri taşıyan ulaşım araçları muhafaza altına alınamayacak ve yediemine bırakılamayacak.

Kolluk kuvvetlerinin yakaladığı hacizli motorlu araçlar, en geç 3 işgünü içinde deposu bulunan en yakın icra müdürlüğüne teslim edilecek.

Haczedilen şey, üçüncü kişi nezdinde bulunursa, bu kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmayacak.

(daha&helliip;)

Hürriyet Gazetesi Yazarı Sedat Ergin’le CNN Türk’te Taha Akyol’un sunduğu Eğrisi Doğrusu programına katılan ADALET Bakanımız Sn. Sadullah Ergin evde haciz mağdurlarına müjdeyi verdi: 

”Yasa Haziran Ayının ilk 10 Gününde Çıkar’

Programda söz alan ve Ocak ayında çıkacağı hem taahhüt edilen hemde vatadaşa kapsamlı bir basın toplantısı ile anlatılan ancak 4 aydır çıkmayan 3. yargı reformu paketinin  gecikme nedenlerini soran Sedat Ergin’i  bakanımız cevapladı:
  • Yasa tasarısı yaklaşık 100 madde, 24 kişilik bir adalet komisyonunda bu yasanın görüşülmesi mümkün değildi, bu sebeple alt komisyona olgunlaştırılması için gönderdik
  • Yasa 4 aydır beklemiyor, ötelenmedi, alt komisyonda 4/3 lük kısmı görüşüldü ve geçti.
  • Kalan bölüm için  arabuluculuk yasa tasarısı üzerinde iyi uygulama örnekleri için yurtdışında yapılan araştırmalar sonuçlandı ve önümüzdeki hafta alt komisyon çalışmalarını tamamlıyor ve adalet komisyonuna yasa taslağını gönderecek.
  • Yasa görüşmesi durmadı, yaklaşık 60 madde görüşüldü.
  • İcra iflas yasası ile ilgili çalışmalar tamamlandı, hazır.
  • Yasa taslağı  haftaya önce adalet komisyonuna ,  Mayıs sonu meclis genel kuruluna gelir ve başlar, Haziran ayının ilk 10 Günü içinde  meclisten geçer ve yasalaşır. (bknz. tv arşivi dk.4.39)

Taha Akyol’un yasanın ceza kanunları ve borç alacak durumu ile ilgili vatandaşı yakaından ilgilendiren yargı paketi içeriğindeki tasarı soruları üzerine  sn.bakanımız açıklamalarında ; (bknz. tv arşivi dk.4.42)

  • Basit suçlar hakim karşısına çıkmayacak. Basit trafik suçları, kabahatler gibi.
  • TCK 220 madde 6 ve 7 fıkralarda işlenen suçlarla (terörle mücadele kanunu)  ve basın yayın yoluyla işlenilen suçlarda ceza limiti 5 yıl ve üzeri değilse 3 yıla kadar aynı suçun işlenmemisi şartı ile soruşturmalar, kovuşturmalar ortadan kalkıyor.
  • TCK 285, 288, 131, 132,133 maddelerde  ilgili soruşturmalar ve kovuşturmalar askıya alınabilir.
  • 3.yargı paketi özellikle yargıyı hızlandırma amacı taşımaktadır.
  • İcra ve iflas kanunu ile ilgili ciddi değişiklikler yapılmaktadır.
  • İlamsız icra takipleri belli bir disipline giriyor (özellikle iletişim şirketlerinin borçlunun ihmalinden kaynaklı takiplerinin önüne geçebilmek için) asgari ücret tutarının altındaki borçlarda öncelikle borçlu ödeme ihbarı ile uyarılacak.
  • Yeni yapılan düzenleme ile bir kişinin normal hayatını idame ettirebilmesi için gerekli olan ev eşyalarının 1 er tanesi haczedilemeyek. 3 televizyon varsa 1 televizyon , 3 buzdolabı varsa 1 tanesi haczedilemeyecek, evden alınamayacak. (bu husus mevcut yasada var ancak uygulamada buna çok fazla uyulmuyor, artık uyulacak) Nakit para, gümüş eşya, antik tablolar ve antika eşyalar haczedilebilir. Ama özellikle borçlunun hayatını idame ettirebilmesi için gerekli olan ev eşyalarının haczedilmesini mümkün olmaktan çıkartıyoruz. 
http://tvarsivi.com/player.php?i=2012050145795

(daha&helliip;)

KANUN TASLAĞI EV HACZİNDE PATLAMAYA NEDEN OLDU !

