ADALET BAKANLIĞI: 6352 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış bir icra takibinde, kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılan bir haciz işleminde artık yeni hükümler uygulanacaktır.

Yayınlandı: 31/10/2012 / 6352 Sayılı Kanun Tam Metni (İcra İflas Bölümleri), İcra İflas
Etiketler:, ,

Değerli yorumcumuz ve sitemiz emektarlarından Sn.Celal Toparlaklı’nın Adalet Bakanlığına yapmış olduğu başvuruya verilen resmi cevap aşağıdadır. Aylarca yazdığımız ” takip eski olabilir haciz yeni bir işlemdir ve yeni kanuna göre yapılacaktır” açıklamaları sanırım artık en yetkili makam tarafındanda teyid edilmiş oldu.

ADALET BAKANLIĞI

Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü

Sayı        : B.03.0.HİG.0.00.00.03-622.01-288-MAİL-2012/4498/24199        31/10/2012

Konu : Talebiniz

Sayın Celal TOPARLAKLI

Bakanlığımıza göndermiş olduğunuz 19/07/2012, 23/07/2012 ve 26/07/2012 tarihli elektronik posta iletileriniz incelendi. Başvurunuz içeriğinden, 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un 38 inci maddesi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa eklenen Geçici 10 uncu madde ile “Bu Kanunun ilgili hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten önce başlatılan takip işlemleri hakkında, değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edilir.” hükmünün getirildiği, bu kapsamda getirilen düzenlemenin, söz konusu Kanunun Resmi Gazetede yayımı tarihinden önce başlatılan icra takiplerini de kapsayıp kapsamadığı hakkında icra müdürlüklerinin farklı uygulamaları olduğunu belirterek yardım talep ettiğiniz anlaşılmaktadır.

Doktrinde icra takip işlemleri, icra organları olan icra dairesi, icra mahkemesi ve mahkemeler tarafından borçluya karşı yapılan, borçlunun hukukî durumuna zarar vermeye elverişli olan ve cebri icranın alacaklı yararına ilerlemesi amacına yönelmiş bulunan işlemler olarak tanımlanmaktadır. İcra organları tarafından yapılan işlemlerin tamamı icra takip işlemi olmadığı gibi alacaklı, borçlu ve üçüncü kişilerin icra takibine ilişkin olarak yapmış oldukları işlemler de icra takip işlemi değildir.

İcra takip işlemleri; ödeme emri ve icra emri tebliği, itirazın kaldırılması, bütün haciz işlemleri, bütün paraya çevirme işlemleri, borçluya süre verilmesi ve depo kararı gibi işlemlerdir.

Buna karşılık, alacaklının takip talebinde, haciz talebinde veya satış talebinde bulunması ve icra dairesinin bu talepleri alması, ödeme emrine itiraz, istihkak iddiası, paraların paylaştırılması gibi işlemler icra takip işlemleri değildir.

 Yasanın amacı göz önünde bulundurulduğunda, kanun koyucunun maddedeki “takip işlemleri” ibaresiyle, icra takibini değil, icra takip işlemlerini kastettiiği değerlendirilmektedir.

Bu bağlamda, 2004 sayılı Kanuna eklenen geçici 10 uncu maddenin uygulanmasıyla ilgili olarak, icra takip işleminin, ilgili maddenin yürürlük tarihinden önce başlaması halinde, icra takibinin başladığı tarih dikkate alınmaksızın, bu takip işlemi hakkında değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edilmesi, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra başlatılan icra takip işlemlerinde ise icra takibinin kanundan önce başlatılmış olup olmamasına bakılmaksızın yürürlükte olan yeni hükümlerin uygulanması gerektiği düşünülmektedir.

Dolayısıyla, 6352 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış bir icra takibinde, kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılan bir haciz işleminde artık yeni hükümler uygulanacaktır.

Öte yandan icra ve iflas dairelerinin yaptığı işlemin kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı ilgililerin şikayet konusu işlemleri öğrenmelerinden itibaren  yedi gün içerisinde İcra ve İflas Kanununun 16. maddesi uyarınca icra mahkemesine müracaat edebilmeleri imkanı dışında Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/01/2003 tarihli ve Esas:2003/12-17, Karar: 2003/29 sayılı kararıyla kamu düzenini korumak için konulan amir hükme aykırılık durumunda süresiz bir şekilde mahkemeye başvurulabileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır.

Netice olarak, icra müdürlüklerince re’sen dikkate alınması gereken, ihlali durumunda süreli ya da süresiz şikayet yoluna başvurulduğunda yargıya intikal edebilecek, icra hakimliğince değerlendirme yapılıp karar verilebilecek ve dolayısıyla yargı yetkisine giren bu konuda Bakanlığımızca idari yönden yapılacak başkaca bir işlem bulunmamaktadır.

Bilgilerinizi rica ederim.

Nazım Kara

Hakim

Bakan a.

Genel Müdür Yardımcısı

Genel Müdür Yardımcısı

About these ads
Yorumlar
  1. sargoz diyor ki:

    Yeni yorumlara 2013 yılı yeni yıl mesajımız altında devam edeceğiz. Bu bölüm yoruma kapanmıştır.

  2. celal1toparlakli diyor ki:

    Bu yıla ait son bilgiyide sizler ile paylaşarak herkese hayırlı seneler dilerim.

    T.C.

    ADALET BAKANLIĞI

    Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü

    Sayı : B.03.0.HİG.0.00.00.03/5406/29577 21/12/2012

    Konu : Yediemindeki malların tasfiyesi

    ………CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

    Bilindiği üzere, 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun 5 Temmuz 2012 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

    Anılan Kanunun 5 Ocak 2013 tarihinde yürürlüğe girecek olan 17 nci maddesi ile yeni hükümler getirilen 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 88 inci maddesinin altıncı fıkrasında “İcra dairesi, depo ve garajlarda ve yediemin olarak kendisine haczedilen malın bırakılmış olduğu üçüncü kişilerde saklanıp da hukuken artık muhafazasına gerek kalmayan malı, vereceği uygun süre içinde geri almasını ilgililere resen bildirir. Verilen süre içinde eşya geri alınmazsa, icra müdürü tetkik merciinin kararı ile taşınır mal satışlarına ilişkin hükümler uyarınca bunları satar. Elde edilen miktardan muhafaza ve satış giderleri ödenir. Artan miktar 9 uncu madde hükmüne göre muhafaza olunur. Bu konuda ortaya çıkan ihtilaflar tetkik mercii tarafından basit yargılama usulüne göre çözülür.”

    Aynı Kanunun Geçici 11 inci maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarında;

    “Mevcut depo ve garajlarda muhafaza edilen ancak hukuken muhafazasına gerek kalmayan malların, anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde teslim alınması için icra müdürü tarafından ilgilisine resen bildirim yapılır.”

    İlgilisine tebligat yapılamazsa veya verilen süre içinde mal geri alınmazsa, üç ay içinde, 88 inci maddenin altıncı fıkrası hükmü uyarınca satış işlemi yapılır.

    Ancak, satış yapılamazsa Adalet Bakanlığı tarafından görevlendirilecek icra müdürünün başkanlığında kaymakamlık, belediye, ilgili yer baro başkanlığı ve ticaret odası tarafından bildirilecek birer kişinin katılımıyla oluşturulacak değer tespit komisyonu tarafından tespit edilecek değer üzerinden, yedieminin alacağına mahsup için malın mülkiyeti yediemine devredilebilir; komisyon, ekonomik bir değerinin kalmadığına karar verirse mal bir tutanakla imha edilir.

    Satılan veya mülkiyeti devredilen malın bedelinden, muhafaza ve diğer giderler mahsup edildikten sonra varsa artan miktar talep halinde ilgilisine ödenir.”

    hükümleri yer almaktadır.

    Bu itibarla, mevcut depo ve garajlarda muhafaza edilen ancak hukuken muhafazasına gerek kalmayan hacizli malların, Geçici 11 inci madde uyarınca tasfiye edilmesi yasal zorunluluk olduğundan, icra dairelerince;

    1) En kısa sürede, icra takip dosyalarında gerekli inceleme yapılarak ve yedieminlerle yazışmalar yapılmak suretiyle mevcut depo ve garajlarda muhafaza edilen ancak hukuken muhafazasına gerek kalmayan malların tespit edilmesi,

    2) 5 Ocak 2013 tarihinden itibaren bir ay içerisinde ilgililere söz konusu malları teslim almaları için masrafı öncelikle icra dosyasından karşılanarak aksi halde suçüstü ödeneği kullanılarak re’sen tebligat çıkarılması, yapılacak tebliğde malların teslim alınması için uygun bir süre verilmesi, bu süre sonunda teslim alınmadığı takdirde malların satılacağı ve tüm masrafların satış parasından mahsup edileceği hususlarının ihtar edilmesi,

    3) İlgilisine tebligat yapılamazsa veya verilen süre içinde mal geri alınmazsa, üç ay içinde, İcra ve İflas Kanununun 88 inci maddesinin altıncı fıkrası hükmü uyarınca satış işleminin yapılması,

    4) Mallar satılamaz ise birden fazla icra müdürlüğünün bulunduğu yerlerde Bakanlığımız tarafından görevlendirilecek icra müdürünün başkanlığında kaymakamlık, belediye, ilgili yer baro başkanlığı ve ticaret odası tarafından bildirilecek birer kişinin katılımıyla oluşturulacak değer tespit komisyonu tarafından tespit edilecek değer üzerinden, yedieminin alacağına mahsup için malın mülkiyetinin kabul ettiği takdirde yediemine devredilmesi,

    5) Kurulacak komisyon tarafından, malların ekonomik bir değerinin kalmadığına karar verilmesi halinde ise malların bir tutanakla imha edilmesi,

    6) İcra müdürü tarafından satışı gerçekleştirilen veya satılamadığı için mülkiyeti yediemine devredilen malın bedelinden, öncelikle suçüstü ödeneğinden yapılan tebligat giderleri ile muhafaza ve diğer giderler mahsup edildikten sonra varsa artan miktarın dosyada muhafaza edilmesi ve talep halinde ilgilisine ödenmesi,

    gerekmektedir.

    Bilgi edinilmesini, keyfiyetin yargı çevrenizdeki icra müdürlüklerine ve bilgileri bakımından icra mahkemelerine duyurulmasını rica ederim.

  3. Umut Ufuk diyor ki:

    Değerli Arkadaşlar,

    Aramıza yeni katılan kişiler için ve ayrıca yeni eklenmiş konular üzerine gerekebilecek bilgileri soru – cevap şeklinde sizlerle paylaşıyorum.

    SORU: ÖDEME EMRİ NEDİR,SÜRESİ VARMIDIR?
    CEVAP:
    İcra dairesi tarafından adresinize gönderilen bu tebliğkat size borcunuzu bildirmekde ve ödeme yapmanız için yada itiraz etmeniz için size 7 gün süre tanımaktadır.Tarafınıza icra dairesinden gönderilen ödeme emri (tebliğkat) elinize ulaşmaz ise muhtatlıga bırakılması yeterli olmaktadır.Verilen süre dolduktan sonra borcunuz kesınlık kazanır ve haciz başlar.Bazı vekiller en kısa sürede hacze gelir bazı vekiller aylar sonra gelir.

    SORU: MAL BEYANI BULUNMAZ İSEK CEZASI VARMI?
    CEVAP:
    Bilindiği mal beyanı verme zorunluluğu kalktı fakat, mal beyanı beyanı bulunma cezası halen mevcut. (mal beyanında bulununcaya kadar hapsen tazyik ).Eğer alacaklı vekili icra ceza davası olarak dava açar ise hakkınızda ceza çıkartır.Polis veya Jandarma sizi aramak için kayıtlı adresınıze gelır.Eğer adresde osırada yoksanız bir pusula bırakarak gider.Bu pusula ile karakola giderek hakkınızda çıkan cezayı,mal beyanında bulunarak kaldırabılırsınız.Eğer umursamaz ve gitmez iseniz cezai işlem başlar.

    SORU: MAAŞ HESABIMA BLOKE KONMUŞ, NASIL BİR YOL İZLEMELİYİM?
    CEVAP:
    Maaş hesabına konulan bloke ; maaşının tamamını bloke etmesi hernekadar hapis hakkı açısında mümkün isede hesabın maaş hesabı olması sebebiyle ancak ¼ nü kesebilir. tamamını bloke edemez.Çünkü hesaba gelen para maaştan gelen paradır. Dava açarak bloke kaldırılabilir. Banka, 89/1 Haciz İhbarnamesi Olmadan alacağına karşılık hesaptaki tutara bloke de KOYAMAZ, alacağı ile borcunu takas da EDEMEZ .oncelikle bankaya sikayet dilekcesi blokenin acilmasi icin muracat etmelesiniz yada hemen icra hakimligine .
    Maaşınızın 1/4′ünün kaynakta kesinti şeklinde haczedildiğini takip dosyasından anlaşılabilir-Bankadaki

    SORU: EMEKLİ AYLIĞI HACZEDİLİRMİ?
    CEVAP:
    5510 sayılı kanunun 93. maddesinde 5754 sayılı kanunla yapılan değişiklik Madde93.”Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez.” hükmü getirilmiştir.Borçlunun emekli maaşına ilişkin muvafakatinin alınabilmesi için takibin kesinleşmesi şarttır. takibin kesinleşmesinden önce verilen muvafakatler geçerli olmamakta ancak ; kesinleşmeden sonraki muvafakatler geçerli olmaktadır.Yani yasal işlemler başladığında icra müdürlüğünce vermiş olduğunuz muvafakat geçerlidir.

    SORU: BORCUMDAN DOLAYI HAPİS YATARMIYIM?
    CEVAP:
    Borcundan dolayı kimse hapis cezası ile yargılanamaz.Yalnız borcun ödenmesi için alacaklı vekili ile icra müdürlüğünde verilen taahhütün ihlali sonucunda ceza vardır.(Bazen taaühhüter haciz sırasında evlerdede alınmaktadır.) Taahhüt İhlal Cezası – İİK M. 340.
    alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir. bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez

    SORU: TAAHHÜT CEZALARI VARKLIK ŞİRKETLERİNE DEVİR OLUNURMU?
    CEVAP:
    Bankacalık yasası 143/6 Varlık yönetim şirketi tarafından, bu borçların,taahhütlerin yüklenilmesi veya alacakların,varlıkların devralınması halinde, bu borç, taahhüt,…alacak ve varlıklarla ilgili olarak, takibi şikayete bağlı suçlar dahil olmak üzere açılmış veya açılacak her türlü ceza davalarında, alacağın devralındığı veya borcun, taahhüdün yüklenildiği tarihten
    itibaren, suçtan zarar gören olarak, varlık yönetim şirketi kendiliğinden müdahil sıfatını kazanır.Bu Kanunun yayımı tarihinden önce kurulmuş olan varlık yönetim şirketleri bu Kanun hükümlerine tabi olarak faaliyetlerini yürütürler. bu hak yasa ile yalnızca varlık yönetim şirketlerine verilmiş. Bunların dışında ceza hukukunun genel ilkeleri uyarınca şikayet hakkı devir ve temlik edilemez

    SORU: VERİLEN TAAHHÜT GEÇERLİLİĞİ NASILDIR?
    CEVAP:
    1.Borç ferilerinin icra haciz tutanağına tek tek yazılması gerekmektedir.
    2.Ödeme tarih ve miktarları açık ve anlaşılır olmalı
    3.Alacaklının veya vekilinin onaylaması ve imzası gerekli
    4.Eğer taahhüt avukat katibi tarafından alınmıssa “ taahhüt muhturası” ilk ödeme tarihinden önce tebli olmalı.
    5.Alacaklıya veya avukata yapılan ödemelerin belgesi icra dosyasına tahsilat bildirimi yapılmalı
    6.İcra dosyasındaki asıl alacak asgeri ücretin üstünde olmalı
    7.Borçlu taahhütü kabul ettiğini elle yamalı ve kabul edyorum diye imzalamalı
    8.Hesaplamalarda,taksitler belirtilirken aradaki faiz hesaplamaları düzgün yapılmalı
    9.Taahhüt tutanağı icra dosyasında ıslak imzalı olmalı
    10.Taksidin ödenmediği günden 90 gün içinde taahhüt cezası açılmış olmalı.
    Taahhütün geçerliliği için bunların net bir şekilde belirtilmesi gerekmektedir.
    SORU:TAAHHÜT CEZASI NASIL SONUÇLANIR?
    CEVAP:
    Bir yada birden fazla icra dosyanız mevcut ve her dosya için ödeme Taahhütünde bulundunuz ise,hangi dosya için verdiğiniz taahhüt üzerindeki taksidi ödemediniz ise işlem o dosya üzerinde başlar.Yani 1.2. taksidi ödediniz 3. taksidi ödeyemediğiniz zaman alacaklı vekili hakkınızda dava açar ve makemeye çıkarsınız.borçlunun hapsen tazyik ile cezalandırılmasından sonra bu cezanın infazı sırasında söz konusu taksiti ödemesi halinde tahliye edilir.Yargıtay 11. C.D. 2010/9318 E. 2011/3860 K. 27.06.2011 Tarih
    Dosya kapsamına göre, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 5358 sayılı Yasa ile değişik 340.maddesi hükmünü içermektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.09.2009 gün ve 188-205 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, ilk taksitin ödenmemesi üzerine, borçlunun hapsen tazyik ile cezalandırılmasından sonra bu cezanın infazı sırasında söz konusu taksiti ödemesi halinde tahliye edilecek, ancak sonraki taksiti ödememesi durumunda eylemi yeniden yaptırımı gerektirecektir. ilk taksitin ödenmemesi nedeniyle maddede öngörülen cezanın tamamının infazı halinde, yaptırım uygulama olanağı kalmadığından, diğer taksitlerin ödenmemesi ayrıca bir taahhüdü ihlal kabahatini oluşturmayacaktır.
    İcra Ceza Mahkemeleri birden fazla mahkumiyet kararı vermiyor. Tek taksitten mahkumiyet kararı verip , diğerlerinden beraat kararı verebiliyor.Yada, taksit ödendikten sonra kararı veren mahkeme cezayı kaldırır. Ancak; kalan taksitlerin ödenmemesi halinde infaza devam edileceği ihtarıyla…diyede karar verebilir,

    SORU: EV EŞYALARI MUHAFAZA ALTINA ALINABILIRMI?
    CEVAP:
    Hayır, 6352 sayılı yasa doğrultusunda yalnız ”Aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri,” ve “Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası” haczedilebilir.
    MADDE 16- 2004 sayılı Kanunun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (2), (3) ve (12) numaralı bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, fıkraya aşağıdaki (13) numaralı bent ile maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
    “2. Ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya,
    3. Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya; aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri,”
    “12. Borçlunun haline münasip evi,”
    “13. Öğrenci bursları.”
    Eski yada yeni dosya fark etmeksizin yapalıcak haciz işlemi yeni yasa doğrultusunda olacakdır.

    SORU: GEÇİCİ 10. MADDENİN ANLAMI NEDİR?
    CEVAP:
    Geçici 10. maddenin eski yada yeni dosyalarla alakası olmadığı gibi size sizin dosyanız eski eskiyasa uygulanır diyenler olursa Adalaet bakanligının konuyla ilgili göndermiş olduğu kara mevcutdur.
    “İcra takip işlemleri; ödeme emri ve icra emri tebliği, itirazın kaldırılması, bütün haciz işlemleri, bütün paraya çevirme işlemleri, borçluya süre verilmesi ve depo kararı gibi işlemlerdir.Buna karşılık, alacaklının takip talebinde, haciz talebinde veya satış talebinde bulunması ve icra dairesinin bu talepleri alması, ödeme emrine itiraz, istihkak iddiası, paraların paylaştırılması gibi işlemler icra takip işlemleri değildir. Yasanın amacı göz önünde bulundurulduğunda, kanun koyucunun maddedeki “takip işlemleri” ibaresiyle, icra takibini değil, icra takip işlemlerini kastettiiği değerlendirilmektedir.Bu bağlamda, 2004 sayılı Kanuna eklenen geçici 10 uncu maddenin uygulanmasıyla ilgili olarak, icra takip işleminin, ilgili maddenin yürürlük tarihinden önce başlaması halinde, icra takibinin başladığı tarih dikkate alınmaksızın, bu takip işlemi hakkında değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edilmesi, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra başlatılan icra takip işlemlerinde ise icra takibinin kanundan önce başlatılmış olup olmamasına bakılmaksızın yürürlükte olan yeni hükümlerin uygulanması”

    SORU: İCRA MEMURU HACİZ SIRASINDA KEYFI DAVRANIRMI? MENFAAT SAĞLAMAMIŞSA CEZASI VARMIDIR?
    CEVAP:
    “MADDE 257 – (1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir (Değişik ibare: 6086 – 8.12.2010 / m.1) “menfaat” sağlayan kamu görevlisi, (Değişik ibare: 6086 – 8.12.2010 / m.1) “altı aydan iki yıla kadar” hapis cezası ile cezalandırılır.
    MADDE 86 – 5237 sayılı Kanunun 250 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    “(1) Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu görevlisi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kamu görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında, kişinin haklı bir işinin gereği gibi, hiç veya en azından vaktinde görülmeyeceği endişesiyle, kendisini mecbur hissederek, kamu görevlisine veya yönlendireceği kişiye menfaat temin etmişolması halinde, icbarın varlığı kabul edilir

    SORU: HACİZ TUTANAĞINA GEREKCE YAZILMALIMI?TUTANAĞI İMZALAMA ZORUNLULUĞU VARMIDIR?
    CEVAP:
    İcra memuru keyfı davranamaz hazırlanan tutanak mutlaka gerekceli olmak zorundadır.Yazılan gerekce kanun ıle örtüşmez ise haciz itarıza hızlı sonuç verir.Haciz tutanağını imzalam zorunluluğu bulunmamaktadır.

    SORU: EVDE YOKKEN KAPIYA BIRAKILAN PUSALA NEDİR?
    CEVAP:
    Borçlunun adresine gidilerek kimse o anda evde değilse,kapıya hangi icradan gelindiği,alacaklı bilgisininde belirtildiği pusula bırakılır.Üzerinde “ Bizimle 3 gün içinde irtibata geçiniz,tekrar gelindiğinde avde yoksanız polis eşliğinde çilingir ile kapınızı açıp haciz yapılacakdır” yazar.Daha sonra nezaman gelecekleri kesin değildir.Bazen 1 ay bazen 9 ay sonra.

    SORU: ÜÇÜNCÜ ŞAHSA AİT EŞYALAR MUHAFAZA ALTINA ALINIRMI?
    CEVAP:
    Hayır, MADDE 99- Haczedilen şey, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, bu kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine icra mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verir. Bu süre içinde icra mahkemesine istihkak davası açılmaz ise üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır. Alacaklı tarafından süresinde açılan dava sonuçlanıncaya kadar, haczedilen malın satışı yapılamaz. Haczin, üçüncü kişinin yokluğunda yapılması ve üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulması halinde de bu fıkra hükmü uygulanır.”

    SORU: 6352 SAYILI YASA ÖNCESİ YAPILAN YEDİEMİNLİĞİN ANLAMI NEDİR?
    CEVAP:
    Yasa öncesi eşyalarınızı yediemin olarak kabul etmişseniz.Alacaklı bu eşyalar üzerinde hak sahibi olduğundan eşyaların satışını isteyebilir yada muhafaza altına alabilir.
    Örneğin,02.07.2012 tarihinden önce hacze gelinip ev eşyaları hacizedilip borçluya yedieminbırakılmıssa,.Alacaklı vekili isterse muhafaza yapma hakkına sahipdir. 02.07.2012 tarihinden önce hacze gidilmiş ancak hiç bir ev eşyası haczi yapılmamış yada hiç hacze gidilmemişse, 6352 Sayılı kanunun kabulunden sonra Dosyanız önceki tarıh bile olsa yapılacak işlem yeni olduğundan 6352 sayılı kanun geçerlidir.Kısaca izah edeyim 02.07.2012 tarihinden önce haciz olup yediemin deposuna kaldırılan malların yediminlik ve satış süresi muafaza altına alın tarihden itibari ile 1.yıldır 02.07.2012 önce haczi olmuş borçluya yediemin bırakılmış ama muafaza alınmamış sa yediemin tarihinden itibaren 6.ay içinden gelinip muafaza altına alınır şimdi bunların haricinde zaman aşımı 6.aydır.

    SORU: YEDİEMİN DEPOLARINDAKİ EŞYALAR ZARAR GÖRMÜŞ,KAYBOLMUŞ İSE NASIL YOL İZLENİR?
    CEVAP:
    Yedieminliği Suistimal,Muhafaza görevini kötüye kullanma
    Madde 289.
    (1) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Kişinin bu malın sahibi olması hâlinde, verilecek ceza yarı oranında indirilir.
    (2) Birinci fıkrada tanımlanan suçun konusunu oluşturan eşyayı kovuşturma başlamadan önce geri veren veya bunun mümkün olmaması hâlinde bedelini ödeyen kişi hakkında verilecek cezaların beşte dördü indirilir.
    (3) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan malın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle kaybolmasına veya bozulmasına neden olan kişi, adlî para cezası ile cezalandırılır.
    (4) Bir suça ilişkin soruşturma veya kovuşturma kapsamında elkonulan eşyayı amacı dışında kullanan kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
    TCK 289/1′de “kendisine muhafaza edilmek üzere teslim edilen mahcuz üzerinde teslim amacı dışında bulunmak” suç olarak adledilmiştir. Daha önce yedieminliği suistimal için İİK 336/a maddesi uygulanmakta olup 31.05.2005 tarihinde yürürlükten kaldırılmıştır. İİK 336/a maddesinde de bazı şartlar vardı. Yediemine muhtıra çıkarılması ve 7 gün içinde mahcuzu/ları teslim etmesi , ayrıca teslim masrafları için gerekli avansın yediemine ödenmesi gerekmekteydi. TCK 289/1′de bu söz konusu olmamakla birlikte “teslim amacı dışında tasarrufta bulunmak” suç unsuru teşkil etmekte. Buna göre mahcuz mal yerinde bulunamaz ise suç unsuru oluşmuştur. Bu durumda savcılığa suç duyurusunda bulunulur. Savcılık soruşturma sonucu Sulh Ceza Mahkemesinde kamu davası açar

    SORU: 6352 SAYILI YASA İÇERSİNDE YEDİEMİNDE BULUNAN EŞYALARI ALABİLİRMİYİZ?
    CEVAP:
    GEÇİCİ MADDE 11- Adalet Bakanlığı, 88 inci maddenin beşinci fıkrası gereğince hukuki ve teknik her türlü altyapıyı anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde tamamlar. Lisanslı yediemin depoları faaliyete geçinceye kadar o yerdeki mevcut depo ve garajlarda muhafaza işlemlerine, mevcut yönetmelik ve ücret tarifeleri çerçevesinde devam olunur.Mevcut depo ve garajlarda muhafaza edilen ancak hukuken muhafazasına gerek kalmayan malların, anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde teslim alınması için icra müdürü tarafından ilgilisine resen bildirim yapılır.İlgilisine tebligat yapılamazsa veya verilen süre içinde mal geri alınmazsa, üç ay içinde, 88 inci maddenin altıncı fıkrası hükmü uyarınca satış işlemi yapılır.

    SORU: YEDİEMİN EŞYALARIN SATIŞINI BORÇLU İSTEYEBİLİRMİ?
    CEVAP:
    Evet satış sizinde hakkınız….
    3.yargı paketi öncesi bir borçtan ötürü hakkında icra takibi yapılmış ve bu takibin kesinleşmesi ile İİK doğrultusunda kendilerine cebri icra suretiyle haciz ve muhafaza işlemi yapılmış olan gerçek ve tüzel kişilerin birçoğunun farkında olmadıkları bir hakka sahip olduklarını hatırlatmak isterim. Bu hak borçlarından dolayı malları haciz edilen gerek gerçek gerekse tüzel kişilerin haciz edilen ya da haciz ve muhafaza edilen menkul ve gayrimenkul mallarının satışını ilgili icra müdürlüklerine talepte bulunarak isteyebilecekleridir.Malesef bir çok kimse tarafından, alacaklının talebiyle haciz ve muhafaza işlemi yapılan dosyalarda söz konusu malların satışının ancak alacaklı talebiyle icra müdürlüklerince yapılabileceği zannedilmektedir.Bu anlayış, borçluların bu ve benzeri birçok durumda olduğu gibi haklarını kullanamamasından doğan mağduriyetlerine sebep olabilen bir yanılgıdan ibarettir. Zira 2004 sayılı İİK. ;MADDE 113 – VAKTİNDEN EVVEL SATIŞ Alacaklı talep etmeden borçlunun talebile de satış yapılabilir. İcra müdürü kıymeti süratle düşen veyahut muhafazası masraflı olan malların satılmasına her zaman karar verebilir.
    SORU: TEBLİĞ EDİLEN MAHKEME KARARINA İTİRAZ SÜRESİNE TATİL GÜNLERİ DAHİLMİ?
    CEVAP:
    İcra ve iflas hukukunda İİK. m. 19’a göre; resmi tatil günleri süreye dahildir. Yani, sürenin içinde kalan resmi tatil günleri de hesaba dahil edilir ve bu nedenle süre uzatılmaz.Ayrıca,öğledensonra tatil olan günler (Ramazan ve Kurban Bayramlarının arefe günleri) işgünüdür. Sürenin son günü böyle bir güne rastlarsa, süre o gün öğle saatinde sona erer.
    SORU: BORÇLUNUN TEK EVI VARSA HACZEDİLİRMİ?
    CEVAP:
    icra iflas kanununun 82. maddesi yeni bir düzenleme getirmiştir.Borçlunun haline münasip evi haczedilip satışa konu edilemez…haline münasip evden kasıt borçlunun eğer tek evi varsa ve bu evi kendi yaşam standartları ,kendi aile ölçütleri içerisinde mesken ihtiyacını karşılamaya yönelik bir evse haczedilemez…Borçlunun lüks bir evi varsa haciz işlemi yapılır ve satıştan sonra arta kalan para yeni bir ev alması için borçluya verilir

    SORU: İŞYERİNDE HACİZİ YENİ YASA İÇERSİNDEMİ?
    CEVAP:
    Ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya.
    -“Borçlunun ‘mesleki eşyası’nın haczedilemeyeceği, bu bentte ‘ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya’ olarak öngörülmüştür. Örneğin; bir doktorun tansiyon ölçme aleti, birkimya gerin mikroskobu, bir ma-rangozun keser ve testeresi, bir bakkalın terazisi, terzinin dikiş makinesi ve ma-kası, avukatın hukuk kitapları ve yazı makinesi, bilgisayarı, tenekecinin havyası vs. meslek için gerekli olan tulum, önlük vb. elbiseler de haczedilemez.
    Bu bentte yani İİK. 82/I-2’de haczedilemeyeceği öngörülen meslek için gerekli olan eşyalar, daha ziyade el becerisine dayalı âletler olup, sermaye değeri yüksek olan alet ve edevatı kapsamaz…Maddeye ‘son fıkra’ olarak eklenen, “İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabu-lüne veya reddine karar verir” şek lindeki yeni hükümle, haczedilmek istenen bir malın gerek “İİK’nun 82. maddesi kapsamında kalıp kalmadığını”ve gerekse“haczedilmezlik konusunda diğer hükümler içeren kanunlar uyarınca haczedilip haczedilmeyeceğini” icra memurunun değerlendirebileceği esası kabul edilmiştir.Avukatın değil,icra memuru her işlemin gerekceli kararını haciz tutanağında belirtmek zorundadır
    SORU: ACİZLİK VESİKASI NEDİR NASIL ALINIR?
    CEVAP:
    Borcunu ödeyemeyen borçlunun,alacaklının talebi üzerine icra dairesince verilen belgedir.
    Madde 143 – Alacaklı alacağının tamamını alamamış ve aciz vesikası düzenlenmesi için gerekli şartlar yerine gelmişse, icra dairesi kalan miktar için hemen bir aciz vesikası düzenleyip alacaklıya ve bir suretini de borçluya verir;bu belgeler hiçbir harç ve vergiye
    tabi değildir.. …aciz vesikası,birinci olarak, haczedilen mallar satılır ve alacaklı veya alacaklılara satış sonrası elde edilen bedel paylaştırılır ve bundan sonra alacağını tamamen alamamış olan alacaklıya kesin aciz vesikası düzenlenir (m.143/I). İkinci olarak haciz sırasında borçlunun haczi kabil hiçbir malı bulunmazsa, bu durumu tespit eden haciz tutanağı 143. Maddeye göre kesin aciz vesikası hükmündedir. Bu durumda alacaklıya ayrıca aciz vesikası düzenlenerek verilmez.
    KESİN ACİZ VESİKASININ HÜKÜMLERİ
    a) Elinde aciz vesikası bulunan alacaklı daha sonra borçluya takip yaptığında borçlu borca itiraz ederse, alacaklı aciz vesikasına dayanarak icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını talep edebilir. Çünkü 68. Maddeye göre belge niteliğinde olan bir belgedir. b) Alacaklı aciz vesikasını aldığı tarihten itibaren bir yıl içinde tekrar takip yapmak isterse borçluya yeniden ödeme emri göndertmesine gerek yoktur (m. 143/II). c) Alacaklı elindeki aciz vesikasına dayanarak iptal davası açabilir(m.143,277,b.1). Aciz vesikası iptal davasının özel dava koşuludur. Elinde aciz vesikası olmayan alacaklı iptal davası açamaz. Açarsa dava şartı eksikliğinden iptal davasının reddi gerekir. d) Alacaklıyı zarara sokmak kastıyla mevcudunu eksiltmek (m.331), gerçeğe aykırı beyanda bulunma (m.338) gibi icra ceza hukuku açısından sonuçlar doğurabilmesi için alacaklının elinde aciz vesikası bulunması gerekmektedir. e) Aciz vesikası alacaklıya bir başka alacaklının koydurduğu hacze iştirak imkanı verir. (m.100,1,b.1) f) Her ilde Adalet Bakanlığı tarafından görevlendirilen icra dairesinde aciz vesikası sicili tutulur. Aciz vesikası düzenleyen icra dairesi bir nüshasını da bu sicili tutan icra dairesine gönderir. Bu sicil alenidir. Tüm ilgililer bu sicillere bakarak bilgi edinebilirler

    SORU: KEFİLLİĞİN SÜRESİ VARMI NEZAMAN SONLARIN?
    CEVAP:
    Kanun gereğince
    Hangi sebeple olursa olsun, asıl borç sona erince, kefil de borcundan kurtulur. Borçlu ve kefil sıfatı aynı kişide birleşmiş olursa, alacaklı için kefaletten doğan özel yararlar saklı kalır. Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Kefalet, on yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile, uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir.Kefalet süresi, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefilin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla, azamî on yıllık yeni bir dönem için uzatılabilir
    SORU: İFLASA TABİ ŞAHISLAR HAKKINDAKİ TAKİP VE TİCARETİ TERK SUÇU NEDİR
    CEVAP:
    Madde 43 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/21 md.).İflas yolu ile takip, ancak Ticaret Kanunu gereğince tacir sayılan veya tacirler hakkındaki hükümlere tabi bulunanlar ile özel kanunlarına göre tacir olmadıkları halde iflasa tabi bulundukları bildirilen hakiki veya hükmi şahıslar hakkında yapılır. Şu kadar ki, alacaklı bu kimseler hakkında haciz yolu ile de takipte bulunabilir.Bu yollardan birini seçen alacaklı bir defaya mahsus olmak üzere o yolu bırakıp harç ödemeksizin diğerine yeni baştan müracaat edebilir.
    Madde 44 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/22 md.)Ticareti terk eden bir tacir 15 gün içinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirmeye ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunmaya mecburdur. Keyfiyet ticaret sicili memurluğunca ticaret sicili ilanlarının yayınlandığı gazete’de ve alacaklıların bulunduğu yerlerde de mutat ve münasip vasıtalarla ilan olunur. İlan masraflarını ödemiyen tacir beyanda bulunmamış sayılır.Bu ilan tarihinden itibaren bir sene içinde, ticareti terk eden tacir hakkında iflas yolu ile takip yapılabilir.Ticareti terk eden tacir, mal beyanının tevdii tarihinden itibaren iki ay müddetle haczi kabil malları üzerinde tasarruf edemez.Üçüncü şahısların zilyedlik ve tapu sicili hükümlerine dayanarak iyi niyetle elde ettiği haklar saklıdır. Ancak karı ve koca ile usul ve füru, neseben veya sıhren ikinci dereceye kadar (Bu derece dahil) hısımlar, evlat edinenle evlatlık arasındaki iktisaplarda iyi niyet iddiasında bulunulamaz.(Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./11. md.) Mal beyanını alan merci, keyfiyeti tapu veya gemi sicil daireleri ile Türk Patent Enstitüsüne bildirir. Bu bildiri üzerine sicile, temlik hakkının iki ay süre ile tahdit edilmiş bulunduğu şerhi verilir. Keyfiyet ayrıca Türkiye Bankalar Birliğine de bildirilir.Bozulmaya maruz veya muhafazası külfetli olan veya tayin edilen kanuni müddet içinde değerinin düşmesi kuvvetle muhtemel bulunan mallar hakkında, tacirin talebi üzerine, mahkemece icra memuru marifetiyle ve bu kanun hükümleri dairesinde bu malların satılmasına ve bedelinin 9 uncu maddede yazılı bir bankaya depo edilmesine karar verilebilir.

    SORU: DÖNERSERMAYE,İKRAMİYE,TAZMİNAT HACİZLERİ NASIL OLUR?
    CEVAP:
    “EK MADDE 9- Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa göre almakta olan personele, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvele dahil pozisyonlarda istihdam edilen sözleşmeli personele, subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, sözleşmeli subay ve astsubay adayları ile uzman jandarma ve uzman erbaşlara, mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarı dikkate alınmak suretiyle aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesini sağlamak amacıyla, en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil), ekli (I) sayılı Cetvelde yer alan kadro ve görev unvanlarına karşılık gelen oranların uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda ek ödeme yapılır.
    Ek ödemeye hak kazanılmasında ve bu ödemenin yapılmasında aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Bu maddeye göre yapılacak ek ödeme damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz ve ilgili mevzuatı uyarınca ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, döner sermaye ödemesi, ikramiye, ücret ve her ne ad altında olursa olsun yapılan benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmaz

    SORU: NAFAKA BORCU ÖDENMEDİĞİNDE CEZASI VARMIDIR?
    CEVAP:
    Bilindiği gibi nafaka borçlarında durum farklıdır.nafakaya ilişkin kararlara uymayanların cezası:kanun 2004 İİK.Madde 344 – (DEĞİŞİK MADDE RGT: 01.06.2005 RG NO: 25832 KANUN NO: 5358/15) (KOD 3) (KOD 2) (KOD 1) Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir.Borçlunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması halinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak, tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir

    SORU: NAFAKA BORÇLARDAN HACİZ NASILDIR?
    CEVAP:
    Nafaka borcu veya nafaka ödemesi olan bir kişiye başka bir borçtan dolayı maaş haczi gelir ise diğer alacaklı sırayamı girer yoksa hem nafaka hem borç için haciz uygulanırmı.Nafaka kesildikden sonra iştirak nafakası yoksa borçlunun eline geçen paranın ( nafaka kesildikden
    sonra ) 1/4 kesilir ve diğer borcun ödemesi yapılır.
    İştirak nafakası nedir: Velayet kendisine verilmeyen eşin , çocuğun eğitim ve bakım giderleri için gücü oranında ödediği nafakaya iştirak nafakası denir. İştirak nafakası boşanma kararının kesinleşme tarihiyle başlar, bitişi ise çocuğun reşit olma yaşıdır.Boşanma kararıyla iştirak nafakasına hükmedilmemişse bile, daha sonra iştirak nafakası için dava açılabilir.
    1-Tedbir Nafakası
    2-Yoksulluk Nafakası
    3-İştirak Nafakası
    4-Yardım Nafakası

    SORU: NAFAKANIN ANLAMI NEDİR İÇERİĞİ NASILDIR
    CEVAP:
    iştirak nafakası; Hakim , velayetlerini kendisine verilmediği ortak çocukların eğitim sağlık bakım ihtiyaçlarının giderilmesi amacıyla , velayet verilmeyen eşin iştirak nafakası ödemesine karar verir. İştirak nafakası yoksulluk nafakası gibi mahkeme kararının kesinleşmesi tarihinden itibaren başlar. Kural olarak çocuklar reşit olunca iştirak nafakası biter. Ancak çocukların eğitimleri devam ediyorsa eğitimleri bitene kadar nafaka devam eder. Kız çocuklarında ise evleninceye kadar iştirak nafakası devam eder.Yargılama devam ederken çocuklar için hükmedilen tedbir nafakası iştirak nafakası olarak; eş lehine hükmedilen tedbir nafakası ise yoksulluk nafakası da (şartları varsa) yoksulluk nafakası olarak devam eder.
    yoksulluk nafakası ; boşanma sonucunda yoksulluğa düşecek eş lehine hükmedilen nafaka türüdür.Eşin lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesi için eşin tam veya ağır kusurlu olmaması gerekir. Eşlerden ikisi de eşit kusurlu ise yoksulluk nafakasına karar verilmektedir.Her iki taraf da kusursuz ise boşanma sonucunda yoksulluğa düşecek eş lehine yoksulluk nafakasına hükmedilebilir.Tedbir nafakası ; boşanma davası içerisinde pek çok taleple birlikte istenebileceği gibi ayrı bir davada yani tedbir nafakası davasında da istenebilir. Boşanma davası açıldıktan sonra mahkeme sosyal ekonomik durum araştırmalarına göre ailenin geçimini sağlayan erkeğin hanımı ve ortak çocukları için tedbir nafakası ödemesine karar verir. Hakim tedbir nafakasına karar verirken kusur aramaz. Uygulamada tedbir nafakası talep edildikten sonra Mahkeme hızlı bir şekilde buna karar verir. Tedbir nafakası boşanma davası kararı kesinleşene kadar devam eder. Boşanma davasının kararı kesinleşince tedbir nafakası yoksulluk nafakasına dönüşür.Tedbir nafakası yargılamanın her aşamasında istenebilir. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.Yeniden evlenmeniz ya da evlenme olmaksızın biriyle evliymiş gibi yaşamanız halinde yoksuluk nafakası kesilecektir
    Tedbir nafakası ; boşanma davası içerisinde pek çok taleple birlikte istenebileceği gibi ayrı bir davada yani tedbir nafakası davasında da istenebilir. Boşanma davası açıldıktan sonra mahkeme sosyal ekonomik durum araştırmalarına göre ailenin geçimini sağlayan erkeğin hanımı ve ortak çocukları için tedbir nafakası ödemesine karar verir. Hakim tedbir nafakasına karar verirken kusur aramaz. Uygulamada tedbir nafakası talep edildikten sonra Mahkeme hızlı bir şekilde buna karar verir. Tedbir nafakası boşanma davası kararı kesinleşene kadar devam eder. Boşanma davasının kararı kesinleşince tedbir nafakası yoksulluk nafakasına dönüşür.Tedbir nafakası yargılamanın her aşamasında istenebilir

    SORU: MİRAS NASIL PAYLAŞILIR HANGI DAVALAR VARDIR?
    CEVAP:
    Mirasın paylaşımı için, TAKSİM ve İZALEİ ŞUYUU davası açılır. Bu dava terekenin tümü için açılabileceği terekeye dahil belli bir taşınmaz mal hakkında da açılabilir.‎
    Mirasçılar için veraset belgesi çıkartın.aralarında paylaşım yapılamıyorsa “ortaklığın giderilmesi davası” açmanız daha mantıklı olacaktır.dava sonunda ya eşit olarak tereke taksim edilecek (ki uygulamada biraz zor); ya da tereke malları satışa çıkarılarak elde edilecek miktarın payları oranında dağıtılması şeklinde sonuçlanacaktır.
    Örneğin,Annenin payı 1/4′dür. Kalan 3/4 hisse ise 6 kardeş arasında eşit olarak bölünür. Buna göre kardeşlerden her birisinin payı 1/8 olur. Mirasın nasıl paylaştırılacağını mirasçılar aralarında serbestçe kararlaştırabilir. Paylaşmada mirasçılar arasında bir mutabakat sağlanamaz ise, hakim, malları bölerek, bu mümkün olmazsa satarak paylaştırabilir. Paylaşma neticesinde gayrimenkulleri annenize verirseniz, anneniz, bunlar üzerinde (satım ve vasiyet dahil) dilediği gibi tasarrufta bulunabilir.
    Sadece bir mirasçı dahi mirasın paylaşımını isteyebilir. Öncelikle sizin en yakın (oturduğunuz yer) sulh hukuk mahkemesinden veraset ilamı çıkartmanız gerekmektedir. Bu veraset ilamında, arkadasınız ıle birlikte diğer mirasçılar ve miras haklarınız mahkeme kanalıyla belirlenecektir.
    medeni kanun madde 642 uyarınca mirasın paylaştırılmasını her zaman talep etme hakkınız mevcuttur ve bu hak zaman aşınıma uğramaz.
    yine aynı madde uyarınca mirasçıladan herhangi birinin bu istemi yapması yeterlidir.
    Olay tam tersı oldugunda ıse örneğin: Şahıs ölmüş olup, öldüğü tarihte altsoyu bulunmadığına , miras yukarı doğru çıkacaktır. Yani, mirasta 1/2 oranında baba, 1/2 oranında ise anne mirasçı olacaktır. Baba sağ olup, 1/2 miraçı olacak; anne ölü olup, ona çıkan 1/2 miras, aşağı çocuklara inecek ve annenin 1/2′i ölen şahsın hayatta olan kardeşlerine dağıtılacaktır. İleride babanın da ölmesi hâlinde, alt soyu olmayan evlat mirasçı olamayacak, babanın tüm mirası, terekesi ( 1/2 ve diğer malları) ölümü anındaki sağ olan çocuklarına ( ölü şahsın kardeşlerine) intikal edecektir

    SORU MAL REJİMİNE GÖRE PAYLAŞIM NASILDIR?
    CEVAP:
    Yasal mal rejimine göre sözkonusu ev edinilmiş mal kapsamında değerlendirilecektir. Eşinizin edinilmiş mal üzerinde alacak hakkı vardır. Mal rejimi ile ilgili davalarda doğrudan mal paylaştırılmaz. Eşiniz, payını dava açarak ve para olarak talep edebilir.

    SORU: BOŞANMADA ÇOCUĞUN VELAYETİ KİME VERİLİR? VE BOŞANMAYI ETKİLEYEN DURUMLAR NELERDİR?
    CEVAP:
    Asıl olan öncelikle çocuğun velayetinin anneye verilmesidir. Bunun nedeni, çocuğun annenin bakımına, anne şefkatine daha fazla muhtaç olmasıdır. Özelikle küçük çocuklarda velayetin anneye verilmesi ana kuraldır. Tabii ki istisnaları vardır ve babaya da verilebilir. Ama annenin çocuğun gelişimini etkileyecek derecede kötü bir hayat sürmesi, düzelmeyecek bir hastalığının olması vb. hallerde velayet babaya da verilebilir.Mahkeme, boşanma halinde çocuğun velayetini verdiği tarafın zamanla çocuğun zararına olabilecek ahlaksız bir yaşam içinde olması, kumar, alkol veya uyuşturucu madde alışkanlığı edinmesi, çocuğun bedeni, fikri, ahlaki gelişmesine engel olacağı, eğitimini ve geleceğini olumsuz yönde etkileyeceğinin anlaşılması halinde, diğer tarafın belirtilen hususları kanıtlaması ile yeniden velayet davası açma ve çocuğun velayetini alma hakkını kazanır. Kanun, bu durum kamu düzeninden olduğu için, hakime geniş bir takdir yetkisi tanır. Önemli olan çocuğun menfaatleridir. Anne babanın anne babalık duygularını tatmininden ziyade, çocuk için en doğru olacak kararı, mahkeme, oluşacak şartlara göre değerlendirir.Genelde velayet anneye verilse de, hakim, çocuğun babaya verilmesi halinde daha iyi bir eğitim alacağı, daha iyi bir… sosyal hayata kavuşacağı kanaatine varırsa velayeti babaya verebilir.Velayet hakkı çocuğun doğumuyla başladığı gibi 18 yaşına gelmesiyle son bulur. Çünkü velayet, çocuğun ergin olmadan önceki dönemine ait hak ve yükümlülüklerinin ebeveynleri tarafından kullanılması hususunu içeren bir kavramdır. 18 yaşına gelen kişi artık ergin olduğundan, velayetten bahsedilmeyecektir.Velayet sahibi kişinin ölümü halinde, velayet otomatikman diğer tarafa geçmez. Diğer tarafın aile mahkemesine dava açarak velayetin kendisine verilmesini talep etmesi gerekir.Velayet hakkını kullanan kişinin kısıtlanması, tutuklanması, cezaevine girmesi hallerinde yine velayet otomatikman karşı tarafa geçmez.
    Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin bu aldatmayı öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her halde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden eşin de dava hakkı yoktur.Sadece terk nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için, terk tarihinden itibaren dört ay geçtikten sonra mahkemeye başvurarak eşinize ortak konuta dönmesi yönünde ihtar yapılması ve bu ihtara rağmen eşinizin eve dönmemesi gerekir. Bu durumda ihtardan iki ay geçtikten sonra terk nedenine dayalı boşanma davası açabilirsiniz.Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hale gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir. Boşanma davasında, evi kendiliğinizden terk etmediğinizi, eşinizin sizi gönderdiğini kanıtlamalısınız. Ayrıca şiddet, bıraktığı bedensel ve psikolojik izlerle sonradan bile tıbben tespit edilebilir; rapor için bir sağlık kuruluşuna başvurabilirsiniz.

    SORU: ÖDEME EMRİ NEDİR,SÜRESİ VARMIDIR?
    CEVAP:
    İcra dairesi tarafından adresinize gönderilen bu tebliğkat size borcunuzu bildirmekde ve ödeme yapmanız için yada itiraz etmeniz için size 7 gün süre tanımaktadır.Tarafınıza icra dairesinden gönderilen ödeme emri (tebliğkat) elinize ulaşmaz ise muhtatlıga bırakılması yeterli olmaktadır.Verilen süre dolduktan sonra borcunuz kesınlık kazanır ve haciz başlar.Bazı vekiller en kısa sürede hacze gelir bazı vekiller aylar sonra gelir.

    SORU: MAL BEYANI BULUNMAZ İSEK CEZASI VARMI?
    CEVAP:
    Bilindiği mal beyanı verme zorunluluğu kalktı fakat, mal beyanı beyanı bulunma cezası halen mevcut. (mal beyanında bulununcaya kadar hapsen tazyik ).Eğer alacaklı vekili icra ceza davası olarak dava açar ise hakkınızda ceza çıkartır.Polis veya Jandarma sizi aramak için kayıtlı adresınıze gelır.Eğer adresde osırada yoksanız bir pusula bırakarak gider.Bu pusula ile karakola giderek hakkınızda çıkan cezayı,mal beyanında bulunarak kaldırabılırsınız.Eğer umursamaz ve gitmez iseniz cezai işlem başlar.

    SORU: MAAŞ HESABIMA BLOKE KONMUŞ, NASIL BİR YOL İZLEMELİYİM?
    CEVAP:
    Maaş hesabına konulan bloke ; maaşının tamamını bloke etmesi hernekadar hapis hakkı açısında mümkün isede hesabın maaş hesabı olması sebebiyle ancak ¼ nü kesebilir. tamamını bloke edemez.Çünkü hesaba gelen para maaştan gelen paradır. Dava açarak bloke kaldırılabilir. Banka, 89/1 Haciz İhbarnamesi Olmadan alacağına karşılık hesaptaki tutara bloke de KOYAMAZ, alacağı ile borcunu takas da EDEMEZ .oncelikle bankaya sikayet dilekcesi blokenin acilmasi icin muracat etmelesiniz yada hemen icra hakimligine .
    Maaşınızın 1/4′ünün kaynakta kesinti şeklinde haczedildiğini takip dosyasından anlaşılabilir-Bankadaki

    SORU: EMEKLİ AYLIĞI HACZEDİLİRMİ?
    CEVAP:
    5510 sayılı kanunun 93. maddesinde 5754 sayılı kanunla yapılan değişiklik Madde93.”Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez.” hükmü getirilmiştir.Borçlunun emekli maaşına ilişkin muvafakatinin alınabilmesi için takibin kesinleşmesi şarttır. takibin kesinleşmesinden önce verilen muvafakatler geçerli olmamakta ancak ; kesinleşmeden sonraki muvafakatler geçerli olmaktadır.Yani yasal işlemler başladığında icra müdürlüğünce vermiş olduğunuz muvafakat geçerlidir.

    SORU: BORCUMDAN DOLAYI HAPİS YATARMIYIM?
    CEVAP:
    Borcundan dolayı kimse hapis cezası ile yargılanamaz.Yalnız borcun ödenmesi için alacaklı vekili ile icra müdürlüğünde verilen taahhütün ihlali sonucunda ceza vardır.(Bazen taaühhüter haciz sırasında evlerdede alınmaktadır.) Taahhüt İhlal Cezası – İİK M. 340.
    alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir. bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez

    SORU: TAAHHÜT CEZALARI VARKLIK ŞİRKETLERİNE DEVİR OLUNURMU?
    CEVAP:
    Bankacalık yasası 143/6 Varlık yönetim şirketi tarafından, bu borçların,taahhütlerin yüklenilmesi veya alacakların,varlıkların devralınması halinde, bu borç, taahhüt,…alacak ve varlıklarla ilgili olarak, takibi şikayete bağlı suçlar dahil olmak üzere açılmış veya açılacak her türlü ceza davalarında, alacağın devralındığı veya borcun, taahhüdün yüklenildiği tarihten
    itibaren, suçtan zarar gören olarak, varlık yönetim şirketi kendiliğinden müdahil sıfatını kazanır.Bu Kanunun yayımı tarihinden önce kurulmuş olan varlık yönetim şirketleri bu Kanun hükümlerine tabi olarak faaliyetlerini yürütürler. bu hak yasa ile yalnızca varlık yönetim şirketlerine verilmiş. Bunların dışında ceza hukukunun genel ilkeleri uyarınca şikayet hakkı devir ve temlik edilemez

    SORU: VERİLEN TAAHHÜT GEÇERLİLİĞİ NASILDIR?
    CEVAP:
    1.Borç ferilerinin icra haciz tutanağına tek tek yazılması gerekmektedir.
    2.Ödeme tarih ve miktarları açık ve anlaşılır olmalı
    3.Alacaklının veya vekilinin onaylaması ve imzası gerekli
    4.Eğer taahhüt avukat katibi tarafından alınmıssa “ taahhüt muhturası” ilk ödeme tarihinden önce tebli olmalı.
    5.Alacaklıya veya avukata yapılan ödemelerin belgesi icra dosyasına tahsilat bildirimi yapılmalı
    6.İcra dosyasındaki asıl alacak asgeri ücretin üstünde olmalı
    7.Borçlu taahhütü kabul ettiğini elle yamalı ve kabul edyorum diye imzalamalı
    8.Hesaplamalarda,taksitler belirtilirken aradaki faiz hesaplamaları düzgün yapılmalı
    9.Taahhüt tutanağı icra dosyasında ıslak imzalı olmalı
    10.Taksidin ödenmediği günden 90 gün içinde taahhüt cezası açılmış olmalı.
    Taahhütün geçerliliği için bunların net bir şekilde belirtilmesi gerekmektedir.
    SORU:TAAHHÜT CEZASI NASIL SONUÇLANIR?
    CEVAP:
    Bir yada birden fazla icra dosyanız mevcut ve her dosya için ödeme Taahhütünde bulundunuz ise,hangi dosya için verdiğiniz taahhüt üzerindeki taksidi ödemediniz ise işlem o dosya üzerinde başlar.Yani 1.2. taksidi ödediniz 3. taksidi ödeyemediğiniz zaman alacaklı vekili hakkınızda dava açar ve makemeye çıkarsınız.borçlunun hapsen tazyik ile cezalandırılmasından sonra bu cezanın infazı sırasında söz konusu taksiti ödemesi halinde tahliye edilir.Yargıtay 11. C.D. 2010/9318 E. 2011/3860 K. 27.06.2011 Tarih
    Dosya kapsamına göre, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 5358 sayılı Yasa ile değişik 340.maddesi hükmünü içermektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.09.2009 gün ve 188-205 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, ilk taksitin ödenmemesi üzerine, borçlunun hapsen tazyik ile cezalandırılmasından sonra bu cezanın infazı sırasında söz konusu taksiti ödemesi halinde tahliye edilecek, ancak sonraki taksiti ödememesi durumunda eylemi yeniden yaptırımı gerektirecektir. ilk taksitin ödenmemesi nedeniyle maddede öngörülen cezanın tamamının infazı halinde, yaptırım uygulama olanağı kalmadığından, diğer taksitlerin ödenmemesi ayrıca bir taahhüdü ihlal kabahatini oluşturmayacaktır.
    İcra Ceza Mahkemeleri birden fazla mahkumiyet kararı vermiyor. Tek taksitten mahkumiyet kararı verip , diğerlerinden beraat kararı verebiliyor.Yada, taksit ödendikten sonra kararı veren mahkeme cezayı kaldırır. Ancak; kalan taksitlerin ödenmemesi halinde infaza devam edileceği ihtarıyla…diyede karar verebilir,

    SORU: EV EŞYALARI MUHAFAZA ALTINA ALINABILIRMI?
    CEVAP:
    Hayır, 6352 sayılı yasa doğrultusunda yalnız ”Aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri,” ve “Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası” haczedilebilir.
    MADDE 16- 2004 sayılı Kanunun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (2), (3) ve (12) numaralı bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, fıkraya aşağıdaki (13) numaralı bent ile maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
    “2. Ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya,
    3. Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya; aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri,”
    “12. Borçlunun haline münasip evi,”
    “13. Öğrenci bursları.”
    Eski yada yeni dosya fark etmeksizin yapalıcak haciz işlemi yeni yasa doğrultusunda olacakdır.

    SORU: GEÇİCİ 10. MADDENİN ANLAMI NEDİR?
    CEVAP:
    Geçici 10. maddenin eski yada yeni dosyalarla alakası olmadığı gibi size sizin dosyanız eski eskiyasa uygulanır diyenler olursa Adalaet bakanligının konuyla ilgili göndermiş olduğu kara mevcutdur.
    “İcra takip işlemleri; ödeme emri ve icra emri tebliği, itirazın kaldırılması, bütün haciz işlemleri, bütün paraya çevirme işlemleri, borçluya süre verilmesi ve depo kararı gibi işlemlerdir.Buna karşılık, alacaklının takip talebinde, haciz talebinde veya satış talebinde bulunması ve icra dairesinin bu talepleri alması, ödeme emrine itiraz, istihkak iddiası, paraların paylaştırılması gibi işlemler icra takip işlemleri değildir. Yasanın amacı göz önünde bulundurulduğunda, kanun koyucunun maddedeki “takip işlemleri” ibaresiyle, icra takibini değil, icra takip işlemlerini kastettiiği değerlendirilmektedir.Bu bağlamda, 2004 sayılı Kanuna eklenen geçici 10 uncu maddenin uygulanmasıyla ilgili olarak, icra takip işleminin, ilgili maddenin yürürlük tarihinden önce başlaması halinde, icra takibinin başladığı tarih dikkate alınmaksızın, bu takip işlemi hakkında değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edilmesi, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra başlatılan icra takip işlemlerinde ise icra takibinin kanundan önce başlatılmış olup olmamasına bakılmaksızın yürürlükte olan yeni hükümlerin uygulanması”

    SORU: İCRA MEMURU HACİZ SIRASINDA KEYFI DAVRANIRMI? MENFAAT SAĞLAMAMIŞSA CEZASI VARMIDIR?
    CEVAP:
    “MADDE 257 – (1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir (Değişik ibare: 6086 – 8.12.2010 / m.1) “menfaat” sağlayan kamu görevlisi, (Değişik ibare: 6086 – 8.12.2010 / m.1) “altı aydan iki yıla kadar” hapis cezası ile cezalandırılır.
    MADDE 86 – 5237 sayılı Kanunun 250 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    “(1) Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu görevlisi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kamu görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında, kişinin haklı bir işinin gereği gibi, hiç veya en azından vaktinde görülmeyeceği endişesiyle, kendisini mecbur hissederek, kamu görevlisine veya yönlendireceği kişiye menfaat temin etmişolması halinde, icbarın varlığı kabul edilir

    SORU: HACİZ TUTANAĞINA GEREKCE YAZILMALIMI?TUTANAĞI İMZALAMA ZORUNLULUĞU VARMIDIR?
    CEVAP:
    İcra memuru keyfı davranamaz hazırlanan tutanak mutlaka gerekceli olmak zorundadır.Yazılan gerekce kanun ıle örtüşmez ise haciz itarıza hızlı sonuç verir.Haciz tutanağını imzalam zorunluluğu bulunmamaktadır.

    SORU: EVDE YOKKEN KAPIYA BIRAKILAN PUSALA NEDİR?
    CEVAP:
    Borçlunun adresine gidilerek kimse o anda evde değilse,kapıya hangi icradan gelindiği,alacaklı bilgisininde belirtildiği pusula bırakılır.Üzerinde “ Bizimle 3 gün içinde irtibata geçiniz,tekrar gelindiğinde avde yoksanız polis eşliğinde çilingir ile kapınızı açıp haciz yapılacakdır” yazar.Daha sonra nezaman gelecekleri kesin değildir.Bazen 1 ay bazen 9 ay sonra.

    SORU: ÜÇÜNCÜ ŞAHSA AİT EŞYALAR MUHAFAZA ALTINA ALINIRMI?
    CEVAP:
    Hayır, MADDE 99- Haczedilen şey, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, bu kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine icra mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verir. Bu süre içinde icra mahkemesine istihkak davası açılmaz ise üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır. Alacaklı tarafından süresinde açılan dava sonuçlanıncaya kadar, haczedilen malın satışı yapılamaz. Haczin, üçüncü kişinin yokluğunda yapılması ve üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulması halinde de bu fıkra hükmü uygulanır.”

    SORU: 6352 SAYILI YASA ÖNCESİ YAPILAN YEDİEMİNLİĞİN ANLAMI NEDİR?
    CEVAP:
    Yasa öncesi eşyalarınızı yediemin olarak kabul etmişseniz.Alacaklı bu eşyalar üzerinde hak sahibi olduğundan eşyaların satışını isteyebilir yada muhafaza altına alabilir.
    Örneğin,02.07.2012 tarihinden önce hacze gelinip ev eşyaları hacizedilip borçluya yedieminbırakılmıssa,.Alacaklı vekili isterse muhafaza yapma hakkına sahipdir. 02.07.2012 tarihinden önce hacze gidilmiş ancak hiç bir ev eşyası haczi yapılmamış yada hiç hacze gidilmemişse, 6352 Sayılı kanunun kabulunden sonra Dosyanız önceki tarıh bile olsa yapılacak işlem yeni olduğundan 6352 sayılı kanun geçerlidir.Kısaca izah edeyim 02.07.2012 tarihinden önce haciz olup yediemin deposuna kaldırılan malların yediminlik ve satış süresi muafaza altına alın tarihden itibari ile 1.yıldır 02.07.2012 önce haczi olmuş borçluya yediemin bırakılmış ama muafaza alınmamış sa yediemin tarihinden itibaren 6.ay içinden gelinip muafaza altına alınır şimdi bunların haricinde zaman aşımı 6.aydır.

    SORU: YEDİEMİN DEPOLARINDAKİ EŞYALAR ZARAR GÖRMÜŞ,KAYBOLMUŞ İSE NASIL YOL İZLENİR?
    CEVAP:
    Yedieminliği Suistimal,Muhafaza görevini kötüye kullanma
    Madde 289.
    (1) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Kişinin bu malın sahibi olması hâlinde, verilecek ceza yarı oranında indirilir.
    (2) Birinci fıkrada tanımlanan suçun konusunu oluşturan eşyayı kovuşturma başlamadan önce geri veren veya bunun mümkün olmaması hâlinde bedelini ödeyen kişi hakkında verilecek cezaların beşte dördü indirilir.
    (3) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan malın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle kaybolmasına veya bozulmasına neden olan kişi, adlî para cezası ile cezalandırılır.
    (4) Bir suça ilişkin soruşturma veya kovuşturma kapsamında elkonulan eşyayı amacı dışında kullanan kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
    TCK 289/1′de “kendisine muhafaza edilmek üzere teslim edilen mahcuz üzerinde teslim amacı dışında bulunmak” suç olarak adledilmiştir. Daha önce yedieminliği suistimal için İİK 336/a maddesi uygulanmakta olup 31.05.2005 tarihinde yürürlükten kaldırılmıştır. İİK 336/a maddesinde de bazı şartlar vardı. Yediemine muhtıra çıkarılması ve 7 gün içinde mahcuzu/ları teslim etmesi , ayrıca teslim masrafları için gerekli avansın yediemine ödenmesi gerekmekteydi. TCK 289/1′de bu söz konusu olmamakla birlikte “teslim amacı dışında tasarrufta bulunmak” suç unsuru teşkil etmekte. Buna göre mahcuz mal yerinde bulunamaz ise suç unsuru oluşmuştur. Bu durumda savcılığa suç duyurusunda bulunulur. Savcılık soruşturma sonucu Sulh Ceza Mahkemesinde kamu davası açar

    SORU: 6352 SAYILI YASA İÇERSİNDE YEDİEMİNDE BULUNAN EŞYALARI ALABİLİRMİYİZ?
    CEVAP:
    GEÇİCİ MADDE 11- Adalet Bakanlığı, 88 inci maddenin beşinci fıkrası gereğince hukuki ve teknik her türlü altyapıyı anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde tamamlar. Lisanslı yediemin depoları faaliyete geçinceye kadar o yerdeki mevcut depo ve garajlarda muhafaza işlemlerine, mevcut yönetmelik ve ücret tarifeleri çerçevesinde devam olunur.Mevcut depo ve garajlarda muhafaza edilen ancak hukuken muhafazasına gerek kalmayan malların, anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde teslim alınması için icra müdürü tarafından ilgilisine resen bildirim yapılır.İlgilisine tebligat yapılamazsa veya verilen süre içinde mal geri alınmazsa, üç ay içinde, 88 inci maddenin altıncı fıkrası hükmü uyarınca satış işlemi yapılır.

    SORU: YEDİEMİN EŞYALARIN SATIŞINI BORÇLU İSTEYEBİLİRMİ?
    CEVAP:
    Evet satış sizinde hakkınız….
    3.yargı paketi öncesi bir borçtan ötürü hakkında icra takibi yapılmış ve bu takibin kesinleşmesi ile İİK doğrultusunda kendilerine cebri icra suretiyle haciz ve muhafaza işlemi yapılmış olan gerçek ve tüzel kişilerin birçoğunun farkında olmadıkları bir hakka sahip olduklarını hatırlatmak isterim. Bu hak borçlarından dolayı malları haciz edilen gerek gerçek gerekse tüzel kişilerin haciz edilen ya da haciz ve muhafaza edilen menkul ve gayrimenkul mallarının satışını ilgili icra müdürlüklerine talepte bulunarak isteyebilecekleridir.Malesef bir çok kimse tarafından, alacaklının talebiyle haciz ve muhafaza işlemi yapılan dosyalarda söz konusu malların satışının ancak alacaklı talebiyle icra müdürlüklerince yapılabileceği zannedilmektedir.Bu anlayış, borçluların bu ve benzeri birçok durumda olduğu gibi haklarını kullanamamasından doğan mağduriyetlerine sebep olabilen bir yanılgıdan ibarettir. Zira 2004 sayılı İİK. ;MADDE 113 – VAKTİNDEN EVVEL SATIŞ Alacaklı talep etmeden borçlunun talebile de satış yapılabilir. İcra müdürü kıymeti süratle düşen veyahut muhafazası masraflı olan malların satılmasına her zaman karar verebilir.
    SORU: TEBLİĞ EDİLEN MAHKEME KARARINA İTİRAZ SÜRESİNE TATİL GÜNLERİ DAHİLMİ?
    CEVAP:
    İcra ve iflas hukukunda İİK. m. 19’a göre; resmi tatil günleri süreye dahildir. Yani, sürenin içinde kalan resmi tatil günleri de hesaba dahil edilir ve bu nedenle süre uzatılmaz.Ayrıca,öğledensonra tatil olan günler (Ramazan ve Kurban Bayramlarının arefe günleri) işgünüdür. Sürenin son günü böyle bir güne rastlarsa, süre o gün öğle saatinde sona erer.
    SORU: BORÇLUNUN TEK EVI VARSA HACZEDİLİRMİ?
    CEVAP:
    icra iflas kanununun 82. maddesi yeni bir düzenleme getirmiştir.Borçlunun haline münasip evi haczedilip satışa konu edilemez…haline münasip evden kasıt borçlunun eğer tek evi varsa ve bu evi kendi yaşam standartları ,kendi aile ölçütleri içerisinde mesken ihtiyacını karşılamaya yönelik bir evse haczedilemez…Borçlunun lüks bir evi varsa haciz işlemi yapılır ve satıştan sonra arta kalan para yeni bir ev alması için borçluya verilir

    SORU: İŞYERİNDE HACİZİ YENİ YASA İÇERSİNDEMİ?
    CEVAP:
    Ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya.
    -“Borçlunun ‘mesleki eşyası’nın haczedilemeyeceği, bu bentte ‘ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya’ olarak öngörülmüştür. Örneğin; bir doktorun tansiyon ölçme aleti, birkimya gerin mikroskobu, bir ma-rangozun keser ve testeresi, bir bakkalın terazisi, terzinin dikiş makinesi ve ma-kası, avukatın hukuk kitapları ve yazı makinesi, bilgisayarı, tenekecinin havyası vs. meslek için gerekli olan tulum, önlük vb. elbiseler de haczedilemez.
    Bu bentte yani İİK. 82/I-2’de haczedilemeyeceği öngörülen meslek için gerekli olan eşyalar, daha ziyade el becerisine dayalı âletler olup, sermaye değeri yüksek olan alet ve edevatı kapsamaz…Maddeye ‘son fıkra’ olarak eklenen, “İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabu-lüne veya reddine karar verir” şek lindeki yeni hükümle, haczedilmek istenen bir malın gerek “İİK’nun 82. maddesi kapsamında kalıp kalmadığını”ve gerekse“haczedilmezlik konusunda diğer hükümler içeren kanunlar uyarınca haczedilip haczedilmeyeceğini” icra memurunun değerlendirebileceği esası kabul edilmiştir.Avukatın değil,icra memuru her işlemin gerekceli kararını haciz tutanağında belirtmek zorundadır
    SORU: ACİZLİK VESİKASI NEDİR NASIL ALINIR?
    CEVAP:
    Borcunu ödeyemeyen borçlunun,alacaklının talebi üzerine icra dairesince verilen belgedir.
    Madde 143 – Alacaklı alacağının tamamını alamamış ve aciz vesikası düzenlenmesi için gerekli şartlar yerine gelmişse, icra dairesi kalan miktar için hemen bir aciz vesikası düzenleyip alacaklıya ve bir suretini de borçluya verir;bu belgeler hiçbir harç ve vergiye
    tabi değildir.. …aciz vesikası,birinci olarak, haczedilen mallar satılır ve alacaklı veya alacaklılara satış sonrası elde edilen bedel paylaştırılır ve bundan sonra alacağını tamamen alamamış olan alacaklıya kesin aciz vesikası düzenlenir (m.143/I). İkinci olarak haciz sırasında borçlunun haczi kabil hiçbir malı bulunmazsa, bu durumu tespit eden haciz tutanağı 143. Maddeye göre kesin aciz vesikası hükmündedir. Bu durumda alacaklıya ayrıca aciz vesikası düzenlenerek verilmez.
    KESİN ACİZ VESİKASININ HÜKÜMLERİ
    a) Elinde aciz vesikası bulunan alacaklı daha sonra borçluya takip yaptığında borçlu borca itiraz ederse, alacaklı aciz vesikasına dayanarak icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını talep edebilir. Çünkü 68. Maddeye göre belge niteliğinde olan bir belgedir. b) Alacaklı aciz vesikasını aldığı tarihten itibaren bir yıl içinde tekrar takip yapmak isterse borçluya yeniden ödeme emri göndertmesine gerek yoktur (m. 143/II). c) Alacaklı elindeki aciz vesikasına dayanarak iptal davası açabilir(m.143,277,b.1). Aciz vesikası iptal davasının özel dava koşuludur. Elinde aciz vesikası olmayan alacaklı iptal davası açamaz. Açarsa dava şartı eksikliğinden iptal davasının reddi gerekir. d) Alacaklıyı zarara sokmak kastıyla mevcudunu eksiltmek (m.331), gerçeğe aykırı beyanda bulunma (m.338) gibi icra ceza hukuku açısından sonuçlar doğurabilmesi için alacaklının elinde aciz vesikası bulunması gerekmektedir. e) Aciz vesikası alacaklıya bir başka alacaklının koydurduğu hacze iştirak imkanı verir. (m.100,1,b.1) f) Her ilde Adalet Bakanlığı tarafından görevlendirilen icra dairesinde aciz vesikası sicili tutulur. Aciz vesikası düzenleyen icra dairesi bir nüshasını da bu sicili tutan icra dairesine gönderir. Bu sicil alenidir. Tüm ilgililer bu sicillere bakarak bilgi edinebilirler

    SORU: KEFİLLİĞİN SÜRESİ VARMI NEZAMAN SONLARIN?
    CEVAP:
    Kanun gereğince
    Hangi sebeple olursa olsun, asıl borç sona erince, kefil de borcundan kurtulur. Borçlu ve kefil sıfatı aynı kişide birleşmiş olursa, alacaklı için kefaletten doğan özel yararlar saklı kalır. Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Kefalet, on yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile, uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir.Kefalet süresi, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefilin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla, azamî on yıllık yeni bir dönem için uzatılabilir
    SORU: İFLASA TABİ ŞAHISLAR HAKKINDAKİ TAKİP VE TİCARETİ TERK SUÇU NEDİR
    CEVAP:
    Madde 43 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/21 md.).İflas yolu ile takip, ancak Ticaret Kanunu gereğince tacir sayılan veya tacirler hakkındaki hükümlere tabi bulunanlar ile özel kanunlarına göre tacir olmadıkları halde iflasa tabi bulundukları bildirilen hakiki veya hükmi şahıslar hakkında yapılır. Şu kadar ki, alacaklı bu kimseler hakkında haciz yolu ile de takipte bulunabilir.Bu yollardan birini seçen alacaklı bir defaya mahsus olmak üzere o yolu bırakıp harç ödemeksizin diğerine yeni baştan müracaat edebilir.
    Madde 44 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/22 md.)Ticareti terk eden bir tacir 15 gün içinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirmeye ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunmaya mecburdur. Keyfiyet ticaret sicili memurluğunca ticaret sicili ilanlarının yayınlandığı gazete’de ve alacaklıların bulunduğu yerlerde de mutat ve münasip vasıtalarla ilan olunur. İlan masraflarını ödemiyen tacir beyanda bulunmamış sayılır.Bu ilan tarihinden itibaren bir sene içinde, ticareti terk eden tacir hakkında iflas yolu ile takip yapılabilir.Ticareti terk eden tacir, mal beyanının tevdii tarihinden itibaren iki ay müddetle haczi kabil malları üzerinde tasarruf edemez.Üçüncü şahısların zilyedlik ve tapu sicili hükümlerine dayanarak iyi niyetle elde ettiği haklar saklıdır. Ancak karı ve koca ile usul ve füru, neseben veya sıhren ikinci dereceye kadar (Bu derece dahil) hısımlar, evlat edinenle evlatlık arasındaki iktisaplarda iyi niyet iddiasında bulunulamaz.(Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./11. md.) Mal beyanını alan merci, keyfiyeti tapu veya gemi sicil daireleri ile Türk Patent Enstitüsüne bildirir. Bu bildiri üzerine sicile, temlik hakkının iki ay süre ile tahdit edilmiş bulunduğu şerhi verilir. Keyfiyet ayrıca Türkiye Bankalar Birliğine de bildirilir.Bozulmaya maruz veya muhafazası külfetli olan veya tayin edilen kanuni müddet içinde değerinin düşmesi kuvvetle muhtemel bulunan mallar hakkında, tacirin talebi üzerine, mahkemece icra memuru marifetiyle ve bu kanun hükümleri dairesinde bu malların satılmasına ve bedelinin 9 uncu maddede yazılı bir bankaya depo edilmesine karar verilebilir.

  4. Umut Ufuk diyor ki:

    Haciz, borçlunun borcunu ödeyememesi üzerine alacaklının talebiyle borçlunun borca yetecek mal ve hakkına Devlet aracılığıyla el konulmasıdır.
    Kural olarak tüm malvarlığı ile sorumlu olan borçlunun kendi nezdindeki bütün taşınır, taşınmaz mal ve haklarına haciz konulabilir. Hacizde amaç, haczedilen malların satılarak alacaklının alacağına kavuşmasını sağlamak olduğuna göre, başkasına devri caiz olmayan, bedeli satış masraflarını karşılamayacak veya maddî bir değeri olmayan mal ve hakların haczi caiz değildir.

  5. M.Celal TOPARLAKLI diyor ki:

    Çevrenizda rüşvetin dödüğünü tahmin ettiğiniz icra dairelerini mutlaka Adalet Bakanlığına şikayet edin.Ben bugüne kadar 4 şikayetiminde takipte olduğunu ve gerekenlerin yapıldığını öğrendim.Sevgilerimle.

    İcra dairelerinde ‘rüşvet avı’

    İstanbul Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu, rüşvet iddiaları üzerine harekete geçti. Bu kapsamda 6 ay içinde icra dairelerinde görev yapan personelin yüzde 60’ının yeri değiştirildi. Yeni atamalarla büyük bir iyileşme sağlandığını ifade eden Avukat Yusuf A., “Böylelikle rüşvet büyük oranda azaldı.” dedi.

    Yargının yumuşak karnı olarak nitelenen icra daireleriyle ilgili rüşvet iddialarını ortadan kaldırmak için harekete geçildi. İstanbul Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu, icra daireleri hakkında gelen şikâyetleri sıkı takibe aldı. Bu şikâyetler üzerine son 6 ayda İstanbul Adliyesi’ndeki 37 icra-iflas müdürlüğünde görev yapan personelin yüzde 60′ının yerleri değiştirildi. Elden iş takibini azaltmayı da hedefleyen komisyon, bu amaçla İcra Tarama Merkezi kurdu. Burada 13 milyon icra dosyası taranarak dijital ortama aktarılacak. Çalışma sonunda arşivdeki 11 milyon dosya da dijital erişime açılacak. Böylece işleyişi yavaşlatan; dosya inceleme, arşivden dosya çıkarma gibi işlemler, dijital ortamda hızlı bir şekilde yapılabilecek.

    Avukatlar, gelişmelerden memnun. Değişimle birlikte rüşvetin azaldığını belirten Avukat Serkan Y., daha önce bazı icra dairelerinde her işlem için bir tarife belirlendiğini anlatıyor. Dosya kaydetmek için 1 lira, arşivden dosya çıkarmak için de 10 TL rüşvet istendiğini ifade ediyor. Avukat Yusuf A. da, “Özellikle toplu icra takibi açılacağı zaman, personel dosya başına para istiyordu.” diyor. Son atamalardan sonra ise büyük bir iyileşme sağlandığını belirtiyor: “Şu an büyük oranda rüşvete tenezzül edilmiyor. Yapılan değişikliklerle birlikte rüşvet de büyük oranda azaldı.”

    İstanbul Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu, icra dairelerinde rüşvet iddiaları üzerine önemli adımlar attı. İlk olarak İstanbul Adliyesi’ndeki 37 icra-iflas müdürlüğünde görev yapan her 10 personelden 6’sının görev yeri değişti. Avukatlar, yeni atamalarla rüşvetin azaldığını belirtiyor. Avukat Yusuf A., “İşiniz için icra dairesine gittiğinizde memur, ‘İşim var, sonra yaparım’ diyebiliyordu. Özellikle toplu icra takip açılacağı zaman, dosya başına para istiyordu personel. Örneğin dosyanıza 2200 TL yattı. Tahsile gittiğiniz zaman icra müdürü 2000 TL veriyor. ‘2200 liraydı alacağım para’ dediğinizde ‘Yetmedi mi?’ karşılığını veriyordu.” sözleriyle yaşadığı sıkıntıyı anlatıyor. Ancak yeni yapılan personel atamalarıyla icra dairelerinde ciddi bir iyileşme olduğunu belirtiyor. Rüşvetin de büyük oranda azaldığını vurguluyor.

    Avukat Gökhan A. da şahit olduğu bir rüşvet olayını şöyle anlatıyor: “Meblağı hayli yüksek bir icra takibini sonuçlandırmıştık. Dosyaya konulan teminat miktarını paraya çevirip alacaktık. İcra müdürü bizi arayıp, çantaya doldurduğu parayı ofisimize getirdi. Tabii ofise kadar getirdiği paradan 5 bin lira kendisine ayırmıştı. Maalesef böyle olaylar sıklıkla yaşanıyor icra dairelerinde. Son aylarda yapılan uygulamalarla bu durum değişmeye başladı. Yeni atanan icra müdürleri ve memurlar işlerini yapmaya çalışıyorlar. Ancak rüşvetin tamamen bittiğini söylemek mümkün değil maalesef.” Avukat Serkan Y. ise rüşvetin üzerine yeni yeni gidilmeye başlandığını savunuyor. Rüşvetin yargıya olan güveni derinden sarstığının altını çizerek, “Sarsılan bu güvenin tamiri için çok gayret edilmesi gerekiyor.” çağrısında bulunuyor.

    13 MİLYON İCRA DOSYASI DİJİTAL ORTAMA AKTARILIYOR

    Adalet Komisyonu, yeni atamaların yanı sıra icra müdürlüklerindeki iş yükünü azaltmak amacıyla İcra Tarama Merkezi’ni kurdu. Tarama merkezinde görev yapmak üzere 27 personel görevlendirildi. İstanbul Adliyesi’ndeki 34 adet icra müdürlüğü ve 3 adet iflas müdürlüğündeki dosyalar, bu merkezde taranarak dijital ortama aktarılıyor. Niteliği açısından önem arz eden dosyaların taranması işlemine ilgili icra dairesinden bir memurun katılımı da sağlanıyor. Bu çalışma derdest 2 milyon dosyanın taranmasının ardından arşivdeki dosyaların taranması ile devam edecek. Arşivde bulunan 11 milyon dosya da taranarak dijital erişime açılacak. Böylece icra dairelerinde işleyişi yavaşlatan; dosya inceleme, arşivden dosya çıkarma ve evraktan suret alma gibi işlemler dijital ortamda yapılabilecek.

    Öte yandan, Başbakanlık’ta imza bekleyen Personel Atama ve Nakil Yönetmeliği’nde yapılacak değişiklikle, icra müdürleri ve yardımcıları, disiplin yönünden cumhuriyet başsavcılığına bağlanacak. Başsavcılık bünyesinde soruşturma ve disiplin büroları kurulacak. Böylece disiplin soruşturmalarının daha kısa sürede tamamlanması ve daha etkili sonuçlanması sağlanacak.

  6. M.Celal TOPARLAKLI diyor ki:

    Merhabalar.Geldim ve hemen bilgilerimi paylaşmaya başladım.2 gün İstanbuldayım ve sonra 3 gün yine yokum.Sevgilerimle.

    İCRA DOSYALARI BÜYÜK ARTIŞLAR GÖSTERİYOR.
    Son 6 yılda icra dairesi sayısının üç kat artarak Sakarya’da icralık dosya sayısının 130 bine ulaşmasını TBMM gündemine getiren Sakarya Milletvekili Münir Kutluata, yanlış ekonomi politikalarını eleştirerek, “Tüm ülkede olduğu gibi Sakarya’da toplum büyük bir borç krizi ve huzursuzluk içindedir. Bunun nedenleri yanlış ekonomi politikalarıdır” dedi.

    GRUP ADINA

    MHP MYK üyesi ve Sakarya Milletvekili Prof.Dr. Münir Kutluata, TBMM’de 2013 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı görüşmeleri kapsamında konuştu. Ekonomi Bakanlığı bütçesi görüşmelerinde MHP grubu adına söz alan Kutluata, Türkiye ekonomisini rakamlarla eleştirdi. Kutluata, “10 yıl içinde toplam dış borçlar 129 milyar dolardan 323 milyar dolara %150 artışla 2,5 katına çıkmış. Toplam iç borçlar 155 Milyar TL’den 395 milyar TL %155 artışla 2,5 katını geçmiş, Türkiye’nin toplam borcu 216 milyar dolardan 544 milyar dolara %152 artışla 2,5 kata çıkmıştır” dedi.

    VATANDAŞ BORCU

    Dış piyasanın daraldığını, iç tüketim artışının durduğunu söyleyen Kutluata, “Vatandaşın geliri yok, tasarrufu yok, harcama gücü yok çünkü yarın ki gelirleri borçlandırmak suretiyle dünden harcattırıldı. Hane halkının gelirlerinin tamama yakını tüketim harcamalarına (%92,5) gitmektedir. En fakir kesimler en ağır borçların altında” dedi. Yaşanan gelişmelerin Türk toplumunun ruh sağlığını bozacak bir düzeye ulaştığını söyleyen Kutluata, “Toplumun önemli kesimi borç krizi ve huzursuzluk içindedir” dedi.

    İCRALIK DOSYALAR

    Ülke genelinde vahim durumların yaşandığına dikkat çekerek, şehrimizden örnek veren Kutluata, “2 icra dairesi bulunan Sakarya’da 2006 yılından sonra icra dairesi sayısı 3′e katlanarak 6′ya çıkmıştır. 860 bin nüfuslu ilde 132 bin civarında icra dosyası birikmiştir. Nerede ise her aileye bir icra dosyası düşmektedir. Diğer tarafta ekonomik ve sosyal sebepli vakalarla aile içi problemlerde yaşanan artışların olumsuz etkileri artık maalesef sokağa taşıyor. Sakarya’mızda yaşanan bu durum sosyal bir yıkımdır” dedi.

    İSTİHDAM ARTMALI

    Kutluata, “Hükümet vatandaşı daha da borçlandırmak için gerekçeler icat etmek yerine, yatırımları arttırmalı, istihdamı arttırmalı, ekonomiyi sağlıklı bir büyüme sürecine sokmalıdır. Bu noktaya 335 milyar dolar cari açıkla gelindi, 80 yılda 42 milyar dolardan 10 yılda 336 milyar dolarla gelindi. Ekonominin en basit kuralı; tüketim talebinin üretimi arttırmasıdır. Bu iktidar talebin üretime dönüşmesi sürecinin önüne set çekmiş ve talebi yabancı ülkelerin üretimine yönlendirmiştir. Türkiye ekonomisi çoraklaştırılmıştır” dedi.

  7. Umut Ufuk diyor ki:

    T.C.
    YARGITAY
    12. HUKUK DAİRESİ
    Esas No.
    2004/17928
    Karar No.
    2004/22583
    Tarihi
    22.10.2004
    İLGİLİ MEVZUAT
    2004-İCRA VE İFLAS KANUNU ( İİK )/89
    KAVRAMLAR
    KURAL OLARAK İLERİDE DOĞMASI MUHTEMEL BİR HAKKIN HACZİ MÜMKÜN DEĞİLDİR
    ÖZET
    İLERİDE DOĞMASI MUHTEMEL ALACAKLARIN KURAL OLARAK HACZİ MÜMKÜN DEĞİLDİR. BU NEDENLE BORÇLUNUN DOĞMUŞ VE İLERİDE DOĞACAK HAK VE ALACAKLARININ HACZİ İÇİN ÜÇÜNCÜ ŞAHSA HACİZ İHBARNAMESİ GÖNDERİLMİŞ OLMASI HALİNDE ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN SORUMLULUĞU HACİZ MÜZEKKERESİNİN ULAŞTIĞI TARİHTEKİ FİİLİ DURUMLA SINIRLIDIR. İLERİDE DOĞMASI MUHTEMEL ALACAKLAR YÖNÜNDEN SONUÇ DOĞURMAZ
    Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
    Kural olarak ileride doğacak muhtemel bir hakkın haczi mümkün değildir. Bu nedenle İİK’nun 89. maddesi gereğince 3. şahsa, borçlunun nezdinde doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarının haczini şeklinde haciz ihbarnamesinin çıkarılması halinde 3. şahsın sorumluluğu haciz müzekkeresinin kendisine ulaştığı tarihteki mevcut durumla (fiili durumla) sınırlı olacağından ileride doğacak, doğması muhtemel bu hakkın bu aşamada 3. şahısça net olarak bilinmesi mümkün olmadığından bu şekilde çıkarılan haciz ihbarnamesi yukarıda açıklanan nedenle muhtemel alacaklar açısından sonuç doğurmaz. İcra mahkemesine başvuran borçlunun şikayetinin bu kurallar ışığında değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken istemin reddi isabetsizdir.
    SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 22.10.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.

  8. Akın Ayaz diyor ki:

    Sayın Umut Ufuk Sayın Sargoz,Sayın Celal Toparlak,bankaların tahsil edemedikleri borçları bu varlık şirketlerine devretmelerinin sizce sebebi ne yani borç tahsil edilemiyorsa bu şirketlere farklı imtiyazlarmı tanınıyorda bankalar ödenememiş borçları bu varlık firmalarına devrediyorlar?izledikleri yol dahamı farklı oluyor tekrar icra dairelerimi devreye giriyor yoksa başka metotlarmı uygulanıyor? sonuçta borç ödenemiyorsa onlarada ödenemiyor…bu varlık şirketleri hakkında bizleri bilgilendirir ve izleyeceğimiz yol hakkındada bizleri bilgilendirirseniz çok sevinirim…

    • okan diyor ki:

      iyi akşamlar sayın akın ayazın yadığına ek yazmak istiyorum bankalar varlık a,ş gibi şirketlere devir ediyorlar birde tahsil edilemeyen borç diye vergiden zarar olarak düşüyorlar denetim makenizması bunları göz önüne alıyorlarmı yoksa vatandaş peşkehmi çekiliyor vatandaş olarak eski bir alacak senedi var diyorsun senedin tarihi geçik tahsil edilmez yanıtını alıyorsun avukattan fakat bankaların alacakları kamu alacağı gibi istedikleri zaman temerüte düşürüyor istediği zaman icraya veriyor 15 _20 senelik alacak için varlık şirketinden ödenmiş fakat 50 tl gibi borç kalmış bunun için bile insanlara hakaret eder şekilde davranıyorlar adalet bunun neresinde devletimiz bankalara ve varlık a,ş gibi kuruluşlara vatandaşı niye madur ettiriyor

  9. vedat diyor ki:

    iyi akşamlar, daha öncde emekli maaş blokesi ile ilgili yazmıştım.Anacak bankaların hiç kimseyi ,kanunları yasaları dinledikleri yok,muvafaktimi geri almama rağmen maaş zamanı bloke koyup maaştan sonra kaldırıyorlar.Mahkemeye dava açtım hakim illede bankanın blokeyi neye istinaden koyduğunu istiyor.Banka ise cevap vermiyor.Şimdi yine baktın banka emekli maaş hesabıma GM riskinde izlenen kredi ndeniyle bloke koymuş.Her seferinde yazı yazıyorum , telefonlara çıkmıyorlar.Ne yapmam lazım yardımcı olursanız sevinirim.

    • Umut Ufuk diyor ki:

      Sn. Vedat,
      Daha önceki yazılarınızıda degerlendırecek olursak oncelıkle konuya hakım bırısınız. hesabınıza GM riskinde izlenen kredi nedeniyle bloke koymuş.diye belirtmissiniz.Her seferınde bloke konuyor ve dılekce sonrası kalkıyor paranızı alıyorsunuz.Bloke esnasında bu sebıbı belırterek davanızı devam ettırebılırsınız.

      • vedat diyor ki:

        umut ufuk bey iyi akşamlar, blgileriniz için teşekkürler.Çalışmalrınızda başarılar.

  10. Hakan Murat diyor ki:

    merhaba, ben tecrubesi olan arkadaşlardan yardım yorum rica ediyorum.
    borcum olmadıgı halde hakkımda icra baslatıldı zamanında itiraz ettim karsı tarafta asliye hukuk mahkemesine itiraz davası actı yaklaşık 8 aydır devam ediyor son duruşmada ertelendi ama dava durumunda “baska birime sevk edildi” diyor. bu nedemek?? simdiden sonra ne olabilir??

  11. Umut Ufuk diyor ki:

    Her taahhüdü ihlal davasında ceza çıkmayabilir

    icra mahkemeleri kararından önce tutuklama söz konusu olmaz ve taahüdü ihlal suçun unsurları oluşmuşsa 2004/340 maddesine göre.. ödeme şartını makul bir sebeb olmaksızın ihlal halinde alacaklının şikayeti üzerine 3 aya kadar tazyik hapsine karar verilir ve hapsin tatbikine başladıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda oldugu meglagı öderse tahliye olunur

    Borçlu tarafından yapılan ve alacaklının onayına tabi olan taahhüdler uygulamada ev ve iş yeri hacizleriyle oluşturulan baskı sonucu yapılan taahhüdlerdir. Hakim ortada geçerli bir taahhüd varsa ve taahhüde uymamanın makul bir sebebi yoksa cezaya hükmedecektir.

    Yanı savunmanızı çok ıyı şekılde yapmanız gerekmektedır

    Bu suç, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun kararlarına, 5237 sayılı TCK’ya ve anayasaya rağmen mahkemelerce şekli suç olarak görülüyor ve insanların taahhüdlerini yerine getirmeme nedenleri sorgulanmaksızın, kastın varlığı araştırılmaksızın insanlar mahküm edilmektedir.

    İİK 340 maddesi ile düzenlenen bu suç Anayasamızın 38. Maddesine açıkça aykırıdır. 38. Madde şöyle demektedir:
    “Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz.”

    Duruşmalara katılın, kendinizi savunun.. Mümkünse davalarınız işin uzmanı bir avukatla takip edin, durumunuz uygun değilse kendiniz takip edin, ama mutlaka takip edin.. HER TAAHHÜDÜ İHLAL DAVASINDA CEZA VERİLİR DİYE BİR KURAL YOK. Dosyanızı iyi inceleyin.Dosyada sizin göremediğiniz eksiklikler olabilir.

    TAAHHÜT İHLAL CEZASI
    Taahhüt ihlal cezası ŞİKAYETE MAHSUS suçlar sınıfına girmektedir. İmzalamış olduğunuz taahhütün bir çok taksıdını ödemiş olsanızda geriye bir taksit dahi ödemediğinizde alacaklı vekili tarafından şikayete maruz kalırsınız. Konuyla ilgili mahkeme esnasında ödemiş olduğunuz taksitleri belirterek sadece bir taksit ödeyemediğinizi iyi niyet göstergesi olarak hakime anlatsanızda berat alma şansınız çok zor.

    TAAHHÜDÜ İHLALDEN nasıl beraat alınır; nelerin olması gerekir,neler olmaz ise dava düşer.
    Her taahhüdü ihlal davasında ceza çıkmayabilir
    icra mahkemeleri kararından önce tutuklama söz konusu olmaz ve taahüdü ihlal suçun unsurları oluşmuşsa 2004/340 maddesine göre.. ödeme şartını makul bir sebeb olmaksızın ihlal halinde alacaklının şikayeti üzerine 3 aya kadar tazyik hapsine karar verilir ve hapsin tatbikine başladıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda oldugu meglagı öderse tahliye olunur

    Borçlu tarafından yapılan ve alacaklının onayına tabi olan taahhüdler uygulamada ev ve iş yeri hacizleriyle oluşturulan baskı sonucu yapılan taahhüdlerdir. Hakim ortada geçerli bir taahhüd varsa ve taahhüde uymamanın makul bir sebebi yoksa cezaya hükmedecektir.

    Yanı savunmanızı çok ıyı şekılde yapmanız gerekmektedır
    Bu suç, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun kararlarına, 5237 sayılı TCK’ya ve anayasaya rağmen mahkemelerce şekli suç olarak görülüyor ve insanların taahhüdlerini yerine getirmeme nedenleri sorgulanmaksızın, kastın varlığı araştırılmaksızın insanlar mahküm edilmektedir.

    İİK 340 maddesi ile düzenlenen bu suç Anayasamızın 38. Maddesine açıkça aykırıdır. 38. Madde şöyle demektedir:
    “Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz.”

    Duruşmalara katılın, kendinizi savunun.. Mümkünse davalarınız işin uzmanı bir avukatla takip edin, durumunuz uygun değilse kendiniz takip edin, ama mutlaka takip edin.. HER TAAHHÜDÜ İHLAL DAVASINDA CEZA VERİLİR DİYE BİR KURAL YOK. Dosyanızı iyi inceleyin.Dosyada sizin göremediğiniz eksiklikler olabilir.

    TAAHHÜT İHLAL CEZASI

    Taahhüt ihlal cezası ŞİKAYETE MAHSUS suçlar sınıfına girmektedir. İmzalamış olduğunuz taahhütün bir çok taksıdını ödemiş olsanızda geriye bir taksit dahi ödemediğinizde alacaklı vekili tarafından şikayete maruz kalırsınız. Konuyla ilgili mahkeme esnasında ödemiş olduğunuz taksitleri belirterek sadece bir taksit ödeyemediğinizi iyi niyet göstergesi olarak hakime anlatsanızda berat alma şansınız çok zor.