Borçlu ile aynı evde yaşayan insanların kullandığı eşyaların haczedilip muhafaza altına alınmasını yasaklayan kanun tasarısının mecliste görüşülmesi gecikince olan  borçsuz ve suçsuz çocuk ve kadınlara oldu. Kanun tasarısının yasalaşacağını duyan icra avukatları kanun yürülüğe girmeden önce son bir kez daha haciz ve eşya kaldırma yapabilmek için icra dairelerinde evlere gitme kuyruğuna girdi. Yaşanan olumsuz hava şartlarına aldırmayan icracılar kar kış demeden ev ev dolaşıp eşya kaldırıyor.

Haciz ve icra yapmaya zaman yetmediğini bildiren icra memurları ise sabahtan akşama, hava kararıncaya kadar haciz yaptıklarını, karakollardan yeteri kadar polis desteği alamadıklarını, vatandaşın yoğun tepkisi olduğunu, yaşanan olumsuz durum karşısında çaresiz kaldıklarını; kış günü insanların evlerinin boşaltılmasının insani olmadığını ama görevleri gereği bu işlemi yapmaya  mecbur olduklarını belirttiler.

Haciz mahallinde özellikle çocuk odalarındaki çalışma bilgisayarı ve çalışma ekipmanlarını hedef alan icra avukatları ayrıca buzdolabı, ocak, mikrodalga, koltuk takımı ve çamaşır makinasını muhafaza altına alarak evdeki yaşamı durma noktasına getiriyor.  Yediemin depoları ise durumdan oldukça memnun: muhafaza altına alınan eşyaların 1 yıllık kira parası peşin yatıyor , satılmayan yada sahip çıkılmayan eşyalarda onlara kalıyor. Bu arada bazı yediemin depolarının eski ve hantal eşyaları yer yok bahanesi ile kabul etmedikleride söyleniyor.

Mevcut sıkıntılara dur diyebilmek için yasa taslağının biran önce kanunlaşması gerekiyor. Yargıda 3.reform paketi adı altında meclise sevk edilen icra iflas kanunundaki yeni düzenlemeler şuan meclis adalet komisyonunda ve sonuçlanmak üzere.  Uzun tutukluluk süreleri gibi farklı yasa taslaklarınıda barındıran reform paketinin çıkması ile adliyeleri tıkayan ve işlemez hale getiren 2 milyon dosya tasviye edilmiş olacak.

Av. Rahmi Ofluoğlu: AVUKATLAR BORÇLULARIN DA AVUKATIDIR

Baroların alacaklıların yerine geçip borçluların aleyhinde açıklamalar yapması tam bir hukusuzluktur.. Bu açıklamaları alacaklılar, işveren kuruluşları yapabilir..Barolara ne oluyor allah aşkına?..Avukatlar borçlularında avukatı değil midir?

İCRA GELİNCE KENDİNİ ATEŞE VERDİ

ANTALYA’nın Alanya İlçesi’nde 30 bin TL’lik borcu nedeniyle işyerine ve evine haciz için icra memurları gelen kuruyemiş dükkanı sahibi Mehmet Özkaya adlı esnaf üzerine benzin dökerek kendini ateşe verdi.
Haciz için eşyaların tespitini yapmak isteyen icra memurların işyerine girmesine izin vermeyen esnaf, bir bidon benzini işyeri içinde üzerine dökerek tutuşturdu. Özkaya, alev topu halinde yola fırladı. İtfaiye, polis ve vatandaşların çabasıyla üzerindeki alevler söndürülen Özkaya olay yerine çağrılan 112 Acil Servis ambulansıyla hastaneye götürüldü.
Hastanede tedaviye alınan Mehmet Özkaya’nın vücudunun büyük bölümünün yandığı belirtildi.Olay yerine gelen ve fenalaşan Süheyle Özkaya da vatandaşlar tarafından otomobille hastaneye kaldırıldı.İki çocuk babası Mehmet Özkaya’nın bir ay önce de tarım ilacı içerek intihar girişiminde bulunduğu belirtildi.

Antalya’da kasaplık yaparken işten atılan ve 3 ayrı kredi kartına 14 bin lira borcu bulunan  Şahin Gürmez, kapısına icra memurları dayanınca çıldırdı. Gürmez, kendini bir odaya kilitleyip bıçakla intihara kalkıştı.
Ekmeğim bile yok!
Gürmez, “Kriz var diye işten çıkardılar. Ne yapayım hırsızlık mı, yoksa gasp mı? Evde çocuklarıma yedirecek ekmeğim bile yok. Evde ne kadar eşyam var ki, siz de onları alacaksınız?” diye haykırdı.
Gürmez’in eşi Hidayet, “Ne olursun kendine zarar verme” diye ağladı. Krizde işini kaybeden ve borca batan Şahin Gürmez, bıçakla kendini kesti.
Kredi kartı borcu yüzünden evine icra gelen Şahin Gürmez, karşısında haciz memurlarını
görünce intihara kalkıştı. Bıçakla göğsünü kesen Gürmez, “Param olsa öderim” diye bağırdı
Antalya’da, 3 ayrı kredi kartına borcu bulunan 35 yaşındaki kasap Şahin Gürmez’in evine bir bankanın avukatları 3 bin 586 TL tutarındaki alacaklarına karşılık haciz işlemi için icra ve polis memurlarıyla birlikte geldi. Avukat Mustafa İşleyen, kasaplık yapan ancak çalıştığı otel kış sezonuna girdikten sonra kapanınca işsiz kalan Şahin Gürmez’e icra evrakını imzalatmak istedi. Bu arada haciz memuru da, evdeki buzdolabı, televizyon ve bazı eşyaları haczedeceğini söyledi. Bunun üzerine Gürmez kapıyı üzerinden kilitleyip eşini dışarı çıkardıktan sonra bıçakla intihar etmek istedi. Elindeki kasap bıçağıyla göğsünü kesen Şahin Gürmez, icra memurlarına, “Benim param olsa borcumu ödemez miyim? Kriz var diye işten çıkardılar. Ne yapayım hırsızlık mı, yoksa gasp mı? Evde çocuklarıma yedirecek ekmeğim yok diye bağırdı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan: Vatandaşın Evinde Kullandığı Luzumlu Eşyalar Artık Haczedilmeyecek

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Ankara Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi Kura Çekim Töreni’ne katıldı. Erdoğan, burada yaptığı konuşmasında Artık çek borcundan dolayı kimse cezaevine girmeyecek. Cezaevine girmeyecek ama 10 yıl süreyle hiçbir yerden çek karnesi alamayacak. Artık öyle doğrudan icra takibi olmayacak. İcra dairelerinde para ile temas kesilecek. vatandaşın evinde kullandığı lüzumlu eşyalar haczedilmeyecek. Yargının iş yükünü azaltacak, işlemleri hızlandıracak, vatandaşı adliye koridorlarında hayatından bezdirmeyecek yeni uygulamalar getiriyoruz. Vatandaş artık basit suçlardan dolayı hakim karşısına çıkmayacak.  http://tvarsivi.com/player.php?y=4&z=2012-01-20%2015:52:00

 

ADALET BAKANLIĞI KANUNLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Yargıda Reform Paketinin İcra İflasla İlgili Detayları:

 İCRA DAİRELERİNDEKİ İŞ YÜKÜ

•Ülkemizde yılda ortalama 6.500.000 icra takibi başlatılmaktadır.
–İlamlı icra takibi                  500.000  (% 8)
–İlamsız  icra takibi               6.000.000  (% 92)
•2012 yılı itibarıyla icra dairelerinde yaklaşık 12.700.000 dosya bulunmaktadır.
•Yılda açılan ortalama  6.000.000  ilamsız takip dosyasının yaklaşık  2.500.000  kadarını  (% 42’si)  800,00 TL’nin altındaki takipler oluşturmaktadır. Bu takiplerin 1.500.000 den fazlasını (%60-%65) aboneliğe dayalı takipler oluşturmaktadır.
 İLAMSIZ TAKİPTE MASRAF ÖRNEĞİ
Takibe konu 100 TL lik bir borç (2012 yılı itibarıyla):

Ödeme emrinin tebliği üzerine borcun kendiliğinden ödenmesi halinde 234 TL,

Haciz ve satış sonrası ödendiğinde ise 541,65 TL Olarak  tahsil edilmektedir.

 İCRAYA BAŞVURMADAN ÖNCE BORÇLUYA DAVET YAZISI GÖNDERİLECEKTİR

•İlamsız takiplerde alacağın miktarı aylık asgari ücret tutarının (886.50 TL) altındaysa,
–Doğrudan icra takibine başlanamayacaktır.
–İcra takibine başlayabilmek için borçluya “ödemeye davet yazısı” gönderilecektir.
–Borçlunun borcunu ödemesi halinde borçlu yukarıda belirtilen masraflardan kurtulacak,
–Ayrıca icra dairelerine önemli bir iş yükünün gelmesi önlenebilecektir.
 