    TAAHHÜDÜ İHLALDEN nasıl beraat alınır; nelerin olması gerekir,neler olmaz ise dava düşer.
    1.Borç ferilerinin icra haciz tutanağına tek tek yazılması gerekmektedir.
    2.Ödeme tarih ve miktarları açık ve anlaşılır olmalı
    3.Alacaklının veya vekilinin onaylaması ve imzası gerekli
    4.Eğer taahhüt avukat katibi tarafından alınmıssa “ taahhüt muhturası” ilk ödeme tarihinden önce tebli olmalı.
    5.Alacaklıya veya avukata yapılan ödemelerin belgesi icra dosyasına tahsilat bildirimi yapılmalı
    6.İcra dosyasındaki asıl alacak asgeri ücretin üstünde olmalı
    7.Borçlu taahhütü kabul ettiğini elle yazmalı ve kabul edyorum diye imzalamalı
    8.Hesaplamalarda,taksitler belirtilirken aradaki faiz hesaplamaları düzgün yapılmalı
    9.Taahhüt tutanağı icra dosyasında ıslak imzalı olmalı
    10.Taksidin ödenmediği günden 90 gün içinde taahhüt cezası açılmış olmalı.

    Yukarıda belirtilen durumlar davayı direk olarak etkılemektedır. Bu durumlardan bırı veya bırkaçı eksıkse hakımın dava düşürme ihtimali çok yüksek olmakla birlikde genelde dava düşer

    Özel haber. İcrada.net – Umut Ufuk

  12. Umut Ufuk diyor ki:

    Her taahhüdü ihlal davasında ceza çıkmayabilir

    icra mahkemeleri kararından önce tutuklama söz konusu olmaz ve taahüdü ihlal suçun unsurları oluşmuşsa 2004/340 maddesine göre.. ödeme şartını makul bir sebeb olmaksızın ihlal halinde alacaklının şikayeti üzerine 3 aya kadar tazyik hapsine karar verilir ve hapsin tatbikine başladıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda oldugu meglagı öderse tahliye olunur

    Borçlu tarafından yapılan ve alacaklının onayına tabi olan taahhüdler uygulamada ev ve iş yeri hacizleriyle oluşturulan baskı sonucu yapılan taahhüdlerdir. Hakim ortada geçerli bir taahhüd varsa ve taahhüde uymamanın makul bir sebebi yoksa cezaya hükmedecektir.

    Yanı savunmanızı çok ıyı şekılde yapmanız gerekmektedır

    Bu suç, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun kararlarına, 5237 sayılı TCK’ya ve anayasaya rağmen mahkemelerce şekli suç olarak görülüyor ve insanların taahhüdlerini yerine getirmeme nedenleri sorgulanmaksızın, kastın varlığı araştırılmaksızın insanlar mahküm edilmektedir.

    İİK 340 maddesi ile düzenlenen bu suç Anayasamızın 38. Maddesine açıkça aykırıdır. 38. Madde şöyle demektedir:
    “Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz.”

    Duruşmalara katılın, kendinizi savunun.. Mümkünse davalarınız işin uzmanı bir avukatla takip edin, durumunuz uygun değilse kendiniz takip edin, ama mutlaka takip edin.. HER TAAHHÜDÜ İHLAL DAVASINDA CEZA VERİLİR DİYE BİR KURAL YOK. Dosyanızı iyi inceleyin.Dosyada sizin göremediğiniz eksiklikler olabilir.

    TAAHHÜT İHLAL CEZASI
    Taahhüt ihlal cezası ŞİKAYETE MAHSUS suçlar sınıfına girmektedir. İmzalamış olduğunuz taahhütün bir çok taksıdını ödemiş olsanızda geriye bir taksit dahi ödemediğinizde alacaklı vekili tarafından şikayete maruz kalırsınız. Konuyla ilgili mahkeme esnasında ödemiş olduğunuz taksitleri belirterek sadece bir taksit ödeyemediğinizi iyi niyet göstergesi olarak hakime anlatsanızda berat alma şansınız çok zor.

    TAAHHÜDÜ İHLALDEN nasıl beraat alınır; nelerin olması gerekir,neler olmaz ise dava düşer.
    Her taahhüdü ihlal davasında ceza çıkmayabilir
    YAPTIĞINIZ ALINTILARA http://www.icrada.net ADINI BELİRTMENİZ RİCA OLUNUR

    icra mahkemeleri kararından önce tutuklama söz konusu olmaz ve taahüdü ihlal suçun unsurları oluşmuşsa 2004/340 maddesine göre.. ödeme şartını makul bir sebeb olmaksızın ihlal halinde alacaklının şikayeti üzerine 3 aya kadar tazyik hapsine karar verilir ve hapsin tatbikine başladıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda oldugu meglagı öderse tahliye olunur

    Borçlu tarafından yapılan ve alacaklının onayına tabi olan taahhüdler uygulamada ev ve iş yeri hacizleriyle oluşturulan baskı sonucu yapılan taahhüdlerdir. Hakim ortada geçerli bir taahhüd varsa ve taahhüde uymamanın makul bir sebebi yoksa cezaya hükmedecektir.

    Yanı savunmanızı çok ıyı şekılde yapmanız gerekmektedır
    Bu suç, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun kararlarına, 5237 sayılı TCK’ya ve anayasaya rağmen mahkemelerce şekli suç olarak görülüyor ve insanların taahhüdlerini yerine getirmeme nedenleri sorgulanmaksızın, kastın varlığı araştırılmaksızın insanlar mahküm edilmektedir.

    İİK 340 maddesi ile düzenlenen bu suç Anayasamızın 38. Maddesine açıkça aykırıdır. 38. Madde şöyle demektedir:
    “Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz.”

    Duruşmalara katılın, kendinizi savunun.. Mümkünse davalarınız işin uzmanı bir avukatla takip edin, durumunuz uygun değilse kendiniz takip edin, ama mutlaka takip edin.. HER TAAHHÜDÜ İHLAL DAVASINDA CEZA VERİLİR DİYE BİR KURAL YOK. Dosyanızı iyi inceleyin.Dosyada sizin göremediğiniz eksiklikler olabilir.

    TAAHHÜT İHLAL CEZASI

    Taahhüt ihlal cezası ŞİKAYETE MAHSUS suçlar sınıfına girmektedir. İmzalamış olduğunuz taahhütün bir çok taksıdını ödemiş olsanızda geriye bir taksit dahi ödemediğinizde alacaklı vekili tarafından şikayete maruz kalırsınız. Konuyla ilgili mahkeme esnasında ödemiş olduğunuz taksitleri belirterek sadece bir taksit ödeyemediğinizi iyi niyet göstergesi olarak hakime anlatsanızda berat alma şansınız çok zor.

    TAAHHÜDÜ İHLALDEN nasıl beraat alınır; nelerin olması gerekir,neler olmaz ise dava düşer.
    1.Borç ferilerinin icra haciz tutanağına tek tek yazılması gerekmektedir.
    2.Ödeme tarih ve miktarları açık ve anlaşılır olmalı
    3.Alacaklının veya vekilinin onaylaması ve imzası gerekli
    4.Eğer taahhüt avukat katibi tarafından alınmıssa “ taahhüt muhturası” ilk ödeme tarihinden önce tebli olmalı.
    5.Alacaklıya veya avukata yapılan ödemelerin belgesi icra dosyasına tahsilat bildirimi yapılmalı
    6.İcra dosyasındaki asıl alacak asgeri ücretin üstünde olmalı
    7.Borçlu taahhütü kabul ettiğini elle yazmalı ve kabul edyorum diye imzalamalı
    8.Hesaplamalarda,taksitler belirtilirken aradaki faiz hesaplamaları düzgün yapılmalı
    9.Taahhüt tutanağı icra dosyasında ıslak imzalı olmalı
    10.Taksidin ödenmediği günden 90 gün içinde taahhüt cezası açılmış olmalı.

    Yukarıda belirtilen durumlar davayı direk olarak etkılemektedır. Bu durumlardan bırı veya bırkaçı eksıkse hakımın dava düşürme ihtimali çok yüksek olmakla birlikde genelde dava düşer

    Özel haber. İcrada.net – Umut Ufuk

  13. Umut Ufuk diyor ki:

    Reeskont ve Avans Faiz Oranlarında Değlişiklik Yapıldı
    Reeskont faizi yıllık %13,50 avans faizi yıllık %13,75 oldu

    TEBLİĞ
    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından:
    Bankamızca, vadesine en çok 3 ay kalan senetler karşılığında yapılacak reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranı yıllık %13,50, avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranı ise yıllık %13,75 olarak tespit edilmiştir.

    Belirlenen bu oranlar yayımı tarihinde yürürlüğe girer / 20 Aralık 2012 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 28503

    Haber Kaynağı :icrahukuk

  14. Umut Ufuk diyor ki:

    Türkiye’de 6 varlık yönetim şirketi faaliyet gösteriyor. Bebek Varlık, Girişim Varlık, LBT Varlık, Anadolu Varlık ve Standard Bank öne çıkan şirketler arasında.

    Varlık yönetim şirketlerinin internet üzerinden bile satışını yaptığı mülklerin içinde ise yok yok. Otomobilden tarlaya, fabrikadan otele kadar binlerce mülk şu anda satışta.

  15. Umut Ufuk diyor ki:

    LBT Varlık,

    28.09.2012
    Denizbank Tahsili Gecikmiş Alacak Portföyünü Sattı.
    Denizbank’ın perakende kredilerden oluşan Tahsili Gecikmiş Alacak portföyünün 38.84 Milyon TL tutarındaki bölümü şirketimiz tarafından satın alınmıştır.

    06.11.2012
    Koç Finans Portföy Alımı
    Koç Finans’ın tüketici kredilerinden oluşan Tahsili Gecikmiş Alacak portföyünün 18,55 milyon TL tutarındaki bölümü şirketimiz tarafından satın alınmıştır.

    30.11.2012
    Türk Ekonomi Bankası (“TEB”) Portföy Alımı
    Türk Ekonomi Bankası ’nın (“TEB”), bireysel, KOBİ ve kurumsal kredilerden oluşan tahsili gecikmiş alacak (TGA) portföyünün 188,7 Milyon TL tutarındaki kısmı şirketimiz tarafından 30 Kasım 2012 tarihinde satın alınmıştır

    • Akın Ayaz diyor ki:

      Sayın Umut Ufuk,bankaların tahsil edemedikleri borçları bu varlık şirketlerine devretmelerinin sizce sebebi ne yani borç tahsil edilemiyorsa bu şirketlere farklı imtiyazlarmı tanınıyorda bankalar ödenememiş borçları bu varlık firmalarına devrediyorlar?izledikleri yol dahamı farklı oluyor tekrar icra dairelerimi devreye giriyor yoksa başka metotlarmı uygulanıyor? sonuçta borç ödenemiyorsa onlarada ödenemiyor…bu varlık şirketleri hakkında bizleri bilgilendirir ve izleyeceğimiz yol hakkındada bizleri bilgilendirirseniz çok sevinirim…

  16. tolgaben diyor ki:

    Bugün aldığımız bilgiye göre,
    evden alınan çift eşyalar ile ilgili şikayet yolu ile iptal talebimizin,
    reddine yaptığımız itiraz ve bu sayfadan alınan anayasa hükmüde
    ekli olmasına rağmen reddedilmiştir,istikak iddiası ve çift eşya ile ilgili
    yaptığımız itirazlara sayın hakime hanım kesin hüküm vermiş dolayısı
    ile 4000 tl altındaki davalarda itiraz ve temyiz yolunuda kapamıştıri.
    Yaşasın adalet….

    • sargoz diyor ki:

      Sevgili Tolga,

      Sitede çift eşyaların haczi ile ilgili anayasa hükmü bulunmuyor. Zaten bu konu ile ilgili anayasada bir hükümde bulunmuyor. Anayasa mahkemesi 3.şahsın elinde bulunan taşınırların haczedilip muhafaza altına alınması ile ilgili bir kanun iptali yaptı; buda 3.yargı paketi içinde çıkan 6352 sayılı kanun maddeleri ile ilgili değil.

      Tam olarak ne nerede nasıl ne zaman haczedildi ve nasıl bir itiraz yaptınız ?

      • tolgaben diyor ki:

        sayın sargoz,
        konu özetle şu şekildedir,
        geçtiğimiz ağustos ayında evimizde yapılan ikinci hacizde(ilk hacizde beyaz eşyalarımız hacz edilmiş idi)2 adet ses sistemi,2 adet laptop bir adet oyuncak org hacz ve muhafaza altına alındı,
        ertesi gün icra müd dilekçe ile yaptığımız müracaatta,çift eşya haczinin yasaya aykırı olduğunu,artı evdeb alınan bir kısım eşyanın 3. kişiye ait tamirat ve bakımları yetiştirilmek üzere eve getirilmiş olduğunu belirttik,icra müd. çift eşya ile ilgili kısmı hiç değerlendirmeye almayıp,3. kişi adına iştikak talebi yapamayacağımızı belirtti,bunun üzerine eşyaların maliki tarafından iştikak davası açıldı,ayrıyetten bizde yasaya aykırı hacz işlemi yapıldığından bahisle şikayet yolu ile icra mahkemesinde iptal davası açtık,bizim açtığımız iptal davası 7 gün süresi aşılmıştır denilerek reddedildi,siteden edindiğimiz yukarda anayasa hükmü diye bahsettiğim kısım olan yasaya aykırı fiillerde süresiz şikayet hakkımız olduğu hükmünü ekleyerek yapmış olduğumuz,itiraz ise,bir önceki yapılan redde hakime hanımın kesin hüküm kararı olduğu,4000 tl altındaki hükümlerde kesin hükümün itiraz hakkı vermediği gerekçesi ile tekrar red edildi..
        iştikak davası ise mal sahibinin fatura ibrazı ve tanık dinletmesine rağmen yeterli görülmeyerek red edildi ve kesin hükme bağlandı…konu özet olarak bu şekildedir..
        şu an ne yapılabilir bilemiyorum,ama anayasa mahkemesine kadar gideceğim.icra memurlarınıda bu izan v,cdan yoksunu hakime hanımıda şikayet edeceğim..

        • sargoz diyor ki:

          Sn.Tolgaben,

          Eşyalarınız üzerinde yeni kanundan önce haciz işlemi yapılmış ve alacaklı tarafından size yediemin bırakılmış. Daha sonra muhafaza işlemi yapılmış. Bu kısım üzgünüm ama yasaya uygun.

          3.şahsa ait eşyaların evinizde haczedilmiş olması durumunda şikayet sürelidir. Eşyalar üzerinde hak iddiasında bulunan 3.kişiler bu davayı süresinde açabilir ve hacze itiraz edebilir. Sanırım bu sürelerde geçmiş ve daha sonra yaptığınız itirazlarınız reddedilmiş.

          Mücadelenizi takdir ediyorum ancak sizin olayınızda hukuka aykırı bir durum gözükmüyor.

          • tolgaben diyor ki:

            sayın sargoz,

            yeni kanundan öne evimizde haciz işlemi yapılmış,eşyalar tarafımıza yeddiemin bırakılmıştır,
            bizim yedieminlikten çekilmemiz üzerine biraz problemlide olsa bu eşyalar muhafaza altına alınmıştır.zaten bunlarla ilgili bir hak iddiamız yoktur..
            Benim evimde 28 AĞUSTOS 2012 tarihinde ikinci bir haciz işlemi gerçekleşmiştir,bizim itirazlarımız bu haciz işleminedir..
            yani yeni yasa yürürlüğe girdikten 2 aya yakın bir süre sonra,evimden 2 adet ses sistemi,
            2 adet laptop,bir adet oyuncak org alınmıştır,ses sistemleri 3 kişiye aittir bunla ilgili olarak 3 kişi yasal süresinde fatura ve tanık göstererek hak iddiasında bulunmuştur,icra hakimliği fatura ve tanıkları yeterli delil olarak kabul etmemiş davayı red edip kesin hüküm vermiştir,
            haczn ertesi günü icra müdürlüğüne yapılan çift eşya hacizlerinin yasaya aykırılığı ile ilgili itirazımız olmuştur,fakat tarafımıza menfii yada müspet bir cevap verilmemesi üzerine,icra hakimliğine dava açtık,davamız süresi içerisinde yapılmadığı gerekçesi red olundu,sitede sizlerin
            belirttiği üzere usülsüz yapılan işlemlerde süresiz şikayet hakkımızın olduğu gerekçesi ile tekrar itiraz ettik,bu seferde hakime hanım ilk verdiği red kararının kesin hüküm olduğu gerekçesi ile itirazın mümkün olmadığı gerekçesi ile itirazı red etti….
            yapılan hacz işlemi yeni yasadan sonra olmuştur,
            evdeki çift eşyaların her ikiside hacz edilmiş ve muhafaza altına alınmıştır..

  17. yasin diyor ki:

    Merhabalar kayinpederimin bir araci var kardesleriyle problemleri oldugu icin araci esimin ustune yapmak istiyo Benim de icralik borclarim var arac esimin ustune oldugu takdirde haciz koyabilirlermi arabaya

  18. Umut Ufuk diyor ki:

    varlık yönetim şirketine devredilen borcunuzu ödediğiniz taktirde, bankaların kara listesinden kaydınızın silineceği ve bankalarla yeniden kredi veya kredi kartı ilişkisi kurabileceğinizi söyleyenlere inanmayın. Çünkü bankaların kredi politikalarıyla ilgili sistemlerde kurallar bellidir. Takipteki borcun geri ödemesi tamamlandıktan en az 5 sene söz konusu kara listelerde (KKB, TCMB) kaydınız bulunur. Bankaların sizle çalışıp çalışmayacaklarına kredi politikaları karar verir ama hakkında takip başlamış bir kişiye borcu ödemesi tamamlansa bile bankalar kolay kolay kredi açmazlar

  19. Akın Ayaz diyor ki:

    Sayın Umut Ufuk çok teşekkür ederim…

    • okan diyor ki:

      sayın sargoz bu siteyi kurmakla bir çok madur arkadaşa ve bizlere çok faydası oldu kendisine teşekkür ediyorum. sgk ve bağkur hakkındada böyle bir site olabailirmi acaba şahsen ben bağkur hakkında bilgi almak amacıyla 3 ayrı sgk ya gittim 3 ünden de ayrı cevaplar aldım hangisinin doğru olduğunu öğrenmek için ali tezel büro telefonlarını aradım telefonda bilgi vermediklerini sgk uzmanıyla görüşmek için 250 tl ali tezelle görüşmek için 500 tl istediler bu konuda düşünceleriniz veya çözüm ne olabilir ben ve benim gibi çok madur insanlar var haklarını bilmeyen teşekkürler.

      • sargoz diyor ki:

        Okan Bey Merhaba,

        SGK ve Bağkur uygulamaları ile ilgili bilgi ve tecrübe sahibi olan arkadaşlar bize yardımcı olabilir. Ancak öğrenmek istediğiniz bilgiyi daha net sormanız gerekiyor.

        Kolay gelsin

        • okan diyor ki:

          sargoz bey merheba askerlik borçlanmasınını devlet karşılayacak deniyor böyle birşey varmı? benim emekli olabilmem için 10 ay eksiğim vardı isteğe bağlı bağkura müracat ettim fakat ödiyemedim ileride toplu öderim diye fakat bu hakkım bakimi? teşekkrler

    • s diyor ki:

      sayın umutbey
      evde yokken gelen icra takip memuru bıraktığı kartta hukuk bürosunun adresi ni vermiş devletin icra memuru böyle not bırakırmı yada 1.icra meurluğumu diye bırakır elimdeki kartta hukuk bürosu icra takip memuru diye kartvizit var çocuklara uyarı yapmak zorundayım bidaya siz yokken evi boşaltırım demiş ve içeri girmeden böyle konuşmuş bu hukuk bürosunun oyunu olurmu saygılar

      • sultan diyor ki:

        sn umut s yanlışlıkla oldu kusura bakmayın ben sultan

        • Umut Ufuk diyor ki:

          Sn. Sultan,

          evde yokken kapıyı açan olmadıgında, kapıya bır pusula bırakılır bu bazen avukatın kartvızıtı olabılır arkasında dosya numarasını yazarlar.Yada eve gelındıgınde borçlu evde olmayıp çocuklar varsa haciz yapmadanda pusula bırakarak,borçlunun avukatı aramasını soyler ve gıderler.eğer isterlerse içeri girerek haciz işlemini tamamlayabilirler.
          Ayrıca evi boşaltma gibi bir durum söz konusu olamaz.Evınızdekı çıft esya dısında muhafaza yapmazlar.Eğer amacı evi boşaltmak olsaydı geldıgınde boşaltırdı neden tekrardan masraf yapsınkı.

          • sultan diyor ki:

            sn umut çok teşekkür ederim kapıya gelen bir kişi ve kartvizitte dosya numarasıda yazmıyo

            • Umut Ufuk diyor ki:

              sn . sultan,
              yaninda icra memuru olmadan alacakli vekili yada alacakli hicbir islem yapamaz.bu kanuna aykiridir bu sekilde kimse evinize giremez.
              yalniz bazi hukuk burolari borcluyla konusmak icin adresi ziyaret etmektedir.dosyaniz citibank borcundanmi.birkackez buna benzer duydum.hangi ildesiniz.

              • sultan diyor ki:

                sn umut istanbuldayım ve deniz bank evet dediğim gibi hiçbir dosya numarası falan yazılmamış bugibi durumlarda nasıl davranmalıyız birde daha hiç bir haciz işlemi gerçekleşip yedi eminde söz konusu değil bunu sormamın nedeni şuanda keşke olsada bu borçlardan sıyrılabilsek ama mümkündeğil zaten şartlarla yeterince zorlanıyoruz

                • Umut Ufuk diyor ki:

                  Sn.Sultan,

                  Evınıze gelındıgınde oncelıkle kımlık sorun hem kım olursa olsun,eger gelen ıcra memuru degılse kapıyı acmayın.Icra memuru olmadan kesınlıkle hacız ıslemı yapılmaz bu yasal degıl.
                  Bu tur konu ıle ılgılı bır cok paylasımlar yapmısdım bunları ıncelersınız evınızde bır cıktısını bırakırsınız.

  20. Umut Ufuk diyor ki:

    Varlık Yönetim Şirketlerine ilişkin ilk satışların Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından Fon bünyesindeki bankalara ait alacaklara çözüm üretilmesi aşamasında yapıldığını görmekteyiz
    Sonraki yıllarda zaman zaman yapılan satışların özellikle 2008 yılından sonra tekrar artmaya başladığını görmekteyiz.Bu noktada 2 önemli soru karşımıza çıkmaktadır.
    1- Bankalar takipteki alacak portföylerini neden satarlar?
    2- Bankalar bu satışı yaparken satılacak portföyde yer alan alacaklarından acaba kaç liraya kadarlık bir bedel teklif edildiğinde vazgeçebilirler yani satabilirler?

    Her ne kadar takipteki alacakların bir kısmı süreç içinde tahsil edilse de, bu süreç içinde bankayı kayba uğratan bazı etkilerde bulunduğu husus dikkate alınmalıdır. Banka bilançolarının aktif bölümünde yer alan takipteki alacaklar (brüt) rakamı, bir bankanın aktif kalitesi ve ana faaliyet alanına ilişkin performans ölçünümde en önemli kriterler arasında yer almaktadır. Takipteki alacak (brüt) / toplam alacak rasyosu yüksek olan bankaların mevduat hariç diğer borçlanma faaliyetlerinde kaynak maliyetleri doğal olarak yüksek risk primi nedeni ile artacaktır. Banka karının düşmesi demen özkaynakların azalmasına yol açar ki, bu da bankalar için ciddi sorunlara neden olur. Çünkü, bankaların bir çok alana ilişkin faaliyetleri yasal olarak doğrudan özkaynak ile ilişkilendirilmiş bulunmaktadır. Örneğin: bir banka bir gerçek veya tüzel kişiye maksimum özkaynaklarının % 25’ine kadar kredi verebilir. Bir bankanın kısa veya uzun pozisyonu özkaynaklarının % 20’sini geçemez. Bir banka özkaynaklarının yarısından fazla duran varlıklara sahip olamaz, Bir bana ne kadar karlı da görse finans sektörü dışında bir şirkete koyacağı sermaye miktarı özkaynaklarının % 15’ini geçemez, birden fazla bu tür yatırım yapması durumunda bu yatırımların toplam tutarı da özkaynaklarının % 60’ını geçemez. Bir bankanın üstlenebileceği riskler sermaye yeterliliği rasyosunda özkaynaklar ile sınırlandırılmış olup, daha az risk üstlenmek demek müşteri olsa bile kredi verememek anlamına gelmektedir. Bu da kaynak toplama olanağınız var, kredi müşteriniz hazır, sadece özkaynak seviyesinin yeterli olmaması sonucunda bu faaliyetleri yetine getirmeme durumu ile karşı karşıya kalınacak demektir. Bu durum hazır bir kazancı elde edememeye de sebep olur. Özkaynaklara endeksli çok sayıda başka konular da bulunmaktadır. Dolayısı ile özkaynak rakamını aşağıya çekecek yani düşürecek her türlü faaliyetin minimum düzeyde olması konusunda bankalar büyük özen gösterirler.

    Geçtiğimiz yıllarda sektörde yapılan satışlardan verileri elde edilebilenlere bakıldığında, yapılan satışların portföy değer ile arasındaki ilişkinin % 2,5 – % 34,2 aralığında olduğu, ortalamanın ise % 10,4 civarında bulunduğu dikkati çekmektedir. Başka bir veri, bankanın her 100 TL’lik takipteki kredi için yaptığı ortalama işletme gideri (çalışan, noter, avukat vb. giderler) tutarıdır. Bankanın satmayı düşündüğü portföy için ayırdığı karşılık tutarı nedeni ile özkaynaklardaki azalış sonucu üstlenemediği riskin hesaplanarak, net kar marjı ile bu tutarın ilişkilendirilmesi ve kaybedilen kazancın bulunması gerekmektedir. Bir diğer konu satışı düşünülen takipteki alacak portföyü ve teminatları nedeni ile bozulan bilanço yapısı ve pasifte borçlanma yapacağı tarafların bunu risk primi olarak borçlanma maliyetine ilave etmeleri nedeni ile oluşan maliyet artışıdır. Konunun diğer tarafında yer alan Varlık yönetim şirketleri ise, belli bir iskonto ile banka, özel finans kurumu ve diğer mali kurumlardan aldıkları alacakları, satabilme, satın aldığı alacakları borçlusundan tahsil edebilme, varlıkları nakde çevirebilme veya bunları yeniden yapılandırarak satabilme gibi opsiyonları değerlendirerek, faaliyetlerini bu kapsamda sürdürmektedir.
    Tüm finans kitaplarının başında yer alan şu cümleyi tekrarlamakta yarar var:
    “Bugün cebimdeki 1 TL, yarın veya daha sonra edineceğim tüm 1 TL’lerden daha değerlidir”

    alıntı.

  21. Umut Ufuk diyor ki:

    Girişim Varlık Yönetimi adlı şirketi ile sektörün alacaklarının yarısını elinde bulunduran Özyeğin’in devraldığı toplam alacak tutarı 4.4 milyar liraya çıktı.

    Finansbank’ı yaratıp defter değerinin yaklaşık 5 katına NBG’ye satan ve bankacılık sihirbazı olarak anılan Hüsnü Özyeğin, neredeyse tüm bankaların alacaklarının peşinde. Özyeğin’in Girişim Varlık Yönetimi adlı şirketi sektörün takipteki alacaklarının yarısını almış durumda.

    2012 üçüncü çeyrek sonu itibari ile satışı gerçekleşen tahsili gecikmiş alacakların toplam tutarı 8.7 milyar liraya ulaşırken Girişim Varlık Yönetimi’nin bugüne kadar devraldığı toplam alacak tutarı 4.4 milyar lirayı buluyor. Girişim Varlık Yönetim Genel Müdürü Hasan Tengiz, “2012′nin son çeyreğinde ve 2013′te de satışların yoğun bir şekilde devam etmesini ve sektörün büyümesini bekliyoruz. Varlık yönetim şirketlerinde 1.000′e yakın kişi istihdam edilmektedir” dedi.

    YÜZDE 55 BİREYSEL

    Devri gerçekleşen alacakların yüzde 55′inin bireysel krediler ve kredi kartı alacaklarından oluştuğunu da söyleyen Tengiz, “Yüzde 45′i ise kurumsal, ticari ve KOBİ alacaklarından oluşuyor” dedi. 500 bini aşan borçlu sayısı bulunan firmanın kuruluşu ise sadece 7 yıl öncesine dayanıyor. Halihazırda sekiz varlık yönetim şirketi bulunurken sektörün 2013′te daha hızlı büyüyeceği tahmin ediliyor.

    TOPLAM ALACAK TUTARI 8.7 MİLYAR

    2012 üçüncü çeyreği itibari ile satışı gerçekleşen tahsili gecikmiş alacakların toplam tutarı 8.7 milyar liraya ulaşırken Özyeğin’in şirketinin devraldığı tutar 4.4 milyar lirayı buldu.

    Sabah

  22. Umut Ufuk diyor ki:

    Değerli Arkadaşlar,

    Şimdiye kadar hapis ile haciz ile bir yol katedılememısdır bu apaçık ortada.Tek yol Avrupa ülkelerinde olduğu gibi geliri ölçüsünde kart vermek,Çeki maksadında kullanmak. Her önüne gelene çek verirseniz,çek nakir demek,çeki amacı dışında kullanırsanız,(12 ay vade gibi), her önüne gelene kart verirseniz,gelirini bildiğiniz halde borç batağına düşmesi için limit arttırırsanız, sonuçlar vahim olur.

    Alacaklının muhatabı ceza evinde olması nedeni ile alacağını tahsili için hiçbir imkân kalmamıştır. Kişinin ceza evinde olması artık tüm yolların kapandığını ceza evindeki kişinin çalışması toparlanması borç tedarik etmesi imkânsız olduğundan alacaklının alacağından ümidini kesmesiyle tam anlamıyla mağdur edildiği görülmektedir.

    Hükümlü alacakların yüzde doksanının polis tarafından tahsil edildiği bu sistem başka hiçbir ülkede yer almayan tamamen bize özgü bir durumdur. Yani esasen mahkeme memurlarının yapması gerekeni polis memurları yapmaktadır. “Mazbata Sistemi” dediğimiz bu olay çağdaş ülkelerde yasaklanmıştır. Yani bugün hemen hemen hiçbir ülkede insanlar borcundan kaynaklanan bir nedenden dolayı karşısında polis görmemekte, hapse atılmamaktadır. Bizde ise buna tam gaz devam edilmektedir. İcrasız adalet sisteminin bizi getirdiği nokta işte budur.

    Bu sistemde alacaklı alacağını alamaz, borçlunun borcu da faizlerle ödenemeyecek rakamlara ulaşır

    Malasef 15 milyondan fazla icradosyası mevcut.Borç geneline baktığımızda 55 milyon kişi borçlu görünmekde.Bunların içinde yasal takibe düşmüş ve düşmemiş kişiler mevcut.Türkeye nüfusuna göre kıyaslama yaparsak her 4 kişide 3′ü borçlu.Buda şunu göstermekde.Olaylara temelinden mücadale edilmediği için bu sayı azalamamaktadır.

    Bankaların Konya duyarlılıkları apaçık ortada; Aylık geliri 720TL olan bir çalışana 15.000TL kart limiti vermekde üstüne birde kredi vermekle bu kişiye borç batağına itmektedir.Peki bunların hiçmi suçu yok?Haberi bile olmadan evine kredikartı gönderenlerin hiçmi suçu yok?.Başlangıç olarak Avrupa ülkelerinde olduğu gibi gelirleri karşısında kart ve kredi verilmeli.Amaç vatandaşa işlerinde yardım olmalı.

    Çek konusuna gelindiğinde,öncelikle taşın altına elini banka koymalı çekde teminat olmalı,böylece önüne gelene veremezler.Ayrıca çek kullanıcılarıda çeki maksadı dışında kullanmamalı.

    Bazı kişilerin yorumlarında; ” Çekde hapis cezası kalktı,çekde patlama yaşandı” Bu konuyu gerçek anlamda incelemiş olsalar aslında çekde çok büyük patlamanın olmadığını ve bu meydana gelen artışında kalkan hapis cezasından olmadığını görecekler.
    Blindiği gibi ülkemizde gerilere gidildiğinde ve halen çeke hapis cezasının olduğu dönemlere, çekdeki patlama bir dönem %65 lere ulaşmışdı.Sorarım şimdi hapis cezasıda vardı neden durum bu kadar vahimdi.Mademki Hapis cezası bu kadar etkiliydide.Sonra bir dönem %40-45 lere geriledi. Şuan ise %50 civarında. Sonuç olarak Hapizcezasının değil ekonomik koşulların etki ettiğini görmekdeyiz.Tabiki Bazıları bu aradaki pastadan payını alamadıkları için menfaatleri doğrultusunda konuyu değerlendirmekdeler.

    Borç ve alacak olarak her iki taraftan bakıldığında söz konusu kanunların TAAHHÜT İHLALİNİ caydırıcılık özelliği olmadığı görülmektedir. Cezanın idam olması halinde bile insan oğlunun yoktan var etme özelliği olmadığı göz önüne alınırsa anapara borcunu dahi ödeyemeyen insanlar 4-5 misline çıkarılmış borcu özgürlükleri ile tehdit edilerek ödemeye zorlanmaktadırKanunlar toplumun haklarını korumak çıkarlarını gözetmek, eşitliğini sağlamak hak ve özgürlüğünü teminat altına almak ve en önemlisi hürriyetlerini sağlamak için çıkartılır.

    Bir çocuk düşünün sokaklarda yatıp kalkmakda sahip çıkanı yok ve artık açlıkdan ölümle burunburuna gelmiş.Artık açlık dayanılmaz bir noktaya ulaşdıgında bir bakkaldan ekmek çalar ve kaçar.Ve sonrası çocuk hırsızlıkdan hüküm giyer.Peki bu hapis cezası engelmıdır bu çocukların açlığın gitmesine oysa bunun yerıne böyle kişilere sahip çıksak nasılolur.

  23. tolgaben diyor ki:

    ağustos ayında evimde haciz işlemi yapıldı,evde olmadığımız bir zamanda,evimize icra memuru polis avukat katibi girmek sureti ile,beyaz eşyalar dokunulmamış,fakat evde bulunan 2 adet ses sisteminin her ikisi,iki adet laptop un her ikisi ve çocuklarıma ait bir adet org hacz edilip götürülmüştür,Laptopların biri benim işimde kullandığım yaptığım işle ilgili tek aracımdır,diğer laptop maddi önem bile arz etmeyen çocuklarımın ders ve oyun amaçlı kullandığı cihazdır,alınan ses sistemleri ise benim müşterime sattığım ikinci el ürünlerdir,ürünlerdeki bazı hataları gidermek ayar ve bakımları yapılmak üzere eve getirilmiş evdede zaten bakım amaçlı parçalara ayırılmış demonte vaziyetteki ürünlerdir,ses sistemleri icradan yaklaşık 1,5 ay önce satılmış ve faturalıdır,müşterim verilen 7 günlük süre zarfında avukatı aracılığı ile iştikak davası açmıştır,aynı zamanda bizimde icra müdürlüğüne yapılan haczin hatalı olduğuna dair şikayetimiz mevcuttur,yaptığımızx şikayete cevap dahi alamayınca,icra hakimliğineşikayet yolu ile dava açtık,ilk önce dava sübut bulunmadığından reddedildi,Allah sizlerden razı olsunki buradan edindiğimiz bilgiler ışında bu tip durumlarda süresiz şikayet hakkımız olduğunu buradan kopya ettiğimiz Yargıtay kararı ile tekrar ettik,2 gün önce iştikak davası ile ilgili tarafım tanık olarak çağrıldım,hakime hanım adımı adresimi ne işle meşgul olduğumu cihazların neden evde oılduğunu müşteriyi daha önce tanıyıp tanımadığımı sordu hepsine gerçek ne ise o şekilde cevap verdim,ama gel görki hakime hanım,faturaya tanığa rağmen delillerin yetersiz olduğu müşterinin benim tanıdığım olduğunu gerekçesi ile davayı reddetti ve kesin karar verdi,yani şimdi ben birde müşterime borçlanmış oldum,diğer şikayetimiz ile ilgili halen daha görünürde bişey yok,anlamakta güçlük çekiyorum,hani 2 eşya alınamazdı hani suçtu hani avukat mahalle giremezdi,bütün bunlara değinen bile yok,nedir yani ben evimde iş yapamazmıyım kim evine iş getirmiyorki,ticaret yaptığım herkez yabancı olmak durumundamı,ben akrabama komşuma iş arkadaşıma satış yapamazmıyım,2 adet ses sistemine 1100 tl bedelle haciz konulmuş,oysaki faturası toplam 4500 tl ben bu fatura karşılığı devlete 810 tl kdv ödemişim aptalmıyım ben,işimde kullandığım laptopta müşteri hesaplarım işimle ilgili programlar dan dolayı kaybımı hesap bile etmiyorum,ben borcumdan kaçan biride değilim,avukata davanın ana parası kadarda para ödemişim,ama bende ana paranın 2 katı daha para istenmekte,müşterimin malını elimden al , işimi yaptığım aracımı(laptop)elimden al yapılan herşey kanuna mualif sonrada gel borç öde ee nasıl olacak bu iş,Seni Allaha hava ediyorum HAKİME hanım verdiğin her karar yanlı…

    Eğer evden malınız bir şekilde hatta gayri hukuki bir şekilde kaldırıldı ise,yandığınızın resmidir,
    malı kaldıran avukat yada icra memuruna hiçbirşey olmadığı gibi hakimler davayı uzattıkça uzatıyor,
    kanundaki her maddeyi kullanarak davayı reddediyor vs vs vs,,velhasılı asla kimse borçlununda
    hakları olduğuna bakmıyor,ilk hak ve öncelik alacaklının mantığı ile hareket ediliyor,işte örnek,
    4 aydır hukuk mücadelemizin sonucu,icra müdürlüğüne yapılan şikayet iştikak iddiası sonuç yok,
    icra mahkemesinde açılan iştikak davası ve şikayet yolu ile haczin kaldırılması istemi,sonuç:
    iştikak iddiasının faturalar ve tanıklara rağmen reddi,şikayet yolu ile haczin kaldırılması talebine
    ise süresi içinde şikayet edilmemiştir geçekçesiile red.Buna karşılık kanuna muhalif unsurlarda süresiz şikayet hakkımızın olduğu gerekçesi ile şikayetin tekrarı aradan geçen 4.5 aylık süre edilen onca masraf,haklılığınızın karşısında kanunun size verdiği onca hakka rağmen haksız çıkmanız,

    bilmiyorum başka ne yapabilirim daha nereye gidebilirim bilmiyorum…..

    • Umut Ufuk diyor ki:

      Sn.Tolgaben,

      İlk olayı yasındıgında burada anlatmısdınız..Ben şahsen sizin anlattıklarınıza ınanmısdım ve bir çok kişide inanmışdır.Doğru söylediğinizdende şüphemiz olmadı.Yalnız hernekadar her şey doğru olsada durum inanmakla çözülmüyor kanıtlarla çözülüyor.
      Yanlış hatırlamıyorsam sıze cevabımda;yazmıs oldugunuz eşyalar çift olduğu için muhafaza yapılmıştır demişdim.Sonrasında sızde bana evet fakat bazıları tamır ıcın gelmısdı musterıye ait dıye belırttınız.Ozaman bende bunun eve tamır amaçlı geldıgını bunun meslegınız oldugunu ve tamır formu,ırsalıye ve urunun orjınal faturası varsa şikayatte bulunabılırsınız demısdım.Sızde o sekılde resmı olarak çalışmadıgınızı belırttınız.Bu durumda yaptıgınız ıtırazı ve karsı tarafın iştikak iddasını çürütecek yeterlı delılınız bulunmadıgını gördüm. Çünkü ilk orak çift eşya görülmekde fakat tamır ıcın geldı dedınız isbatı (resmı) olmadıgı ıcın sonuc bu sekılde cıkmıs.Diyeceksınızkı ben tamır ıcın geldıgınden bana ait olmadıgını baskasına aıt oldugunu faturasını ibraz ettım.fakat fatura esyanın kıme ait oldugunu gösterır tamır amaçlı geldıgını degıl.Siz burada tamır ıcın degıl 3. sahsa aıt olan bır esyanın muhafaza oldugunu ve 99. maddeye ıstınaden uygulama yapılması gerektıgını belırtmelıydınız.Çünkü elinizde tamir için geldıgıne dair bır belge yokdu.Yapılan yanlış uygulamalırın şikayetinde tarafınıza verılen hacız tutanagının içeriği çok önemli.yanlış bir itiraz sonucu etkıleyebılır.
      Durumunuzu resmı olarak kanıtlaya bılırsenız,yanı delilerinizi çoğaltabılırsenız tekrardan itirazda bulunabılırsınız..
      Keşke sonuç çok daha iyi olsaydı.

      • tolgaben diyor ki:

        umut bey,
        teşekkür ederim,mutlaka ki haklısınız,ama müşterim kendi avukatı aracılığı ile dava açmış bulunmakta,burada iştikak iddiasında bulunan avukatın neye nasıl itiraz edeceğini bilmesi gerek diye düşünüyorum,haciz tutanağında sadece haciz edilen malların dökümü dışında bir açıklama ve gerekçe yoktur,yalnızca hacze kabil mal bulunamamıştır,hacz edilmesi gerekenler hacz edilmiştir diye bir ibare var,kaldıki müşterinin iştikak iddiası dışında bizde evden çift eşya alınması ile ilgili şikayet yolu ile haczin kaldırılmasını talep etmiş idik,fakat hakime hanım her seferinde süre aşılmış,vs vs diye talebi red ediyor..iştikak iddiasında bulunulan ürünlerin resmi ve yasal faturası dışında nasıl bir kanıt olabilirki?eğer bu ürünlerin tarafımızdan müşterinin ev ve işyerine kurulduğuna şahit olan ev halkı ve işyeri çalışanları tanık yerine geçerse ki bu şekilde tanıklarda mevcuttur,başkada kanıt denilen şey nedir benim aklım almıyor…tekrar sonsuz şükranlarımı sunuyorum bilgilerinizden fayda gören herkez ve kendim adına…

  24. ömür üzümlü diyor ki:

    merhaba yazılanlardan bir kaçını okudum,bazı bilgiler edindim ,elinize saglık çok güzel bir site yapmışsınız.Benim bi sorum olacak.BİR magzadan taksitle alış veriş yaptım,uzun bir süre taksidimi ödedim.Son sekiz taksidi kaldı,bazı nedenlerden dolayı,hastalıktan dolayı beş aydır odeme yapamadım.üçgün önce avukat kendi kartını eve göndermiş,bende telefon açtım, borcunuzdan dolayı icra takibine başlandı hakkınızdaki borcu ödememi istedi.üstüne faizi,masraflar avukat masrafı felan saydı.Sizlere sorum su olacak,icra takip işlemine başlanmışsa neden elime bir teblig geçmedi ,avukat beni aramadan kendi kartını gönderdi,birde eşyaları aldıgım firma neden ihbarnama göndermemiş olabilir. birde avukat hepsini istiyor. nasıl bir yol izlemeliyim,takside böldürme imkanım olabilirmi.verecegiz yanıtlar için şimdiden teşekür ederim.

    • Umut Ufuk diyor ki:

      Sn. Ömür,

      Şu şekilde dşünebilirsiniz; alacaklı dosyayı avukata teslım etmısdır,avukatda icra işlemini başlatmadan sizinle anlaşma yoluna gitmek ıstemiş olabilir.Anlaşma gerçekleşmez ise dosya açılır ve tarafınıza teb. gönderilir.Yada dosya açıldı henız elınıze teb. ulaşmadı ve avukatta anlaşmak için sızı aradı.
      Anlaşma yolunu gıderek borcunuzu ödemeye çalışmanız en doğru karardır.

  25. aybars ece diyor ki:

    arkadaşlar bugün bana hacze bir memur bey ve bir avukat yamağı kadın geldi.ikisini de evime nazikçe buyur ettim.avukat yamağı kadın koltuğa oturup ayak ayak üstüne atıp eee napcaksınız bu borcu diye lakayıtça sordu ve de bu arada memur bey sessizce bekliyor.neyse bende kendilerine şu an işim yok maaşım yok vede tabiki ödeme gücüm de yok dedim.ya bi taksitlendirsek iyi olacak dedi.ben de kendisine hanımefendi taahhüt olayını bilecek kadar bilinçliyim ltf beni cahil yerine koymayın dedim.o zaman çok borca girdiniz sizlemi uğraşacaz dedi.ve bu arada çok efendi olan memur bey sessizce bizi izliyordu.ben de kendisine sizi hiç ilgilendirmez benim muhatabım devletin icra memurudur asla siz değilsiniz dedim.ve de devamında yargıtay 4. dairenin almış olduğu emsal karara dayanarak sizi eve almama hakkım var biliyorsunuz değilmi diye sordum.bu soruma memur bey evet diyerek cevap verdi.o zaman ltf sakince memur beyin işini yapmasını bekleyin dedim.ayrıca siz avukatmısınız kimsiniz hangi hukuk fakultesinden mezunsunuz madem evime geldiniz cevaplayın dedim.bunun üzerine bana bu sizi ilgilendirmez dedi.bende o zaman derhal evimi terk edin dedim.ayağa kalkıp çıkarken memurun kulağına eğilip benimde duyacağım şekilde televizyonu kaldırıyoruz haa diyerek çıktı.bende kaldırabiliyorsanız kaldırın hadi sizin avukatınızı baroye ve sizide savcılığa şikayet edecem dedim.memur beyede bakın duydunuzmu avukat işçisi size emir veriyor dedim.o da bana ben emirleri kanunlardan ve amirlerimden alırım dedi.neyse uzatmayayım kadını evimin dışına attıktan sonra memur bey evi bile dolaşma gereği duymadan hazce kabil mal yoktur deyip kalktı ve çıkarken de abi kafana takma bunları bunlar hala eski alışkanlıklarının devam edeceğini sanıyorlar dedi.
    bunu özellikle yazdım ki ltf hiçbir arkadaş avukatların vasıfsız işçilerini evlerine alıp birde ahkam kesmelerine asla müsaade etmesinler.

  26. Akın Ayaz diyor ki:

    Sayın sargoz,sayın umut ufuk yapmış olduğunuz açıklamalar ve yorumlar için çok teşekkürler çok faydalı bilgileri bizlerle paylaşıp yol gösterici oluyorsunuz..Daha önceki yazılarda hakkımızı aramamız gerektiğini ve mutlaka nedim beye davranan gibi bir memur olduğu zamanda hemen onuda şikayet etmemiz gerektiğini hakkımızı savunmamız gerektiğini bizlere söylediniz ki nedim beyin yazdıklarına göre gelen 3. şahıs hem tehdit etmiş hem hakarette bulunmuş hemde evde tek olan tv ve bilgisayara el konularak aynı gün kaldırılmış…bazı konularda ibre tersinemi dönüyor yada nedim beyin şikayetinde sizce bir usul hatasımı var?şimdiden teşekkürler

    • Umut Ufuk diyor ki:

      Sn Akın,

      Bır cok kısı burada yasadıgını anlatıyor ve ne yapılması gerektıgını soruyor.Bir çok kişide elinden gelen yardımı yapmaya çalışıyor. Bır çok kez şait oldugum bırsey var burada anlatılan yeterlı degıl tam net yada açıklayıcı olmuyor.Sadece anlattıklarınıza göre cevap verebılıyoruz.Bır cok kişi ile yaptıgım gorusme sonucu ve ellerındekı tutanak degerlendırmesınden sonra anlatılandan farklı olayın oldugunu anladım.Bir kelime,bir madde bir çok şeyi değiştirmektedir.