 İCRA DAİRELERİNDE PARA İLE TEMAS KESİLMEKTEDİR
 Her türlü nakdi tahsilat ve ödemeler banka aracılığıyla yapılacaktır.
– Tahsilatlar, icra daireleri adına bankalarda açılan hesaba yatırılacaktır.
–Ödemeler, ilgilinin banka hesabına icra dairesi tarafından yatırılacaktır.
–İcra dairelerinin para ile ilişiği (zorunlu haller dışında) tamamen ortadan kaldırılacaktır.
 
VATANDAŞIN EVİNDE KULLANDIĞI LÜZUMLU EŞYALAR HACZEDİLEMEYECEKTİR
KURAL: Borçlu ile aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için, gerekli olan her türlü ev eşyası haczedilemeyecektir.
 
İSTİSNA: Para, banknot, altın ve gümüş gibi değerli şeyler haczedilecektir.
 
Haczedilen taşınır malların toplam değeri aylık asgari ücretin beş katının (5 x 886.50 = 4.432.50 TL) altında kalıyorsa eşya götürülemeyecek; borçluya yediemin olarak bırakılacaktır.
 
YAPILAN DEĞİŞİKLİKLERİN YARGININ İŞ YÜKÜNE SAYISAL OLARAK ETKİSİ
 
Etkilenecek Dosya Sayısı Yaklaşık :    2.000.000
Karşılıksız çek keşide etmekten kaynaklanan dosya sayısı: 600.000
Önödeme kapsamına girecek dosya sayısı: 65.000
Elektrik hırsızlığından ilk derece mahkemelerine gelen yıllık dosya sayısı: 70.000
Elektrik hırsızlığından Yargıtay Ceza Daireleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosya sayısı: 53.000
Suç olmaktan çıkan fiillere ilişkin dosya sayısı: 1.500
Kabahat sayısı: 260.000
İcra dosyası sayısı: 1.000.000
 
(Karşılıksız Çek Keşide Etmek ile İcra Dosyası Toplamı 1.6 Milyon, Yargı Reformu Paketini İlgilendiren  Toplam Dosya Sayısının %80 i)  
 
İCRA VE İFLAS KANUNU İLE HARÇLAR KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI TASLAĞI

Konu ile ilgili değişen yeni maddeler:

MADDE 8 – 2004 sayılı Kanunun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (2) ve (3) numaralı bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş; birinci fıkrasına aşağıdaki (13) ve (14) numaralı bentler eklenmiş; maddeye aşağıdaki son fıkra eklenmiştir.

2. Ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya,

3. Borçlu ile aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için gerekli her türlü ev ve giyim eşyası,

13. Öğrenci bursları,

14. Diğer kanunlarda haczi yasaklanan mal ve haklar. İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabulüne veya reddine ilişkin kararını gerekçeli olarak verir.

Adalet Bakanı Sadullah Ergin Resmi Açıklamayı Yaptı: Ev Eşyası Haczedilemeyecek

3.Yargı Reform paketi hakkında açıklamalar yapan Adalet Bakanı Sadullah Ergin borçlu ile aynı çatı altında yaşayan hiçkimsenin gerekli ve hertürlü ev eşyası haczedilemeyecektir. Yasanın uygulama istisnası para, banknot, altın ve gümüş gibi değerli şeyler haczedilebilecektir.

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, yargının hızlandırılması için hazırladıkları tasarıyla daha modern anlamda bir icra teşkilatı kurulması ve daha kaliteli hizmet verilmesinin amaçlandığını belirterek, icra dairelerinde çalışan personel sayısının artırılacağını, icra katipliği kadrosunun ihdas edileceğini, icra dairelerinin de Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminin kullanılmasının hüküm altına alınacağını söyledi.

İcra dairelerindeki iş yükü hakkında bilgi veren Ergin, Türkiye’de yılda ortalama 6 milyon 500 bin icra takibinin başlatıldığını, 2012 yılı itibarıyla icra dairelerinde yaklaşık 12 milyon 700 bin dosya bulunduğunu kaydetti.

İlamsız icra takibinde masraf miktarını verdiği örnekle anlatan Ergin, 100 liralık bir borcun 2012 yılı itibarıyla ödeme emrinin tebliği üzerine borcun kendiliğinden ödenmesi halinde bile 234 liraya, haciz ve satış sonrası ödendiğinde ise 541 lira 65 kuruş olarak tahsil edildiğine işaret etti.

Ergin, haciz yoluyla borcun tahsilinin borçlular bakımından çok ağır sonuçları olduğunu da vurgulayarak, ilamsız takiplerde alacağın miktarı aylık asgari ücretin altında olması halinde doğrudan icra takibine başlanılmayacağını, borçluya ”ödemeye davet yazısı” gönderileceğini kaydetti. Ergin, borçlunun borcunu ödemesi durumunda masrafların alınmayacağını, icra dairelerinin parayla temasını kesmek için her türlü nakdi tahsilat ve ödemelerin banka aracılığıyla yapılacağını, icra dairelerinin parayla ilişkisinin zorunlu haller dışında tamamen ortadan kaldırılacağını belirtti.

Borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşyaların haczedilemeyeceğini, para, kıymetli evrak, altın, gümüş veya antika, değerli taş, madeni süs eşyası gibi kıymetli şeyler ile aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan birinin haczedilebileceğini kaydetti.

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, haczedilen malların toplam değerinin aylık asgari ücretin beş katının altında kalması halinde bu malların muhafazası için yapılan giderler dikkate alınarak, bu malların bulunduğu yerde bırakılmasının daha uygun olacağının değerlendirildiğini söyledi.http://tvarsivi.com/player.php?y=451&z=2012-01-18%2017:48:00

Hızlı yargı paketi tamam

Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in, yargının hızlandırılması amacıyla hazırlayarak Bakanlar Kurulu’nda sunumunu yaptığı tasarı, bu hafta TBMM’ye sunulacak.

İcra ve İflas Kanunu’nda 35 maddede değişiklik yapıldı. İcra dairelerinde yaşanan yığılmanın önlenmesi için icra ve iflas müdürlüklerine yapılan her türlü tahsilat ve ödemenin bankalar aracılığıyla yapılması imkanı getirilecek. Bu yolla icra-iflas dairelerindeki 9 milyona yakın dosyanın bankalar aracılığı ile işlemden kaldırılması bekleniyor.

Bir kişinin borcundan dolayı ailesinin veya yakınlarının mağdur edilmesi önlenecek ve ev eşyasına haciz konulamayacak.

-  Başta KOBİ’ler olmak üzere işletmelerin üretim araçlarına el konulmayacak. Bir işletmenin üretimini sürdürebilmesi için zorunlu olan araçlara icra yoluyla haciz getirilemeyecek. Bu davalardan kaynaklı iş yükü de azalacak.

Hürriyet, 18 Ocak, 2012

Özellikle kadınlar ve çocuklar açısından büyük bir drama dönüşen ev eşyalarına  devri bitiyor. İcra memurları artık evlerden TV, koltuk, buzdolabı alamayacak.

Borç yüzünden eve gelmesi ve ev eşyalarının haczedilmesi artık tarihe karışacak. Vatandaşlar için drama dönüşen ev eşyalarını haczetme olayına son verecek uygulama İcra İflas Yasa Taslağı’ndaki değişiklikle hayata geçirilecek. Adalet Bakanlığı’nın uzun süre önce hazırlayıp kurumların görüşe açtığı İcra İflas Yasa Taslağı’nda bazı değişiklikler yapılarak Bakanlar Kurulu’na sunulur hale geldi.

Paket kapsamında 8 milyon civarında dosyanın düşmesi sağlanarak hem yargının yükü azaltılacak, hem de evlerine icra gelecek korkusu yaşayanlar rahatlayacak. İlk Bakanlar Kurulu’nda ya da en kısa zamanda ele alınıp Meclis’e sevkedilmesi beklenen paket kapsamında, İcra İflas Yasası’nın 30 maddesi değiştirilecek.

7 MİLYON DOSYA DÜŞECEK

Öncelik olarak icra dairelerinde para alışverişi kalkacak. Parasal işlemler banka aracılığı ile yapılacak. Vatandaşları kedere boğan ev eşyalarına haciz konulması uygulamasına son verilecek. İcra memurları evlere gelip televizyon, buzdolabı, koltuk ne varsa alıp götüremeyecek. KOBİ’lerdeki üretimin durmasını önlemek için buralardaki üretim araçlarına haciz yasağı konulması da gündemde. İcra İflas Yasası’nda yapılacak değişiklikle, icra dairelerinde bulunanlarla birlikte toplam 7 milyon dosya düşmüş olacak. Yani, 7 milyon hane icradan kurtulacak. 