  27. tolgaben diyor ki:

    ağustos ayında evimde haciz işlemi yapıldı,evde olmadığımız bir zamanda,evimize icra memuru polis avukat katibi girmek sureti ile,beyaz eşyalar dokunulmamış,fakat evde bulunan 2 adet ses sisteminin her ikisi,iki adet laptop un her ikisi ve çocuklarıma ait bir adet org hacz edilip götürülmüştür,Laptopların biri benim işimde kullandığım yaptığım işle ilgili tek aracımdır,diğer laptop maddi önem bile arz etmeyen çocuklarımın ders ve oyun amaçlı kullandığı cihazdır,alınan ses sistemleri ise benim müşterime sattığım ikinci el ürünlerdir,ürünlerdeki bazı hataları gidermek ayar ve bakımları yapılmak üzere eve getirilmiş evdede zaten bakım amaçlı parçalara ayırılmış demonte vaziyetteki ürünlerdir,ses sistemleri icradan yaklaşık 1,5 ay önce satılmış ve faturalıdır,müşterim verilen 7 günlük süre zarfında avukatı aracılığı ile iştikak davası açmıştır,aynı zamanda bizimde icra müdürlüğüne yapılan haczin hatalı olduğuna dair şikayetimiz mevcuttur,yaptığımızx şikayete cevap dahi alamayınca,icra hakimliğineşikayet yolu ile dava açtık,ilk önce dava sübut bulunmadığından reddedildi,Allah sizlerden razı olsunki buradan edindiğimiz bilgiler ışında bu tip durumlarda süresiz şikayet hakkımız olduğunu buradan kopya ettiğimiz Yargıtay kararı ile tekrar ettik,2 gün önce iştikak davası ile ilgili tarafım tanık olarak çağrıldım,hakime hanım adımı adresimi ne işle meşgul olduğumu cihazların neden evde oılduğunu müşteriyi daha önce tanıyıp tanımadığımı sordu hepsine gerçek ne ise o şekilde cevap verdim,ama gel görki hakime hanım,faturaya tanığa rağmen delillerin yetersiz olduğu müşterinin benim tanıdığım olduğunu gerekçesi ile davayı reddetti ve kesin karar verdi,yani şimdi ben birde müşterime borçlanmış oldum,diğer şikayetimiz ile ilgili halen daha görünürde bişey yok,anlamakta güçlük çekiyorum,hani 2 eşya alınamazdı hani suçtu hani avukat mahalle giremezdi,bütün bunlara değinen bile yok,nedir yani ben evimde iş yapamazmıyım kim evine iş getirmiyorki,ticaret yaptığım herkez yabancı olmak durumundamı,ben akrabama komşuma iş arkadaşıma satış yapamazmıyım,2 adet ses sistemine 1100 tl bedelle haciz konulmuş,oysaki faturası toplam 4500 tl ben bu fatura karşılığı devlete 810 tl kdv ödemişim aptalmıyım ben,işimde kullandığım laptopta müşteri hesaplarım işimle ilgili programlar dan dolayı kaybımı hesap bile etmiyorum,ben borcumdan kaçan biride değilim,avukata davanın ana parası kadarda para ödemişim,ama bende ana paranın 2 katı daha para istenmekte,müşterimin malını elimden al , işimi yaptığım aracımı(laptop)elimden al yapılan herşey kanuna mualif sonrada gel borç öde ee nasıl olacak bu iş,Seni Allaha hava ediyorum HAKİME hanım verdiğin her karar yanlı…

    • aybars ece diyor ki:

      arkadaşlar bugün bana hacze bir memur bey ve bir avukat yamağı kadın geldi.ikisini de evime nazikçe buyur ettim.avukat yamağı kadın koltuğa oturup ayak ayak üstüne atıp eee napcaksınız bu borcu diye lakayıtça sordu ve de bu arada memur bey sessizce bekliyor.neyse bende kendilerine şu an işim yok maaşım yok vede tabiki ödeme gücüm de yok dedim.ya bi taksitlendirsek iyi olacak dedi.ben de kendisine hanımefendi taahhüt olayını bilecek kadar bilinçliyim ltf beni cahil yerine koymayın dedim.o zaman çok borca girdiniz sizlemi uğraşacaz dedi.ve bu arada çok efendi olan memur bey sessizce bizi izliyordu.ben de kendisine sizi hiç ilgilendirmez benim muhatabım devletin icra memurudur asla siz değilsiniz dedim.ve de devamında yargıtay 4. dairenin almış olduğu emsal karara dayanarak sizi eve almama hakkım var biliyorsunuz değilmi diye sordum.bu soruma memur bey evet diyerek cevap verdi.o zaman ltf sakince memur beyin işini yapmasını bekleyin dedim.ayrıca siz avukatmısınız kimsiniz hangi hukuk fakultesinden mezunsunuz madem evime geldiniz cevaplayın dedim.bunun üzerine bana bu sizi ilgilendirmez dedi.bende o zaman derhal evimi terk edin dedim.ayağa kalkıp çıkarken memurun kulağına eğilip benimde duyacağım şekilde televizyonu kaldırıyoruz haa diyerek çıktı.bende kaldırabiliyorsanız kaldırın hadi sizin avukatınızı baroye ve sizide savcılığa şikayet edecem dedim.memur beyede bakın duydunuzmu avukat işçisi size emir veriyor dedim.o da bana ben emirleri kanunlardan ve amirlerimden alırım dedi.neyse uzatmayayım kadını evimin dışına attıktan sonra memur bey evi bile dolaşma gereği duymadan hazce kabil mal yoktur deyip kalktı ve çıkarken de abi kafana takma bunları bunlar hala eski alışkanlıklarının devam edeceğini sanıyorlar dedi.
      bunu özellikle yazdım ki ltf hiçbir arkadaş avukatların vasıfsız işçilerini evlerine alıp birde ahkam kesmelerine asla müsaade etmesinler.

    • Umut Ufuk diyor ki:

      Sn.Tolgaben,

      yukarıda açıklama yaptım

  28. Akın Ayaz diyor ki:

    Sayın Umut Ufuk Nedim Beyin yazmış olduğu konu bence oldukça önemli…Bu konu hakkındaki yorum ve görüşlerinizi bekliyorum…saygılar..

    • Umut Ufuk diyor ki:

      Sn. Akın,

      Sayın Nedim Beyin yazısına şimdi bakıyorum.Teşekkürler,

      Bazen yapılan yorumlar uzun olmakda ve altlarına yazılan soruları çogunlukla ceptelefonundan bağlandığım için görememekteyim.Altlara yazıldıgı ıçın ve geç farkedilebiliyor.
      Konuyla ilgili aşagadaki yazısının altına açıklama yapıyorum.

      • Nedim Kaya diyor ki:

        yardımlarınız için şimdiden çok teşekkür ediyorum Umut bey..

        • Umut Ufuk diyor ki:

          Sn. Nedim Kaya,
          aşagıda belirttim belki dikkatinizi çekmez diye burada tekrar paylaşıyorum,

          Eşyaların geri iyadesi için ve bununla bırlıkde icramemurunu sikayet etmişssiniz.Burada Hakim davayı genişletmiş memurun şikayetide söz konusu oldugu ıcın ve sızede ” Tüm delillerinizi açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da belirterek bildirmek elinizde bulunan delillerinizi dilekçelerinize eklemek ve başka yerlerden getirilecek belge ve dosyalar içinde bunların bulunabilmesini sağlayan bilgilere dilekçenizde yer vermek zorunda olduğunuz ve HMK 319. maddeye göre iddianın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağının dava açılmasıyla HMK 119. madde B ve G bendleri eksiklik tamamlanması için 1 haftalık kesin süre verilmesine eksiklik tamamlanmayacağı taktirde davanın açılmamış sayılacağı ” dıye belırtmıs yanı belirtilen süre içersinde bir dilekce yazmanınız gerekli ve ekleyecegınız delıller var ıse onlarıda eklemenızı ıstemıs. Dava dilekceniz; dava dosyasında tüm evraklar mevcutur. şeklinde olabılır.

          İnşallah hayırlısı.

  29. sessiz diyor ki:

    Arkadaşlar, kafama takılan bir konu var.Cevaplayabilirseniz sevinirim.
    Evimde ressam arkadaşımın bana hediye olarak verdiği bir kaç yağlı boya tablo (segisinde 300 tl civarında etiketleri vardı) ile yine eşimin büyük emek ve göz nuru ile yaptığı poselen duvar tabakları var. Bunlar süs eşyası olarak değerlendirilip haczedilebilir mi

  30. Umut Ufuk diyor ki:

    Maaş hesabından çekılen kredı,

    Bir bankadaki maaş hesabınızdan almış olduğunuz kredi işlemleri esnasında imzaladığınız sözleşmede; hesabın maaş hesabı olduğu bankanın hapis hakkı olduğu yazmaktadır.Ayrıca ödeme için karşı taraftan yazılı talimat alınmıştır ilk dört ay düzenli maaşında kesilmekte 5.6 aylar hiç kesinti yapılmamasının sebebi ödeme talimatı günü ile kredi ödeme günün farklı olmasındadır karşı tarafında bu süreçte parayı çekmede dolayısla kredi ödemesi iki ay üst üste ödenmediğinde idari takibe geçiliyor hesabın tamamı bloke ediliyor buraya kadar banka acısında işlem doğru.Fakat maaşının tamamını bloke etmesi hernekadar hapis hakkı açısında mümkün isede hesabın maaş hesabı olması sebebiyle ancak ¼ nü kesebilir tamamını bloke edemez.Çünkü hesaba gelen para maaştan gelen paradır. Örneğin Banka ile yapılan sözleşmede borçlunun kabul beyanı (maaşının tamamının kesilmesi yönünde) söz konusu olsa bile maaş hesabının tamamına bloke konulması yasal değildir. Zira hesaba bloke konulabilmesi ancak borçlunun temerrüdünden sonra uygulanabilecektir. Diyelimki böyle bir sözleşmenin var ve borçlunun da temerrüde düştüğü kabul edilse dahi, maaşının tamamına bloke konulması kişinin hayatını idamesine olumsuz etki oluşturmaktadır ve borçlunun aleyhine olan bu hüküm hukuken geçersizdir. Yalnız Bankacılık Kanunu Md. 61 kişinin kendi tasarrufundaki paraya el koyamazsın,ancak istisnalar hariç diye de belirtir ve istisnaları sayar.

  31. M.Celal TOPARLAKLI diyor ki:

    ŞİRKET MÜDÜRLERİNE TAAHHÜDÜ İHLALDEN CEZA VRİLEMEZ.

    Şirket müdürlerine taahhüdü ihlalden(ödeme şartının ihlali İİK 340) ceza verilemez. İİK 340 borçlunun ödeme şartını ihlal etmesini cezalandırmaktadır. Şirketlere karşı yapılan icra takiplerinde borçlu şirkettir. Borçlusu şirket olan icra takiplerinde şirket müdürlerinin yapacağı taahhüt geçerli değildir, çünkü borçlu olan şirkettir, şirket müdürü değildir.

    Suçun maddi unsuru:

    Taahhüdü ihlal suçunun maddi unsuru borcu ödeme şartını makul bir sebep olmaksızın yerine getirmemektir.

    Manevi unsuru :

    Suçun manevi unsuru konusunda uygulamada bir açıklık yoktur. 5237 sayılı TCK’nın 21. Maddesine göre “..suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır..”

    Uygulamada taahhüdü ihlal suçu şekli suç olarak görülmekte ve şekil şartları oluşmuş ise ceza verilmektedir. Bu açıdan uygulama TCK’ya ve modern hukuk prensiplerine aykırıdır.

    Suçun Faali:

    İİK 340 a göre suçu faali borçludur. Borçlu olmayan kişilerin icra taahhütleri geçersizdir.

    MADDE 340.- (Değişik: 5358 – 31.5.2005 / m.11) 111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun, alacaklının şikayeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez.

    Yargıtay 16. Hukuk Dairesi’nin 2011/1204 E, 2011/4027 K ve 4.7.2011

    tarihli kararında “..borçlu sanık yönünden takibin kesinleşmemesi nedeniyle henüz borçlu duruma düşmediği, ödeme şartını ihlal suçunun sanığının ise borçlu olması gerektiği gözetilmeden mahkumiyete karar verilmesi isabetsizdir.” Demektedir.

    Daire E. 2010/29 K.ve 2010/1601 . 1.3.2010 tarihli kararında “Görüleceği üzere borcu ödeme taahhüdünde bulunan sanık hakkında icra takibi başlatılmadığı gibi ödeme emri de tebliğ edilmemiştir. Bu sebeple henüz borçlu sıfatını taşımamaktadır. “ demektedir.

    İcra mahkemelerinin kararlarına itiraz

    İcra mahkemelerinin kararlarına yapılan itirazların ret edilmesi halinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından kararın bozulması talep edilebilir.
    YARGITAY KARARLARI

    T.C.

    YARGITAY

    16. HUKUK DAİRESİ

    E. 2011/1204

    K. 2011/4027

    T. 4.7.2011

    • ÖDEME ŞARTINI İHLAL SUÇU ( Sanığın İcra Dairesindeki Taahhüdünde Tüm Sürelerden Feragat Ettiği ve Takibin Kesinleştirilmesi Yönünde Bir Beyanının Bulunmaması Karşısında Borçlu Sanık Yönünden Takibin Kesinleşmemesi Nedeniyle Henüz Borçlu Duruma Düşmediği – Suçun Oluşmadığı )

    • TAKİBİN KESİNLEŞMEMESİ ( Sanığın İcra Dairesindeki Taahhüdünde Tüm Sürelerden Feragat Ettiği ve Takibin Kesinleştirilmesi Yönünde Bir Beyanının Bulunmaması Karşısında Borçlu Sanık Yönünden Kesinleşmediği – Henüz Borçlu Duruma Düşmediğinden Ödeme Şartını İhlal Suçunun Oluşmadığı )

    • ÖDEME EMRİNİN BORÇLUYA TEBLİĞ EDİLMEDEN İADE EDİLMİŞ OLMASI ( Sanığın İcra Dairesindeki Taahhüdünde de Tüm Sürelerden Feragat Ettiği ve Takibin Kesinleştirilmesi Yönünde Bir Beyanının Bulunmaması Karşısında Borçlu Sanık Yönünden Takibin Kesinleşmediği/Ödeme Şartını İhlal Suçunun Oluşmadığı )

    2004/m.340

    ÖZET : Sanık ve alacaklı vekilinin birlikte icra dairesine giderek, sanığın borcun tamamını faizi ve tüm masrafları ile ödeyeceğini taahhüt ettiği halde, taahhüdünü yerine getirmediğinden bahisle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, icra müdürlüğü tarafından çıkarılan ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmeden iade edilmiş olması ve sanığın icra dairesindeki taahhüdünde de tüm sürelerden feragat ettiği ve takibin kesinleştirilmesi yönünde bir beyanının bulunmaması karşısında, borçlu sanık yönünden takibin kesinleşmemesi nedeniyle henüz borçlu duruma düşmediği, ödeme şartını ihlal suçunun sanığının ise borçlu olması gerektiği gözetilmeden mahkumiyete karar verilmesi isabetsizdir.

    DAVA : Ödeme şartını ihlal suçundan sanığın, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair, ( Soma İcra Mahkemesi )’nin 14.05.2010 tarihli, 2009/422 esas ve 2010/312 sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine Adalet Bakanlığı’ndan verilen 29.12.2010 gün ve 76716 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığı’nın 10.01.2011 gün ve K.Y.B. 2011/1578 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi,

    Tebliğnamede, sanık hakkında Soma İcra Müdürlüğü’nün 2008/2251 sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibi sırasında, sanık ve alacaklı vekilinin birlikte icra dairesine giderek, sanığın borcun tamamını faizi ve tüm masrafları ila birlikte ödeyeceğini taahhüt ettiği halde, taahhüdünü yerine getirmediğinden bahisle mahkumiyetine karar verilmiş ise de, Soma İcra Müdürlüğü tarafından borçlu-sanığa çıkarılan ödeme emrinin sanığa tebliğ edilemeden iade edilmiş olması ve sanığın icra dairesinde taahhütte bulunmadan önce, tüm sürelerden feragat ettiği ve takibin kesinleştirilmesi yönünde bir beyanının bulunmaması karşısında, taahhüdün geçerli olmayacağı ve atılı suçun oluşmayacağı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi isabetsiz olduğundan anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Mu-hakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir. Gereği görüşüldü:

    KARAR : Dosya kapsamına göre; Soma İcra Müdürlüğü’nün 2008/2251 sayılı dosyası ile yapılan icra takibinde, sanık ve alacaklı vekilinin birlikte icra dairesine giderek, sanığın borcun tamamını faizi ve tüm masrafları ile birlikte ödeyeceğini taahhüt ettiği halde, taahhüdünü yerine getirmediğinden bahisle İİK’nın 340. maddesi uyarınca üç aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, Soma İcra Müdürlüğü tarafından çıkarılan ödeme emrinin borçluya tebliğ edilemeden iade edilmiş olması ve sanığın icra dairesindeki taahhüdünde de tüm sürelerden feragat ettiği ve takibin kesinleştirilmesi yönünde bir beyanın bulunmaması karşısında, borçlu sanık yönünden takibin kesinleşmemesi nedeniyle adı geçen sanığın henüz borçlu durumuna düşmediği, anılan yasa metninden de anlaşılacağı üzere ödeme şartını ihlal suçunun sanığının borçlu olmasının gerektiği, eş anlatımla henüz borçlu sıfatı yüklenilmeden yapılan taahhüdün de geçerli olmadığı ve atılı suçun oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi isabetsizdir.

    SONUÇ : Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca düzenlenen tebliğname yerinde görülmekle, Soma İcra Mahkemesi’nin 14.05.2010 tarihli, 2009/422 esas ve 2010/312 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca ( BOZULMASINA ), bozma kararı üzerine 5271 sayılı CMK’nın 309/4-d maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerekmekle;

    Borçlu sanığın ödeme şartını ihlal suçundan dolayı cezalandırılmasına yer olmadığına, hakkındaki cezanın çektirilmemesine, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdiine, 04.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    T.C.

    YARGITAY

    16. HUKUK DAİRESİ

    E. 2010/29

    K. 2010/1601

    T. 1.3.2010

    • TAAHHÜDÜ İHLAL ( Üçüncü Şahıs Durumunda Bulunan Sanığın Borçlu Şirketin Borcuna İcra Kefili Olduğu/Borcu Ödemeyi Kabul ve Taahhüt Ettiği – Sanık Borçlu Sıfatını Taşımadığı İçin Cezalandırılamayacağı )

    • İCRA KEFİLİ ( Borçlu Şirketin Borcuna İcra Kefili Olan Sanık/Sanık Hakkında İcra Takibi Başlatılmadığı – Sanığa Ödeme Emri Tebliğ Edilmediği/Sanığın Borçlu Sıfatını Taşımadığı )

    • ÖDEME TAAHHÜDÜ ( Taahhüdü İhlalden Sanık Hakkında Şikayette Bulunulduğu – Borçlu Sıfatı Taşımayan Sanığın Cezalandırılamayacağı )

    • BORÇLU SIFATI ( Ödeme Taahhüdünde Bulunan Sanık Hakkında İcra Takibi Başlatılmadığı/Ödeme Emri Tebliğ Edilmediği – Cezalandırılamayacağı )

    2004/m.111, 340

    ÖZET : Borçlu şirket hakkında gerçekleştirilen haciz sırasında üçüncü kişi durumunda bulunan sanığın borca icra kefili olduğu ve borcu ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, belirttiği tarihte ödeme yapmaması sebebiyle de şikayetçi vekili sanık hakkında ödeme şartını ihlal fiilinden dolayı şikayette bulunmuştur. Borcu ödeme taahhüdünde bulunan sanık hakkında icra takibi başlatılmadığı gibi ödeme emri de tebliğ edilmemiştir. Henüz borçlu sıfatını taşımamaktadır. Borçlu olmayan kişilerin ödeme şartını ihlal eyleminden cezalandırılmaları mümkün değildir.

    DAVA : Ödeme şartını ihlal eyleminden borçlu R.G. hakkında yapılan yargılama sonucunda, atılı suçun unsurları oluşmadığından bahisle beraatine dair Şişli 3. İcra Mahkemesi’nin 25.6.2009 tarihli ve 2009/172 esas. 2009/209 Sayılı kararına karşı müşteki vekilinin itirazının kabulüyle Şişli 3. İcra Mahkemesi’nin anılan kararının kaldırılmasına, borçlunun 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 28.7.2009 tarihli ve 2009/758 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

    Tebliğname ile; borçlu şirketin adresinde yapılan haciz sırasında, şahsi olarak icra kefili olan sanığın yaptığı ödeme taahhüdünü yerine getirmediğinden bahisle vaki şikayet üzerine usul ve yasaya uygun olarak verilen Şişli 3. İcra Ceza Mahkemesi’nin anılan beraat kararına karşı yapılan itirazın, icra kefili olan sanığa ayrıca icra emri çıkartılmaması sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemekle anılan kararın 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 11.12.2009 gün ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-105->34-8069-2009/14101/69658 Sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının K.Y.B. 2009/289747 Sayılı tebliğnamesiyle talep edilmiş olmakla GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :

    KARAR : “Borçlunun ödeme şartını ihlali halinde ceza” başlıklı 5358 Sayılı Kanunun 11. maddesi ile değişik İ.İ.K.nun 340. maddesi birinci cümlesi “111. madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını ihlal eden borçlunun, alacaklının şikayeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir.” hükmünü içermektedir. Madde metninden de anlaşılacağı üzere, ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı cezalandırabilmek için öncelikle ihlalde bulunanın borçlu olması gerekmektedir. Oysa ki somut olayda borçlu G… Ltd. Şti. hakkında yapılan takip sırasında gerçekleştirilen haciz işlemi sırasında üçüncü kişi durumunda bulunan R.G.’nin borca icra kefili olduğu ve borcu ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, belirttiği tarihte ödeme yapmaması sebebiyle de şikayetçi vekilinin sanık hakkında ödeme şartını ihlal fiilinden dolayı şikayette bulunduğu anlaşılmaktadır.

    Görüleceği üzere borcu ödeme taahhüdünde bulunan sanık hakkında icra takibi başlatılmadığı gibi ödeme emri de tebliğ edilmemiştir. Bu sebeple henüz borçlu sıfatını taşımamaktadır. Borçlu olmayan kişilerin ödeme şartını ihlal eyleminden cezalandırılmaları mümkün olmadığından itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.

    Açıklanan sebeplerle Yargıtay C. Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle, İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 28.7.2009 tarih, 2009/758 değişik iş sayılı kararının BOZULMASINA, Bozma kararı üzerine 5271 Sayılı C.M.K.nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;

    SONUÇ : Borçlu R.G.’nin ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına yer olmadığına, hakkındaki mahkumiyet hükmünün çektirilmemesine, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 1.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

  32. Umut Ufuk diyor ki:

    yoksulluk nafakası,aylık ödeme şeklinde) ödenen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın başkasıyla evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın başkasıyla fiili evliymiş gibi yaşaması hali , yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde aile mahkemesi kararıyla ortadan kaldırılabilir.

    iştirak nafakası,Hakim , velayetlerini kendisine verilmediği ortak çocukların eğitim sağlık bakım ihtiyaçlarının giderilmesi amacıyla , velayet verilmeyen eşin iştirak nafakası ödemesine karar verir. İştirak nafakası yoksulluk nafakası gibi mahkeme kararının kesinleşmesi tarihinden itibaren başlar. Kural olarak çocuklar reşit olunca iştirak nafakası biter. Ancak çocukların eğitimleri devam ediyorsa eğitimleri bitene kadar nafaka devam eder. Kız çocuklarında ise evleninceye kadar iştirak nafakası devam eder.Yargılama devam ederken çocuklar için hükmedilen tedbir nafakası iştirak nafakası olarak; eş lehine hükmedilen tedbir nafakası ise yoksulluk nafakası da (şartları varsa) yoksulluk nafakası olarak devam eder.

    yoksulluk nafakası , boşanma sonucunda yoksulluğa düşecek eş lehine hükmedilen nafaka türüdür.Eşin lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesi için eşin tam veya ağır kusurlu olmaması gerekir. Eşlerden ikisi de eşit kusurlu ise yoksulluk nafakasına karar verilmektedir.Her iki taraf da kusursuz ise boşanma sonucunda yoksulluğa düşecek eş lehine yoksulluk nafakasına hükmedilebilir.

    Tedbir nafakası , boşanma davası içerisinde pek çok taleple birlikte istenebileceği gibi ayrı bir davada yani tedbir nafakası davasında da istenebilir. Boşanma davası açıldıktan sonra mahkeme sosyal ekonomik durum araştırmalarına göre ailenin geçimini sağlayan erkeğin hanımı ve ortak çocukları için tedbir nafakası ödemesine karar verir. Hakim tedbir nafakasına karar verirken kusur aramaz. Uygulamada tedbir nafakası talep edildikten sonra Mahkeme hızlı bir şekilde buna karar verir. Tedbir nafakası boşanma davası kararı kesinleşene kadar devam eder. Boşanma davasının kararı kesinleşince tedbir nafakası yoksulluk nafakasına dönüşür.Tedbir nafakası yargılamanın her aşamasında istenebilir

  33. Umut Ufuk diyor ki:

    Değerli Arkadaşlar,
    6098 S.lı Türk Borçlar Kanunu (Yeni) MADDE 598
    D. Sona ermesi Kanun gereğince;Hangi sebeple olursa olsun, asıl borç sona erince, kefil de borcundan kurtulur.
    Borçlu ve kefil sıfatı aynı kişide birleşmiş olursa, alacaklı için kefaletten doğan özel yararlar saklı kalır.
    Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.
    Kefalet, on yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile, uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir.
    Kefalet süresi, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefilin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla, azamî on yıllık yeni bir dönem için uzatılabilir

  34. emre diyor ki:

    sayın sargöz motorun üstündeki haczi nasıl düsürürüm bide zaten motoru gelip alan olmadı motor bende

  35. yasin diyor ki:

    Merhabalar 13/12/2012 saat 12:18 de bir paylasim yapmistim AMA gormediniz galiba gercekten ole bisey varsa borclarimizi rahatlikla odeyebilcez

  36. Umut Ufuk diyor ki:

    Prim borçları yeniden yapılandırılıyor
    TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, sigortalı lehine düzenlemeler içeren ve 4,4 milyon vatandaşı ilgilendiren tasarıyı kabul etti.
    Komisyon, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nı alt komisyon raporu üzerinden görüştü.

    Tasarı, müzakerelerin ardından kabul edildi.

    Tasarıyla, iş meslek danışmanı yeterlilik belgesine sahip olduğu halde 817 kişilik iş ve meslek danışmanı alımı ilanına başvuramayanların açtığı davalarda Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararı vermesi üzerine ortaya çıkan hukuki sorunlar ve hak kayıpları gideriliyor.

    Buna göre, iş ve meslek danışmanı mesleki yeterlilik belgesine sahip olanlardan, bu pozisyonda istihdam edilebilmek için 10-11 Temmuz 2010’da yapılan KPSS’de en az 70 puan alanlardan, bu maddenin yayımı tarihinden itibaren 20 gün içinde müracaat edenler boş bulunan İş ve Meslek Danışmanı pozisyonlarına atanacak.

    1 Kasım tarihi itibarıyla çalışanlar ile 2 Kasım tarihinden önce askerlik ve doğum nedeniyle görevlerinden ayrılanlardan yeniden hizmete alınma şartlarını kaybetmeyenlerin yerleştirme işlemleri ve atanmalarına ilişkin hakları ise saklı olacak. Bu düzenlemeyle bin 340 kişi işe başlayacak.

    Emeklilik veya yaşlılık aylığı kesilenlerin sigortalılıklarının sona erdiği tarih, yazılı istek tarihi kabul edilerek aylıkları yeniden bağlanacak. Bunlardan yazılı istek şartı aranmayacak.

    Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Kurulu’nda; Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’nın temsilcisi de yer alacak.

    Esnaf ve sanatkarlar da temsil edilecek

    Sosyal Güvenlik Kurumu Yönetim Kurulu’nda, esnaf ve sanatkarlar de temsil edilecek. Kurul’un üye sayısı; esnaf ve sanatkarların temsilcisi ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkan Yardımcısı’nın bir olan sayısının 2’ye çıkarılmasıyla 12’ye yükseltilecek.

    Lise ve dengi öğrenimlerini tamamlayıp aynı yıl içerisinde yükseköğrenimlerine başlayan öğrenciler, 20 yaşını dolduracakları tarihi aşmamak kaydıyla, 120 gün süreyle sağlık hizmetlerinden yararlanmaya devam edecek.

    Terörle mücadele ile emniyet ve asayiş nedeniyle malul kalanlar ya da Kore, Kıbrıs ve İstiklal Savaşı gazisi olarak şeref aylığı bağlananlar ve bunların eşleri, kamu hastanelerinden sevk almadan özel hastaneye gidebilecek ve bunlardan ilave ücret alınmayacak.

    Tasarıyla, 1 Ekim 2008 tarihinden önceki sigortalılık süresine ait değişiklikten dolayı tahakkuk eden prim borcu, usulüne uygun olarak ödenen af, tecil, taksitlendirme ve yapılandırma uygulamalarını etkilemeyecek hale getiriliyor.

    Buna göre, 1 Ekim 2008’den önce Sosyal Güvenlik Kurumu’na kayıt ve tescili yapılan sigortalılardan, sigortalılık başlangıç veya bitiş tarihi değişenlerin daha önceden tespit edilmiş gelir basamakları ve bu basamakların yükselme tarihleri değiştirilemeyecek. Bu sigortalılardan, tescil tarihi daha eski bir tarihe alınanların eski tescil tarihi ile yeni tescil tarihi arasındaki sigortalılık sürelerine ilişkin gelir basamağı, ilk defa tescil edildiği tarih itibarıyla seçtiği veya intibak ettirildiği basamak olarak kabul edilecek.

    Borçlar affedilecek

    Kendi sigortalılığı bulunduğu halde, başkası üzerinden sağlık hizmetlerinden yararlananlara Ocak 2012 tarihine kadar çıkarılan veya çıkarılacak sağlık harcamalarına ilişkin borçlar affedilecek. Genel sağlık sigortalısı ya da bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamında olanlardan, hak etmediği kapsamda sağlık hizmeti alanların 31 Ocak 2012 tarihine kadar verilen sağlık hizmetleriyle ilgili borçları, ilgililerin açtıkları davadan vazgeçmeleri halinde tahsil edilmeyecek.

    Taksitlendirme isteyenlerin, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört ay içerisinde başvuruda bulunmaları gerekecek.

    Bu kapsamda özellikle 4B kapsamındaki Bağ-Kur sigortalıları yer alıyor. Örneğin, 60 gün ve daha fazla prim borcu bulunması nedeniyle sağlık hizmetlerinden yararlanamayan Bağ-Kur’lular, bir yakının üzerinden sağlık hizmetlerinden yararlanıyordu. SGK’nın bu durumda olanları tespit ettiğinde yapılan sağlık ödemelerini geri istemesi gerekiyordu.

    Tasarı bu şekliyle uygulamaya girerse, prim borcu olduğu için anne veya babasının üzerinden sağlık hizmeti alan Bağ-Kur’lular Ocak 2012’den önce SGK tarafından kendilerine çıkarılacak borçları ödemeyecek.

    Emekli olup da çalışmaya devam edenler

    4A, 4B ve 4C’den emekli olan ve ticari faaliyet yürütenlerin ödemesi gereken sosyal güvenlik primleri de ilgili kanuna göre yeniden yapılandırılacak. Buna göre, kamuda avukat olarak çalıştıktan sonra emekli olan ve daha sonra büro açarak avukatlık yapmaya devam eden bir kişinin sosyal güvenlik destek primi ödemesi gerekiyor. SGK tarafından sosyal güvenlik primini ödemediği tespit edilen bu durumdaki kişilerin söz konusu borçlarının yapılandırılmasına imkan tanınacak.

    Mevcut durumda kamudan emekli olduktan sonra kamuya ait bir iş yerinde çalışmaya devam eden memurlar, emekli aylığı alamıyor. Ancak SGK, bu durumda olup da bildirim yapılmadığı için maaşının yanı sıra emekli aylığı da alan çok sayıda memur bulunduğunu tespit etti. Tasarıyla, bu kişilere yersiz aldıkları aylıkları yeniden yapılandırılarak, kuruma olan borçlarını taksitle geri ödeme şansı tanınacak.

    Tarım ve Kırsal Kalkınma Kurumu personeline müjde

    Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’nda çalışan personele, yabancı dil şartını yerine getirmeleri için verilen süre 31 Aralık 2012’ten 31 Aralık 2013’e bırakılıyor. Böylece, bu şartı yerine getiremedikleri için işten ayrılmak zorunda kalacak olan 653 çalışan işlerine devam edebilecek. Ancak 31 Aralık 2013’e kadar bu şartı yerine getirmeyenlerin iş sözleşmeleri yenilenmeyecek.

    En son yayımlanan 2009 istatistiğinde toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi için başvuru hakkına sahip işçi sendikalarının 7 Kasım 2012 tarihinde yapacakları yetki tespit talepleri, iş yeri veya işletme çoğunluğu şartlarına göre sonuçlandırılacak.

    Tasarının, “Öğrencilerin 120 gün süreyle sağlık hizmetlerinden yararlanmaya devam etmelerine” ilişkin hüküm 1 Haziran 2012 tarihinden geçerli olmak üzere, diğerleri ise yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

    Kuruma 3 bin 970 kadro ihdas edilecek.

    “Bakanlık yıpranma hakkı için çalışıyor”

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, liseyi bitirenlerin sağlık hizmetlerinden yararlanmasına ilişkin düzenlemeden, yaklaşık 500 bin gencin yararlanacağını belirterek, primlere ilişkin borçların yapılandırılması uygulamasından ise 600 bin kişinin yararlanacağını söyledi.

    MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, gazeteciler, denizde çalışanlar, fabrika, atölye, havuz, depo ve trafoda çalışanlar, devlet tiyatrosu sanatkarları, zirai mücadele ve karantina ile veterinerlik çalışanları ve öğretmenlere yıpranma hakkı verilmesine ilişkin önerge verdi. Ancak önerge kabul edilmedi.

    Bakan Çelik, önergeyle ilgili yaptığı açıklamada, ”Bakanlık olarak bu konudaki çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.

    Tasarının kabul edilmesinin ardından teşekkür konuşması yapan Çelik, tasarının 4 milyon 400 bin vatandaşı direkt olarak ilgilendirdiğini ifade ederek, ”Sorunları ortadan kaldıracak, çalışanları rahatlatacak bir düzenleme” diye konuştu.
    (mynet haber)

    • okan diyor ki:

      umut bey öncelikle bilgi paylaşımınız için çok teşekkürler sizlerin sayesinde bilgi sahibi oluyoruz prim borçlarıyla ilgli sorum olucak bilgi verebilirseniz memnun olurm şimdiden teşkrler prim borçlara af derken bağkur ve sgk borçları yenidemi yapılandırılıyor . birde askerlik borçlanmasını devlet ödiyecek diye bir söylenti var doğrumudur tşkrler

      • Umut Ufuk diyor ki:

        Sn. Okan,

        Bahsetmiş olduğunuz konu ile ilgili kesn olan birşey yok.

        • okan diyor ki:

          teşekkürle umut bey siziin yazınıza istinaden sordum prim borçları yeniden yapılandırılıyor demişsiniz onun için sordum

  37. Umut Ufuk diyor ki:

    BLOKE ,
    Bankanın takas ve hapis hakkı vardır, bu kanunun emridir ve kimse karşı çıkamaz.
    MADDE 61 – 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun rehinlere ve hapis hakkına, 818 sayılı Borçlar Kanununun alacağın devir ve temlikine, takasa dair hükümleri ile diğer kanunların verdiği yetkiler ve koyduğu yükümlülükler saklı kalmak şartıyla mevduat ve katılım fonu sahiplerine ödenmesi gereken tutarları geri alma hakları hiçbir suretle sınırlandırılamaz. Mevduat veya katılma hesabı sahipleri ile kredi kuruluşları arasında vade ve ihbar süresi hakkında kararlaştırılan şartlar saklıdır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurulca belirlenir. Bu, maddesinin arkasına sığınılarak bloke ve tahsil uygulaması yapılmaktadır. Bu yapılan HUKUKİ DEĞİLDİR. ama başka türlü tahsil tapma şansları olmadığından ellerindeki bu avantajı kullanmaktalar.
    Dava açarak bloke kaldırılabilir. Banka, 89/1 Haciz İhbarnamesi Olmadan alacağına
    karşılık hesaptaki tutara bloke de KOYAMAZ, alacağı ile borcunu takas da EDEMEZ

  38. Umut Ufuk diyor ki:

    NAFAKA VE BORÇ.
    Nafaka borcu veya nafaka ödemesi olan bir kişiye başka bir borçtan dolayı maaş haczi gelir ise diğer alacaklı sırayamı girer yoksa hem nafaka hem borç için haciz uygulanırmı.Nafaka kesildikden sonra iştirak nafakası yoksa borçlunun eline geçen paranın ( nafaka kesildikden
    sonra ) 1/4 kesilir ve diğer borcun ödemesi yapılır.
    İştirak nafakası nedir: Velayet kendisine verilmeyen eşin , çocuğun eğitim ve bakım giderleri için gücü oranında ödediği nafakaya iştirak nafakası denir. İştirak nafakası boşanma kararının kesinleşme tarihiyle başlar, bitişi ise çocuğun reşit olma yaşıdır.Boşanma kararıyla iştirak nafakasına hükmedilmemişse bile, daha sonra iştirak nafakası için dava açılabilir.
    1-Tedbir Nafakası
    2-Yoksulluk Nafakası
    3-İştirak Nafakası
    4-Yardım Nafakası

  39. Umut Ufuk diyor ki:

    “(Geçici 11.madde)Adalet Bakanlığı, 88 inci maddenin beşinci fıkrası gereğince hukuki ve teknik her türlü altyapıyı anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde tamamlar. Lisanslı yediemin depoları faaliyete geçinceye kadar o yerdeki mevcut depo ve garajlarda muhafaza işlemlerine, mevcut yönetmelik ve ücret tarifeleri çerçevesinde devam olunur.
    Mevcut depo ve garajlarda muhafaza edilen ancak hukuken muhafazasına gerek kalmayan malların, anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde teslim alınması için icra memuru tarafından ilgilisine resen bildirim yapılır.
    İlgilisine tebligat yapılamazsa veya verilen süre içinde mal geri alınmazsa, üç ay içinde, 88 inci maddenin altıncı fıkrası hükmü uyarınca satış işlemi yapılır.
    Ancak, satış yapılamazsa Adalet Bakanlığı tarafından görevlendirilecek icra müdürünün başkanlığında kaymakamlık, belediye, ilgili yer baro başkanlığı ve ticaret odası tarafından bildirilecek birer kişinin katılımıyla oluşturulacak değer tespit komisyonu tarafından tespit edilecek değer üzerinden, yedieminin alacağına mahsup için malın mülkiyeti yediemine devredilebilir; komisyon, ekonomik bir değerinin kalmadığına karar verirse mal bir tutanakla imha edilir.
    Satılan veya mülkiyeti devredilen malın bedelinden, muhafaza ve diğer giderler mahsup edildikten sonra varsa artan miktar talep halinde ilgilisine ödenir.”

  40. yasin diyor ki:

    Mrb bi arkadasim kredi karti affindan bahsetti icralik olan borclar tek cati altinda toplanip taksitleniyomus ve icra kalkiyomus asli varmi bu bilginin

  41. emre diyor ki:

    arkadaslar öncelikle mrb benim bi sorum olcak benim bi motorsikletim var yanlız borcumdan dolayı hacizlik fakat gelip götüren olmadı sadece avukat arayıp motorunu trafige cıkarmamı söyledi motorumdaki icra 6352 sayılı kanun cıkmadan önce haciz oldu ne yapmam gerek motoruma binemiyorum cürümekte lütfen cevap simdiden tesekkürler.

    • sargoz diyor ki:

      icra dosyasını inceleyin, haciz konduktan 1 yıl içinde satış istenmez ise haciz düşer. Plaka üzerinde yakalama yok ise motorunuzu trafiğe çıkarmanın bir sakıcası zaten yok. Ancak yakalama var ise önce hacizi düşürün. Yoksa motorunuz yediemin deposunda gerçekten çürür.

  42. Umut Ufuk diyor ki:

    Değerli Arkadaşlar

    Haciz, borçlunun borcunu ödeyememesi üzerine alacaklının talebiyle borçlunun borca yetecek mal ve hakkına Devlet aracılığıyla el konulmasıdır.
    Kural olarak tüm malvarlığı ile sorumlu olan borçlunun kendi nezdindeki bütün taşınır, taşınmaz mal ve haklarına haciz konulabilir. Hacizde amaç, haczedilen malların satılarak alacaklının alacağına kavuşmasını sağlamak olduğuna göre, başkasına devri caiz olmayan, bedeli satış masraflarını karşılamayacak veya maddî bir değeri olmayan mal ve hakların haczi caiz değildir.
    Diğer yandan, alacaklının alacağına kavuşmasını sağlarken, borçlunun ve ailesinin topluma muhtaç hâle düşmemesi, asgari bir yaşam standardını muhafaza etmesi, ekonomik varlığını devam ettirebilmesi gibi sosyal ve kamusal düşüncelerle, borçlunun bazı mal ve haklarının haczedilemeyeceği kabul edilmiştir.Haczi caiz olmayan mallar İcra ve İflâs Kanunu’nun 82. maddesinde 12 bent hâlinde, tahdidi şekilde ve ayrıca bazı özel kanunlarda düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler borçlunun tüm malvarlığının haczedilebileceği kuralına istisna olup, kıyas yoluyla genişletilemezler.İcra ve İflâs Kanunu’nun 82. maddesinin 12. bendinde belirtildiği üzere borçlunun hâline münasip evi haczedilemez.
    Burada, borçlu ve ailesi için asgari bir yaşamı mümkün kılacak evin haczedilememesinin altında yatan düşünce diğer haczedilmezlik hâllerinde olduğu gibi sosyal ve insanî niteliktedir. İnsanların en doğal hakkı olan yaşam hakkını zedelemek pahasına alacaklının şahsî menfaatlerinin gözetilmesi düşünülemez. Bu nedenle,sosyal ve ekonomik durumuna uygun evinin haczedilip, satılması sonucu borçlunun düşeceği olumsuz durum engellenmek istenmiştir. Ayrıca belirtmek gerekir ki, böyle bir olumsuz durumdan etkilenecek olan sadece borçlunun kendisi değil, o evde yaşayan herkes olacak ve bu nedenle borçlunun borcunu ödememesinin sonuçlarına sadece borçlu değil, onunla birlikte başkaları da katlanmak zorunda kalacaktır.borçluyla birlikte evde yaşamakta menfaati bulunan diğer kimseleri de korumaya hizmet eden ve sosyal amaçlarla kabul edilen borçlunun hâline münasip evinin haczedilmezliği kuralının çok dikkatli yorumlanması gerektiği açıktır.
    Borçluyu korumak amacıyla haciz aşamasından önce yapılan haczedilmezlikten feragahin geçersizliği açıkça hüküm altına alınmışken, borçlunun önceden yaptığı ve haczedilmezlikten feragat iradesini dahi içermeyen birtakım işlemleri sebebiyle haczedilmezlikten feragat edildiği sonucu çıkarılmamalıdır.Zira, evinin satılma riskini göze alan borçlunun, evinin satılıp satılmayacağı kesin olmamakla beraber, önceden yaptığı böyle bir işlemin,sonradan başlatılan bir takipte aleyhine sonuç doğuracağı ihtimalini de göze alması beklenemez. Zaten haczedilmezlikten ancak haciz aşamasında ve hacizden sonra feragat edilebileceği kuralı da borçluyu bu şekilde belirsiz riskler altına sokmamak amacıyla kabul edilmiştir.
    Türk Medenî Kanunu’nun 881-897. maddeleri arasında düzenlenen ipotek, mevcut ya da ileride doğması muhtemel kişisel bir alacağı güvence altına almak amacıyla, kıymetli evraka bağlanmaksızın, bir taşınmazın değerinden alacaklının alacağını elde etmesine imkân tanıyan sınırlı aynî hak olarak tanımlanabilir15. Medenî Kanun’un 881. maddesinde belirtildiği üzere ipoteğin borçluya ait bir taşınmaz üzerinde kurulması şart olmadığı gibi,borçluya ait bir taşınmaz üzerinde ipotek kurulmasından sonra borçlunun bu taşınmazın mülkiyetini devretmesine de engel yoktur16. Bu nedenle, borçtan şahsî sorumluluğu olan borçlunun mülkiyetinde olmayan bir taşınmaz üzerinde de ipotek kurulmuş olabilir.5582 sayılı Konut Finansmanı Sistemine İlişkin Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Türk Hukuku’na giren ve Sermaye Piyasası Kanunu’nun 38/A maddesinde tanımlanan konut finansmanı sistemi yoluyla kurulan ipotek hakkı ise, klasik ipotek hakkından bazı farklılıklara sahiptir. Bu sistemde, krediyi veren kuruluş tüketicinin seçimi doğrultusunda bir evi satın alıp mülkiyetini tüketiciye geçirmekte, tüketicinin borcunu teminat altına almak amacıyla da ilgili ev üzerinde lehine ipotek hakkı tesis etmektedir17. Konut finansmanının farklılığı sadece borçlunun mülkiyetinde bulunan ve konut finansmanı aracılığıyla edinilen ev üzerinde ipotek tesis edilmesinde ortaya çıkmaktadır. Konut finansmanı yoluyla kurulan ipotek hakkı, alacağın tahsilini kolaylaştırmak amacıyla İcra ve İflâs Kanunu’nda ve tüketicinin korunması amacıyla Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da getirilen istisnai düzenlemeler haricinde Türk Medenî Kanunu’nda düzenlenen ipotek hükümlerine tabi olacaktır

  43. Umut Ufuk diyor ki:

    Değerli Arkadaslar.

    Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/01/2003 tarihli ve Esas:2003/12-17, Karar:
    2003/29 sayılı kararı

    “icra ve iflas dairelerinin yaptığı işlemin kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun
    bulunmamasından dolayı ilgililerin şikayet konusu işlemleri öğrenmelerinden itibaren yedi gün
    içerisinde İcra ve İflas Kanununun 16. maddesi uyarınca icra mahkemesine müracaat edebilmeleri imkanı dışında Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/01/2003 tarihli ve Esas:2003/12-17, Karar:
    2003/29 sayılı kararıyla kamu düzenini korumak için konulan amir hükme aykırılık durumunda
    süresiz bir şekilde mahkemeye başvurulabileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır. Netice olarak, icra müdürlüklerince re’sen dikkate alınması gereken, ihlali durumunda süreli ya da
    süresiz şikayet yoluna başvurulduğunda yargıya intikal edebilecek, icra hakimliğince değerlendirme
    yapılıp karar verilebilecek”

    • Nedim Kaya diyor ki:

      Sayın UMUT UFUK Bey,
      Öncelikle bizlere yapmış olduğunuz yardımlar ve yol göstermeleriniz için çok çok teşekkür ederim.

      Ben daha öncede sitenize yazmıştım. Hakkımda Yeni yasadan sonra açılan icra takibi çerçevesinde evime gelindi ve 1 adet TV ile 10. sınıf öğrencisi olan oğluma ait masaüstü Bilgisayar ( evde ikinci bir Bilgisayar yoktur ) muhafa yapılarak yeddiemin deposuna kaldırıldı. Üstelik haciz sırasında icra memurunun yanında Alacaklı veya alacaklı vekili bile olmayan 3. kişi bir şahıs ile yapıldı. Ben o sırada evde yoktum bu 3. şahıs eşime ve çocuklarıma hakaret ve tehdit etmiş. Ben icra memuru ile işlem sırasında telefon ile görüştüm kendisine yeni çıkan 6352 sayılı yasa çerçevesinde evde bir ikincisi bulunmayan Bilgisayarı muhafaza yapamayacağını söyledim bana verdiği cevap ” ben bilmem alacaklı ile anlaşın, bana kaldır diyorsa ben kaldırırım ” oldu.
      Bunun üzerine Ben öncelikle Cumhuriyet Savcılığına İcra memuru ve bu 3. şahıs ile ilgili şikayette bulundum ve aynı gün İcra Hukuk Mahkemesine ” İcra memurunu şikayet ile Bilgisayarın iadesi için ” dilekçe verdim. Benden 152 Tl masraf aldılar.
      Şimdi bana İcra Hukuk Mahkemesinden bir tebligat geldi. Tebligat zarfının üzerinde aynen şöyle yazıyor;

      6100 sayılı HMK 318. maddeye göre tüm delillerinizi açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da belirterek bildirmek elinizde bulunan delillerinizi dilekçelerinize eklemek ve başka yerlerden getirilecek belge ve dosyalar içinde bunların bulunabilmesini sağlayan bilgilere dilekçenizde yer vermek zorunda olduğunuz ve HMK 319. maddeye göre iddianın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağının dava açılmasıyla HMK 119. madde B ve G bendleri eksiklik tamamlanması için 1 haftalık kesin süre verilmesine eksiklik tamamlanmayacağı taktirde davanın açılmamış sayılacağı davacının alacaklıyı davaya dahil etmesi için tebliğinden itibaren 2 haftalık mehil verilmesine dahili dava dilekçe ibrazında duruşma gününü beklemeksizin dahili davalıya meşruhatlı davetiye çıkartılması hususu ihtaren tebliğ olunur…

      Gelen Çağrı Kağıdında bu yazıyor. Ben İcra Hukuk Mahkemesine verdiğim dilekçede dosya Numaralarını ve yaşananları açık bir şekilde belirtmiştim.

      Bu gelen çağrı kağıdında yazılanları tam anlayamadım yardımcı olabilirseniz size minnettar kalırım.
      Saygılarımla
      Nedim KAYA

      • Umut Ufuk diyor ki:

        Sn. Nedim Kaya,

        Eşyaların geri iyadesi için ve bununla bırlıkde icramemurunu sikayet etmişssiniz.Burada Hakim davayı genişletmiş memurun şikayetide söz konusu oldugu ıcın ve sızede ” Tüm delillerinizi açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da belirterek bildirmek elinizde bulunan delillerinizi dilekçelerinize eklemek ve başka yerlerden getirilecek belge ve dosyalar içinde bunların bulunabilmesini sağlayan bilgilere dilekçenizde yer vermek zorunda olduğunuz ve HMK 319. maddeye göre iddianın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağının dava açılmasıyla HMK 119. madde B ve G bendleri eksiklik tamamlanması için 1 haftalık kesin süre verilmesine eksiklik tamamlanmayacağı taktirde davanın açılmamış sayılacağı ” dıye belırtmıs yanı belirtilen süre içersinde bir dilekce yazmanınız gerekli ve ekleyecegınız delıller var ıse onlarıda eklemenızı ıstemıs. Dava dilekceniz; dava dosyasında tüm evraklar mevcutur. şeklinde olabılır.