25.12.2012, Takvim gazetesi, Zübeyde YALÇIN

EVDE HACİZ KADINA VE ÇOCUĞA UYGULANAN PSİKOLOJİK ŞİDDETTİR 

Evde Yapılan Haciz İnsanlık Ayıbıdır. Evde ne bulursa alan bir zihniyet ile buna müsade eden kanunlar değişmelidir. İcra müdürlüklerinden görevlendirelen personel, avukatların emrinden çıkmalı, kanun adına görev yapmalıdır. Suçu günahı ve borcu olmayan kadın ve çocukların hakları koruma altına alınmalıdır. Eve ayakkabılarını bile çıkarmadan, polis ve hamallarla giren, evin en mahrem bölgelerinde arama yapan, çocuk odalarından taciz amaçlı bilgisayar, mutfaktan buzdolabı ocak kaldıran vicdansız icra avukatları durdurulmalıdır. Bu uygulama adeta devlet eliyle çocuk ve kadına karşı yapılan psikolojik şiddettir.Yeni çıkacak yasada ev haczi yeniden yapılandırılmalıdır.

İŞTE SİZE PSİKOLOJİK ŞİDDETİN İSPATI:

BU YORUMLARI SAVUNMANIN SEMBOL SİMGELERİ AVUKATLAR YAPIYOR, OKUYUNCA KANINIZ DONACAK !!! 

-Muhalefet sorumsuzluğu.Söz konusu ev eşyalarının haczi ve muhafazası borcu karşılamasa bile borçluyu ödemeye zorlamaktadır.

-Umarım komisyonda olumlu kanaat oluşmaz.Sonuçta haciz işleminin manası borçluyu rahatsız etmek,şayet bu uygulama kaldırılırsa çok vahim sonuçlar doğurur.(vahim sonuçlar nedir ?)

-Kesinlikle yanlış bir uygulama- kanun değişikliği olur… Evde bulunan belki mal olarak değeri olmayan malların haczi ile yedieminliği suistimal , kişinin evi terk edip kaçması, ailesinin de bu borçtan haberdar olması sağlanmakta . Ayrıca insanlar alacaklı- borçlu sosyal alanda sürekli karşılaşmakta …(kişinin evi terk edip kaçmasını sağlamak çocuk ve kadını yalnızken baskı altına daha rahatmı alıyor ?)

-“”Gerekçede ” Evinden eşya kaldırılan vatandaşlar arasında intihar eden, cinnet getiren, yakınlarına zarar verenler vardır. Ailenin yakınları ve komşularına karşı saygınlığı zedelenmekte, borçlunun yanı sıra, eş ve çocuklar da mağdur olmaktadır. Evden eşya kaldırmak kimi zaman da, alacaklı tarafından şantaja dönüştürülmektedir ” denildi.””
Böyle bir gerekçenin hiç bir hukuki temeli mantığı yoktur.Şantaja dönüşmek?Hakkı kullanmak ne zaman şantaj oldu?
Ailenin yakınları ve komşularına karşı saygınlığı zedelenmekte?Parayı ya da malı ya da hizmeti kullanınca sorun yok ama?
Evinden eşya kaldırılan vatandaşlar arasında intihar eden, cinnet getiren, yakınlarına zarar verenler vardır?Ben de günde birçok şeyde sinir harbine giriyorum ama gidip intihar etmiyorum ya da bir başkasına zarar vermiyorum?
Komik şeyler bunlar komik.. (intihar komik ? sizin için sadece para gerçek !)

(daha&helliip;)

İCRA VE İFLAS KANUNU İLE HARÇLAR KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI TASLAĞI

MADDE 1      9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 1 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. İcra daireleri Madde 1- Adalet Bakanlığınca, icra işlerinin niteliği göz önünde tutularak belirlenecek yerlerde yeteri kadar icra dairesi kurulur. Her icra dairesinde yeteri kadar icra müdürü ve icra müdür yardımcısı ile Adalet Bakanlığınca belirlenecek sayıdan az olmamak üzere zabıt kâtibi, mübaşir ve hizmetli bulunur. İcra müdür ve müdür yardımcıları, Adalet Bakanlığınca yaptırılacak olan yazılı sınav ve Adalet Bakanlığınca yapılacak mülâkat sonucuna göre atanır. İcra dairelerinde, adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonunca, Adalet Bakanlığınca belirlenecek sayıdan az olmamak üzere, zabıt kâtibi, mübaşir ve hizmetli görevlendirilir. Gerekli hallerde Adalet (daha&helliip;)