        İnşallah hayırlısı.

        • Nedim Kaya diyor ki:

          Sayın Umut UFUK Bey.
          Verdiğiniz cevap ve yol gösteriminiz için size çok teşekkür ederim. Sizinde söylediğiniz gibi, vermiş olduğum ilk dilekçemden daha kapsamlı ve Delil olarak ta Haciz tutanağını ekleyerek süresi içerisinde yani 7. gün mahkemeye yeni dilekçeyi verdim. Sizinde dediğiniz gibi ” İnşallah hayırlısı” olur. Ama genel kanaatim İcra Hukuk mahkemesinin kendi elemanını koruyacağı yönünde bir karar çıkacağından yanadır. Çünkü dava dilekçemin son paragrafında

          ” İzahına çalıştığım nedenlerle, 6352 sayılı Kanunla değişik 2004 sayılı Kanunun 82/2 ve ilgili mevzuat ve ( Değişik bent : 6352 S.K.- 02.07.2012/m.16) Maddesine aykırı olarak yapılan ve yukarıda açıkladığım nedenlerle Haciz’in kaldırılmasını, İcra Memurunun görevini kötüye kullanma nedeniyle yargılanmasını ve Yargılama giderlerinin Davalı ( Karşı Tarafa ) yüklenmesine Karar verilmesini Saygılarımla arz ederim. ”

          dediğim için lehime bir karar çıkacağını zannetmiyorum. Ama dediğiniz gibi inşallah hayırlısı olsun.

          Destek ve yardımlarınız için size ve şahsınızda herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Sonuç ne olursa olsun burada sizlerle paylaşacağım.

          İyi günler ve çalışmalarınızdaki başarılarınızın devamını temenni ederim.

          Nedim KAYA

          • sargoz diyor ki:

            Nedim Bey,

            Bakın burada bazı usul hataları yapıyoruz:

            İcra mahkemesine gider haczin kanuna aykırı yapıldığını şikayet eder ve kaldırılması istersiniz. Bu 1. adımdır.

            İcra mahkemesi sizi haklı bulur ve haczi kaldırır ise kararın kesinleşmesine paralel görevli memuru ayrıca savcılığa şikayet edersiniz. Bu ikinci adımdır. İcra mahkemesi memur yargılamaz.

            Ayrıca hukukta hayırlısı olsunda olmaz. Kanunen doğrusu neyse odur. Siz doğru usulde davanızı açın, haklı iseniz en kötü yargıtayda dosyanız çözüme kavuşur. Türkiye bir hukuk devleti ve adalet er yada geç işliyor; buna inanın.

            Ama yanlış hukuki yollardan çözüm ararsanız aynı hukuk bu sefer tersine işler.

            • Akın Ayaz diyor ki:

              Sayın sargoz,sayın umut ufuk yapmış olduğunuz açıklamalar ve yorumlar için çok teşekkürler çok faydalı bilgileri bizlerle paylaşıp yol gösterici oluyorsunuz..Daha önceki yazılarda hakkımızı aramamız gerektiğini ve mutlaka nedim beye davranan gibi bir memur olduğu zamanda hemen onuda şikayet etmemiz gerektiğini hakkımızı savunmamız gerektiğini bizlere söylediniz ki nedim beyin yazdıklarına göre gelen 3. şahıs hem tehdit etmiş hem hakarette bulunmuş hemde evde tek olan tv ve bilgisayara el konularak aynı gün kaldırılmış…bazı konularda ibre tersinemi dönüyor yada nedim beyin şikayetinde sizce bir usul hatasımı var?şimdiden teşekkürler

            • Umut Ufuk diyor ki:

              Çıkacak sonuca göre hareket edersınız, suan hukuk mahkemesınde yapılan hakaret ıle davanız devam edıyor. Tekrardan herşeyin hayırlısı.

              Hukukda hayırlısı olsun olmaz,ama halk arasına yapılan bır ısın sonucunun olumlu olması için temennıde bulunur.

              • sargoz diyor ki:

                Ufuk, senin hayırlısını temenni etmen ayrı bir konu ancak hukuken doğruları yapıp doğru sonuçları beklemek gerekiyor. Benim uyarım bu yönde.

  44. Umut Ufuk diyor ki:

    ilk taksit için yapılan şikayet sonuçlanmadan diğer taksitler ile ilgili olarak ayrı ayrı şikayette bulunabilinmekte. Ancak borçlunun taahhüdünü ihlal etmesi gerekir. Ayrıca diğer taksitler hakkında şikayette bulunulsada da , bu tür durumlarda İcra Ceza Mahkemeleri birden fazla mahkumiyet kararı vermiyor. Tek taksitten mahkumiyet kararı verip , diğerlerinden beraat kararı veriyor.

    Yargıtay 11. C.D. 2010/9318 E. 2011/3860 K. 27.06.2011 Tarih
    Dosya kapsamına göre, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 5358 sayılı Yasa ile değişik 340.maddesi hükmünü içermektedir.

    Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.09.2009 gün ve 188-205 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, ilk taksitin ödenmemesi üzerine, borçlunun hapsen tazyik ile cezalandırılmasından sonra bu cezanın infazı sırasında söz konusu taksiti ödemesi halinde tahliye edilecek, ancak sonraki taksiti ödememesi durumunda eylemi yeniden yaptırımı gerektirecektir. Ancak, ilk taksitin ödenmemesi üzerine üç aya kadar tazyik hapsi kararının tamamının infazı halinde takip eden taksitlerin ödenmemesi durumunda artık borçlunun cezalandırılması olanağı kalmayacaktır. Bir başka anlatımla, ilk taksitin ödenmemesi nedeniyle maddede öngörülen cezanın tamamının infazı halinde, yaptırım uygulama olanağı kalmadığından, diğer taksitlerin ödenmemesi ayrıca bir taahhüdü ihlal kabahatini oluşturmayacaktır.

  45. Umut Ufuk diyor ki:

    KAMU GÖREVLİLERİNİN MALİ HAKLARININ DÜZENLENMESİ AMACIYLA

    BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE

    DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KARARNAME

    Karar Sayısı: KHK/666

    Kamu görevlilerinin bazı mali haklarına ilişkin düzenleme yapılması; 6/4/2011 tarihli ve 6223 sayılı Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak, Bakanlar Kurulu’nca 11/10/2011 tarihinde kararlaştırılmıştır.

    MADDE 1- 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye aşağıdaki ek maddeler eklenmiştir.

    “EK MADDE 9- Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa göre almakta olan personele, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvele dahil pozisyonlarda istihdam edilen sözleşmeli personele, subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, sözleşmeli subay ve astsubay adayları ile uzman jandarma ve uzman erbaşlara, mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarı dikkate alınmak suretiyle aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesini sağlamak amacıyla, en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil), ekli (I) sayılı Cetvelde yer alan kadro ve görev unvanlarına karşılık gelen oranların uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda ek ödeme yapılır.

    Ek ödemeye hak kazanılmasında ve bu ödemenin yapılmasında aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Bu maddeye göre yapılacak ek ödeme damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz ve ilgili mevzuatı uyarınca ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, döner sermaye ödemesi, ikramiye, ücret ve her ne ad altında olursa olsun yapılan benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmaz.

  46. Umut Ufuk diyor ki:

    Şahıs ölmüş olup, öldüğü tarihte altsoyu bulunmadığına , miras yukarı doğru çıkacaktır. Yani, mirasta 1/2 oranında baba, 1/2 oranında ise anne mirasçı olacaktır. Baba sağ olup, 1/2 miraçı olacak; anne ölü olup, ona çıkan 1/2 miras, aşağı çocuklara inecek ve annenin 1/2′i ölen şahsın hayatta olan kardeşlerine dağıtılacaktır. İleride babanın da ölmesi hâlinde, alt soyu olmayan evlat mirasçı olamayacak, babanın tüm mirası, terekesi ( 1/2 ve diğer malları) ölümü anındaki sağ olan çocuklarına ( ölü şahsın kardeşlerine) intikal edecektir

  47. emremmm diyor ki:

    Samyeli 2012 oncelikle vermiş oldugunuz cevaptan dolayı tesekkur ederim tek bi evim var lux te degil ne yapmam lazım bi yere basvurmam gerekirmi . ??

    • samyeli2012 diyor ki:

      Sn Emremmm, Borçlunun haline münasip tek ewinin haczedilemeyeceği ;hem icra iflas kanununda (m.82/12) hem de Amme Alacaklarıın Tahsil usulü hakkında kanun’da (m.70/11) yer alıyor.Yani ,hale münasip ewin haczedilemezlik kuralı hem özel borçlar hem de kamu borçları için geçerli.Haline münasip ew kawramı konut olarak kullanılmaya elwerişli olan yerleri ifade etmek üzere kullanılıyor.Haczedilemezlik kuralı açısından konutun ;bağımsız konut,kat mülkiyeti,el birliği weya birlikte mülkiyete konu olmasının önemi yoktur.Uygulamada ,borçlunun haline münasip tek ewi olup olmadığı dikkate alınmaksızın kimi zaman haciz uygulandığına tanık olunabiliyor.Bu durumda borçlunun haczi uygulayan birime ”haczedilemezlik şikayetinde ”bulunması gerekiyor.Dilekçe ile yapılan başwuru esnasında ispat kolaylığı bakımından ewrak kayıt numarasının alınarak bir yere not edilmesinde yarar war.Yalnız şöyle bir durum war; borçlunun haline münasip tek ewi de olsa ,ewin borcu için haciz uygulaması halinde haczedilemezlik şikayeti geçersiz , yani banka we finans kurumlarından sağlanan konut kredisiyle alınan haline münasip ewin borçlarının bankaya ödenmemesi halinde bankanın haciz uygulaması mümkün.Bu durumda meskeniyet weya haczedilemezlik şikayetinde bulunulmuş olsa bile hacze dewam ediliyor.

    • samyeli2012 diyor ki:

      Sn Emremmm Rica ederim ne demek :) Sizden ricam sitenin Değerli Emektarlarından Sn Umut Ufuk’un üstte yazdığı yazıları okumanız ,esen kalın :)

  48. emremmm diyor ki:

    merhaba arkadaslar benim bankaya borcum var borcumdan dolayı icradan bi kagıt geldi kagıtta haczedilen mesken haczi diyor evimden baskada uzerimde baska bişey yok ne yapmam lazım ??

    • samyeli2012 diyor ki:

      Sn Emremmm, icra iflas kanununun 82. maddesi borçluyu koruyucu bir düzenleme getirmiştir.şöyle ki;borçlunun haline münasip ewi haczedilip satışa konu edilemez…haline münasip ewden kasıt borçlunun eğer tek ewi warsa we bu ewi kendi yaşam standartları ,kendi aile ölçütleri içerisinde mesken ihtiyacını karşılamaya yönelik bir ewse haczedilemez…Borçlunun lux bir ewi warsa haciz işlemi yapılır we satıştan sonra arta kalan para yeni bir ew alması için borçluya werilir.

  49. mybaker diyor ki:

    slm herkese
    bulaşık makinası, fırın ve çamaşır makinası haciz edilirmi, edilirse itiraz edildiğinde geri alınabilinirmi?

    • şükran diyor ki:

      mybaker kardeşim
      bulaşık mak.fırın,çamaşır mak. 5 temmuzda çıkan İ.İ.K.göre haczedilemez.haczedilmesi yasal değildir.kanunda haczedilir eşyalar aynı amaca hizmet eden iki eşya varsa mesela iki buzdolabı gibi.ayrıca altın para değerli kağıt gibi
      ev eşyalarına haciz ciddi anlamda daraltılmıştır.ancak yasayı dikkate almayıp eşya muhafazası yapılır ise derhal ilgili yerlere müracaat edip eşyanızı geri talep ediniz.bu sizin hakkınız.

  50. Umut Ufuk diyor ki:

    Sn. Aytekin76 ve Sn.Şükran,

    Ben teşekkürederim

  51. somer diyor ki:

    arkadaşlar merhabalar,acil bana yardımcı olursanız sevinirim….

    3 aydır çalıştığım iş yerine adliyeden maaş haczi ve çıkarılması halinde tazminatının haczine karar verilmiştir diye yazı gelmiş…Fakat ben eşimden ayrıldım,mahkeme kararı ile nafaka 500 tl bağlandı ben maaşımı alıp her ay 500 tl nafaka veriyorum maaşımdan kesilmiyor ben kendim veriyorum elimde gerekçeli karar var…bu durumda maaşıma haciz koyabiliyorlarmı zaten asgari ücret çalışıyorum,,fakat iş yeri böyle durumu kabul etmiyor işden çıkarılmam söz konusu,,iş yeri böyle birdaha yazı gelirse kusura bakma işten çıkartırız diyor…bu durumu nasıl düzeltebilirim yardımcı olurmusunuz…nafakanın önüne geçebiliyorlarmı… teşekkürler…

    • Umut Ufuk diyor ki:

      Sn. Somer,
      nafaka kesildikden sonra iştirak nafakası yoksa
      işçinin eline geçen paranın ( nafaka kasildikden
      sonra ) 1/4 kesilir banka icra sına gider

    • samyeli2012 diyor ki:

      sn soner, alacaklı ile anlaşın we durumunuzu açıklayın aday memursunuz sanırım bunu belirtin we bir daha size maaş haczi gelirse işten çıkarılacağınızı we bu nedenle sizin elden yapacağınız ödemeyi kabul etmelerini anlatın.Geçmiş olsun.

  52. vedat diyor ki:

    iyi akşamlar,
    ihtiyati haciz kararından sonra haciz memuru ve avukat hacze gelip,hacze kabil mal bulunmadığına dair tutanak tutup gittiler.Tekrar aynı eve gelirler mi?

    • Umut Ufuk diyor ki:

      sn. Vedat,
      Haciz islemi icin,tapuya,trafige gerekli islemler yapilir banka heabiniza bakilir varsa ayliginiz icin hacziz yazisi gonderilir.sonrasindada dosyayi tamamlamak icin eve ve isyeriniz varsa oraya gelinir.bilindigi gibi 6352 sayili kanun ile esya muhafazasi kalkti (ikincisi haric). bu durumda zaten evinize gelinmis ve gerekli tutanak tutulmus tekrardan gelmelerini gerektiren durum yok,istenilirse tabiki gelinir fakat her gelmeleri masraf olusturmaktadir.dosyaya gerekn tutanak konulmusdur.

      • samyeli2012 diyor ki:

        Sn wedat , tekrar aynı ewe gelebilirler ama her gelmeleri onlar için bir masraftır,we zaten hacze kabil mal olmadığına dair tutanak tutulmuş ben şahsen geleceklerini sanmıyorum.Geçmiş olsun.

      • vedat diyor ki:

        ilginize teşekkürler, avukat tekrar aradı ,
        kendim emekliyim maaşıma muvafakat vermedim.Avukat maaşımdan kesilmesi için muvafaktat vermek istediğim taktirde arasıra arayacağını söyledi.

      • vedat diyor ki:

        vermiş olduğunuz bilgiler için çok teşekkürler

        • samyeli2012 diyor ki:

          Rica ederim ne demek yardımcı olabildimse ne mutlu bana :)

          • samyeli2012 diyor ki:

            Sn wedat ,Emekli aylıklarına SGK alacakları we nafaka borcu dışında,kimse haciz getiremez..Ama siz izin (muwafakat) werirseniz haciz gelir ;muwafakati kaldırırsanız da haciz sona erer, sağlıcakla kalın…

    • şükran diyor ki:

      vedat bey

      ihtiyatı hacizin hukuken diğer hacizden farkı mevcut eşyanın yerinde tespit edilip kayıt altında tutulması eşya konusunda ne var yok bilinmesi tespit amaçlıdır.gelinmiş hacze kabil eşya yoktur denmiş.onların her defasında gelmesi demek masraf ve zaman israfıdır.gelmelerinin bir mantığı yok.alabilecekleri birşey yok.

  53. Umut Ufuk diyor ki:

    Değerli arkadaşlar,

    Bilmek istenen okadar çok konu varki, bunları bir araya toparlamak ancak karşılaşılan sorular ve açıklamalar ile mevcut olmakta. genel olarak sorulan sorular ve öğrenilmek istenen bilgileri bir araya toparlayarak sizlerle paylaşmak istedim.
    6352 sayılı yasada “Ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya,3. Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya; aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri,”“12. Borçlunun haline münasip evi,”“13. Öğrenci bursları.” Haczedilemez olarak belirtilmişdir.

    SORU: ÖDEME EMRİ NEDİR,SÜRESİ VARMIDIR?
    CEVAP:
    İcra dairesi tarafından adresinize gönderilen bu tebliğkat size borcunuzu bildirmekde ve ödeme yapmanız için yada itiraz etmeniz için size 7 gün süre tanımaktadır.Tarafınıza icra dairesinden gönderilen ödeme emri (tebliğkat) elinize ulaşmaz ise muhtatlıga bırakılması yeterli olmaktadır.Verilen süre dolduktan sonra borcunuz kesınlık kazanır ve haciz başlar.Bazı vekiller en kısa sürede hacze gelir bazı vekiller aylar sonra gelir.

    SORU: MAL BEYANI BULUNMAZ İSEK CEZASI VARMI?
    CEVAP:
    Bilindiği mal beyanı verme zorunluluğu kalktı fakat, mal beyanı beyanı bulunma cezası halen mevcut. (mal beyanında bulununcaya kadar hapsen tazyik ).Eğer alacaklı vekili icra ceza davası olarak dava açar ise hakkınızda ceza çıkartır.Polis veya Jandarma sizi aramak için kayıtlı adresınıze gelır.Eğer adresde osırada yoksanız bir pusula bırakarak gider.Bu pusula ile karakola giderek hakkınızda çıkan cezayı,mal beyanında bulunarak kaldırabılırsınız.Eğer umursamaz ve gitmez iseniz cezai işlem başlar.

    SORU: MAAŞ HESABIMA BLOKE KONMUŞ, NASIL BİR YOL İZLEMELİYİM?
    CEVAP:
    Maaş hesabına konulan bloke ; maaşının tamamını bloke etmesi hernekadar hapis hakkı açısında mümkün isede hesabın maaş hesabı olması sebebiyle ancak ¼ nü kesebilir. tamamını bloke edemez.Çünkü hesaba gelen para maaştan gelen paradır. Dava açarak bloke kaldırılabilir. Banka, 89/1 Haciz İhbarnamesi Olmadan alacağına karşılık hesaptaki tutara bloke de KOYAMAZ, alacağı ile borcunu takas da EDEMEZ .oncelikle bankaya sikayet dilekcesi blokenin acilmasi icin muracat etmelesiniz yada hemen icra hakimligine .Maaşınızın 1/4′ünün kaynakta kesinti şeklinde haczedildiğini takip dosyasından anlaşılabilir-Bankadaki

    SORU: EMEKLİ AYLIĞI HACZEDİLİRMİ?
    CEVAP:
    5510 sayılı kanunun 93. maddesinde 5754 sayılı kanunla yapılan değişiklik Madde93.”Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez.” hükmü getirilmiştir.Borçlunun emekli maaşına ilişkin muvafakatinin alınabilmesi için takibin kesinleşmesi şarttır. takibin kesinleşmesinden önce verilen muvafakatler geçerli olmamakta ancak ; kesinleşmeden sonraki muvafakatler geçerli olmaktadır.Yani yasal işlemler başladığında icra müdürlüğünce vermiş olduğunuz muvafakat geçerlidir.

    SORU: BORCUMDAN DOLAYI HAPİS YATARMIYIM?
    CEVAP:Borcundan dolayı kimse hapis cezası ile yargılanamaz.Yalnız borcun ödenmesi için alacaklı vekili ile icra müdürlüğünde verilen taahhütün ihlali sonucunda ceza vardır.(Bazen taaühhüter haciz sırasında evlerdede alınmaktadır.) Taahhüt İhlal Cezası – İİK M. 340.alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir. bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez

    SORU: TAAHHÜT CEZALARI VARKLIK ŞİRKETLERİNE DEVİR OLUNURMU?
    CEVAP:
    Bankacalık yasası 143/6 Varlık yönetim şirketi tarafından, bu borçların,taahhütlerin yüklenilmesi veya alacakların,varlıkların devralınması halinde, bu borç, taahhüt,…alacak ve varlıklarla ilgili olarak, takibi şikayete bağlı suçlar dahil olmak üzere açılmış veya açılacak her türlü ceza davalarında, alacağın devralındığı veya borcun, taahhüdün yüklenildiği tarihtenitibaren, suçtan zarar gören olarak, varlık yönetim şirketi kendiliğinden müdahil sıfatını kazanır.Bu Kanunun yayımı tarihinden önce kurulmuş olan varlık yönetim şirketleri bu Kanun hükümlerine tabi olarak faaliyetlerini yürütürler. bu hak yasa ile yalnızca varlık yönetim şirketlerine verilmiş. Bunların dışında ceza hukukunun genel ilkeleri uyarınca şikayet hakkı devir ve temlik edilemez

    SORU: VERİLEN TAAHHÜT GEÇERLİLİĞİ NASILDIR?
    CEVAP:
    1.Borç ferilerinin icra haciz tutanağına tek tek yazılması gerekmektedir.2.Ödeme tarih ve miktarları açık ve anlaşılır olmalı3.Alacaklının veya vekilinin onaylaması ve imzası gerekli4.Eğer taahhüt avukat katibi tarafından alınmıssa “ taahhüt muhturası” ilk ödeme tarihinden önce tebli olmalı.5.Alacaklıya veya avukata yapılan ödemelerin belgesi icra dosyasına tahsilat bildirimi yapılmalı6.İcra dosyasındaki asıl alacak asgeri ücretin üstünde olmalı7.Borçlu taahhütü kabul ettiğini elle yamalı ve kabul edyorum diye imzalamalı8.Hesaplamalarda,taksitler belirtilirken aradaki faiz hesaplamaları düzgün yapılmalı9.Taahhüt tutanağı icra dosyasında ıslak imzalı olmalı10.Taksidin ödenmediği günden 90 gün içinde taahhüt cezası açılmış olmalı.Taahhütün geçerliliği için bunların net bir şekilde belirtilmesi gerekmektedir.

    SORU: EV EŞYALARI MUHAFAZA ALTINA ALINABILIRMI?
    CEVAP:
    Hayır, 6352 sayılı yasa doğrultusunda yalnız ”Aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri,” ve “Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası” haczedilebilir.MADDE 16- 2004 sayılı Kanunun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (2), (3) ve (12) numaralı bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, fıkraya aşağıdaki (13) numaralı bent ile maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.“2. Ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya,3. Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya; aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri,”“12. Borçlunun haline münasip evi,”“13. Öğrenci bursları.”Eski yada yeni dosya fark etmeksizin yapalıcak haciz işlemi yeni yasa doğrultusunda olacakdır.

    SORU: GEÇİCİ 10. MADDENİN ANLAMI NEDİR?
    CEVAP:
    Geçici 10. maddenin eski yada yeni dosyalarla alakası olmadığı gibi size sizin dosyanız eski eskiyasa uygulanır diyenler olursa Adalaet bakanligının konuyla ilgili göndermiş olduğu kara mevcutdur.
    “İcra takip işlemleri; ödeme emri ve icra emri tebliği, itirazın kaldırılması, bütün haciz işlemleri, bütün paraya çevirme işlemleri, borçluya süre verilmesi ve depo kararı gibi işlemlerdir.Buna karşılık, alacaklının takip talebinde, haciz talebinde veya satış talebinde bulunması ve icra dairesinin bu talepleri alması, ödeme emrine itiraz, istihkak iddiası, paraların paylaştırılması gibi işlemler icra takip işlemleri değildir. Yasanın amacı göz önünde bulundurulduğunda, kanun koyucunun maddedeki “takip işlemleri” ibaresiyle, icra takibini değil, icra takip işlemlerini kastettiiği değerlendirilmektedir.Bu bağlamda, 2004 sayılı Kanuna eklenen geçici 10 uncu maddenin uygulanmasıyla ilgili olarak, icra takip işleminin, ilgili maddenin yürürlük tarihinden önce başlaması halinde, icra takibinin başladığı tarih dikkate alınmaksızın, bu takip işlemi hakkında değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edilmesi, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra başlatılan icra takip işlemlerinde ise icra takibinin kanundan önce başlatılmış olup olmamasına bakılmaksızın yürürlükte olan yeni hükümlerin uygulanması”

    SORU: İCRA MEMURU HACİZ SIRASINDA KEYFI DAVRANIRMI? MENFAAT SAĞLAMAMIŞSA CEZASI VARMIDIR?
    CEVAP:
    “MADDE 257 – (1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir (Değişik ibare: 6086 – 8.12.2010 / m.1) “menfaat” sağlayan kamu görevlisi, (Değişik ibare: 6086 – 8.12.2010 / m.1) “altı aydan iki yıla kadar” hapis cezası ile cezalandırılır.
    MADDE 86 – 5237 sayılı Kanunun 250 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.“(1) Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu görevlisi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kamu görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında, kişinin haklı bir işinin gereği gibi, hiç veya en azından vaktinde görülmeyeceği endişesiyle, kendisini mecbur hissederek, kamu görevlisine veya yönlendireceği kişiye menfaat temin etmişolması halinde, icbarın varlığı kabul edilir

    SORU: HACİZ TUTANAĞINA GEREKCE YAZILMALIMI?TUTANAĞI İMZALAMA ZORUNLULUĞU VARMIDIR?
    CEVAP:
    İcra memuru keyfı davranamaz hazırlanan tutanak mutlaka gerekceli olmak zorundadır.Yazılan gerekce kanun ıle örtüşmez ise haciz itarıza hızlı sonuç verir.Haciz tutanağını imzalam zorunluluğu bulunmamaktadır.

    SORU: EVDE YOKKEN KAPIYA BIRAKILAN PUSALA NEDİR?
    CEVAP:
    Borçlunun adresine gidilerek kimse o anda evde değilse,kapıya hangi icradan gelindiği,alacaklı bilgisininde belirtildiği pusula bırakılır.Üzerinde “ Bizimle 3 gün içinde irtibata geçiniz,tekrar gelindiğinde avde yoksanız polis eşliğinde çilingir ile kapınızı açıp haciz yapılacakdır” yazar.Daha sonra nezaman gelecekleri kesin değildir.Bazen 1 ay bazen 9 ay sonra.

    SORU: ÜÇÜNCÜ ŞAHSA AİT EŞYALAR MUHAFAZA ALTINA ALINIRMI?CEVAP:
    Hayır, MADDE 99- Haczedilen şey, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, bu kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine icra mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verir. Bu süre içinde icra mahkemesine istihkak davası açılmaz ise üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır. Alacaklı tarafından süresinde açılan dava sonuçlanıncaya kadar, haczedilen malın satışı yapılamaz. Haczin, üçüncü kişinin yokluğunda yapılması ve üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulması halinde de bu fıkra hükmü uygulanır.”

    SORU: 6352 SAYILI YASA ÖNCESİ YAPILAN YEDİEMİNLİĞİN ANLAMI NEDİR?CEVAP:
    Yasa öncesi eşyalarınızı yediemin olarak kabul etmişseniz.Alacaklı bu eşyalar üzerinde hak sahibi olduğundan eşyaların satışını isteyebilir yada muhafaza altına alabilir.Örneğin,02.07.2012 tarihinden önce hacze gelinip ev eşyaları hacizedilip borçluya yedieminbırakılmıssa,.Alacaklı vekili isterse muhafaza yapma hakkına sahipdir. 02.07.2012 tarihinden önce hacze gidilmiş ancak hiç bir ev eşyası haczi yapılmamış yada hiç hacze gidilmemişse, 6352 Sayılı kanunun kabulunden sonra Dosyanız önceki tarıh bile olsa yapılacak işlem yeni olduğundan 6352 sayılı kanun geçerlidir.Kısaca izah edeyim 02.07.2012 tarihinden önce haciz olup yediemin deposuna kaldırılan malların yediminlik ve satış süresi muafaza altına alın tarihden itibari ile 1.yıldır 02.07.2012 önce haczi olmuş borçluya yediemin bırakılmış ama muafaza alınmamış sa yediemin tarihinden itibaren 6.ay içinden gelinip muafaza altına alınır şimdi bunların haricinde zaman aşımı 6.aydır.

    SORU: YEDİEMİN DEPOLARINDAKİ EŞYALAR ZARAR GÖRMÜŞ,KAYBOLMUŞ İSE NASIL YOL İZLENİR?
    CEVAP:
    Yedieminliği Suistimal,Muhafaza görevini kötüye kullanmaMadde 289.(1) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Kişinin bu malın sahibi olması hâlinde, verilecek ceza yarı oranında indirilir.(2) Birinci fıkrada tanımlanan suçun konusunu oluşturan eşyayı kovuşturma başlamadan önce geri veren veya bunun mümkün olmaması hâlinde bedelini ödeyen kişi hakkında verilecek cezaların beşte dördü indirilir.(3) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan malın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle kaybolmasına veya bozulmasına neden olan kişi, adlî para cezası ile cezalandırılır.(4) Bir suça ilişkin soruşturma veya kovuşturma kapsamında elkonulan eşyayı amacı dışında kullanan kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.TCK 289/1′de “kendisine muhafaza edilmek üzere teslim edilen mahcuz üzerinde teslim amacı dışında bulunmak” suç olarak adledilmiştir. Daha önce yedieminliği suistimal için İİK 336/a maddesi uygulanmakta olup 31.05.2005 tarihinde yürürlükten kaldırılmıştır. İİK 336/a maddesinde de bazı şartlar vardı. Yediemine muhtıra çıkarılması ve 7 gün içinde mahcuzu/ları teslim etmesi , ayrıca teslim masrafları için gerekli avansın yediemine ödenmesi gerekmekteydi. TCK 289/1′de bu söz konusu olmamakla birlikte “teslim amacı dışında tasarrufta bulunmak” suç unsuru teşkil etmekte. Buna göre mahcuz mal yerinde bulunamaz ise suç unsuru oluşmuştur. Bu durumda savcılığa suç duyurusunda bulunulur. Savcılık soruşturma sonucu Sulh Ceza Mahkemesinde kamu davası açar

    SORU: 6352 SAYILI YASA İÇERSİNDE YEDİEMİNDE BULUNAN EŞYALARI ALABİLİRMİYİZ?
    CEVAP:
    GEÇİCİ MADDE 11- Adalet Bakanlığı, 88 inci maddenin beşinci fıkrası gereğince hukuki ve teknik her türlü altyapıyı anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde tamamlar. Lisanslı yediemin depoları faaliyete geçinceye kadar o yerdeki mevcut depo ve garajlarda muhafaza işlemlerine, mevcut yönetmelik ve ücret tarifeleri çerçevesinde devam olunur.Mevcut depo ve garajlarda muhafaza edilen ancak hukuken muhafazasına gerek kalmayan malların, anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde teslim alınması için icra müdürü tarafından ilgilisine resen bildirim yapılır.İlgilisine tebligat yapılamazsa veya verilen süre içinde mal geri alınmazsa, üç ay içinde, 88 inci maddenin altıncı fıkrası hükmü uyarınca satış işlemi yapılır.

    SORU: YEDİEMİN EŞYALARIN SATIŞINI BORÇLU İSTEYEBİLİRMİ?
    CEVAP:
    Evet satış sizinde hakkınız….3.yargı paketi öncesi bir borçtan ötürü hakkında icra takibi yapılmış ve bu takibin kesinleşmesi ile İİK doğrultusunda kendilerine cebri icra suretiyle haciz ve muhafaza işlemi yapılmış olan gerçek ve tüzel kişilerin birçoğunun farkında olmadıkları bir hakka sahip olduklarını hatırlatmak isterim. Bu hak borçlarından dolayı malları haciz edilen gerek gerçek gerekse tüzel kişilerin haciz edilen ya da haciz ve muhafaza edilen menkul ve gayrimenkul mallarının satışını ilgili icra müdürlüklerine talepte bulunarak isteyebilecekleridir.Malesef bir çok kimse tarafından, alacaklının talebiyle haciz ve muhafaza işlemi yapılan dosyalarda söz konusu malların satışının ancak alacaklı talebiyle icra müdürlüklerince yapılabileceği zannedilmektedir.Bu anlayış, borçluların bu ve benzeri birçok durumda olduğu gibi haklarını kullanamamasından doğan mağduriyetlerine sebep olabilen bir yanılgıdan ibarettir. Zira 2004 sayılı İİK. ;MADDE 113 – VAKTİNDEN EVVEL SATIŞ Alacaklı talep etmeden borçlunun talebile de satış yapılabilir. İcra müdürü kıymeti süratle düşen veyahut muhafazası masraflı olan malların satılmasına her zaman karar verebilir.

    SORU: NAFAKA BORCU ÖDENMEDİĞİNDE CEZASI VARMIDIR?
    CEVAP:
    Bilindiği gibi nafaka borçlarında durum farklıdır.nafakaya ilişkin kararlara uymayanların cezası:kanun 2004 İİK.Madde 344 – (DEĞİŞİK MADDE RGT: 01.06.2005 RG NO: 25832 KANUN NO: 5358/15) (KOD 3) (KOD 2) (KOD 1) Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir.Borçlunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması halinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak, tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir

    • aytekin76 diyor ki:

      Umut bey yazınız ve hassasiyetiniz için teşekkür ederiz.

    • şükran diyor ki:

      umut ufuk kardeşim

      yaptığınız çalışmalar verdiğiniz emek çok güzel bilginize ve yüreğinize sağlık.

      • Umut Ufuk diyor ki:

        Sn. Aytekin76 ve Sn.Şükran,

        Ben teşekkürederim

  54. Umut Ufuk diyor ki:

    Değerli Arkadaşlar,

    Bilindiği gibi kimse başına gelmedikce hiç bir olaydan bilgi sahibi olamaz,Bir çok borçlu ilk teblıgkat geldiğinde bile panik ve korku içersinde kalmışdır,kimisi Avukat aradığında çalan her telefonda ürpeti yaşamışdır,kimisi haciz esnasında heyecan ve korku yaşamışdır,kimisi taahhüt ihlalinde……vs. şuanda çoğunuz için aşagıdaki olay çok önce yaşamış ve hatta bazılarınız için normal gelmektedir.Kimileriniz borcundan kurtuldu,kimileriniz daha kötüsü olan Taahhüt ihlalinin içersindesiniz.Bu olayı umursamayanlar bile olacakdır.Her ne olursa olsun unutmayın merdivenin ilk basamağında hepiniz bulundunuz.Herzaman yardımlarınızı birbirinizden esirgemeden paylaşmanızı canı gönülden dilerim.Bizler İNSANIZ….
    Bazı alacaklı vekilleri borçluyu arayarak,borcun ödenmesi için kanu…n içersinde olmayan bazı halleri kanun çerçevesinde gibi lanse ettirerek açıklama yapmaktalar.Buna örnek olarak Emre Bey tarafından gelen bir soruyu sizinle paylaşıyorum.Kendisine konu ile ilgili gerekli cevap verilmişdir.
    ” mrb sayın umut ufuk bey benim hanımın vodafoneye 150 milyon bi borcu vardı bu borc 400 tlye cıkmıs bugün avukat arayıp ödemezseniz eşinizi hapse atcam diyor eşim ev hanımı hapis varmı bide eve gelip esya alabilirlermi yalnız cift esyam yok hepsi tek simdiden tesekkürler”

    Unutmayın sadece izlemek yerıne yapacagınız her yorum her bir tecrübe paylaşımı her bir bilgi paylaşımı her bir küçük selam farkında olmadığınız sizlergibi sadece izlemekde olan bir çok kişiye yaşama sevinci olacakdır.Ailesi dağılmadan,yanlışlara düşmeden,Taahhüt gibi illete bulaşmadan Yaşama cesareti ile borçlarını ödeyebilecek ve bir kişidaha hayatta olacakdır.

    • sultan diyor ki:

      sn.umut evet sizlerin yazılarıınzı okuyup daha bilgileniyoruz evet kimse başına gelmeden hiç birşey bilmiyor biz bu durumları yaşamak istemezdik ama şahsen ben sitenizi okudukça rahatlıyorum ve yaşamak için çok sebemizin olduğunu düşünüyorum çünkü çocuklarımız bizim yüzümüzdeki tebessümle bile mutlu oluyorlar öyleyse bizde kendimizce budurumlarla nasıl mücalede edeceğimizi enazından öğreniyoruz bunun için bu siteye vermiş olduğunuz emeğe çok teşekkürler

  55. emre diyor ki:

    mrb sayın umut ufuk bey benim hanımın vodafoneye 150 milyon bi borcu vardı bu borc 400 tlye cıkmıs bugün avukat arayıp ödemezseniz eşinizi hapse atcam diyor eşim ev hanımı hapis varmı bide eve gelip esya alabilirlermi yalnız cift esyam yok hepsi tek simdiden tesekkürler.

    • Umut Ufuk diyor ki:

      Sn.Emre,

      Ev haczi uygulaması 6352 sayılı kanun çerçevesinde yapılmakda, kullanmakta oldugunuz eşyaların ıkıncısını muhafaza altına alabılırler.Bunun dışında muhafaza yok.Ayrıca Taahhüt imzalamadıgınız sürece Hapis cezası yok.
      sizden Ricam sayfamızı okumanız burada Sn.Sargoz Beyın,Sn.Celal Beyin ve Benim açıklamalı konuyla ilişkin bir çok yaımızı göreceksiniz.Size yardımcı olacağından eminim
      Geçmiş olsun

  56. aytekin76 diyor ki:

    Merhaba sitenizi hergün takip etmekteyim.
    Bir sorum olacaktı.
    Dün avukatlık bürosundan aradılar yarın (bugün içi) saat 8:45′te evinizde olunacaktır denildi.
    Öğlen oldu aradım gelmediniz diye dışardaki bu işlere bakan arkadaşı aradı telefonda bir sürü film çevirdi ben eve haciz kararı çıktımı çıkmadımı bunu nasıl öğrenebilirim? Sanırım bu ara uyap sisteminde bir sorun var.
    Acil cevap verirseniz sevinirim teşekkürler.

    • Umut Ufuk diyor ki:

      Sn. Aytekin76,
      e-devlet sitesinden adınıza açılmış dosyaları ve tarihlerini görebilirsiniz.Sizin iste diğiniz eve nezaman gelirler bunu öğrenmek sanırım.Bu olay alacaklı veklının ıcra dairesını muracatı sonucu olmaktadır.Yoğunluk durumuna göre randevü alınır ve hacze çıkılır.Genelde bürolardan arayarak, öğleden sonra geliyoruz,yarın geliyoruz diyerek söyleyebilirler.Oturup beklemenızı gerektıren bırsey yok çünkü nezaman geleekleri belliolmaz.Aradıklarında bu tarz konuşmaları normal.

    • şükran diyor ki:

      aytekin76 kardeşim

      adliyelerde bilgi işlem bölümü var.ordan durumun ne olduğunu öğrenebilirsiniz.

  57. Umut Ufuk diyor ki:

    Değerli arkadaşlar,
    Bilindiği mal beyanı verme zorunluluğu kalktı fakat, mal beyanı beyanı bulunma cezası halen mevcut.Eğer alacaklı vekili icra ceza davası olarak dava açar ise hakkınızda ceza çıkartır.Polis veya Jandarma sizi aramak için kayıtlı adresınıze gelır.Eğer adresde osırada yoksanız bir pusula bırakarak gider.Bu pusula ile karakola giderek hakkınızda çıkan cezayı,mak beyanında bulunarak kaldırabılırsınız.Eğer umursamaz ve gitmez iseniz cezai işlem başlar.
    Bazı yerlerde uygulama polisin elinde hazır bir dilekce oluyor onu dolduruyorsunuz, bazı yerlerde ise polis eşliğinde savcılığa gidiyorsunuz orada dilekce dolduruyorsunuz.

  58. Umut Ufuk diyor ki:

    KREDI, BLOKE, MAAŞ KESINTISI, EMEKLİ MAAŞI;

    Bir bankadaki maaş hesabınızdan almış olduğunuz kredi işlemleri esnasında imzaladığınız sözleşmede; hesabın maaş hesabı olduğu bankanın hapis hakkı olduğu yazmaktadır.Ayrıca ödeme için karşı taraftan yazılı talimat alınmıştır ilk dört ay düzenli maaşında kesilmekte 5.6 aylar hiç kesinti yapılmamasının sebebi ödeme talimatı günü ile kredi ödeme günün farklı olmasındadır karşı tarafında bu süreçte parayı çekmede dolayısla kredi ödemesi iki ay üst üste ödenmediğinde idari takibe geçiliyor hesabın tamamı bloke ediliyor buraya kadar banka acısında işlem doğru.Fakat maaşının tamamını bloke etmesi hernekadar hapis hakkı açısında mümkün isede hesabın maaş hesabı olması sebebiyle ancak ¼ nü kesebilir tamamını bloke edemez.Çünkü hesaba gelen para maaştan gelen paradır. Örneğin Banka ile yapılan sözleşmede borçlunun kabul beyanı (maaşının tamamının kesilmesi yönünde) söz konusu olsa bile maaş hesabının tamamına bloke konulması yasal değildir. Zira hesaba bloke konulabilmesi ancak borçlunun temerrüdünden sonra uygulanabilecektir. Diyelimki böyle bir sözleşmenin var ve borçlunun da temerrüde düştüğü kabul edilse dahi, maaşının tamamına bloke konulması kişinin hayatını idamesine olumsuz etki oluşturmaktadır ve borçlunun aleyhine olan bu hüküm hukuken geçersizdir. Yalnız Bankacılık Kanunu Md. 61 kişinin kendi tasarrufundaki paraya el koyamazsın,ancak istisnalar hariç diye de belirtir ve istisnaları sayar.

    Bankanın takas ve hapis hakkı vardır, bu kanunun emridir ve kimse karşı çıkamaz.
    MADDE 61 – 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun rehinlere ve hapis hakkına, 818 sayılı Borçlar Kanununun alacağın devir ve temlikine, takasa dair hükümleri ile diğer kanunların verdiği yetkiler ve koyduğu yükümlülükler saklı kalmak şartıyla mevduat ve katılım fonu sahiplerine ödenmesi gereken tutarları geri alma hakları hiçbir suretle sınırlandırılamaz. Mevduat veya katılma hesabı sahipleri ile kredi kuruluşları arasında vade ve ihbar süresi hakkında kararlaştırılan şartlar saklıdır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurulca belirlenir. Bu, maddesinin arkasına sığınılarak bloke ve tahsil uygulaması yapılmaktadır. Bu yapılan HUKUKİ DEĞİLDİR. ama başka türlü tahsil tapma şansları olmadığından ellerindeki bu avantajı kullanmaktalar.
    Dava açarak bloke kaldırılabilir. Banka, 89/1 Haciz İhbarnamesi Olmadan alacağına
    karşılık hesaptaki tutara bloke de KOYAMAZ, alacağı ile borcunu takas da EDEMEZ
    Borçlunun emekli maaşına ilişkin muvafakatinin alınabilmesi için takibin kesinleşmesi şarttır. takibin kesinleşmesinden önce verilen muvafakatler geçerli olmamakta ancak ; kesinleşmeden sonraki muvafakatler geçerli olmaktadır.Yani yasal işlemler başladığında icra müdürlüğünce vermiş olduğunuz muvafakat geçerlidir.Ayrıca,5510 sayılı kanunun 93. maddesinde 5754 sayılı
    kanunla yapılan değişiklik Madde93.”Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin ygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez.” hükmü getirilmiştir.Bu hükme göre, sadece nafaka alacakları ve SGK’nın alacakları hariç olmak üzere emekli aylığından kesinti yapmak yasaktır. Ayrıca, emeklinin açıkça “emekli (dul-yetim) aylığımdan icra kesintisi yapılsın” izni olmadan hiçbir icra müdürü veya kimse emekli aylığına haciz koyduramaz.
    Öte yandan, SGK’nın göndereceği emekli-dul-yetim aylık ve gelirleri ile ilgili olarak bankalara nezdinde açılacak banka hesapları da normal mevduat hesabı gibi değildir. Mesela, bir emeklinin SGK’ya veya bankaya başvurup nezdinizde bulunan filan numaralı mevduat hesabıma emekli aylıklarım yatırılsın dese bile bu yapılamaz. Mutlaka emekli aylık ödemeleri için bankalar, ayrı tanımlanmış bir hesap açmak zorundadır. Yine, emeklinin adına açılmış olan emekli aylık hesabı için “buraya yatan emekli aylığımı her ay otomatik olarak diğer mevduat hesabıma aktarın” gibi bir talimatını da bankalara gerçekleştiremez. Emekli aylık hesapları bizzat elden veya ankamatik aracılığıyla çekilmesi gereken hesaplardandır

    • soner diyor ki:

      Ufuk bey merhabalar,

      Ben bir işe başladım yeni fakat maaşıma adliyeden haciz ve işten çıkartılması halinde tazminatının haczine karar verilmiştir diye…ben asgari ücret alıyorum fakat 500 tl nafaka veriyorum ama bunu elden veriyorum bu durum da maaşıma haciz koyulabilirmi yada ne yapmam gerekiyor yardımcı olursanız sevinirim…

  59. Umut Ufuk diyor ki:

    Bankalar, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın hazırladığı ve yeni yılda çıkması planlanan tüketiciyi koruma yasa tasarısında yer alan 31 kalemdeki işlem ücretlerinin hiçbirinden vazgeçmeyi istemiyor. Düzenlemenin Avrupa Birliği (AB) standartlarına uygun olmasını isteyen bankalar, “Bu konularda açık ve şeffaf olacağız, ancak hiç bir işlemde sınırlama olmadan alacağımız ücreti müşterimizle yapacağımız özel sözleşmede biz belirleyeceğiz” görüşünü ilettiler.
    Tasarı hakkındaki görüşlerini Türkiye Bankalar Birliği (TBB) olarak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na bildiren bankalar, tasarının AB kriterlerine uygun olmasını istiyor. AB ülkelerinin hiç birinde bankaların verdiği hizmetler karşılığında aldıkları ücret ve komisyonlara sınırlama uygulanmadığını belirten bankalar, serbest ticaret kurallarına bağlı kalınarak alınacak ücretin müşteri ile yapılacak özel sözleşmeyle belirlenmesi görüşünde ısrar ediyorlar.
    Müşterilerden aldıkları ücret ve komisyonların eleştirilere yol açtığını, bu konularda bankaların açık ve şeffaf olmasını gerektiğini belirten TBB, yasaklama yerine müşterinin önceden bilgilendirilmesinin zorunlu tutulmasını yeterli görüyor.
    ‘Müşteriyle aramıza girme’
    Bankalar Birliği’nin Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na ilettiği görüşte özetle şunlar ifade edildi:
    “Bankaların müşterilerinden aldıkları ücret ve komisyonlar şeffaf olsun. Ancak getirilecek düzenleme yeniliği engellemesin ve rekabete aykırı olmasın. Getirilecek kriterler AB uygulamalarına paralel olmalı. Ücret ve komisyonlarda AB’de kısıtlama yok. AB’de olmayan kriterlerin getirilmesinin rekabete aykırı olacağını düşünüyoruz. Bu tür yasaklamalar hem bankacılık sektöründeki iç rekabeti olumsuz etkiler hem de Türk bankalarını dış rekabette zayıf duruma düşürür.
    Hizmet tercihi müşteri tarafından yapılmalı. Temel düzenleme ile şeffaflık ve açıklık sağlanmalı. Ancak ücret ve komisyonlar tüketici ile banka arasındaki özel sözleşmeye dayandırılmalı.
    Sınırlama getirmek bankacılık sektörünün hizmet kalitesini düşürür. Bankalar, teknolojiye yapacakları yatırımlardan vazgeçerler ve alamadıkları ücret ve komisyonların maliyetlerini sundukları başka hizmet ve ürünlere yansıtma yoluna giderler. Tüketiciyi korumak adına bir sektörü cezalandırmayın. Bütün sektörlerde verilen hizmetlerden alınan ücretler serbest bir tek bankacılık sektöründe yasak getiriliyor.”
    Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı ise, daha önce yaptığı açıklamada bankaların bankacılık işlemlerinden aldıkları masraf ve komisyonları kâr kapısı gördüğünü belirterek 2013’le birlikte bu durumun önüne geçileceğini ifade etmişti
    Hürrüyet haber

    • gökçe diyor ki:

      Umut Bey Merhaba, size bir sorum olacak. Daha öncede size bazı sorular sormuştum. Benim eşim battı, makinalarımız kendisine yediemin olarak bırakıldı. Ancak bazı makinalarımız başka bir firma tarafından haczedildi. Bir tanesini ise tamire göndermiştik ama sanırım dolandırıldık makinayı bir daha alamadık ve adama ulaşamadık.Eşim karşılıksız çekten dolayı cezaevinde kaldı. Daha sonra yasadan yararlanıp çıktı. Şu an yediemin görevini kötüye kullanmaktan mahkemesi devam ediyor. Bugün olan duruşma nisan ayına ertelendi. Diğer firmanın aldığı makinalar tamamda tamire giden ve gelmeyen bize sorun yaratırmı. Bu işin sonunda yine hapis cezası olabilirmi ?

      • Umut Ufuk diyor ki:

        Sn.Gökce,
        haciz esnasinda esyalar yediemin olarak size birakilmis ise bildiginiz gibi bu esyalardan siz sorumlusunuz.ayni esya baskabir alacakli tarafindan muhafaza altina alinabilir bu durumda icra tutanagini yediemin bulundugunuz dosyaya isletirsiniz ve sorumlulugunuz kalkar.
        Yedieminligi ihlal davasinda bu esyalarin ayni adresde durdugunu isbat ettiginizde sorun olusmas.yalniz sizin bir makinaniz tamire gitmis ve geri alamamissiniz dolandirildiginiz icin.tabiki bu esyanin yerinde olmamasi suc teskileder.egerki elinizde tamir icin verdiginizi belirten bir belge varsa bu belge ile birlikde savunma hazirlar durumunuzu belirtirsiniz.sayet yinede olumsuz karar cikarsa teymize gidebilirsiniz.

  60. aydın diyor ki:

    öncelikle sitedeki herkese selam..benim sorunum tahaddüt durumu kredi kartı borcumdan dolayı avukatlık bürosunda avukatın yardımcısı sanırım.. orada borcumu 12 ay taksite bağladı ben ve yardımcı imzaladık..ilk 5 taksit zorda olsa ödedim fakat daha sonraki taksitleri ödeyemedim..5 inci taksitide 10/06/2012 de ödedim..o zamandan bu zamana ödeyemiyorum taksitleri..şimdi benim sorum şu şekilde..
    1-taksitlendirmeyi icra dairesinde icra memurunun da bulundugu bir ortamda değilde avukatlık bürosunda sadece avukatın yardımcısıyla düzenlediğimiz bu taksitlendirme..benim tahaddüte ihlalden dolayı hakkımda bir ceza olurmu..
    2-birde sagdan soldan okudugum kadarıyla enson ödenen taksitten sonraki 90 gün içinde avukatın hakkımda tahaddüt ihlalden ceza davası açması mümkün diye okudum bu ne kadar dogrudur..
    3- geri kalan taksitleri ödeme durumum yok sizce ne gibi bir yol izlemeliyim..saygılar..

    • sargoz diyor ki:

      Avukatın bürosunda karşılıklı imza altına aldığınız evrak ödeme protokolüdür; icra taahhütü değildir. Taahhütün ceza davasına konu olması için icra dairesinde icra müdürünün imzası altında verilmesi ve icra dosyasına girmesi gerekir.

      Ancak bence avukatla görüşüp yeniden yapılandırmaya ve ödemeye çalışın, daha önce ödedikleriniz boşa gitmesin. (kalan taksitleri yapılandırın, vadeleri uzatın taksit sayısını arttırıp miktarı düşük tutun)

      • Umut Demirkol diyor ki:

        Sayın Sargoz,
        bireysel iflas sistemini de içinde barındıran bir taslak çalışması olduğuna dair bilgiler verilmişti, gündemi takip ettiğiniz gerçeğinden hareketle bu bireysel iflas yasa tasarısındaki son durumla alakalı bilgi vermeniz mümkün mü

  61. vedat diyor ki:

    iyi akşamlar ,
    bir bilgi paylaşmak istedim.Bu gün tüketici kredisi borcumdan dolayı ihtiyati haciz kararı alan banka avukatı ve icra müdürü hacze geldiler.Oldukça kibar bir şekilde borcu ödeme durumumu sordular.Ödeme gücümün olmadığını emekli maaşım için muvafakat veremeyeceğimi söyledim.İcra müdürü eve baktı sonra tutanağa 6352 sayılı yasaya istinaden hacze kabil mal bulunmadığını yazarak tutanak tuttu.Yasaları doğru uygulayan avukat ve icra memurları görevlerinin bilinci ile hareket ediyorlar.

  62. Umut Ufuk diyor ki:

    PTT Genel Müdürü Osman Tural, elektronik posta adreslerini kayıtlı hale getirerek, yasal tebligatların gönderildiğini ve okunup okunmadığını belgeleyecek “Kayıtlı Elektronik Posta” projesinin altyapısının hazır olduğunu, projenin hayata geçirilmesi için yasal düzenlemenin beklendiğini bildirdi.
    Osman Tural, sistemin, kamu kurumlarınca yapılan tebligattan, ticaret hayatındaki yazışmalara kadar bir çok kolaylığı beraberinde getireceğini belirtti.
    Sistemin, “ben o tebligatı, yazıyı almadım, o iletiyi ben göndermedim” devrini sonlandıracağını dile getiren Tural, sistemin, “kayıtlı e-posta adresine dayandığını” söyledi.

  63. Umut Ufuk diyor ki:

    İcra ve İflâs Kanununda değişiklikler yapan 6352 sayılı Kanunun genel yürürlük maddesi olan 106. madde hükmüne göre;
    a) 3 üncü, 4 üncü, 9 uncu, 10 uncu, 17 nci, 21 inci, 23 üncü ila 33 üncü maddeleri ile 36 ncı ve 37 nci maddeleri, 18 inci maddesiyle değiştirilen 2004 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin yedinci fıkrası, 38 inci maddesiyle 2004 sayılı Kanuna eklenen geçici 9 uncu ve geçici 11 inci maddeleri ile 105 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi yayımı tarihinden altı ay sonra,
    b) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,yürürlüğe girer.”
    6352 sayılı Kanun, 5 Temmuz 2012 tarihinde Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Öncelikle bu tarihten sonra hangi madde değişikliklerinin, hangi tarihte yürürlüğe gireceğinin tespiti gerekir. Bu hükme göre 106. maddenin a bendinde özel olarak sayılmayan,
    1, 8, 13a, 18, 32, 42, 67, 68, 68a, 69, 72, 82, 89, 99, 110, 169/a, 170. maddedeki değişiklikler, Kanunun yayımı tarihi olan 5 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
    6352 sayılı Kanun ile yapılan ve 5 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikler şunlardır:
    - m. 1: İcra dairesinin teşkilatlanması.
    - m. 8: İcra memurunun kararlarının gerekçeli olması.
    - m. 13a: Cumhuriyet savcılarınca ilk defa yapılacak teftiş sonucu düzenlenecek raporların bir örneğinin artık Adalet Bakanlığı’na gönderilmemesi.
    - m. 18: İcra mahkemesinde görülen işlerin ivedî olması.
    - m. 32: Yabancı devletlere karşı başlatılacak ilâmlı takipte icra emrinde yapılacak ihtar.
    - m. 42: Yabancı devletlere karşı ilâmsız takip yasağı.
    - m. 67, 68, 68a, 69, 72, 89, 97, 169/a, 170: Tazminatın % 20’ye indirilmesi, tazminatın alacağın fer’ilerini de kapsaması.
    – m. 82: Ev eşyalarının, öğrenci burslarının haczedilmezliği.
    - İcra memurunun takdir yetkisi .
    – b. 2, 4, 7 ve 12’de belirtilen malların kıymetinin fazla olması durumunda, bedelinden borçlunun hâline münasip bir kısmının ihtiyacını karşılayabilmesi amacıyla borçluya bırakılmak üzere haczedilebilmesi.
    - m. 99: Üçüncü kişinin, elinde haczedilen şey üzerinde mülkiyet hakkı veya diğer bir aynî hak iddia etmesi ve yedieminliği kabul etmesi hâlinde muhafaza tedbirinin uygulanamaması.
    - m. 110: Süresinde satış talebinde bulunmadığı için haczin kalkmasına sebebiyet veren alacaklının o mala yönelik olarak masraflardan sorumlu olması – Haczedilen resmî sicile kayıtlı malların üzerindeki haciz şerhinin, icra dairesiyle yapılacak yazışmalar sonucunda kaldırılmasıdır.
    Buna karşılık, 106. maddenin a bendinde sayılan İcra ve İflâs Kanununun 8a, 9, 58, 60, 88, 89/7, 106, 112, 114, 115, 118, 123, 124, 126, 127, 129, 168, 150e, 171, 243. maddelerindeki değişiklikler ile Geçici 9 ve Geçici 11. maddeler, Kanunun yürürlük tarihi olan 5 Temmuz 2012 tarihinden altı ay sonra, yani 5 Ocak 2013 tarihinde yürürlüğe girecektir..
    Bu hükümler şunlardır:
    - m. 8a: Elektronik işlemler
    - m. 9: Paranın icra dairesinin banka hesabına ödenmesi – İcra dairesinin ödemeyi alacaklının banka hesabına yapması
    - m. 58: Elektronik ortamda takip talebinde bulunabilmesi – Takip talebinin içeriğine “adına ödemenin yapılacağı banka adı ile hesap bilgileri” ifadesinin dâhil olması
    - m. 60-168-171: Genel haciz yolu ile takip, kambiyo senetlerine özgü haciz ve iflâs yolu ile takipte ödeme emrinin içeriğine “icra dairesine ait ödeme emrinde yazılı olan banka hesabına ödenmesi” ifadesinin dâhil olması
    - m. 88: Malların satış mahalline getirilmemesi hâlinde muhafaza altına alınabilmesi veya yediemin değişikliği yapılabilmesi – Yabancı devlet başkanı, parlamento başkanı, hükümet başkanı veya hükümet üyelerini taşıyan ulaşım araçlarının muhafaza altına alınamaması – Lisanslı yediemin depoları – İcra müdürlüklerinin talebi üzerine kolluk kuvvetleri tarafından yakalanan araçların, en geç üç iş günü içinde en yakın icra müdürlüğüne teslim edilmesi
    - m. 89/7: Haciz ihbarnamesinin üçüncü kişinin merkezine tebliğ edilmesi
    - m. 106: Satış isteme süresinin kısalması
    - m. 112: Taşınırların 1 ay yerine, 2 ay içinde satılması
    - m. 114: Taşınırlarda satış ilanının elektronik ortamda da yapılabilmesi – Açık artırmaya elektronik ortamda teklif verilebilmesi
    - m. 115: Taşınır satışında birinci ve ikinci ihalenin elektronik ortamda verilen en yüksek teklif üzerinden başlatılması ve her iki ihalede de muhammen kıymetin % 50’sinin esas alınması
    - m. 118: Daire dışında tahsil edilen paraların en geç tahsilatın yapıldığı günü takip eden ilk iş günü çalışma saati sonuna kadar banka hesabına yatırılması
    - m. 123: Taşınmazların 2 ay yerine, 3 ay içinde satılması
    - m. 124: Artırma şartnamesine elektronik ortamda teklif vererek artırmaya katılacakların teminat göstermeleri gerektiği ve elektronik ortamda teklif vermeye ilişkin hususların yazılması
    - m. 126: Taşınmazların satışında satış ilanının elektronik ortamda da yapılabilmesi – Elektronik ortamda da teklif verilebilmesi
    - m. 127: Satış ilanının tebliğinde, adresin tapuda kayıtlı olmaması hâlinde, varsa adres kayıt sistemindeki adreslerin tebligat adresleri olarak kabul edilmesi
    - m. 129: Taşınmaz satışında birinci ve ikinci artırmanın elektronik ortamda verilen en yüksek teklif üzerinden başlatılması ve her iki ihalede de muhammen kıymetin % 50’sinin esas alınması – En çok artıranın taahhüdün saklı olmaması
    - m. 150e: Taşınır rehninin paraya çevrilmesinde satış isteme süresinin kısaltılması
    - m. 243: İflâs idaresinin taşınır satışlarında kaldırılan 116. maddeyi (ikinci ihale) dikkate almaması
    - Geçici m. 9: Ödeme yapılabilmesi için ilgilisi tarafından, İcra ve İflâs Kanunu m. 9/2’nin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde banka hesap numarasının bildirilmesi gerekliliği

  64. Umut Ufuk diyor ki:

    “Adalet Bakanlığı, 88 inci maddenin beşinci fıkrası gereğince hukuki ve teknik her türlü altyapıyı anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde tamamlar. Lisanslı yediemin depoları faaliyete geçinceye kadar o yerdeki mevcut depo ve garajlarda muhafaza işlemlerine, mevcut yönetmelik ve ücret tarifeleri çerçevesinde devam olunur.
    Mevcut depo ve garajlarda muhafaza edilen ancak hukuken muhafazasına gerek kalmayan malların, anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde teslim alınması için icra memuru tarafından ilgilisine resen bildirim yapılır.
    İlgilisine tebligat yapılamazsa veya verilen süre içinde mal geri alınmazsa, üç ay içinde, 88 inci maddenin altıncı fıkrası hükmü uyarınca satış işlemi yapılır.
    Ancak, satış yapılamazsa Adalet Bakanlığı tarafından görevlendirilecek icra müdürünün başkanlığında kaymakamlık, belediye, ilgili yer baro başkanlığı ve ticaret odası tarafından bildirilecek birer kişinin katılımıyla oluşturulacak değer tespit komisyonu tarafından tespit edilecek değer üzerinden, yedieminin alacağına mahsup için malın mülkiyeti yediemine devredilebilir; komisyon, ekonomik bir değerinin kalmadığına karar verirse mal bir tutanakla imha edilir.
    Satılan veya mülkiyeti devredilen malın bedelinden, muhafaza ve diğer giderler mahsup edildikten sonra varsa artan miktar talep halinde ilgilisine ödenir.”

  65. Umut Ufuk diyor ki:

    Degerli arkadaşlar,
    Bankacalık yasası 143/6 Varlık yönetim şirketi tarafından, bu borçların,taahhütlerin yüklenilmesi veya alacakların,varlıkların devralınması halinde, bu borç, taahhüt,…alacak ve varlıklarla ilgili olarak, takibi şikayete bağlı suçlar dahil olmak üzere açılmış veya açılacak her türlü ceza davalarında, alacağın devralındığı veya borcun, taahhüdün yüklenildiği tarihten
    itibaren, suçtan zarar gören olarak, varlık yönetim şirketi kendiliğinden müdahil sıfatını kazanır.
    Bu Kanunun yayımı tarihinden önce kurulmuş olan varlık yönetim şirketleri bu Kanun hükümlerine tabi olarak faaliyetlerini yürütürler. bu hak yasa ile yalnızca varlık yönetim şirketlerine
    verilmiş. Bunların dışında ceza hukukunun genel ilkeleri uyarınca şikayet hakkı devir ve temlik edilemez

  66. ilker karaman diyor ki:

    Merhaba Arkadaşlar;
    Bir Sorum Olacak Sizlere Benim Superonline’ye 700-800 tl. Civarında Bir Borcum Var. Bir Kaç Bankayada Borcum Var Yeni İşe Girdim 10 Gün Önce. Bu Borçlardan Dolayı Evimin Adresini Gözteremiyorum Beni Superonlinenin Avukatı Bulamadığı İçin Aileme ve Eskiden Oturduğum Evlere Tebligat Yollamış Borcun Ödenmemesi Durumunda Polis Jandarma’yada Haber Verildiği ve Tutuklama İşlemi Yapılacağı Yazılıyormuş. Bugunda Ailemi Polis Merkezinden Polis Memuru Aramış Borç İçin ve Ailem Görüşmediğimizi Söylemiş Babamı Polis Merkezine İfade Vermek İçin Çağırmışlar Bu Ne Sebepten Dolayıdır? Mal Beyanın Vermediğim İçin tutuklama Emri Çıkabiliyormu Acaba Bu Konuda Bana Bilgi Verirsenin Çok Memnun Olurum Allah Hepimizi Bu Borçlarımızdan ve Zalim Avukatlardan Kurtarsın İNşallah…

    • sargoz diyor ki:

      Borcunuzla ilgili bir tutuklama işleminin yapılması için icra ceza mahkemesinin sizin hakkınız vermiş olduğu kesinleşmiş bir hükmünün olması gerekir. (Mal beyanı cezaları beyan verildikten sonra kalkıyor, taahhüt vermiş iseniz ihlalden ceza çıkmış olabilir, başkada bir olasılık yok) Bence siz önce PTTden bir edevlet şifresi alın ve hakkınızda açılmış icra ceza davası varmı yokmu kontrol edin, ceza davası yoksa zaten sakınacak bir durum yok.

      Borç için polislik bir durum yok, korkmayın, babanızın ifadesinede gerek yok, birisi sizi fena korkutuyor. Siz önce benim dediğimi yapın sonra tekrar yazışalım.

  67. Umut Ufuk diyor ki:

    Almanyada hazırlanan yeni bireysel iflas yasası bireysel iflasların üç ila beş yıl arasında değişen sürelerde sonuçlanmasını öngörüyor.Mevcut uygulamaya göre bu süreç altı yıldan önce tamamlanamıyor. Yeni yasa çıktıktan sonra bireysel iflas verenler alacaklılara olan borçlarının ve mahkeme masraflarının bir kısmını ödemeleri halinde iflas sürecini üç yılda tamamlayabilecek.
    Almanya´daki iflas kanununa göre, sadece şirketler değil kişilerde iflas edebilir. İflas etmenin ana sebeplerinden ikisi, ya kişinin borcunu hiç ödeyemeyecek olması veya kişinin borcunu ödemeye gayret etse bile altından kalkamaması gelmekte.
    İflas eden kişi bu süre içerisinde iki ana hakka sahip olur. Aslında buna koruma da denebilir. İflas esnasında çalışma müsaadesi (serbest meslek sahibi olsa da) iflas eden kişi için vardır ve aynı zamanda iflas edene kişi kendisine karşı her türlü icra faaliyetleri konusunda korunur. Bu anlamda iflas süresi iflas eden kişiyi mahkeme davalarından ve icra faaliyetlerinden korur. Kişisel iflasın çok önemli avantajları olduğu gibi dezavantajları da vardır. Mesela kişisel iflasa giren vatandaşımız en az 6 sene kendisini mahkemeye ve iflas yöneticisine kilitlemiş durumundadır.
    İhtiyacı dışında kendi adına sadece iflas yöneticisinin izniyle bir şeyler alabilir veya satabilir. Satsa da eline geçen paranın borçlara verilmesi zorunludur. Kredi alınması veya bir ürünü taksitle almak onun için imkânsızdır. Bu durumundaki bir kişinin eline fazladan para geçse, mesela sigorta primi veya iş yerinden çıkış parası gibi, bunu mutlaka İflas Mahkemesine bildirmek zorundadır. Eline geçen paranın hepsinin borca yatırılması zorunludur. Kişisel iflasa başvurmak isteyen kişiler bunları göz önünde bulundurmak durumundadır.
    Yukarıda belirttiğimiz gibi iflas süresi en az 6 sene olarak belirlenir. Eğer kişi en başta kalan borçtan kurtulma başvurusunda bulunduysa, mahkeme 6. senin sonunda iflasın başarıyla bitip bitmediğine bakar. Eğer kişi 6 sene boyunca çalışıp borçlarını ödemeye gayret ederse, elinden geldiği kadarıyla mahkemeye ve iflas yöneticisine gerekli bilgi ve belgeleri vermiş ise, o halde mahkeme 6. senenin sonunda sizi kalan borçlardan kurtarır. Yani iflas davanızın başarılı bir şekilde sona ermesiyle borçsuz bir hayata başlayabilirsiniz. Fakat çalışmak için hem yaşınız hem sağlığınız el veriyor ve siz borçlarınızı ödemek için hiç bir gayret göstermezseniz, 6 sene sonra mahkeme sizin ikinci defa borçtan kurtulma başvurunuzu kabul etmez. O halde borçlarınız silinmez ve iflas davanız başarısızlıkla sonuçlanmış olur. Kanuna göre tekrar iflas davasına başvurabilirsiniz, ama dikkat edin, belirli şartlar altında bu sadece 10 yıl sonra tekrar mümkün olur.
    Eğer evli ise ve çocukları varsa, o halde ne eşi ne de çocukları borca ortak olurlar. Yani borçlanan kişi iflasa başvuran kişidir. Bu uygulamaya kişisel iflas denmesinin nedeni de budur. İflas eden kişinin eşi veya çocukları çalışıp para kazanırlarsa, bu maaşların iflasa hiç bir katkısı veya zararının olması gerekmez. İflas mahkemesi onların kazandıklarına dokunmaz

  68. demir diyor ki:

    slm
    celal bey ufuk bey sizlere bi sorum olacaktı
    bir firmanın acentalığını aldım 2 sene hiçbir sorun çıkmadan gayet güzel bişekilde çalıştık hatta başarımdan dolayı 2. acentayı bile almama izinverdiler 2. acentayı aldıktan sonra personelimin bazı şahsi hatalarından dolayı işten çıkartılması için şirket baskı yaptı ve bende çıkartmak zorunda kaldım.işlerimz tamamen personele dayalı bir iş olduğu için 6 ay 5 eksik personelle çalıştım.ve bu süre içinde eksik personelin işini yapmam nedenile asli görevmi aksatmak zorunda kaldım bunuda müdürlere mail yolu ile birkaçkez bilgilendirdim.yaptığımız iş kargo işi aylık toplam 4bin faturayla uğraşıyorum ve tahsilatlarını ypmaya çalışıyorum.bu 6 aylıksüredede ciddi anlamda kasamda acık meydana geldi ve bende işi bırakmaya karar verdim. şimdi firma bu açık için ban güveni kötüye kullanma davası açmış ben bundan ceza alırmıyım.alırsam denetimli serbestlik yasasından yararlanabilirmiyim acil bana cevap yazarsanız sevinirim.uyku uyuyamıyorum.

    • Umut Ufuk diyor ki:

      Sn.Demir,
      Firma ile aranızda yapmış olduğunuz anlaşma (sözleşme) öncelikle geçerli olacakdır.Ayrıca imza yetkisine sahip iseniz yada sözleşmenizde Firmada önmeli yetkilere sahipseniz karşılık anlaşma olmadan işyerinde teslimat yapmadan çıkış olmaz.Diğer yandan firmadan nasıl ayrıldığınız önemli imzalamış olduğunuz belgeler nelerdir?.Alacağım yodur yada vs gibi belge imzalandımı?.
      bunların dikkat edilmesi gereken konulardır.İşyerinizden ayrılışınız ile ilgili öncelikle Mali müşavirden destek almalısnız.

  69. Yavuz diyor ki:

    Sayın Sargoz, Celal bey ve Umut bey emeğiniz için teşekkürler,

    aşağıdaki yazıma değerli yorumlarınızı yazarsanız sevinirim. teşekkürler.

    işyerim hizmet sektöründe sigorta işi yapılmakta ve binlerce sigortalının bilgileri her bir bilgisayalarımda ayrı ayrı bulunmaktadır.işyerimde 3 adet bilgisayarı ve fotokopi makinesini 7 gün önce haciz yaptılar.hemen icra mahkemesine başvurarak aşağıdaki dilekçe ile müracat ettim. ancak bu dilekçemden 3 gün sonra dün tekrar işyerime gelerek haczedilen malların muvafaza edileceğini söyleyerek müşterilerin önünde bizi zor duruma düşürdüler borç tutarı az olduğu için icra müdürlüğünde taahhütname imzaladık. icra mahkemesindeki dilekçemde icra memurundan da şikayetçi oldum. ”sen misin bu dilekçeyi yazan” diye mi acaba 3 gün sonra muvafaza için geldiler anlamadım… ertesi gün aşağıdaki icra mahkemesine yaptığım başvuru örneği ile savcılığa suç duyurusunda bulunmak için dilekçe ile gittim.savcılık icra mahkemesine zaten başvuru yapmışsınız şikayette de bulunmuşsunuz diyerek dilekçemi işleme almadı..Değerli yorumlarınızı rica ediyorum..

    …………….. İCRA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE

    HACZEDİLMEZLİK
    İTİRAZINDA
    BULUNAN(BORÇLU):
    KARŞI TARAF
    (ALACAKLI) :

    VEKİLİ :

    D.KONUSU : Hacze İtiraz, Haczin Kaldırılması ve İcra memurunun görevini kötüye kullanma nedeniyle yargılanması Talebimizden İbarettir.
    DAVA DEĞERİ : 2.083 TL

    AÇIKLAMALAR :
    1-Davalı-Alacaklı ………………………. 1. İcra Müdürlüğü ………….. E.sayılı dosyada …………………. alacaklıdır.

    2-Söz konusu dosya alacağından dolayı davalı-alacaklı tarafından talebi doğrultusunda,
    Sigorta acenteliği olan işyerinde kullanılan büro malzemeleri, bilgisayarlar ve eklentileri haczedilmiştir.

    Haciz sırasında alacaklı avukatın talebi ile eşyalar muhafaza altına alınmak istenmiş ve ancak taahhüt verilmesi halinde muhafaza yapılmayacağı söylenmiştir. Sigortalı müşterilerin ve çalışan personellerin önünde baskı ve suni panik havası yaratılarak haciz yapılmış ve tutulan tutanağa ek olarak icra memuru tarafından işyerinde taahhüt alınmıştır.

    3-Sigortacılık yönetmeliğine göre borçlu sadece sigorta acenteliği ile iştigal ettiğinden (Ek1) Teşebbüs sahibi olmayıp bir Meslek sahibidir.
    İşyerinde haczedilen bilgisayar ve eklentileri ile binlerce sigortalı müşteriye poliçe düzenlenmekte ve bilgileri saklanmaktadır. Büro malzemeleri ile de hizmet verilmektedir. Bu nedenle emeğin değeri sermayenin değerinden fazladır.

    4-Bu nedenle Ticaretin zorunlu olduğu ve Mesleğin icrasına dönük malların haciz edilmesi kanuna aykırıdır. Bu konuda YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ A) T:20.10.2003 E:16696
    K:20386 (Ek-2) sayılı örnek kararı vardır.

    5-6352 Sayılı İcra İflas kanununun ‘’16. MADDESİ – 2004 sayılı Kanunun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (2), (3) ve (12) numaralı bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, fıkraya aşağıdaki (13) numaralı bent ile maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
    “2. (Değişik bent: 6352 S.K.-02.07.2012/m.16) “Ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya,” HACZEDİLEMEZ.

    6-6352 Sayılı İcra İflas kanunu MADDE 2- 2004 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    “İcra ve iflas dairelerince verilen kararlar gerekçeli olarak tutanaklara yazılır.”
    Haciz tutanağına gerekçe yazılmamıştır.

    7-6352 sayılı İİK 16.Madde 3.fıkra son paragrafına göre Haczedilecek mala icra memurunun karar vermesi; ” İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabulüne veya reddine karar verir.
    İcra memuru bu maddeyi de dikkate almamıştır.
    8-Haciz işlemi 6352 sayılı yasanın yürürlük tarihinden sonradır. 6352 sayılı yasanın geçici 10. Maddesine göre kanunun yürürlük tarihinden sonra yapılacak takip işlemleri yeni yasaya tabi olacaktır. Çünkü geçici 10. Madde “takip işlemleri” demektedir. Bunun aksi anayasanın eşitlik ilkesine aykırıdır.
    Maddenin değişiklik gerekçesinde “Temel insan hak ve özgürlüklerini teminat altına almak” amaçlanmaktadır. Söz konusu olan temel hak ve özgürlüklerdir. Kişilerin temel hak ve özgürlükleri uluslarası sözleşmelerin ve anayasanın garantisi altındadır ve ertelenmez.

    DELİLLER :

    1-Yargıtay İçtihadı (YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ A) T:20.10.2003 E:16696
    K:20386
    2-Her türlü delil ve 6352 sayılı İİK.2. madde-16. madde ve ilgili hükümleri.
    3-Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 6352 sayılı kanundan önce ve sonra başlatılan takip işlemleri ile ilgili açıklama yazısı.
    4-Faaliyet konusu ile ilgili Ticaret Sicil Memurluğu Sicil Tasdikname belgesi
    5-Haciz tutanağı

    HUKUKİ SEBEPLER : İcra ve İflas Kanunu md. 82/2 ve ilgili mevzuat. 2. (Değişik bent: 6352 S.K.-02.07.2012/m.16)

    İSTEM SONUCU :İzahına çalıştığımız nedenlerle, 6352 sayılı kanunla değişik 2004 sayılı kanunun 82/2 ve ilgili mevzuat. 2. (Değişik bent: 6352 S.K.- 02.07.2012/m.16)
    Maddesine aykırı olarak yapılan ve yukarıda açıkladığımız nedenlerle haczin kaldırılmasını, İcra memurunun görevini kötüye kullanma nedeniyle yargılanmasını ve Yargılama giderlerinin davalı-alacaklı (karşı tarafa) yüklenmesine karar verilmesini saygılarımla arz ederim. 26.11.2012

    ………………………………………………..

    Ekler:
    Ek1-Sicil Tasdiknamesi (İşyeri Faaliyeti ile ilgili)
    Ek2-Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E:16696 k:20386 kararı
    Ek3-Haciz Tutanağı
    Ek4-6352 sayılı kanundan önceki ve sonraki
    işlemleri ilgili Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri
    Genel Müdürlüğünün cevap yazısı belge örneği (celal topraklı dilekçesinin cevabı)

    • Umut Ufuk diyor ki:

      Sn.Yavuz,
      Eğer okurken birşey atlamadımsa,yazılması gereken herşeyi çok ince detayına kadar belirtmissiniz..İnşallah hayırlısı olur.

      • Yavuz diyor ki:

        Sn.Umut, öncelikle kısa da olsa cevap verdiğin için teşekkür ederim. icra memuruna 6352 sayılı yeni İİK na göre uygulamasının kanunsuz olduğunu uyardım.ancak dinlemedi bile her şeyi kanuna göre yapıyorum dedi.ayrıca icra mahallinde avukat da vardı.sonradan farkına vardım. avukatı içeri almamam gerektiğini..
        sonuç olarak ev hacizleri ile ilgili kanun oturmaya başladı gözüküyor.. ama ”emeğin değeri sermayenin değerinden fazla” olan benzer işyerlerinde ki kullanılan eşyaların-demirbaşların da haczedilemeyeceği ile ilgili icra mahkemesine yaptığım başvuruyu yanlız kendim için değil ..hala kanunsuz davranışlar sergileyen icra memurlarına da örnek olmasını istiyorum. bazı avukatlar icra memurlarını şikayet edici dilekçelere çekimser davranıyorlar. bu nedenle bu dilekçeyi epey araştırma ve uğraşlarla ben yazdım.
        Nasıl ? bir Türkiye bu kanunları neden LASTİKLİ her tarafa çekilen anlaşılmaz yaparlar. yanlış yapılan bir uygulamayı …bir üst mahkeme düzeltir. veya daha bir üst mahkeme düzeltir. neden ilk işlemde kanun net uygulanmaz..yazıkkk çok yazıkk..bunca geçen zamana yazık..Türkiye’mize yazık.
        Saygılarımla,

        • Umut Ufuk diyor ki:

          Sn.Yavuz,
          Kanunlar çerçevesinde sadece görevini yapan alacaklı vekillerinin bulunduğu gibi kendi menfeatleri doğrultusunda hareket edenlerde mutlaka olacakdır.Bilirsiniz meşhur atasözümüz vardır; amaç üzüm yemek değil bağcıyı dövmek.Malesef düne kadar yanlış uygulamalar,çağdışı işlemlerle karşı karşıya kalınmışdı.Neyseki 6352 sayılı kanun ile bir çok şey değişdi.Sizinde bahsettiğiniz gibi bir çok yerde uygulamalar oturmuş durumda,tabikide küçük uygulama hataları dışında.Yapılan her yanlış uygulama şikayet edildikce hatalar ortadan kalkar.Bir adım atmak lazım.Eskiye nazaran artık bir çok kişinin bilinçlendiğini düşünmekdeyim.
          Tekrardan geçmişolsun.

  70. emre diyor ki:

    sayın ufuk bey öncelikle mrb adım emre benim akbankasına ufak bi borcum var ve maasımıda bu bankadan alıyorum emekli dilimnormal özelsektör işcisiyim sormak istedim sey bu ufak borcdan dolayı maasıma el koyulurmu

    • Umut Ufuk diyor ki:

      Sn.Emre,
      Bankaya olan borcunuzdan dolayi maasinizin 1/4 oranina kesinti yapilir.yalniz banka maas hesabiniza bloke koyabilir.boylebir durumda bankayla goruserek blokenin kaldirilmasini isteyebilirsin eger blokeyi kaldirmaz ise icra hakimligine muracat etmelisiniz.konuyla ilgili gerekli madde asagidaki yorumlarda mevcut ayrica benzer durumla ilgili yorumlarda mevcut.

    • Umut Ufuk diyor ki:

      Sn, Emre,
      maaşının tamamını bloke etmesi
      hernekadar hapis hakkı açısında mümkün isede
      hesabın maaş hesabı olması sebebiyle ancak 1/4
      nü kesebilir tamamını bloke edemez hesaba gelen
      para maaştan gelen paradır. Banka ile yapılan sözleşmede borçlunun kabul
      beyanı (maaşının tamamının kesilmesi yönünde)
      söz konusu olsa bile maaş hesabının tamamına
      bloke konulması yasal değildir. Zira hesaba bloke
      konulabilmesi ancak borçlunun temerrüdünden
      sonra uygulanabilecektir. Kaldı ki böyle bir sözleşmenin var olduğu ve borçlunun da
      temerrüde düştüğü kabul edilse dahi, maaşının
      tamamına bloke konulması kişinin hayatını
      idamesine olumsuz etki oluşturmaktadır ve
      borçlunun aleyhine olan bu hüküm hukuken
      geçersizdir. Bankanın yapmış olduğu, yasal olmayan işlem
      tüketiciye zarar verdiğinden tazminatı gerektirir Bankacılık Kanunu Md. 61 şunu söyler, kişinin
      kendi tasarrufundaki paraya el koyamazsın, doğru,
      ancak istisnalar hariç diye de belirtir ve istisnaları
      sayar. Ayrıca BDDK’ca çıkarılacak yönetmeliklere de
      atıfta bulunur. Orada geçen istisnalar da aynıdır.
      Bankanın takas ve hapis hakkı vardır, bu kanunun emridir ve kimse karşı çıkamaz.
      MADDE 61 – 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun
      rehinlere ve hapis hakkına, 818 sayılı Borçlar
      Kanununun alacağın devir ve temlikine, takasa dair
      hükümleri ile diğer kanunların verdiği yetkiler ve
      koyduğu yükümlülükler saklı kalmak şartıyla mevduat ve katılım fonu sahiplerine ödenmesi
      gereken tutarları geri alma hakları hiçbir suretle
      sınırlandırılamaz. Mevduat veya katılma hesabı
      sahipleri ile kredi kuruluşları arasında vade ve ihbar
      süresi hakkında kararlaştırılan şartlar saklıdır.
      Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir. Bu, Maddesinin Arkasına Sığınılarak Bloke ve Tahsil
      Uygulaması Yapılmaktadır. Bu Yapılan HUKUKİ
      DEĞİLDİR.
      Ama Başka Türlü Tahsil Yapma Şansları Olmadığını
      Sizde Biliyorsunuz. Ve Yine Bildiğiniz Gibi Bunun
      Yasal Olmadığını 10 Kişiden Sadece 2 si biliyordur. Bu Kadar Düşük Bir Oran Karşısında Ellerindeki Bu
      avantajı Kullanıyorlar.
      Dava açarak bloke kaldırılabilir. Banka, 89/1 Haciz İhbarnamesi Olmadan alacağına
      karşılık hesaptaki tutara bloke de KOYAMAZ, alacağı
      ile borcunu takas da EDEMEZ
      Borçlunun Emekli Maaşına İlişkin Muvafakatinin
      Alınabilmesi için Takibin Kesinleşmesi Şarttır. Takibin kesinleşmesinden önce verilen
      muvafakatler geçerli olmamakta ancak ;
      kesinleşmeden sonraki muvafakatler geçerli
      olmaktadır.Yani yasal işlemler başladığında icra
      müdürlüğünce vermiş olduğunuz muvafakat
      geçerlidir Ayrıca,
      5510 sayılı kanunun 93. maddesinde 5754 sayılı
      kanunla yapılan değişiklik Madde93.”Bu Kanun
      gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık
      ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel
      sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik
      edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye
      göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka
      borçları dışında haczedilemez.” hükmü getirilmiştir
      Bu hükme göre, sadece nafaka alacakları ve
      SGK’nın alacakları hariç olmak üzere emekli aylığından kesinti yapmak yasaktır. Ayrıca,
      emeklinin açıkça “emekli (dul-yetim) aylığımdan
      icra kesintisi yapılsın” izni olmadan hiçbir icra
      müdürü veya kimse emekli aylığına haciz
      koyduramaz.
      Öte yandan, SGK’nın göndereceği emekli-dul-yetim aylık ve gelirleri ile ilgili olarak bankalara nezdinde
      açılacak banka hesapları da normal mevduat
      hesabı gibi değildir. Mesela, bir emeklinin SGK’ya
      veya bankaya başvurup nezdinizde bulunan filan
      numaralı mevduat hesabıma emekli aylıklarım
      yatırılsın dese bile bu yapılamaz. Mutlaka emekli aylık ödemeleri için bankalar, ayrı tanımlanmış bir
      hesap açmak zorundadır. Yine, emeklinin adına
      açılmış olan emekli aylık hesabı için “buraya yatan
      emekli aylığımı her ay otomatik olarak diğer
      mevduat hesabıma aktarın” gibi bir talimatını da
      bankalara gerçekleştiremez. Emekli aylık hesapları bizzat elden veya bankamatik aracılığıyla çekilmesi
      gereken hesaplardandır

      • vedat diyor ki:

        iyi akşamlar umut ufuk bey,yukarıdaki konu ile ilgili olarak, banka tarafından emekli maaşımın tamamına bloke koyuldu,bankanın genel müdürlüğüne,bddk,ya dilekçe yazdım.Genel müdürlük ısrarlı dilekçelerime istinaden blokeyi maaşımı bloke ettikten sonra kaldırdı.Bloke edilen maaşım için dava açtım,tüm yasaları ve yargıtay kararlarını eklemem rağmen hakim bankanın blokeyi neye dayanarak koyduğunu öğrenmek istedi.Ancak banka zaten cevap yazısında muvafaktım olduğunu beyan ediyor.Ancak kesintiden önce muvafaktımı geri aldım ve dava dosyasına ekledim.Banka bir sonraki ay maaşımdan 4/1 kesti.Hakim hala bloke nedeninin bankaya soralım diyor.1 ay önce müzakere yazıldı banka cevap vermedi.Geçen gün görülen duruşmada hakim dosyayı incelemeden bankadan müzakereye cevap isteyelim dedi ve 2 ay sonraya gün verdi.Anlamadığım hakim dosyayı incelerken kanunları ve yargıtay kararlarını okumuyormu.

  71. vedat diyor ki:

    iyi akşamlar,
    arkadaşlar bankaya olan kredi borcumdan dolayı banka ihtiyati haciz kararı almış.Sormak istediği ben emekliyim emekli maaşıma ihtiyati haciz kapsamında dokunabilirlermi.

    • Umut Ufuk diyor ki:

      Sn. Vedat,
      5510 sayılı kanunun 93. maddesinde 5754 sayılı
      kanunla yapılan değişiklik Madde93.”Bu Kanun
      gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık
      ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel
      sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu
      Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye
      göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka
      borçları dışında haczedilemez.” hükmü getirilmiştir

      • vedat diyor ki:

        umut ufuk bey verdiğiniz bilgi için teşekkürler.çalışmalarınızda başarılar dilerim.Teşekkürler

  72. Umut Ufuk diyor ki:

    Sn Adem,
    Oncelikle sizi yasalara karsi gelmekdeki üstun cesaretinizi tebrik eiyoruz.burada ki insanlar kanun cercevesinde hareket etmek icin cabalarken sizde bir avukat olarak yasalari cignemenizi bahsetmeniz sizin kendi gorusunuzdur.Ayriyetten haciz islemi tarafinizca degil,icra dairelerinin gorevlendirdigi memurlar ile yapilir.siz sadece talep eden olarak busvuruda bulunan kisisiniz.Tabiki siz bunlarin bilincindesiniz lakin bazi egolarinizi artik tatmin edemediginiz icin icinizi burada dokmussunuz.biz herkezin yorumuna fikrina saygi duymaktayiz.
    Yorumunuz icin tesekkurler.
    Saygilar

  73. avukat adem diyor ki:

    valla biz çatır çatır haciz yapıyoruz. kimse de engel olamıyor. değişen bir şey olmadı eskisi gibi haciz yapıyor eşya da kaldırıyoruz.

    • kemal güler diyor ki:

      hadi ordan sen kimsinde yasaları çiğniyosun yalan söyleme

    • şükran diyor ki:

      sayın avukat adem bey

      yasalara uymadığınızı bir hukuk eğitimi görüp bu mesleği yapam biri olarak güzel ifade etmişsiniz.yanılmıyorsam bunu gururla yaptığınızı belirtiyorsunuz.elbette herkezin mesleğini icra etme yöntemi farklıdır.hayat tercihlere göre yaşanıyor.acizane bizlerde yasalara uymaya çalışan gayret eden insanlarız.herkezi saygıyla karşılıyoruz.herkezin yolu açık olsun.

      • sargoz diyor ki:

        Şükran Hn.,

        Av.Adem nicki ile yazan arkadaş eskiden hacizci avukat nicki ile yazan İstanbul barosuna kayıtlı av.Ömer Beyden başkası değil. Kendisi zaman zaman değişik nickler kullanarak sitemize katılır, o anki ruh haline göre bazen mağdur rolü oynar bazen hacizci avukat rolündedir. Hatta bazende yardımsever avukat olarak çıkar karşımıza, bize bilgi verir sonrada siteyi gider başka bir hukuk sitesinde şikayet eder. Kendisinin yazdığı tüm yorumları guruplar halinde kayıt altına aldık. Değişken IP kullandığı için siteden yasaklamamıza rağmen birtürlü kurtulamadık; bizde kendi haline bıraktık. Lütfen muhatap olmayınız.

        (Bu arada aşağıdaki yorumuda kendisi yazmıştır, durumun vahametini anlarsınız)

        03/07/2012, 16:04
        bir avukat olarak son anda eşya kaldıracak kadar karaktersiz olan meslektaşlarımı kınarken, bu yasanın çıkmasına çok sevindiğimi beyan eder, iyi niyetli borçlu vatandaşlarımızın da bundan sonra borçlarını çağdışı bir baskı aracı olmadan rahat rahat ödemelerini temenni ederim. ayrıca bu hacizci avukat da sanırım burdaki insanlarla dalga geçiyor. aldırış etmeyin ona takılsın kendi halinde. işsiz kaldı o da artık. yakın zamanda işten çıkarılır eğer bir hukuk bürosunda icra takipçisi avukat olarak çalışıyorsa.

      • sultan diyor ki:

        Sn.Av. Adem Bey Bu millet hukukçulara güvendikçe sizin gibi egosunu tatmin etmek isteyen insanlara mı meydan vermiş acaba ?? Hepimizin yolu açık olsun….

    • steel2005 diyor ki:

      Yahu aldırış etmeyin şu şahsiyetlere artık havadan para kazanamadıkları için ne yapacaklarını şaşırmışlar böyle buralarda ahkam kesiyorlar ego tatmin ediyorlar.Yapıyorum dediği hacizlerde yasa çıkmadan önceki yedi emin bıraktıklarıdır. :)))))))

  74. özadanalı diyor ki:

    SAYIN
    UMUT UFUK BEY,
    01/12/2012 SAAT 10:44 BENİM İÇİN ÇOK ACİL VE ÖNEMLİ SORUMA CEVAP VEREBİLİRSENİZ SEVİNİRİM.SAYGILARIMLA

    • Umut Ufuk diyor ki:

      sn.özadanali,
      cevabi asagida yazmis oldugunuz sorunun altinda bulabilirsiniz.
      Haciz isleme haciz yasasina gore uygulanir.bunun icersinde ornegin taahhut ihlali vardir bununla ilgili haciz yasasinin yanisira ihlal cezasi icin ayri dava acilir,diger bir ornekde ticareti terk normal haciz yasasi yaninda usulsuz terk varsa ayri bir dava acilir.asagida gerekli bilgileri vermeye calisdim

  75. Umut Ufuk diyor ki:

    Yedieminde malı bulunanlar dikkat
    2004 sayılı İİK yasasının 3. Yargı paketi kapsamında değiştirilen geçici 11. Maddesine göre mevcut yediemin depolarında muhafaza altında bulunan ancak hukuken muhafazasına gerek kalmayan malların yasanın yürürlüğe girdiği 5 Temmuz 2012 tarihinden itibaren bir ay içinde sahibine teslim edilmesi gerekiyor. Aksi halde “üç ay içinde, 88 inci maddenin altıncı fıkrası hükmü uyarınca satış işlemi yapılır. “denilmektedir.
    MADDE 38- 2004 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir başlığı altında yer alan GEÇİCİ MADDE 11’e göre
    “Mevcut depo ve garajlarda muhafaza edilen ancak hukuken muhafazasına gerek kalmayan malların, anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde teslim alınması için icra müdürü tarafından ilgilisine resen bildirim yapılır.
    İlgilisine tebligat yapılamazsa veya verilen süre içinde mal geri alınmazsa, üç ay içinde, 88 inci maddenin altıncı fıkrası hükmü uyarınca satış işlemi yapılır.
    Ancak, satış yapılamazsa Adalet Bakanlığı tarafından görevlendirilecek icra müdürünün başkanlığında kaymakamlık, belediye, ilgili yer baro başkanlığı ve ticaret odası tarafından bildirilecek birer kişinin katılımıyla oluşturulacak değer tespit komisyonu tarafından tespit edilecek değer üzerinden, yedieminin alacağına mahsup için malın mülkiyeti yediemine devredilebilir; komisyon, ekonomik bir değerinin kalmadığına karar verirse mal bir tutanakla imha edilir.
    Satılan veya mülkiyeti devredilen malın bedelinden, muhafaza ve diğer giderler mahsup edildikten sonra varsa artan miktar talep halinde ilgilisine ödenir.”

  76. Umut Ufuk diyor ki:

    Degerli Arkadaslar,
    Bilindiği gibi nafaka borçlarında durum farklıdır.nafakaya ilişkin kararlara uymayanların cezası:
    kanun 2004 İİK.
    Madde 344 – (DEĞİŞİK MADDE RGT: 01.06.2005 RG NO: 25832 KANUN NO: 5358/15) (KOD 3) (KOD 2) (KOD 1)
    Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir.
    Borçlunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması halinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak, tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir

  77. Umut Ufuk diyor ki:

    Değerli Arkadaşlar,
    Geçici 10. maddenin eski yada yeni dosyalarla alakası olmadığı gibi size sizin dosyanız eski eskiyasa uygulanır diyenler olursa Adalaet bakanligının konuyla ilgili göndermiş olduğu yazı sitemizdeki sayfa başlığıdır lütfen okuyum inceleyelim.
    Kısaca belirtecek olursak;
    ADALET BAKANLIĞI: 6352 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış bir icra takibinde, kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılan bir haciz işleminde artık yeni hükümler uygulanacaktır.
    Dolayısıyla, 6352 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış bir icra takibinde, kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılan bir haciz işleminde artık yeni hükümler uygulanacaktır.

  78. Umut Ufuk diyor ki:

    Degerli Arkadaslar,
    Yolda oldugum icin ancak bu saatlerde paylasabilmekteyim.sizlerle bugun yapilan bir haczi paylasacagim.Haciz esnasında Almanyada olduğum için haciz yapalın evde değildim yalnız telefonla irtibat halindeydim. Daha öncede bahsetmişdim,yeğenim bazı borçlarından dolayı dosya açılmışdı kendisi ödeme yaparak bir dosyayı kapadı ve şuan diğerini ödemekde.Yegenimin evine gun icersinde(Cuma) haciz islemi icin gelindi.ailesi kapiyi acmadan evvel benimle irtibata gecerek,kapiyi acarak gelenleri buyur ettiler.borcluyu sordular kendisinin evde olmadigı işde oldugu belirtildi.odeme yapılabilinecekmi diye sorulduğunda,borçlunun bir borcu bitirdiği ve diğerini halen ödemekde olduğunu ancak sonra ödeyebilineceği belirtildi.haciz icin geldiklerini gorevlerini yapacaklarini,hacze deger birsey varmi bakacaklarini belirttiler,bende icerimi girmek istiyorsunuz diye sorduğumda evet bakacagiz cevabını aldım.ozaman buyrun gorevinizi yapin yalniz size yardimci olmak icin soyleyeyim evde cift esya mevcut degil ayrica kanun belirttigi degerli esya (gumus vazo.antika,vs) olmadigini soyledim.biraz konustuktan sonra daire kapisindan iceri girerek goz ucuyla bakinip tesekkur ederek gittiler.bizde kendilerine tesekkur ederek ugarladik.

  79. celal1toparlakli diyor ki:

    Tüm geçmiş olsun dileklerinize teşekkür ederim.Allah herkese son nefesine kadar sıhhat,sağlık ve mutluluklar nasip etsin.
    M.Celal TOPARLAKLI

  80. özadanalı diyor ki:

    DEĞERLİ ARKADAŞLAR,
    ESNAF ODASINA OLAN BORCUMDAN DOLAYI İCRAYA VERİP HACİZ İŞLEMİ BAŞLATACAKLARINI SÖYLEDİLER.
    SORUM ŞÖYLE:1-ESNAF ODASI NORMAL BİLDİĞİMİZ HACİZ İŞLEMİMİ YAPAR?
    2-YOKSA BUNLAR AYRI BİR STATÜYEMİ BAĞLIDIRLAR 6352 Yİ TATPİK ETMEZLER BULDUĞU EŞYAYI ALIRLARMI?YANİ ODA HACZİ BİLDİĞİMİZ HACİZ İŞLEMİMİDİR?İŞYERİMİ KAPATTIM EVE GELECEKLER EVDE ÇİFT EŞYA YOKSA BİRŞEY ALAMAZLARMI VEYA İSTEDİĞİNİ ALABİLİRLERMİ?KISACASI ESNAF ODASI HACZİ KAMU GİBİ DÜŞÜNÜLEBİLİRMİ?DUYDUĞUMA GÖRE KAMU HACİZLERİ FARKLI İŞLEME TABİ OLUYORMUŞ.ODA HACİZİDE BÖYLEMİDİR?SAYGILARIMLA

    • Umut Ufuk diyor ki:

      Sn. özadanali,
      ev isyerlerine yapilacak haciz islemleri aynidir.hacizle ilgili kanun gecerlidir (6352 sayili)
      Kamu borclarinda veya nafaka borclarinda birinci sirada alacakli olsa bile kamu ve nafaka borcunuz ilk sirada yeralir.
      Ayrica isyeri icin alinan malzeme veya makina gibi seylerde yapilan sozlemelerde etki etmektedir (Borclar kanunu)
      Isyerinizi kapattiginizi yazmissiniz isyeri devri,iflasi,kapanmasida resmi ve kanunlar dogrultusunda olmalidir bununla ilgili madde ise (durumunuzu tam bilmedigim icin yinedee yaziyorum)
      İİK Madde 44: TİCARETİ TERK EDENLER:
      (Değişik: 18/2/1965-538/22 md.) Ticareti terk eden bir tacir 15 gün içinde keyfiyeti
      kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirmeye ve
      bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve
      adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunmaya
      mecburdur. Keyfiyet ticaret sicili memurluğunca
      ticaret sicili ilanlarının yayınlandığı gazete’de ve alacaklıların bulunduğu yerlerde de mütat ve
      münasip vasıtalarla ilan olunur. İlan masraflarını
      ödemiyen tacir beyanda bulunmamış sayılır. Bu ilan tarihinden itibaren bir sene içinde, ticareti
      terk eden tacir hakkında iflas yolu ile takip
      yapılabilir. Ticareti terk eden tacir, mal beyanının tevdii
      tarihinden itibaren iki ay müddetle haczi kabil
      malları üzerinde tasarruf edemez. Üçüncü şahısların zilyedlik ve tapu sicili
      hükümlerine dayanarak iyi niyetle elde ettiği haklar
      saklıdır. Ancak karı ve koca ile usul ve füru,
      neseben veya sıhren ikinci dereceye kadar (Bu
      derece dahil) hısımlar, evlat edinenle evlatlık
      arasındaki iktisaplarda iyi niyet iddiasında bulunulamaz. (Değişik beşinci fıkra: 17/7/2003-4949/11 md.)
      Mal beyanını alan merci, keyfiyeti tapu veya gemi
      sicil daireleri ile Türk Patent Enstitüsüne bildirir. Bu
      bildiri üzerine sicile, temlik hakkının iki ay süre ile
      tahdit edilmiş bulunduğu şerhi verilir. Keyfiyet
      ayrıca Türkiye Bankalar Birliğine de bildirilir. Bozulmaya maruz veya muhafazası külfetli olan
      veya tayin edilen kanuni müddet içinde değerinin
      düşmesi kuvvetle muhtemel bulunan mallar
      hakkında, tacirin talebi üzerine, mahkemece icra
      memuru marifetiyle ve bu kanun hükümleri
      dairesinde bu malların satılmasına ve bedelinin 9 uncu maddede yazılı bir bankaya depo edilmesine
      karar verilebilir

  81. Mağdur diyor ki:

    İcrada ki dosyam” Varlık şirketine ” verilmiş,Evimdeki Beyaz eşyalar kaldırılmıştı.Şimdi ödeme yapmazsam bu şirket yeniden haciz işlemi yapabilir mi? Borcu ödersem icradaki dosya ne olur? Bu şirketler temiz yazısı verebiliyor mu?

    • Umut Ufuk diyor ki:

      Sn.Mağdur,

      Dosyanız Varlık şirketlerine devrolmadan önce evinize haciz işlemi yapımışdır.Belirli dönemlerde bankalr borçlarını Varlık şirketlerini satmaktalar.Varlik şirketleri bu almış oldukları dosyayı paraya dönüşdürmek için sizinle irtibata geçerler.Çok düşük miktarlarda teklif sunarlar.İnşallah anlaşabilir ve borcunuzu kapatırsınız.

  82. Akın Ayaz diyor ki:

    Celal bey büyük geçmiş olsun.insanın sağlığı hakikaten çok önemli hayati bir hastalığa yakalandığımızda dünyada hiçbir şeyin önemi kalmıyor.Ben anamı 3 ay nce kanserden kaybettim bunun nedemek olduğunu çok iyi bilirim..tekrar geçmiş olsun dilerim….

  83. okan diyor ki:

    Alabileceği eşyalar içinse oturma odanda koltuk takımı var birde mutfakta küçük cam mutfak ması var o yüzden çift gibi bişeyler dedi. Böylemidir?

  84. okan diyor ki:

    Merhaba arkadaşlar geçen hafta icra için evime geldiler. Dosyası kanundan önce açılmıştı eve gelinmemişti. Geçen hafta geldiklerinde sadece yemek masası ve salon oturma gurubunu yazarım dedi memur. Bende hiçbir evrağı imzalamam yedieminde olmam dedim. Evrağı doldurdu ben kopyasını istedim icra dairesinden alabileceğimi söyledi ve bana göstermedi. Avukatta ay sonu nakliye ile gelip eşyanı kaldıracam dedi. Bende polis çağırıp tuttanak tuttururum hiçbir şeyimi alamazsınız dedim. Şimdi benim durumum ne olur. Acil cevaplarsanız sevinirim. Ödeme durumum yok.

    • şükran diyor ki:

      okan bey

      dosyanızın ne zaman açıldığının önemi yok.yeni yasadan önce eve gelinmemiş.gelirlerse hiçbir evrak yedieminlik taahhüd imzalamayınız.yapılan işlemlerin kopyasını vermezlerse adliyedeki dosyanızdan alabilirsiniz.yeni yasada haczedilir eşyalar belirtilmiştir.yasal olmayan şekilde eşyanızı haczeder ve muhafaza ederlerse eşya kaldırırlarsa anında itirazınızı yapın ve eşyalarınızı geri talep ediniz.bu uygulamayı yapan memur ve avukat içinde şikayet dilekçesini verirsiniz.

      • avukat adem sakallızade diyor ki:

        cahil cahil konuşma. sen kimsin de avukatı şikayet ediyorsun? avukat seni şikayet ederse görürsün gününü.

  85. celal1toparlakli diyor ki:

    HERŞEYDEN ÖNCE CAN SAĞLIĞI VE SIHHATLİ BİR YAŞAM.

    Sevgili Dostlar.Şimdi bu platformda yazacaklarımı sizleri korkutmak için değil bilinçlenmeniz ve erken tanının ne kadar önemli olduğunu anlamanız için yazıyorum.

    1 ay önce vücudumda tesbit edilen ve alınması gereken bir beni aldırdım.Patoloji sonucu en öldürücü kanser türü çıktı.

    Derhal ilgili doktorlar ile temaslar ve tüm taramalar yapıldı.Allaha şükür sıçrama ve yayılmanın olmadığı tesbit edildi.

    Sonra sırtımdaki bu meletin çevresi ile birlikte tamamı alındı ve yeni patoloji raporu o bölge ve çevresinin temiz olduğunuonayladı.

    Doktorum hiçbir başka tedaviye gerek görmedi ve Allahıma Şükür aynı sıhhatli yaşamıma devam etmekteyim.Tabiki geçen 1 ay çok tedirgin olduk.

    Kısacası vücudunuzdaki benleri ben deyip geçmeyin yılda 1 kere dermatologlara kontrol ettirin.Erken tanı ve tesbit inanın kaliteli bir hayatı yaşamanızın sebebidir.

    Ben kanserlerinin sebebi.Güneş yanıkları,solarium,üzüntü ve sıkıntı.

    Dediğim gibi korkmanız için değil bilinçlenmeniz için başımdan geçenleri anlattım.Geç kalsaydım şimdi kanserle başka türlü yoğun bir mücadelenin içinde olacaktım.Elbetteki birgün hak bizlerede gelecek ve bir şeyler sebeb olacak.Rabbim kimselere çektirmeden bunu nasip etsin ve Allahım can teslimini’de eskilerin deyimiyle sıralı nasip etsin.

    Herkese sıhhat,sağlık ve afiyetler dilerim.En önemlisi Rabbim daima yanınızda olsun ve kendisine güvenin.Canımız ona emanet.

    M.Celal TOPARLAKLI

    • özadanalı diyor ki:

      SAYIN M.CELAL TOPARLAKLI,
      BÜYÜK GEÇMİŞ OLSUN DİLEKLERİMLE GÜZEL YAZILARINIZ VE CEVAPLARINIZIN DEVAMINI DİLER SAĞLIKLI VE GÜZEL GÜNLER TEMENNİ EDERİM.SAYGILARIMLA

    • berna diyor ki:

      Celal Bey çok geçmiş olsun; yerinde ve zamanında müdahalenin önemini birkez daha anlamış olduk. Sağlık gerçekten herşeyden önemli. Sağlıcakla kalın.

    • sargoz diyor ki:

      Sevgili Celal Bey,

      Yazınızı okuyunca önce üzüldüm sonra sevindim. Büyük geçmiş olsun.

    • Umut Ufuk diyor ki:

      Celal abi, cok gecmis olsun tekrardan.evet herseyin basi saglik gerisi teferruat.
      Saglik ve mutluluk dolu gunler sizinle olsun

  86. Umut Ufuk diyor ki:

    Sn, Alattin.
    Yukarida acikca belirtmeye calisdim,itiraz dilekcenizi PC nin haczedilebilir esyalar listesinde yazmadigini ve bir ikincisinin olmadigini bu nedenle haczedilebilir esya arasinda olmadigini belirten dilekci hazirlamalisiniz.

  87. Umut Ufuk diyor ki:

    5510 sayılı kanunun 93. maddesinde 5754 sayılı
    kanunla yapılan değişiklik Madde93.”Bu Kanun
    gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık
    ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel
    sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu
    Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye
    göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka
    borçları dışında haczedilemez.” hükmü getirilmiştir
    Ayrıca,
    Borçlar Kanunu’nun 510′ uncu maddesi mucibince
    haczolunmamak üzere tesis edilmiş olan kaydı hayatla iratlar,
    Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde mâlûl
    olanlara bağlanan emeklilik maaşları ile bu
    hizmetlerden birinin ifası sebebiyle ailelerine
    bağlanan maaşlar ve ordunun hava ve denizaltı
    mensuplarına verilen uçuş ve dalış tazminat ve ikram yeleri,
    Askerî mâlûllerle, şehit yetimlerine verilen terfi zammı
    ve 1485 numaralı kanun hükmüne göre verilen
    inhisar beyiye hisseleri,
    Bir muavenet sandığı veya cemiyeti tarafından
    hastalık, zaruret ve ölüm gibi hallerde bağlanan maaşlar,
    Vücut veya sıhhat üzerine ika edilen zararlar için
    tazminat olarak mutazarrırın kendisine veya ailesine
    toptan veya irat şeklinde verilen veya verilmesi lâzım
    gelen paralar,

  88. Umut Ufuk diyor ki:

    İcra iflas Kanunu’nda 5 Temmuz 2012 itibarıyla
    değişen maddelerinden biri alacaklıların banka
    hesap numaralarını icra müdürlüklerine
    bildirmelerini zorunlu kılmaktadır. 2004 sayılı
    Kanuna Para ve değerli eşyanın tevdii başlığı altına
    eklenen madde 9’a göre eklenen geçicici 9. Maddesine göre “9 uncu maddenin ikinci fıkrası
    gereği ödeme yapılabilmesi için ilgilisi tarafından,
    anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren
    altı ay içinde banka hesap numarasının bildirilmesi
    gerekir” denilmektedir. Buna göre alacaklı olarak icra
    dairlerinde dosyaları bulunan alacaklılar ve alacaklı vekilleri 5 Temmuz
    2012 den itibaren 6 aylık zaman içerisinde haciz
    yoluyla elde edilen paraların kendi gösterdikleri
    hesaba yatırılabilmesi için bir banka hesabının
    numarasını dosyaya bildirmek zorundadır. Ahza
    kabza yetkisi bulunmayan avukatlar asıl alacaklının banka hesabını dosyaya bildirmeleri gerekecektir.
    2004 sayılı Kanunun değişen madde 9 a ait yeni
    madde MADDE 9- İcra ve iflas dairelerine yapılacak
    her türlü
    nakdî ödeme, Adalet Bakanlığı tarafından uygun
    görülecek bankalarda icra ve iflas dairesi adına açılan hesaba yapılır. Haciz sırasında, borçlu veya
    üçüncü kişiler tarafından yapılan ödeme nedeniyle
    tahsil edilen paralar, en geç tahsilâtın yapıldığı günü
    takip eden ilk iş günü çalışma saati sonuna kadar
    banka hesabına yatırılmak üzere icra veya
    mahkeme kasalarında muhafaza edilir. İcra ve iflas dairelerince yapılması gereken her türlü
    nakdî ödeme, ilgilisinin gösterdiği banka hesabına
    aktarılmak üzere, icra müdürü tarafından resen
    bankaya verilecek talimat gereği yapılır. Talimat,
    paranın icra ve iflas dairesi hesabına yatırılmasını
    takip eden en geç üç iş günü sonuna kadar verilir.İcra ve iflas daireleri aldıkları kıymetli evrak
    ve değerli şeyleri kasalarında, zorunlu hâllerde ise
    kiralanacak banka kasalarında muhafaza ederler

  89. Umut Ufuk diyor ki:

    2004 sayılı icra iflas kanunu 89. maddesi – Alacaklar ve üçüncü şahıs elinde haczedilen mallar
    hakkında: Madde 89 – (DEĞİŞİK MADDE RGT: 06.03.1965 RG NO:
    11946 KANUN NO: 538/49) (YÜR. TAR.: 06.06.1965)
    (KOD 2) (KOD 1)
    Hamiline ait olmayan veya cirosu kabil bir senetle
    müstenit bulunmayan alacak veya sair bir talep hakkı
    veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya
    hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra
    dairesine ödeyebileceğini ve takip borçlusuna
    yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı
    elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle
    taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde
    malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda
    kalacağını bildirir (Haciz ihbarnamesi).Bu haciz
    ihbarnamesinde, ayrıca 2,3 ve 4 üncü fıkra hükümleri
    de üçüncü şahsa bildirilir. Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde
    bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden
    önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya
    kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait
    olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu
    veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz
    ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi
    gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak
    bildirmeye mecburdur. (DEĞİŞİK FIKRA RGT: 30.07.2003 RG NO: 25184
    KANUN NO: 4949/22) (KOD 4) (KOD 3)
    Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine
    tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse,
    mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve
    kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya
    borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile
    bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın
    ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi
    gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda
    bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde
    sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci
    ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve
    zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen
    veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim
    etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim
    etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası
    açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu
    ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime
    zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs,
    icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi
    tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı
    tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine
    teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra
    işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın
    kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada
    üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını
    veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat
    etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı
    kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin
    (DEĞİŞİK İBARE RGT: 05.07.2012 RG NO: 28344 KANUN NO: 6352/18) (KOD 6) yüzde yirmisinden
    aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkum edilir. Bu
    fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu
    harca tabidir. Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde
    itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın
    aksini (DEĞİŞİK İBARE RGT: 21.02.2004 RG NO:
    25380 KANUN NO: 5092/11) (KOD 5) icra
    mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338 inci
    maddenin 1 inci fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum
    edilmesini isteyebilir. (DEĞİŞİK İBARE RGT:
    21.02.2004 RG NO: 25380 KANUN NO: 5092/11)
    (KOD 5) İcra mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı
    genel hükümlere göre halleder. Üçüncü şahıs, kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle
    müddeti içinde haciz ihbarnamesine itiraz etmediği
    takdirde 65 inci madde hükmü uygulanır. (DEĞİŞİK
    CÜMLE RGT: 30.07.2003 RG NO: 25184 KANUN NO:
    4949/22) (KOD 4) Her halde üçüncü şahıs, borçlu ile
    kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın
    iadesini isteyebilir.

  90. Umut Ufuk diyor ki:

    Sn. Alaattin,
    Evinize gelmisler ve muhafaza islemi yapmamislar.diyelimki evinize gelindiginde Pc yazmadilar ve gittiler.sonra geldiler tekrar bu sefer Pc yazdilar ve aldilar.bu durumda itirazda bulunursunuz.fakat size gelindi ve haciz tutanagina yazildi ve almadan gittiler,yedieminde birakmadilar.sizde bir gun sonra Pc sattiniz yada bozuldu attiniz.tekrar geldiler ve Pc alacaklar fakat ortada yok.haczedilen mal size yediemin birakilmadigi icin sorumlu degilsiniz.eger alacakli vekili haczini isteseydi muhafaza altina alirdi.Sn.Sargozun bahsettigi haciz tutanagina yazildigi icin Pc de haczedilemezler arasinda olan bir esyadir bu esyanin 6352 sayili kanuna gore haczedilemezler arasinda oldugu icin bu durumu sikayet edebilirsiniz.eger bu sikayet onay gorurse bir baska alaciklida gelse Pc yazamaz yada muhafaza yapamaz.

    • şükran diyor ki:

      umut ufuk kardeşim

      alaaddin beyin diğer eşyaları için hacze değer bir eşya yoktur denmiş.ancak pc üzerine resmi haciz işlemi yapılmış yani yasal olmamasın rağmen eşya yazılmış.bu yapılan işlemin hukuki olarak bağlayıcı hükmü olur diye düşünmekteyim.yediemin bırakılmamış eşya muhafaza edilmemiş ancak malın mülkiyeti değişmiş.yeniden gelirlerse alacaklı bu eşya üzerinde hak iiddia edebilir diye acizane düşündüm.bu konuya alaaddin beyin itiraz etmesi gerekmezmi.

      • Umut Ufuk diyor ki:

        6352 sayili yasa oncesine gidelim,eve gelindi bazi esyalar haciz tutanagina yazildi fakat alacakli vekili bu esyalari muhafaza altina almadi ayrica yedieminde birakmadi.tekrardan geldiginde isterse muhafaza altina alir bir onceki hacizde esyanin yazilmis yada yazilmamis olmasi bir seyi degistirmez.bu esyalarin azalmasi yada cogalmasi yada arizalanip atilmis olmasindan kimse sorumlu degildir.bu sudemek bu esyalar haczi uygundur ben tutanaga yazdim alacakli vekili muhafaza altina alabilirsin yada almamaya bilirsin esyalar kalir.6352 yasa sonrasi ise esyalarin haczi olmadigindan sadece Pc haczedeger gorulmus ve alacakli vekiline muhafaza yapma hakki dogmus fakat muhafaza istememis.bu Pc yi bir sonraki geldiginde tutanakda yazilmamis olsaydi tutanaga yazip muhafaza isterdi,yazildigi icinse tekrar yazilmasina gerek kalmadan muhafaza ister bir once yazildigi icin tabi PC evde duruyorsa. Buradaki sikayet konusu sadece Pc nin haczedeger esyalar arasinda olmadigini buna ramen yazildigi olabilir.

  91. Umut Ufuk diyor ki:

    Sn. Alaattin,
    Evinizdeki haciz olayinda,icra memuru PC yi haczedilebilecek esya olarak gormus ve tutanaga yazmis.alacakli vekili bu esyayi muhafaza altina almak istememis.isteseydi ya yediemin birakir yada depoya kaldirirdi.ozamanda itiraz ederdiniz. Sadece memur pc nin haczedilebilir oldugu tutanaga yazmis.

    • alaattin diyor ki:

      Sayın Umut icra memurunun evimde 1 adet olan pc yi haczedilecek eşya olarak görmesi yeni yasaya göre sizce usule aykırı değilmi,Sayın Sargoz ise tutanaga yazılan pc için icra mahkemesine itiraz etmezseniz haciz kesinleşir bir daha geldiklerinde muhafaza altına alırlar diyor kafam karıştı doğrusu…

      • sargoz diyor ki:

        Alaattin bey,

        Esas olan hacizdir, muhafaza hacizden sonra olabilir yada eşya yediemine bırakılır. Sizin eşyanız üzerine haciz konmasına itiraz etmeniz gerekir. Ama önce tutanağı inceleyin, haciz konup konmadığından emin olun. İtirazınız kabul olur ve haciz kalkarsa ilerde gelecek icra uygulamalarındada rahat edersiniz.

        • alaattin diyor ki:

          Sayın Sargoz ,sayın umut ve sayın şükran hanım, verdiğiniz bilgiler için teşk.ederim.Sayın Sargoz dilekçemi hazırladım .Bunun itiraz süresi kaç gündür bilgi verirseniz sevinirim.

  92. Aydın Yılmaz diyor ki:

    Sayın Sargoz

    Aile Mahkemesi kararına göre ayrıldığım eşime har ay 1.500 TL. nafaka bağlandı.Mayıs 2012′den itibaren ödeyemedim ve birikti.Bunun üzerine 900 TL. emekli maaşımın tamamına haciz konuldu.
    -SGK emeklisi maaşımın yani 900 TL. nin tamamına haciz konması yasal mıdır? Maaş haczinin 1/4
    olarak yapılması gerekmez mi?
    -Emekli maaşı dışında hiçbir gelirim yoktur.Günlük geçimimi sağlayamıyorum.Haczin kaldırılması için
    nereye itiraz ederim.
    -Ayrıca, nafakanın kaldırılması için dava açmam gerekiyor.Bunun masrafı ne kadardır?

    Açıklamalarınız için teşekkür ediyorum.

    • sargoz diyor ki:

      Emekli maaşı kurum (SGK) ve Nafaka Borçları haricinde haczedilemez. Nafaka borçları için haciz hakkında aşağıdaki yargıtay kararına ulaştım. Bu kararda önemli bir cümle var ve size maaşın 1/4 oranında kesinti yapılması için yardımcı olabilir. Bunun için icra mahkemesine dava açmanız gerekir:

      ”borçlunun ve ailesinin geçimi için icra müdürlüğünce zorunlu olarak taktir edilen miktar tenzil olunduktan sonra kalan bölümü haczedilebilir. Bu miktar 1/4′ünden az olamaz”

      T.C.
      YARGITAY
      12. HUKUK DAİRESİ

      E. 2010/28762
      K. 2011/9895
      T. 18.5.2011

      • NAFAKA ALACAĞI ( Adi Alacak Olmadığı – Borçlunun Maaşının Haczinin Kabil Olduğu )
      • MAAŞ HACZİ ( Takip Dayanağı Nafaka Alacağı Olup Borçlunun Maaşının Haczinin Kabil Olduğu – Borçlunun ve Ailesinin Geçimi İçin İcra Müdürlüğünce Zorunlu Olarak Taktir Edilen Miktar Tenzil Olunduktan Sonra Kalan Bölümünün Haczedilebileceği/Bu Miktar 1/4′ünden Az Olamayacağı )
      • SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNCA BAĞLANAN MAAŞ ( Haczedilebileceği ve Birikmiş Nafaka Alacağının Adi Alacak Olduğunun Kabulü İle İstemin Kabulünün İsabetsiz Olduğu )
      2004/m.83
      5510/m.93

      ÖZET : Takip dayanağı nafaka alacağı olup adi alacak değildir ve borçlunun maaşının haczi kabildir. İ.İ.K.nun 83. madde hükümlerine göre, borçlunun ve ailesinin geçimi için icra müdürlüğünce zorunlu olarak taktir edilen miktar tenzil olunduktan sonra kalan bölümü haczedilebilir. Bu miktar 1/4′ünden az olamaz.
      İcra müdürlüğünce yukarda açıklanan yasal dayanaklar çerçevesinde inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle sosyal güvenlik kurumunca bağlanan maaşın haczedilebileceği ve birikmiş nafaka alacağının adi alacak olduğunun kabulüyle istemin kabulü isabetsizdir.

      DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
      KARAR : Takip dosyasının incelenmesinde borçlu hakkında başlatılan ilamlı takip ile birikmiş nafaka alacağı ile birlikte işleyecek aylık nafakanın da istendiği görülmüştür.
      İcra müdürlüğünce Sosyal Güvenlik Kurumu’na yazılan haciz müzekkeresi aylık 308.00 TL ile birikmiş nafaka borcu 8.515.00 TL için maaşının 1/4′ünün, nema, ikramiye alacağının ve emekli olması halinde ikramiyenin haczinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
      İ.İ.K.nun 83. madde hükmü gereği, borçlunun ve ailesinin geçimi için icra müdürlüğünce zorunlu olarak taktir edilen miktar tenzil olunduktan sonra 5510 Sayılı yasanın 93. maddesi uyarınca “Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ise nafaka borçları dışında haczedilemez” hükümüne göre nafaka borçları için haczedilmezlik kuralı uygulanmamaktadır.

      Takip dayanağı nafaka alacağı olup adi alacak değildir ve borçlunun maaşının haczi kabildir.

      İ.İ.K.nun 83. madde hükümlerine göre, borçlunun ve ailesinin geçimi için icra müdürlüğünce zorunlu olarak taktir edilen miktar tenzil olunduktan sonra kalan bölümü haczedilebilir. Bu miktar 1/4′ünden az olamaz.

      İcra müdürlüğünce yukarda açıklanan yasal dayanaklar çerçevesinde inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle sosyal güvenlik kurumunca bağlanan maaşın haczedilebileceği ve birikmiş nafaka alacağının adi alacak olduğunun kabulüyle istemin kabulü isabetsizdir.

      SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 18.5.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

  93. emekli diyor ki:

    sayın sargoz, celal bey ve umut bey allah sızlerden razı olsun.körün degneyi oldunuz.benımde bır sorum olacak.taksıt tahallulunu ıhlalden aralık 2010 da 3 ay ceza aldım.avukat kararı bana teblıg ettı.ama nerdeyse 2 yıl oluyor.sadece mart ayında mahalle karakolunun evrak polısı cagırdı gıttım.adres teyıt ettı.abı bnu 1 ay ıcınde öde dedı.sonra ne gelen var ne gıden.adresım bellıdır.borcum asgarı ucratn cok ustunde benım durumum nedır?ne yapmalıyım?yardım edersınız cok sevınırım.allah hepmızın yar ve yardımcısı olsun.saygılarımla

    • Umut Ufuk diyor ki:

      Sn.Emeki,
      tebligden sonra neredeyse 2 sene olmus belkide zaman asimi dolmus olabilir,yada hakkinizda henuz tutuklama kariri yok,yada avukat gerekli harc ve pul parasini yatirmamis olabilir.

  94. alaattin diyor ki:

    Bugün Bankaya olan borcumdan dolayı eve haciz memuru geldi,haciz dosyam yeni kanundan sonra açılmıştı.Avukat ilk önce taahhüt istedi vermedim,emekli maaşıma muvaffakat istedi vermedim,icra memuru evde hacize deger eşya yoktur dedi ama sadece masa üstü bilgisayarımı yazdı bende muhafaza altına alamazsın dedim yeni kanuna göre ben yazarım sen gerekli itirazını yap dedi bende tutanagı imzalamadım.sadece dosya numarasını aldım şimdi ne yapmam gerekli bilgi verirseniz sevinirim.Sadece bilgisayar yazıldı.

    • alaattin diyor ki:

      sayın sargoz bey cevaplarsanız sevinim icra memurunun masa üstü bilgisayarı tutanaga yazma
      hakkı varmı,ben tutanagı imzalamadım bilgisayarımı alabilirlermi..

      • sargoz diyor ki:

        Sevgili Alaattin,

        Öncelikle icra esnasında göstermiş olduğun bilinçli duruş için seni tebrik ederim.

        İcra mahkemesine gidip bir dilekçe ile (borçlu ile aynı evde yaşayanlara ait olan bilgisayarın tek olmasına rağmen haczedildiğini belirten) uygulamayı şikayet etmen gerekiyor. Kısa sürede bilgisayarın üzerindeki haciz kalkacaktır. Şikayet etmez ise haciz kesinleşir ve gelip muhafaza yapabilirler.

        • alaattin diyor ki:

          Teşekkür ederim sayın sargoz itaraz süresi ne kadar acaba,ayrıca tutanagın bir nüshasını icra memurundan istedim imzalamadım diye vermedi bana sadece dosya tutanak numarasını verdi icra dairesinden alırsın dedi..

          • alaattin diyor ki:

            Sayın sargoz çok detaylı ve kapsamlı bir dilekçe hazırladım celal beyin dilekçe örnegine göre,icra mahkemesine 2 gün içine verecem işallah dediğiniz gibi tutanaga yazılan bilgisayarımın üzerinden hacizi kaldırırlar.teşk.ederim bilgileriniz için..

    • Umut Ufuk diyor ki:

      Sn. Alaattin,
      Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya; aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri”
      Bulaşık makinası lüx,PC ihtiyaç değil gibi açıklama yapılırsa maddede;PARA,KIYMETLİ EVRAK,ALTIN,GÜMÜŞ,DEĞERLİ TAŞ,ANTİKA VEYA SÜS EŞYASI GİBİ KIYMETLİ ŞEYLER.
      Yani ortak kullanılan kıymetli ev eşyası demiyor.Antika ve süs eşyası diyor.Yani ”GİBİ” ile saydığı maddelerdeki eşyalara benzetme yapılmaktadır.
      Bu durumda Haciz yapılmış fakat muhafaza işlemi yapılamış,böyle bir durumda kanun ;
      Madde 103 – (DEĞİŞİK MADDE RGT: 25.11.1988 RG NO: 20000 KANUN NO: 3494/12) (KOD 1) Tutanak tutulurken alacaklı, borçlu veya namlarına Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebellüğe yetkili kimse bulunmazsa, bulunmayan alacaklı veya borçlu üç gün içinde tutanağı tetkik ve diyeceği varsa söylemesi için icra dairesine davet olunur. Kanunen ilavesi gereken müddetler mahfuzdur. Haciz sırasında borçlu veya alacaklı adına Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebellüğe yetkili kimse bulunduğu takdirde haciz tutanağının bir örneği bulunan şahsa verilir. Borçluya veya alacaklıya ayrıca haber verilmez.
      konuyu aciklayacak olursak; borçlu yokken ve borcunun bilgisi dışında menkul veya Gayrimenkullerin haciz konmuş veya muhafaza altına alınmışsa borçluya 22 örnek adı altında 103 mad.tebligat gönderilir. Bunun 3.gün kesin süresi vardır.Gel icra dosyana bak bir itirazın varsa icra hukuk mahkemesine dava aç demektir. Gelip icra dosyasına bakmazsan ve süreyi geçirimsen haciz kesinleşir demekdir.

      • alaattin diyor ki:

        Sayın umut,bana tutanagı imzalamadım diye tutanagın bir nüshasını vermedi,Anlamadığım nokta şu mademki kanun bu kadar açık ve sarih iken 1 tane olmasına ragmen pc mi tutanaga yazdılar. icra memuru sadece dosya numarasını verdi icra dairesinden alırsın dedi.Anlamadığım konu şu mademki kanun bu kadar açık ve sarih olmasına ragmen neden pc mi yazdılar.Kaç gün müddeti var itaraz süremin..

        • Umut Ufuk diyor ki:

          Sn.Alattin,
          malesef bazi uygulamalarda buna benzer aksaklik yasanmakda.sizin durumunuza gelecek olursak,haciz islemi yapilmis ve PC yazilmis. Tutanaga bunun yazilmasi birsey ifadeetmez.eger size yediemin biraksalardi hemen itirazda bulunmalisiniz yada muhafaza altina alsalardi itirazda bulunursunuz. Kanun gosterdigi sekilde yetkili bir depoya yada size yediemin birakilmadigi icin bu mal ortada gorunmektedir.ornegin tekrardan geldiler fakat PC evinizde yok budurumda size karsi cezai bir durum yokeger yedieminlik olsaydi bu maldan siz sorumluydunuz.

          • alaattin diyor ki:

            Sayın umut bilgileriniz için teşekkür ederim.Bana yeddiemin olarak bırakmadılar öğrenmek istediğim şu icra mahkemesine tutanaga yazıldı diye itirazda bulunayayımmı bu itiraz süresi ne kadardır.

            • Umut Ufuk diyor ki:

              Sn. Alaattin,
              Evinizdeki haciz olayinda,icra memuru PC yi haczedilebilecek esya olarak gormus ve tutanaga yazmis.alacakli vekili bu esyayi muhafaza altina almak istememis.isteseydi ya yediemin birakir yada depoya kaldirirdi.ozamanda itiraz ederdiniz. Sadece memur pc nin haczedilebilir oldugu tutanaga yazmis.

      • Yavuz diyor ki:

        sayın sargoz, celal bey ve umut bey emeğiniz için teşekkürler,
        işyerim hizmet sektöründe sigorta işi yapılmakta ve binlerce sigortalının bilgileri her bir bilgisayalarımda ayrı ayrı bulunmaktadır.işyerimde 3 adet bilgisayarı ve fotokopi makinesini 7 gün önce haciz yaptılar.hemen icra mahkemesine başvurarak aşağıdaki dilekçe ile müracat ettim. ancak bu dilekçemden 3 gün sonra dün tekrar işyerime gelerek haczedilen malların muvafaza edileceğini söyleyerek müşterilerin önünde bizi zor duruma düşürdüler borç tutarı az olduğu için icra müdürlüğünde taahhütname imzaladık. icra mahkemesindeki dilekçemde icra memurundan da şikayetçi oldum. ”sen misin bu dilekçeyi yazan” diye mi acaba 3 gün sonra muvafaza için geldiler anlamadım… ama bugun de savcılığa suç duyurusunda bulunacağım..Değerli yorumlarınızı rica ediyorum..

        …………….. İCRA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE

        HACZEDİLMEZLİK
        İTİRAZINDA
        BULUNAN(BORÇLU):
        KARŞI TARAF
        (ALACAKLI) :

        VEKİLİ :

        D.KONUSU : Hacze İtiraz, Haczin Kaldırılması ve İcra memurunun görevini kötüye kullanma nedeniyle yargılanması Talebimizden İbarettir.
        DAVA DEĞERİ : 2.083 TL

        AÇIKLAMALAR :
        1-Davalı-Alacaklı Ahmet Gürleyik Ordu 1. İcra Müdürlüğü ………….. E.sayılı dosyada Organizasyon …………………. alacaklıdır.

        2-Söz konusu dosya alacağından dolayı davalı-alacaklı tarafından talebi doğrultusunda,
        Sigorta acenteliği olan işyerinde kullanılan büro malzemeleri, bilgisayarlar ve eklentileri haczedilmiştir.

        Haciz sırasında alacaklı avukatın talebi ile eşyalar muhafaza altına alınmak istenmiş ve ancak taahhüt verilmesi halinde muhafaza yapılmayacağı söylenmiştir. Sigortalı müşterilerin ve çalışan personellerin önünde baskı ve suni panik havası yaratılarak haciz yapılmış ve tutulan tutanağa ek olarak icra memuru tarafından işyerinde taahhüt alınmıştır.

        3-Sigortacılık yönetmeliğine göre borçlu sadece sigorta acenteliği ile iştigal ettiğinden (Ek1) Teşebbüs sahibi olmayıp bir Meslek sahibidir.
        İşyerinde haczedilen bilgisayar ve eklentileri ile binlerce sigortalı müşteriye poliçe düzenlenmekte ve bilgileri saklanmaktadır. Büro malzemeleri ile de hizmet verilmektedir. Bu nedenle emeğin değeri sermayenin değerinden fazladır.

        4-Bu nedenle Ticaretin zorunlu olduğu ve Mesleğin icrasına dönük malların haciz edilmesi kanuna aykırıdır. Bu konuda YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ A) T:20.10.2003 E:16696
        K:20386 (Ek-2) sayılı örnek kararı vardır.

        5-6352 Sayılı İcra İflas kanununun ‘’16. MADDESİ – 2004 sayılı Kanunun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (2), (3) ve (12) numaralı bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, fıkraya aşağıdaki (13) numaralı bent ile maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
        “2. (Değişik bent: 6352 S.K.-02.07.2012/m.16) “Ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya,” HACZEDİLEMEZ.

        6-6352 Sayılı İcra İflas kanunu MADDE 2- 2004 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
        “İcra ve iflas dairelerince verilen kararlar gerekçeli olarak tutanaklara yazılır.”
        Haciz tutanağına gerekçe yazılmamıştır.

        7-6352 sayılı İİK 16.Madde 3.fıkra son paragrafına göre Haczedilecek mala icra memurunun karar vermesi; ” İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabulüne veya reddine karar verir.
        İcra memuru bu maddeyi de dikkate almamıştır.
        8-Haciz işlemi 6352 sayılı yasanın yürürlük tarihinden sonradır. 6352 sayılı yasanın geçici 10. Maddesine göre kanunun yürürlük tarihinden sonra yapılacak takip işlemleri yeni yasaya tabi olacaktır. Çünkü geçici 10. Madde “takip işlemleri” demektedir. Bunun aksi anayasanın eşitlik ilkesine aykırıdır.
        Maddenin değişiklik gerekçesinde “Temel insan hak ve özgürlüklerini teminat altına almak” amaçlanmaktadır. Söz konusu olan temel hak ve özgürlüklerdir. Kişilerin temel hak ve özgürlükleri uluslarası sözleşmelerin ve anayasanın garantisi altındadır ve ertelenmez.

        DELİLLER :

        1-Yargıtay İçtihadı (YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ A) T:20.10.2003 E:16696
        K:20386
        2-Her türlü delil ve 6352 sayılı İİK.2. madde-16. madde ve ilgili hükümleri.
        3-Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 6352 sayılı kanundan önce ve sonra başlatılan takip işlemleri ile ilgili açıklama yazısı.
        4-Faaliyet konusu ile ilgili Ticaret Sicil Memurluğu Sicil Tasdikname belgesi
        5-Haciz tutanağı

        HUKUKİ SEBEPLER : İcra ve İflas Kanunu md. 82/2 ve ilgili mevzuat. 2. (Değişik bent: 6352 S.K.-02.07.2012/m.16)

        İSTEM SONUCU :İzahına çalıştığımız nedenlerle, 6352 sayılı kanunla değişik 2004 sayılı kanunun 82/2 ve ilgili mevzuat. 2. (Değişik bent: 6352 S.K.- 02.07.2012/m.16)
        Maddesine aykırı olarak yapılan ve yukarıda açıkladığımız nedenlerle haczin kaldırılmasını, İcra memurunun görevini kötüye kullanma nedeniyle yargılanmasını ve Yargılama giderlerinin davalı-alacaklı (karşı tarafa) yüklenmesine karar verilmesini saygılarımla arz ederim. 26.11.2012

        ………………………………………………..

        Ekler:
        Ek1-Sicil Tasdiknamesi (İşyeri Faaliyeti ile ilgili)
        Ek2-Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E:16696 k:20386 kararı
        Ek3-Haciz Tutanağı
        Ek4-6352 sayılı kanundan önceki ve sonraki
        işlemleri ilgili Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri
        Genel Müdürlüğünün cevap yazısı belge örneği (celal topraklı dilekçesinin cevabı)

    • şükran diyor ki:

      alaaddin bey

      yeni yasaya göre haczedilebilir eşyalar belirlenmiştir.ayrıca aynı amaca hizmet eden ikinci bir eşya varsa olabilir.bilgisayar haczedilebilir eşya grubunda yeni yasada zikredilmemiştir.icra memurunun bu eşyayı niçin yazdığını anlayabilmiş değilim.ancak konu hakkında tutanağı imzalamamanız ve taahhüd vermemeniz isabetli olmuş.bilgisayar yazılmış buna itiraz ediniz.

  95. Akın Ayaz diyor ki:

    Sayın Sargoz başka bir adreste dükkanı gene kendi üzerime açsam bir sakınca varmı? Yada direk kapatsam yani resmi olarak ozaman ne yapmam lazım..dükkan eskisi gibi bu adreste işlemiyor

  96. Akın Ayaz diyor ki:

    Sayın sargoz çok teşekkür ederim…başka bir adreste dükkanı gene kendi üzerime açsam bir sakınca varmı? Yada direk kapatsam yani resmi olarak ozaman ne yapmam lazım..dükkan eskisi gibi bu adreste işlemiyor çünkü piyasanın durumuda ortada görüştüğüm esnaf arkadaşlarında durumu pek parlak değil hayırlısı olsun bakalım……

  97. Akın Ayaz diyor ki:

    Sayın sargoz teşekkürler…Zaten dükkandaki demirbaşlar kimsenin işine yarayacak cinsten değil para eden gibi gözükenler (dolap olsun ısıtıcılı börek tezghı olsun) zaten 2. el almıştım inanın haciz edilirse bile tutulacak hamal nakliye vs vs daha pahalıya gelir karşı tarafa…bende diyorumki dükkanı mevcut halde devretsem yasal olarak bir sakıncası varmı?.hiç olmazsa borçların bir kısmını öderim…artık geri kalan için Allah kerim..yada diğer alacaklılar beni bu yaptığım şey için mahkemeye verebilirlermi? onun için soruyorum işte sizce yapmam gereken en doğru şey ne diye kısaca çıkmazdayım…yorumlarınızı bu yüzden bekliyorum..

    • sargoz diyor ki:

      Devir işlemi mazemelerin içeriğini açıklayan fatura ile 3.bir şahsa gerçekten yapılır ve devir işlemi karşılığı ödenen para resmi olarak size gelir ve sizde bu tarihten sonra gelen parayla borç ödediğinizi belgelerseniz bir sorun olmaz, başınız ağrımaz, açılan tüm davalarıda kazanırsınız. Ama işlemleri belgeleyemezseniz alacaklıdan mal kaçırmak, mevcudu eksiltmek , satışın muvazzalı olması gibi cezai veya hukuki davalar açılabilir. Bu noktada borcun miktarı ve alacaklının takip şeklide önemlidir. (tersi durumda olabilir, kimse dava açmaz ancak gelip işyerindeki eşyaya haciz koyabilir yada muhafaza altına alabilirler,bu noktada resmi devir evraklarının icra memuruna yada ilerde devir alan kişinin açacağı davaya sunulması gerekir)

      Devir işleminden sonra sizin bu dükkanda bulunmanızda artık mümkün olmaz bunuda unutmayın.

  98. Akın Ayaz diyor ki:

    Verdiğiniz cevaplar için teşekkürler..Ancak şunu belirtmek isterimki aldığım her krediyi kuruşuna kadar ödemek makul ödeme koşuluyla boynumun borcudur o ayrı..Benimde mahkemeye verdiğim ve 30.000 tl alacağım (faiziyle 50.000) bir davam 2 sene önce sonuçlandı…fakat alamadım…bu gidişlede alamıycam bu para benim maaş fazla mesai ve tazminat paramdır..dava devam ettiği sürece avukatımız alıcaz sen merak etme kesin alıyoruz gibi laflarla bana ümit verdi…bende gittim bankalardan kredi çekerek tekel bölümünü açtım..şimdide bu durumdayım olduğum ve içine düştüğüm durumdan oldukça rahatsızım..size yazdığım ve yanıtlarını bana bıraktığınız sorularım aslında tamamen hukuksal sorulardır.Kesinlikle borcumun üzerine yatmış değilim..şayet siz veya celal bey yada umut bey yazdığım sorular sorunlar hakkında beni bilgilendirir yada kişisel yorumlarınızı yazarsanız minnettar kalırım…şimdiden teşekkürler

    • sargoz diyor ki:

      Akın Bey,

      Durumunuzu anlıyorum, geçmiş olsun tekrar. İşyeri hacizleri ile ilgili kanun değişti, bazı sınırlamalar getirildi. Umut beyin daha önce bu konu hakkında yazdığı yorumu okuyabilirsiniz. 26/11/2012, 11:12.

      Ancak bu sınırlamalar sizin dükkanınız içinde bahsettiğiniz eşyayı kapsarmı kapsamazmı bilimiyorum. İşinizin mevcut durumdan izole edilmiş, rahat bir ortamda devam etmesi önemlidir. Borcu ancak para kazanarak ödeyebilirsiniz. Sürekli icra ve haciz baskısı altında dayanabileceğinizi sanmıyorum.Bu arada 1.Derece akrabalara yapılan devir ve temliklerde problem çıkabilir diye biliyorum.

      Bakın ikiyüzbinlira borcunuz olsun ama 1 kişiye olsun hayat devam eder; anlaşır, vadelendirir tezgahı dağıtmadan borcu ödersiniz.

      Ama borç ellibinlira olsun ama 5 kişiye olsun hayat durma noktasına gelir çünkü biri diğerinden önce davranmak ister, haciz yapar muhafaza altına almaya çalışır. İflas böyle birşeydir; ben alacağı borcundan çok olan ama çeke dayalı kısa vadeli borçlar yada anlaşmaya yanaşmayan alacaklı çokluğundan dolayı batan bir çok firma gördüm. Ok yaydan çıktımı durduramazsınız.

      Bu sebeple tedbirli olmak lazım.

  99. Selma Moda Evi diyor ki:

    celal topraklı bey cevap yazarmısınız

    • M.Celal TOPARLAKLI diyor ki:

      Şu andaki mevcut halinde 4.yargı paketi içinde taahhüdü ihlal ile ilgili bir madde malesef yok.Ancak bu olmayacak anlamına gelmiyor.Henüz bakanlar kurulunda,Adalet komisyonunda ve meclisde görüşmelere açılacak.Bu arada yapılan baskılar neticesinde paketin içine alıma ihtimali herzaman olabilir.İnşallah daha önce tek madde halinde çıksın.

  100. Selma Moda Evi diyor ki:

    4yargı paketinde taahaat ihlal hapis cezası kalkıyormu lütfen ceml bey cevap yazın

  101. M.Celal TOPARLAKLI diyor ki:

    İCRA ve İFLÂS KANUNU’NDA
    YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER
    VE
    GETİRİLEN YENİLİKLER
    Av. TALİH UYAR
    (Yaşar Ünv. Huk. Fak. Öğr. Görv.)
    Av. ALPER UYAR — Av. CÜNEYT UYAR
    (AVUKAT TALİH UYAR’IN KONFERANSINDAN ALINTIDIR)

    -“ ‘Borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya’nın haczedilemeyeceği bu bentte ‘para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya; aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri’ olarak öngörülmüştür.
    Maddenin bu bendinin (İİK. 82/I-3),6352 sayılı Kanun’dan önceki şeklinde
    “haczi mümkün olmayan eşyalar” maddede “pek lüzumlu ev eşyası” şeklinde
    tanımlanmış iken, 6352 sayılı Kanun’la yapılan yeni düzenlemede önceki metinde yer alan “pek” sözcüğü madde metninden çıkarılarak “pek lüzumlu” olmayıp, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için sadece “lüzumlu eşya”
    sayılabilecek eşyaların haciz dışı bırakılması amaçlanmıştır. Bunun sonucu olarak daha önce evde bulunan buzdolabı, bulaşık makinesi,televizyon, çamaşır makinesi, fırın,elektrik süpürgesi eskiden ‘pek lüzumlu ev eşyası’ sayılmayarak haczedilirken,bundan sonra bu tür eşyalar ‘lüzumlu eşya’ sayılarak birer tane ise haczedilmeyecektir…..
    Yüksek mahkeme -bugüne kadarki içtihatlarında- “haczedilen eşyanın –
    İİK. mad. 82/I-3 gereğince- ‘lüzumlu ev eşyası’ olup olmadığının, gerektiğinde
    bilirkişi incelemesi yapılarak saptanması gerektiğini” belirtmişti…
    Borçlunun “işyerinde” bulunan buzdolabı, televizyon vb. eşyaların haczi
    Mümkündür.
    -“Maddenin (borçlunun haline münasip evi)ne ilişkin 12. bendinin değişiklikten önceki şeklinde ifade edilen (Ancak evin kıymeti fazla ise…) şeklindekihüküm, bu bende ait olmaktan çıkarılarak, müstakil fıkra halinde maddeye eklenmiştir…”
    -‘Öğrenci burslarının haczedilemeyeceği’ şeklinde maddeye yeni bir bent
    (13. bent olarak) eklenmiştir.
    -Maddede;“Birinci fıkranın (2), (4), (7) ve (12) numaralı bentlerinde sayı-lan malların kıymetinin fazla olması durumunda, bedelinden haline münasip birkısmının, ihtiyacını karşılayabilmesi amacıyla borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılacağı” öngörülmüştür.
    Bu nedenle;
    √ “Borçlunun mesleki eşyası” nın (İİK 82/I-2),
    √ ”Çiftçi borçlunun nakil vasıtalarının ve diğer eklenti ve ziraat aletleri”
    nin ve “çiftçi olmayan borçlunun sanat ve mesleki için lüzumlu olan alet edevat
    ve kitapları ile arabacı, kayıkçı, hamal gibi küçük nakliye erbabının geçimlerini
    temin eden nakil vasıtaları” nın (İİK 82/I-4),
    √ ”Bağ, bahçe veya meyve veya sebze yetiştiricisi olan borçlunun ve ailesinin sanatı için lüzumlu bulunun âlet ve edevat”ın (İİK 82/I-7),25
    √ “Borçlunun haline münasip evi”nin(İİK 82/I-12),
    kıymetinin fazlaolması durumunda, “bedelinden haline münasip bir kısmı”nın, ihtiyacını karşılayabilmesi amacıyla “haczedilerek borçluya bırakılacağı ve daha sonra da satılacağı”, maddede açıklanmıştır.

  102. Umut Ufuk diyor ki:

    Değerli arkadaşlar,
    evet mal beyanı kalktı ama şu kanun kalkmadı mal beyanı beyanı bulunma cezası halen mevcut bu nedir diye sorarsanzı burda alaçaklı vekili veya avukat icra ceza davası olarak dava açma hakkı var ve açar ceza çıkartdır ilamat verilir. aynı taahhüt gibi 10. gün ile 90. gün arası hapisliği vardır. ama dava aşamasında ve ceza alsanız bile tutuklansanız bile savcılık size bir A/4 kağtı ile kalem verir mal beyanı dilekcesi doldurduğunuzdan sonra selbes bırakır.

  103. Akın Ayaz diyor ki:

    İlgili yazınız için teşekkürler.tabi şimdi bu yazdığınıza dair bazı sorular geldi aklıma; Dükkanı eşimin üzerine devredebilirmiyim veya bu malları yeni adreste eşimin üzerine yenibir dükkan açıp sanki hiç devretmemiş gibi kullanabilirmiyim? Dükkanda var olan kurabiye teşhir, ekmek teşhir ,2.el 1.5 metrelik soğutuculu dolap ,ekmek kesme makinası,pamuk helva makinası,ayrıca gene ikinci el ısıtıcılı dolabım var ve bugüne kadarda işyerime hacze gelinmedi bunuda belirteyim dükkanı kapatacak olsam bu malları koyacak yerim yok nasıl muhafaza altına alayım?Yada bu dükkanı herhangibir şahsa devredebilirmiyim?Yada siz nasıl bir yol önerebilirsiniz?şimdiden teşekkürler..

    • sargoz diyor ki:

      Akın Bey,

      Bahsettiğiniz konularla ilgili kararlar şahsınıza aittir. Benim burdan şu yada bu şekilde hareket edin diye yorum yapmam pek doğru olmaz. Hukuksal sorunlarınızı bilgimle sınırlı kalacak şekilde cevaplamaya devam edeceğim.

      Ancak burada şunuda bir dost tavsiyesi olarak belirtmek isterim: tezgahınız ayakta kaldığı sürece borç ödeyebilir, hayatınızı idame ettirebilirsiniz. İcralar başlar ve dükkanınız hazet mezat dağıtılırsa kimseye birşey ödeyemezsiniz. Tezgahınızı ayakta tutmanın yöntemlerini arayın biran önce.

  104. Akın Ayaz diyor ki:

    Sayın sargoz teşekkür ederim…peki şimdi bu iş yeri terkiyle nasıl başa çıkmak gerekiyor..?sonuçta işleri kötü giden bir esnaf iş yerini kapatabilir kapattıktan sonra böyle bir olayla karşılaşmaması için ne yapmalıdır?

    • sargoz diyor ki:

      Akın Bey,

      Aslında işlem çok basit ama yapılmadığı için sorun oluyor; işyerini kapattıktan 15 gün içinde ticaret sicile başvurarak mevcut durumu bildireceksiniz ayrıca işyerinin üzerine kayıtlı malların beyanını vereceksiniz, harcı yatırtıp bunn gazetede yayınlanmasını sağlayacaksınız.

      Dava açılsa bile bu durumu beyan ettiğinizde beraat edersiniz.

      İİK Madde 44:

      TİCARETİ TERK EDENLER:
      (Değişik: 18/2/1965-538/22 md.)

      Ticareti terk eden bir tacir 15 gün içinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirmeye ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunmaya mecburdur. Keyfiyet ticaret sicili memurluğunca ticaret sicili ilanlarının yayınlandığı gazete’de ve alacaklıların bulunduğu yerlerde de mütat ve münasip vasıtalarla ilan olunur. İlan masraflarını ödemiyen tacir beyanda bulunmamış sayılır.

      Bu ilan tarihinden itibaren bir sene içinde, ticareti terk eden tacir hakkında iflas yolu ile takip yapılabilir.

      Ticareti terk eden tacir, mal beyanının tevdii tarihinden itibaren iki ay müddetle haczi kabil malları üzerinde tasarruf edemez.

      Üçüncü şahısların zilyedlik ve tapu sicili hükümlerine dayanarak iyi niyetle elde ettiği haklar saklıdır. Ancak karı ve koca ile usul ve füru, neseben veya sıhren ikinci dereceye kadar (Bu derece dahil) hısımlar, evlat edinenle evlatlık arasındaki iktisaplarda iyi niyet iddiasında bulunulamaz.

      (Değişik beşinci fıkra: 17/7/2003-4949/11 md.) Mal beyanını alan merci, keyfiyeti tapu veya gemi sicil daireleri ile Türk Patent Enstitüsüne bildirir. Bu bildiri üzerine sicile, temlik hakkının iki ay süre ile tahdit edilmiş bulunduğu şerhi verilir. Keyfiyet ayrıca Türkiye Bankalar Birliğine de bildirilir.

      Bozulmaya maruz veya muhafazası külfetli olan veya tayin edilen kanuni müddet içinde değerinin düşmesi kuvvetle muhtemel bulunan mallar hakkında, tacirin talebi üzerine, mahkemece icra memuru marifetiyle ve bu kanun hükümleri dairesinde bu malların satılmasına ve bedelinin 9 uncu maddede yazılı bir bankaya depo edilmesine karar verilebilir.

  105. Akın Ayaz diyor ki:

    Umut bey bana gelen tebligatların hiçbirine mal beyanında bulunmadım şayet böylebir cezayla karşı karşıya kalırsam yapmam gereken şeyler nelerdir?örneğin mal beyanında bulununcaya kadar denmesi süresi geçse dahi mal beyanında bulunduğum zaman böyle bir cezaya maruz kalmamam anlamınamı geliyor*

    • sargoz diyor ki:

      Akın Bey,

      Eskiden mal beyanında bulunmadığınız için 10 günlük tazyik hapsi vardı. Bu ceza kalktı.

      Şimdi ”mal beyanında bulununcayada kadar” tazyik hapsi var. Yani dava açılacak, ceza çıkacak, siz bir beyan vereceksiniz ve dava düşecek… Peki hangi avukat ve mahkeme bu işle uğraşır ? Kimse zaten uğraşmıyor. Bu sebeple korkmayın, birşey olmaz.

      Şuan daha çok iik’nın işyerini terk suçu ile ilgili cezaları şikayete konu oluyor.

  106. Akın Ayaz diyor ki:

    İyi günler iyi çalışmalar…İnsanın kendisine güven veren ve bilgilendiren bu siteyi tebrik ediyorum iyiki varsınız…Benim bazı sorularım olucaktı…Umut beyin yazısında mal beyanından dolayı hapisin verileceği yazılmış fakat o ceza kalkmadımı?Birde iş yerimde ekmek sergileme dolabım kurabiye sergileme dolabım soğutucu dolabım (1.5 metre), ısıtıcılı börek dolabım ve pamuk helva yapma makinem var ayrıca tekel bayisiyim teşhir ettiğim sigara çeşitleri ve tekel ürünlerim var bu yazdıklarıma haciz gelirmi?Şimdiden teşekkürler…

    • Umut Ufuk diyor ki:

      Sn. Akın,
      Yazmış olduğum cümle aynen şöyle “Mal beyanında bulunulmadığında meydane gelen 10 günlük disiplin suçu kalkmışdır.Eğer alacaklı vekili isterse mal beyanında bulununcaya kadar hapsen tazyik uygulanır.” Buradan anlaşılacağı gibi mal beyanındaki 10 günlük ceza kalktı ve yerine mal beyanında bulununcaya kadar hapsen tazyik geldi.tabi buda alacaklı vekili tarafından istenilirse.
      .İşyeriniz ile ilgili lütfen şu cümleye dikkat edelim.“Ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya”
      Kısaca mesleki aletleri haczedilemez.Bu durumda örneğin,sigare ve tütün bunu kapsamaz,pamuk helva yapma makinesi haczedilemez.
      İşyeri haczi ile ilgili aşağıda örneklerle birlikde açıklama yaptım okuyabilirsiniz.

  107. Yasar diyor ki:

    merhabalar ben birşey öğrenmek istiyorum..
    acaba Aciz belgesi nedr? almamız gereklimi ben şu an borç ödeyecek durumda değilim. Şayet alırsak gelecekte ne tür sıkıntılarla karşılaşırız?

    • Umut Ufuk diyor ki:

      ACIZLIK BELGESI;
      Borcunu ödeyemeyen borçlunun,alacaklının talebi üzerine icra dairesince verilen belgedir.
      BORÇ ÖDEMEDEN ACİZ VESİKASI:
      Madde 143 – Alacaklı alacağının tamamını alamamış ve aciz vesikası düzenlenmesi için gerekli şartlar yerine gelmişse, icra dairesi kalan miktar için hemen bir aciz vesikası düzenleyip alacaklıya ve bir suretini de borçluya verir;bu belgeler hiçbir harç ve vergiye tabi değildir.. …
      aciz vesikası,birinci olarak, haczedilen mallar satılır ve alacaklı veya alacaklılara satış sonrası elde edilen bedel paylaştırılır ve bundan sonra alacağını tamamen alamamış olan alacaklıya kesin aciz vesikası düzenlenir (m.143/I). İkinci olarak haciz sırasında borçlunun haczi kabil hiçbir malı bulunmazsa, bu durumu tespit eden haciz tutanağı 143. Maddeye göre kesin aciz vesikası hükmündedir. Bu durumda alacaklıya ayrıca aciz vesikası düzenlenerek verilmez.
      KESİN ACİZ VESİKASININ HÜKÜMLERİ
      a) Elinde aciz vesikası bulunan alacaklı daha sonra borçluya takip yaptığında borçlu borca itiraz ederse, alacaklı aciz vesikasına dayanarak icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını talep edebilir. Çünkü 68. Maddeye göre belge niteliğinde olan bir belgedir. b) Alacaklı aciz vesikasını aldığı tarihten itibaren bir yıl içinde tekrar takip yapmak isterse borçluya yeniden ödeme emri göndertmesine gerek yoktur (m. 143/II). c) Alacaklı elindeki aciz vesikasına dayanarak iptal davası açabilir(m.143,277,b.1). Aciz vesikası iptal davasının özel dava koşuludur. Elinde aciz vesikası olmayan alacaklı iptal davası açamaz. Açarsa dava şartı eksikliğinden iptal davasının reddi gerekir. d) Alacaklıyı zarara sokmak kastıyla mevcudunu eksiltmek (m.331), gerçeğe aykırı beyanda bulunma (m.338) gibi icra ceza hukuku açısından sonuçlar doğurabilmesi için alacaklının elinde aciz vesikası bulunması gerekmektedir. e) Aciz vesikası alacaklıya bir başka alacaklının koydurduğu hacze iştirak imkanı verir. (m.100,1,b.1) f) Her ilde Adalet Bakanlığı tarafından görevlendirilen icra dairesinde aciz vesikası sicili tutulur. Aciz vesikası düzenleyen icra dairesi bir nüshasını da bu sicili tutan icra dairesine gönderir. Bu sicil alenidir. Tüm ilgililer bu sicillere bakarak bilgi edinebilirler

    • sargoz diyor ki:

      Sn. Yaşar,

      Aciz belgesi alırsanız ilerde (3-5 yıl sonra, durumunuz düzeldiğinde) sıkıntı yaşarsınız, aciz durumunu belgeleyen kişi bir daha borçlanamaz. Ayrıca iik nın başka ceza maddeleride devreye girebilir.Bu belgeyi mecbur kalmadıkça çıkarmayın. (çok önemli bir sağlık hizmetini alabilmek yada zorunlu bir devlet yardımı için belki alınabilir)

      • aytekin76 diyor ki:

        Peki ne yapmak gerekmektedir. Nasıl bir yol izlenebilir bilgilendirirseniz sevinirim.
        Sonuçta bu borcu ödeyeceğiz ama taahhüd vermeden nasıl yapabiliriz?

    • samyeli2012 diyor ki:

      Sn Yaşar, Aciz belgesi haczedilen malların satılıp paraya çewrilmesi sonunda ,alacağı tamamen ödenmeyen alacaklıya (we bir sureti de borçluya )icra memuru tarafından werilen we icra takibinde ki alacağın ödenmemiş olan miktarını belirten bir belgedir.Bu belgenin icra memuru tarafından,alacaklının talebine gerek olmadan werileceği söylenir ama genelde icra memurları ancak talep halinde alacağını tamamen alamamış olan alacaklılara bu belgeyi werirler.Yalnız burada bir durum war borçluysanız,çoğu zaman karar hakkı onlara düşmeye biliyor,yani alacaklı da bunu isteme hakkına sahip.Borçlu açısından şöyle bir faydası war;aciz belgesi ile faiz duruyor ödeyene kadar geçen süre için faiz işlemiyor diye biliyorum.ama icra dairesine bu durumu sorup mutlaka emin olun…yani bu faizin aciz belgesi alındıktan sonra işleyip,işlemeyeceği durumunu sorup mutlaka emin olun.Diğer taraftan borçlu açısından şöyle bir zararı war;alacakları almanın belli bir zaman aşımı süresi wardır ,o süre içinde alacaklı parasını alamazsa zaman aşımından dolayı artık talep edemez.Ancak bu aciz belgesini alacaklı aldığı takdirde zaman aşımı durur we borçludan her zaman parayı talep edebilir…Örneğin borçlu yıllar sonra bir şey alıradına weya bankada parası olur falan, işte o zaman bu aciz belgesiyle alacaklı gidip kalan parasını alabilir.

  108. Umut Ufuk diyor ki:

    İFLASA TABİ ŞAHISLAR HAKKINDAKİ TAKİP :
    Madde 43 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/21 md.)
    İflas yolu ile takip, ancak Ticaret Kanunu gereğince tacir sayılan veya tacirler hakkındaki hükümlere tabi bulunanlar ile özel kanunlarına göre tacir olmadıkları halde iflasa tabi bulundukları bildirilen hakiki veya hükmi şahıslar hakkında yapılır. Şu kadar ki, alacaklı bu kimseler hakkında haciz yolu ile de takipte bulunabilir.
    Bu yollardan birini seçen alacaklı bir defaya mahsus olmak üzere o yolu bırakıp harç ödemeksizin diğerine yeni baştan müracaat edebilir.
    TİCARETİ TERK EDENLER:
    Madde 44 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/22 md.)
    Ticareti terk eden bir tacir 15 gün içinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirmeye ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunmaya mecburdur. Keyfiyet ticaret sicili memurluğunca ticaret sicili ilanlarının yayınlandığı gazete’de ve alacaklıların bulunduğu yerlerde de mutat ve münasip vasıtalarla ilan olunur. İlan masraflarını ödemiyen tacir beyanda bulunmamış sayılır.Bu ilan tarihinden itibaren bir sene içinde, ticareti terk eden tacir hakkında iflas yolu ile takip yapılabilir.
    Ticareti terk eden tacir, mal beyanının tevdii tarihinden itibaren iki ay müddetle haczi kabil malları üzerinde tasarruf edemez.
    Üçüncü şahısların zilyedlik ve tapu sicili hükümlerine dayanarak iyi niyetle elde ettiği haklar saklıdır. Ancak karı ve koca ile usul ve füru, neseben veya sıhren ikinci dereceye kadar (Bu derece dahil) hısımlar, evlat edinenle evlatlık arasındaki iktisaplarda iyi niyet iddiasında bulunulamaz.
    (Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./11. md.) Mal beyanını alan merci, keyfiyeti tapu veya gemi sicil daireleri ile Türk Patent Enstitüsüne bildirir. Bu bildiri üzerine sicile, temlik hakkının iki ay süre ile tahdit edilmiş bulunduğu şerhi verilir. Keyfiyet ayrıca Türkiye Bankalar Birliğine de bildirilir.
    Bozulmaya maruz veya muhafazası külfetli olan veya tayin edilen kanuni müddet içinde değerinin düşmesi kuvvetle muhtemel bulunan mallar hakkında, tacirin talebi üzerine, mahkemece icra memuru marifetiyle ve bu kanun hükümleri dairesinde bu malların satılmasına ve bedelinin 9 uncu maddede yazılı bir bankaya depo edilmesine karar verilebilir.

  109. Umut Ufuk diyor ki:

    5510 sayılı kanunun 93. maddesinde 5754 sayılı kanunla yapılan değişiklik Madde93.”Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez.” hükmü getirilmiştir
    Ayrıca,
    Borçlar Kanunu’nun 510′ uncu maddesi mucibince haczolunmamak üzere tesis edilmiş olan kaydı hayatla iratlar,
    Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde mâlûl olanlara bağlanan emeklilik maaşları ile bu hizmetlerden birinin ifası sebebiyle ailelerine bağlanan maaşlar ve ordunun hava ve denizaltı mensuplarına verilen uçuş ve dalış tazminat ve ikram yeleri,
    Askerî mâlûllerle, şehit yetimlerine verilen terfi zammı ve 1485 numaralı kanun hükmüne göre verilen inhisar beyiye hisseleri,
    Bir muavenet sandığı veya cemiyeti tarafından hastalık, zaruret ve ölüm gibi hallerde bağlanan maaşlar,
    Vücut veya sıhhat üzerine ika edilen zararlar için tazminat olarak mutazarrırın kendisine veya ailesine toptan veya irat şeklinde verilen veya verilmesi lâzım gelen paralar,

  110. Umut Ufuk diyor ki:

    Değerli Arkadaşlar,

    Bazı sorularla karşılaşmaktayız,haciz için bir işyerine yada bir eve gelindiğinde gerekli konuşma sonucunda eğere icra memurunun size “ben bilmem alacaklı vekili bu eşyayı alma derse almam” gibi cümle kurması kesinlikle doğru değildir.Haciz yetkisi alacaklı vekilinde değil icramemurundadır.6352 sayılı kanunla yapılan değişiklide Haciz işlemi icra memuru tarafından yapılır ve yapılan her işlemim gerekçeleri tutanağa yazılır.
    MADDE 86 – 5237 sayılı Kanunun 250 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    “(1) Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu görevlisi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kamu görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında, kişinin haklı bir işinin gereği gibi, hiç veya en azından vaktinde görülmeyeceği endişesiyle, kendisini mecbur hissederek, kamu görevlisine veya yönlendireceği kişiye menfaat temin etmişolması halinde, icbarın varlığı kabul edilir.”
    MADDE 8 – (Değişik: 538 – 18.2.1965 / m.4) İcra ve iflâs daireleri yaptıkları muamelelerle kendilerine vâki talep ve beyanlar hakkında bir tutanak yaparlar. Sözlü itirazlar ile talep ve beyanların altları ilgililer ve icra müdürü veya yardımcısı veya kâtibi tarafından imzalanır.
    (Ek fıkra: 6352 – 2.7.2012 / m.2) İcra ve iflas dairelerince verilen kararlar gerekçeli olarak tutanaklara yazılır.
    İlgililer bu tutanakları görebilir ve bunların örneğini alabilir. İcra ve İflâs dairelerinin tutanakları, hilâfı sabit oluncaya kadar muteberdir

  111. Umut Ufuk diyor ki:

    Değerli Arkadaşlar,
    Bilindiği gibi Emekli maaşlarına haciz konulamamaktadır,ancak borçlunun maaşa muvafakat vermesi ile kesinti olabilir.Bazı durumlarda haciz sırasında baskı gören ve bu muvafakat mecburedilen kişilerin bu haksız muvafakatı iptal için yargıtay kararı aşagıda mevcut.icra hukuk mahkesinde hemen dava açarak itirazda bulunabilirsiniz.

    T.C. YARGITAY12.Hukuk DairesiEsas: 2008/13196Karar: 2008/15983… Karar Tarihi: 22.09.2008
    2004 S. K. m. 83/a)Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu iple ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:Karar: Takip kesinleştikten sonra, menkul haczi sırasında haciz baskısı altında borçlunun Bağ-Kur’dan aldığı emekli maaşının %90′ının haczine muvafakat etmesi Dairemizce oluşturulan son içtihatlara göre, İİK’in 83/a maddesi gereğince geçerli sayılmamaktadır. Zira, haciz anında haczine muvafakat ettiği gelirinden yoksun kalmanın kendisine ne gibi sakıncalar getireceği normal bir insanın yaşamını bu gelir olmaksızın sürdürüp sürdüremeyeceği tahmini olarak değil, ancak yaşandıktan sonra anlaşılabilir nitelikte olduğundan bu muvafakat İİK’in 83/a maddesi uyarınca geçersizdir. O halde şikayetin kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle reddi isabetsizdir.Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK’nın 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 22.09.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
    T.C. YARGITAY12.Hukuk DairesiEsas: 2008/13196Karar: 2008/15983… Karar Tarihi: 22.09.20082004 S. K. m. 83/a)Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu iple ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:Karar: Takip kesinleştikten sonra, menkul haczi sırasında haciz baskısı altında borçlunun Bağ-Kur’dan aldığı emekli maaşının %90′ının haczine muvafakat etmesi Dairemizce oluşturulan son içtihatlara göre, İİK’in 83/a maddesi gereğince geçerli sayılmamaktadır. Zira, haciz anında haczine muvafakat ettiği gelirinden yoksun kalmanın kendisine ne gibi sakıncalar getireceği normal bir insanın yaşamını bu gelir olmaksızın sürdürüp sürdüremeyeceği tahmini olarak değil, ancak yaşandıktan sonra anlaşılabilir nitelikte olduğundan bu muvafakat İİK’in 83/a maddesi uyarınca geçersizdir. O halde şikayetin kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle reddi isabetsizdir.Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK’nın 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 22.09.2008 gününde oybirliği ile karar verildi

  112. M.Celal TOPARLAKLI diyor ki:

    Her ayın son günlerinde avukatlık büroları borçluları ararlar ve belli bir miktar yatırın sizi bir müddet rahat bırakalım derler.
    Yatırdığınız fakat kapatamadığınız borcunuz her ödemenizden sonra yeni tarih ile takipler sırasına girecektir.Yani borcunuzu pazarlık yaparak tam kapatın veya peyderpey ödeyerek ödemelerinizi bitiremezsiniz ve her seferinde takip tarihini sürekli yenilersiniz.

  113. M.Celal TOPARLAKLI diyor ki:

    AŞAĞIDA YAZDIĞIM AÇIKLAMAYI LÜTFEN DİKKATLİ OKUYUN VE TERS BİR DURUMLA KARŞILAŞIRSANIZ ADALET BAKANLIĞINA VE HAKİMLER SAVCILAR YÜKSEK KURULUNA İLGİLİ HAKİMİDE ŞİKAYET EDEBİLİRSİNİZ.ÖNEMLİ OLAN KANUNUN EMRİDİR.

    ”Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya; aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri”
    Bir yere daha dikkatinizi çekmek istiyorum.Bulaşık makineniz kıymetli bu yüzden aldım veya TV niz kıymetli bu yüzden aldım da diyemez.Zira maddeyi iyi okumanız lazım.
    PARA,KIYMETLİ EVRAK,ALTIN,GÜMÜŞ,DEĞERLİ TAŞ,ANTİKA VEYA SÜS EŞYASI GİBİ KIYMETLİ ŞEYLER.
    Yani ortak kullanılan kıymetli ev eşyası demiyor.Antika ve süs eşyası diyor.Yani ”GİBİ” LAFZI İLE SAYDIĞI MADDELERE BENZETME YAPIYOR.

    Bu yüzden kanun çıktıktan sonra evdeki 2 ci eşyalar hariç bırakın muhafazasını yeddiemin olarak eşinize veya evdeki başka bir kişiye bırakarak haciz vesikasını tutması bile suç oluşturur.Hakimler de bu kararı onaylayan bir karar verirlerse suç işlemiş olurlar.Bu yüzden kanun maddelerini iyi inceleyerek karşılarında durun ve sıkıntısı olanlar var ise hemen dava açarak ağır cezada yargılanmalarını sağlayın ve bu konuyu bir üst mahkemelere yani işin sonuna kadar takip edin.Bunlara onay kararını veren hakimide Adalet Bakanlığına mutlaka şikayet edin.

  114. aytekin76 diyor ki:

    Taahhüd ihlal cezası hangi haller gerçekleşmişse verilmektedir?
    Bilgilendirebilirseniz sevinirim.
    Teşekkürler.

    • Umut Ufuk diyor ki:

      Sn. Aytekin,
      Ödeme taahüdünü yerine getirmeyen borclu,alacaklının şikayeti üzerine İİY’nın 340. maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılır,bu çeza onun borcunu silmez.
      İcra ve İflas Yasası’nın “Borçlunun ödeme şartını ihlali halinde ceza” başlığını taşıyan 340′ıncı maddesinde;
      alacaklının muvafakatı ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartının, borçlu tarafından makbul bir sebep olmaksızın ihlali, seçimlik hareketli suçlar olarak düzenlenmişdir.Ceza Genel Kurulu’nun 22.01.2002 gün ve 294-1 sayılı kararında da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, anılan maddedeki “makbul sebep” kavramı, Anayasa’nın 38′inci maddesinin 9′uncu fıkrasındaki “yerine getirememe” kavramından daha dardır.
      Ayrıca Taahhütün geçerli olabilmesi için,aşağıdaki maddelerin taahhütte yazması gerekmektedir.Bu maddelerden bir kaçı eksik olursa verilecek kararı etkiler.
      1.Borç ferilerinin icra haciz tutanağına tek tek yazılması gerekmektedir.
      2.Ödeme tarih ve miktarları açık ve anlaşılır olmalı
      3.Alacaklının veya vekilinin onaylaması ve imzası gerekli
      4.Eğer taahhüt avukat katibi tarafından alınmıssa “ taahhüt muhturası” ilk ödeme tarihinden önce tebli olmalı.
      5.Alacaklıya veya avukata yapılan ödemelerin belgesi icra dosyasına tahsilat bildirimi yapılmalı
      6.İcra dosyasındaki asıl alacak asgeri ücretin üstünde olmalı
      7.Borçlu taahhütü kabul ettiğini elle yamalı ve kabul edyorum diye imzalamalı
      8.Hesaplamalarda,taksitler belirtilirken aradaki faiz hesaplamaları düzgün yapılmalı
      9.Taahhüt tutanağı icra dosyasında ıslak imzalı olmalı
      10.Taksidin ödenmediği günden 90 gün içinde taahhüt cezası açılmış olmalı.
      Taahhütün geçerliliği için bunların net bir şekilde belirtilmesi gerekmektedir

      • aytekin76 diyor ki:

        Umut bey Açıklamanız için teşekkür ederim.
        Ozaman bu taahhüdün icra müdürlüğünde veya icra memurun yanında yapmış olmamız gerekiyor dimi?

  115. Umut Ufuk diyor ki:

    Bireysel iflas sistemi ile bir çok kişi topluma kazandırılabilir. Devlet; Her türlü adli suçu işleyenleri, tecavüzcüleri, gaspçıları, hırsızları, katilleri topluma kazandırabilmek için yoğun çaba sarf ediliyor. Hükmün Açıklanmasın geri Bırakılması, Denetimli serbestlik, Koşullu salıvermeler, zaman aşımları, hep suç işleyen bu tip adi suçluları topluma kazandırmak için var.
    Ancak söz konusu borç oldu mu, bir lira borç için insanlar yıllarca süründürülüyor.
    Belirli limitlerde ki borçlar için bir yıllık süre tanınmalı ve takipler beş yıllık sürede sonuçlanmalı, her ne suretle olursa olsun alacak takipleri beş yıl içinde sona ermelidir. Yüksek miktarda ki borçlarda biraz daha reforme ederek mevcut sistem uygulanmalıdır.
    Küçük miktarda bir borç için icra takibine uğrayan ve borcu yıllarca şişen vatandaşların durumu ortada. Vatandaşın borcu milyarlara çıkıyor, evine haciz geliyor ve belkide taahhüt ettiği bu borç için “taahhüdü ihlal” den 3 ay hapis yatıyor. işini kaybediyor, eşi mağdur, çocukları mağdur, belkide çocukları yurda veriliyor, eşinden ayrılıyor ve son derece tehlikeli bir insan vasfını alıyor.
    Kendi de çalışmıyor, belkide hırsızlıkla geçiniyor. Ve bütün bu olumsuzlukların altında ödenemeyen o küçük miktardaki borç yatıyor.
    Bir suçlunun ise yığınla sabıkası var ama 5 yıllık süre dolduğunda sabıkası tertemiz oluyor. Hepsi zaman aşımına uğruyor. Ama ödenemeyen küçük bir borç meselesi on yıllarca sürebiliyor.
    Nedir bireysel iflas; Kişi bireysel iflas talebinde bulunur fakat bunun kararını kararı mahkemelerce verilecekdir.Tabiki bununla ilgili bazı şartlar öngörülecekdir.Örneğin,kişi çalışıyor ve aldığı maaş geçimini ancak sağlıyorsa hakkında her hangibir icra takibi yapılmayacakdır.
    Ayrıca iflası kabul olmuş,iflasını açıklamış kişi uyması gereken kurallar ile karşı karşıya gelecekdir.10 yıl boyunca kara listede olacakdır.Hiç bir bankadan kredi çekemez,mal varlığı edinemez,vs.
    İflas eden kişinin gerekli tüm bilgileri ve iflası elektronik ortamda Banka kuruluşlarına ve icra müdürlüklerine bildirilecekdir.Ayrıca, İflasını açıklamış kişi, farklı şekilde borçlanır ve bu borcunu ödemezse Türk Ceza Kanununun ilgili hükümlerince cezalandırılabilecek.
    Ülkemizde bireylerin iflası sadece borç ödemeden aciz belgesi alınması ve ona bağlı olarak bir kısım kısıntılar getirilmesi şeklinde oluyordu
    (alıntı)

  116. Umut Ufuk diyor ki:

    Değerli Arkadaşlar,
    “Ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya.
    -“Borçlunun ‘mesleki eşyası’nın haczedilemeyeceği, bu bentte ‘ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya’ olarak öngörülmüştür. Örneğin; bir doktorun tansiyon ölçme aleti, birkimya gerin mikroskobu, bir ma-rangozun keser ve testeresi, bir bakkalın terazisi, terzinin dikiş makinesi ve ma-kası, avukatın hukuk kitapları ve yazı makinesi, bilgisayarı, tenekecinin havyası vs. meslek için gerekli olan tulum, önlük vb. elbiseler de haczedilemez.
    Bu bentte yani İİK. 82/I-2’de haczedilemeyeceği öngörülen meslek için gerekli olan eşyalar, daha ziyade el becerisine dayalı âletler olup, sermaye değeri yüksek olan alet ve edevatı kapsamaz…
    Maddeye ‘son fıkra’ olarak eklenen, “İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabu-lüne veya reddine karar verir” şek lindeki yeni hükümle, haczedilmek istenen bir malın gerek “İİK’nun 82. maddesi kapsamında kalıp kalmadığını”ve gerekse“haczedilmezlik konusunda diğer hükümler içeren kanunlar uyarınca haczedilip haczedilmeyeceğini” icra memurunun değerlendirebileceği esası kabul edilmiştir.Avukatın değil,icra memuru her işlemin gerekceli kararını haciz tutanağında belirtmek zorundadır.

  117. Minel diyor ki:

    Arkadaşlar merhaba,
    Bir arkadaşımın başına gelen bir olayı paylaşmak isterim sizlerle. Mimarlık yaparak ticaretle uğraşan bir arkadaşım müşterisinden aldığı çekin arkasını cirolamış ve çek vade tarihinde ödenmemesinden dolayı icra takibine başlanmış. Gecen hafta çarşamba sabah saat 11:00 sularında stajer bir avukat ve icra memuru gelmiş. Ofisten sadece 7 masa üstü bilgisayarın 6 tanesini haczetmişler. Arkadaşım kanundan habersiz tek bilgisayarı bıraktırabilmek için bayağı bir yalvarmış. Sonra icra memuru avukat bey tölerans tanırsa bırakabiliriz demiş. Ofisteki hiç bir masa ve sandaliye haczedilmemiş. ve bu haciz işlemi yasa çıktıktan sonra başlatılmıştır. Yasalara aykırı değilmidir?
    Birde kendime ait bir soru sormak isterim. Ticaretle uğraştığım dönemde şahsımda ciddi borclar oluştu üzerimde suanda 20 adet icra takip dosyası var. Bireysel iflas ne zaman çıkacak?
    Yasanın şartları nelerdir, kimler faydalanabilir? bilgi verirseniz çok sevinirim.

  118. Umut Ufuk diyor ki:

    Degerli Arkadaşlar,
    Tebliğ edilen mahkeme karına itiraz süresine tatil günleri dahil midir? İcra ve iflas hukukunda İİK. m. 19’a göre; resmi tatil günleri süreye dahildir. Yani, sürenin içinde kalan resmi tatil günleri de hesaba dahil edilir ve bu nedenle süre uzatılmaz.Ayrıca,öğledensonra tatil olan günler (Ramazan ve Kurban Bayramlarının arefe günleri işgünüdür. Sürenin son günü böyle bir güne rastlarsa, süre o gün öğle saatinde sona erer.

    • senem diyor ki:

      Arkadaşlar merhaba,
      Bir arkadaşımın başına gelen bir olayı paylaşmak isterim sizlerle. Mimarlık yaparak ticaretle uğraşan bir arkadaşım müşterisinden aldığı çekin arkasını cirolamış ve çek vade tarihinde ödenmemesinden dolayı icra takibine başlanmış. Gecen hafta çarşamba sabah saat 11:00 sularında stajer bir avukat ve icra memuru gelmiş. Ofisten sadece 7 masa üstü bilgisayarın 6 tanesini haczetmişler. Arkadaşım kanundan habersiz tek bilgisayarı bıraktırabilmek için bayağı bir yalvarmış. Sonra icra memuru avukat bey tölerans tanırsa bırakabiliriz demiş. Ofisteki hiç bir masa ve sandaliye haczedilmemiş. ve bu haciz işlemi yasa çıktıktan sonra başlatılmıştır. Yasalara aykırı değilmidir?
      Birde kendime ait bir soru sormak isterim. Ticaretle uğraştığım dönemde şahsımda ciddi borclar oluştu üzerimde suanda 20 adet icra takip dosyası var. Bireysel iflas ne zaman çıkacak?
      Yasanın şartları nelerdir, kimler faydalanabilir? bilgi verirseniz çok sevinirim.

      • sargoz diyor ki:

        Senem Hn.,

        Kanun borçlu ile aynı evde yaşayan insanların kullandığı eşyaları koruma altına almıştır, işyeri haczi farklı bir konu.

        Umut Bey bu konu ile ilgili yukarıda güzel bir yorum yazmış, okumanızı tavsiye ederim.(26.11.2012,11:12)

        Bireysel iflas yasası henüz adalet bakanlığı kanunlar genel müdürlüğünde taslak halinde bekliyor, hükümetin ve meclisin gündemine gelmedi.

  119. Umut Ufuk diyor ki:

    Madde 103 – (DEĞİŞİK MADDE RGT: 25.11.1988 RG
    NO: 20000 KANUN NO: 3494/12) (KOD 1) Tutanak
    tutulurken alacaklı, borçlu veya namlarına Tebligat
    Kanunu hükümlerine göre tebellüğe yetkili kimse
    bulunmazsa, bulunmayan alacaklı veya borçlu üç
    gün içinde tutanağı tetkik ve diyeceği varsa söylemesi için icra dairesine davet olunur. Kanunen
    ilavesi gereken müddetler mahfuzdur. Haciz
    sırasında borçlu veya alacaklı adına Tebligat
    Kanunu hükümlerine göre tebellüğe yetkili kimse
    bulunduğu takdirde haciz tutanağının bir örneği
    bulunan şahsa verilir. Borçluya veya alacaklıya ayrıca haber verilmez.

    konuyu aciklayacak olursak; borçlu yokken ve borcunun
    bilgisi dışında menkul veya gayrimenkullerin
    mallarına haciz konmuş veya muhafaza altına
    alınmışsa borçluya 22 örnek adı altında 103 mad.
    tebligat gönderilir. Bunun 3.gün kesin süresi vardır.
    Gel icra dosyana bak bir itirazın varsa icra hukuk mahkemesine dava aç demektir. Gelip icra
    dosyasına bakmazsan ve süreyi geçirimsen haciz
    kesinleşir demekdir.

  120. cenk diyor ki:

    soruma cvp alamadım tekrar soruyorom slm arkadaşlar bişey soracatum en az kaç tl kadar icra işlemleri başlıyodu bileniniz varmı

    • Umut Ufuk diyor ki:

      Sn.Cenk,
      Oncelikle icra dosyasi acmak ve haciz islemleri icin birtakim masraflar olusmaktadir.bunlari gozardi etmeden alacaginizin miktari onemli degildir.

  121. kader diyor ki:

    sayın celal bey benim bir sorum olcaktı mümkünse cevaplarmısınız bugün evime haciz geldi avukatı içeri almadım icra memuru evde masa üstü bilgi sayarı yazdı ve bana imzala dedi bende imzaatmam dedim tamamdedi yanlız dosya yeniacaba hacze girdimi yani ne yapmam gerekiyor bilgilendirirmisiniz beni

    • Umut Ufuk diyor ki:

      Sn.Kader,
      Celal bey ile görusmem sonucu kendisi adina sorunuza cevap vermeye calisacagim.Kendisi rahatsiz oldugu icin bir kacgun aramizda olamiyacak.
      Anlasilan evinize yapilan haciz isleminde yalnizca PC haczedeger gorulerek islem yapilmis yalniz muhafaza altina alinmamis.suan icin birsey yapmaniza gerek yok.eger PC muhafaza altina alinir ise haciz tutanagindaki gerekceli karara icra hakimligine muracatda bulunmalisiniz.
      Gecmisolsun

      • sultan diyor ki:

        sn celal bey geçmiş olsun

      • sultan diyor ki:

        sn umut birşey sormak istiyorum ben evde yokken kapıya kağıt bırakmışlar avukatlık bürosundan iki gün içinde arayın diye iki gün sonra polis dahil iki kişi kapıya vurmuşlar çocuklar kortuğu için açmamışlar ama not falan bırakmamişlar bunlar avukatmıdır yoksa icra memuru olabilirmi

        • Umut Ufuk diyor ki:

          Sn.Sultan,
          Unutmayin adli ve idari makamlarca haciz islemi yapilabilir.her alacakli yanina avukatini alarak haciz islemi yapamaz.sizin evinize gelinmis ve kapi acilmadigi icin evinize geldiklerine dair ve burcunuzu alacakli vekilinin yazildigi pusula birakmislar.haciz islemini tamamlamak icin tekrardan evinize gelenebilir,yine evde yoksaniz tekrardan geri gidebilirler yada polisve cilingir esliginde eve girebilirler.

  122. aytekin76 diyor ki:

    merhaba bu siteyi facebooktan takip edebiliyormuyuz? veya o tarz bişey

    • Umut Ufuk diyor ki:

      sn. Aytekin,
      Yalnizca buradan takip edebilirsiniz.

  123. Selma Moda Evi diyor ki:

    sayın CELAL topraklı bilgi verirmisiniz

    • Umut Ufuk diyor ki:

      Sn.Selma,
      Celal bey suan rahatsiz,kendisi ile goruserek size cevap vermeye calisacagim.Taahhüt ihlal cazasi bilindigi gibi sikayate mahsus suc durumundadir.Bu konu ile ilgili sn millet vekilimizin meclise verdigi önerge var.ayrica 4.yargi paketinde olmasida umutedilmektedir.

  124. Selma Moda Evi diyor ki:

    arkadaşlar neden hic taahüde ihlal ile ilgili konuşmuyoruz

  125. Selma Moda Evi diyor ki:

    TAAHAhüte ihlal hapsi ne oldu

  126. cenk diyor ki:

    slm arkadaşlar bişey soracatum en az kaç tl kadar icra işlemleri başlıyodu bileniniz varmı

  127. özadanalı diyor ki:

    SAYIN UMUT UFUK BEY,
    MESLEK ODALARINA OLAN BORÇTAN DOLAYI YAPILAN HACİZLER YENİ YASAYAMI TABİ OLUR YOKSA FARKLI YASAMI UYGULARLAR CEVABINIZ İÇİN ŞİMDİDEN TEŞEKKÜRLER.SAYGILARIMLA

    • Umut Ufuk diyor ki:

      Sn.Özadanalı,
      Haciz işleminin olabilmesi için alacaklının icra dairesine müracat etmesi gereklidir.Ayıca size gönderilen tebliğkattan sonra eğer itirazınız yoksa borç kesinleşir ve takip başlar mevcut yasalar doğrultusunda işlem yapılır.
      Nafaka alacaklarında durum farklıdır.

  128. Umut Ufuk diyor ki:

    3. YARGI PAKETİ İLE EV EŞYASI İLE İLGİLİ YENİ KANUNİ MADDESİ.
    MADDE 16- 2004 sayılı Kanunun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (2), (3) ve (12) numaralı bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, fıkraya aşağıdaki (13) numaralı bent ile maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
    “2. Ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya,
    3. Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya; aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri,”
    “12. Borçlunun haline münasip evi,”
    “13. Öğrenci bursları.”
    İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabulüne veya reddine karar verir.”
    Anayasasına ‚Sosyal Devlet‘ karvarmını koymuş olan bir devlet, vatandaşlarına insanca bir yaşam sürdürmeleri için gereken olanakları sağlamalıdır. Bu olanaklardan bir tanesi de vatandaşın günlük yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan ve lüzumlu ev eşyasının haciz dışı bırakılmasıdır.Burada icra memuruna sınırlı ve dar yorum hakkı tanınmamıştır,eskidende bu yoktu yanlız bilinçli veya bilinçsiz yanlış uygulamalar neticesinde bu sanki hukuki bir yetki ve hukuki hak olarak yorumlanmak sureti ile yerleşik gösterdi ve bu uygulamalar neticesinde .Burada icra memurları sadece alacaklının hakkını koruma düşüncesi ile hareket ederek bu arada borclununda haklarının olduğunu malesef unutuldu ve illaki alacaklı veya vekilinin taleplerini yerine getirmekle mükellef olduklarını ve bazı yargıtay kararlarınında bu doğrultuda olması kamu görevlisi olan icra memurunun olduğunu unutturularak, kamu görevi yapan alacaklı vekilinin emrine sokuldu.Şimdi artık yeni düzenleme ile buna net bir cizgi cekilerek,devletin memuru olduğunu artık hacizde alacaklının talebinle bağlı olmadığını buna kendi karar vereceği belirtildiARTIK İCRA MEMURU KEYFİ DAVRANAMAZ:“MADDE 257 – (1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir (Değişik ibare: 6086 – 8.12.2010 / m.1) “menfaat” sağlayan kamu görevlisi, (Değişik ibare: 6086 – 8.12.2010 / m.1) “altı aydan iki yıla kadar” hapis cezası ile cezalandırılır.KAMU GÖREVLİSİ BİR MENFAAT SAĞLAMAMIŞSA MADDE 86 – 5237 sayılı Kanunun 250 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.“(1) Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu görevlisi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kamu görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında, kişinin haklı bir işinin gereği gibi, hiç veya en azından vaktinde görülmeyeceği endişesiyle, kendisini mecbur hissederek, kamu görevlisine veya yönlendireceği kişiye menfaat temin etmişolması halinde, icbarın varlığı kabul edilir
    Alacaklı vekilininde haciz mahaline borclunun rızası olmadan girme hakkı zaten eskiden beri yoktu,Böyle bir kanuni maddede (İİK) hicbir maddesinde yer almamaktaydı,sadece haciz tutanahı müzmini olarak tutanağı imzalama hakkı vardı bu tutanahı haciz mahali dışındada imzalıya bilirdi,cünkü hacizi ve haciz işlemini yapmakla devletin haciz memuru görevliydi,Çok defalar avukatların yanında calışan iş takipcileri katipleri bu haciz yerlerine gelerek haciz mahalina girerler ,İCRA MEMURU İLE HACİZİ TAMAMLARLAR, AVUKATIN KATİBİDE KONUT DOKUNULMAZLIĞINI İHLAL SUÇUNU İŞLER.Bunlar biliniyordu veya bilinmiyordu neticede şikayet sözkonusu olmayınca buda bir işlerlik kazanmadığı icin sanki yasal görünümlü bir zemine oturtulmuştu.

  129. Umut Ufuk diyor ki:

    Değerli arkadaşlar,
    Aşagıda en çok karşılaşılan veya sorulan bazı konuları soru cevap şeklinde açıklamaya çalışdım.Gerçekten günümüzde,ev eşyalarının haczedilip muhafaza altına alınmasının borçlu ve ailesinde psikolojik travmalara sebeb olduğu,etrafa karşı yaşanan mahcubiyet yanında ailelerin dağıldığı,bu sebeble parçalanmalar yaşandığı,intiharların dahi yaşandığı,ev eşyasının haczinin borcu tahsil amacıyla çoğu zaman gereksiz olduğu,bir tehdit ve baskı unsuru olmasının haricinde ekonomik bir değer olarak tahsil sağlamadığı bilinen bir gerçek. Bu nedenle çağın gereksinimlerine uygun olarak ev eşyasının haczi yasal düzenlemeler ile engellenmişdir.6352 sayılı yasada “Ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya,
    3. Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya; aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri,”
    “12. Borçlunun haline münasip evi,”
    “13. Öğrenci bursları.” Belirtilmişdir.

    SORU: ÖDEME EMRİ NEDİR,SÜRESİ VARMIDIR?
    CEVAP:
    İcra dairesi tarafından adresinize gönderilen bu tebliğkat size borcunuzu bildirmekde ve ödeme yapmanız için yada itiraz etmeniz için size 7 gün süre tanımaktadır.Tarafınıza icra dairesinden gönderilen ödeme emri (tebliğkat) elinize ulaşmaz ise muhtatlıga bırakılması yeterli olmaktadır.Verilen süre dolduktan sonra borcunuz kesınlık kazanır ve haciz başlar.Bazı vekiller en kısa sürede hacze gelir bazı vekiller aylar sonra gelir.
    SORU: MAL BEYANI BULUNMAZ İSEK CEZASI VARMI?
    CEVAP:
    Mal beyanında bulunulmadığında meydane gelen 10 günlük disiplin suçu kalkmışdır.Eğer alacaklı vekili isterse mal beyanında bulununcaya kadar hapsen tazyik uygulanır.
    SORU: EV EŞYALARI MUHAFAZA ALTINA ALINABILIRMI?
    CEVAP:
    Hayır, 6352 sayılı yasa doğrultusunda yalnız ”Aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri,” ve “Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası” haczedilebilir.
    MADDE 16- 2004 sayılı Kanunun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (2), (3) ve (12) numaralı bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, fıkraya aşağıdaki (13) numaralı bent ile maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
    “2. Ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya,
    3. Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya; aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri,”
    “12. Borçlunun haline münasip evi,”
    “13. Öğrenci bursları.”
    Eski yada yeni dosya fark etmeksizin yapalıcak haciz işlemi yeni yasa doğrultusunda olacakdır.
    SORU: GEÇİCİ 10. MADDENİN ANLAMI NEDİR?
    CEVAP:
    Her takip, takip talebinin icra dairesine verilmesiyle başlar, ödeme veya icra emrinin tanzimi, tebliği, haciz, satış, paraların paylaştırılması gibi “takip işlemleri” ile devam eder. Takip talebi ile başlayan icra takibi ya alacaklının tatmini ile yahut da kısmi veya tam aciz vesikası ile sona erer. Arada yapılan muamelelerin her biri bağımsız takip işlemleridir.Bu da GEÇİCİ MADDE 10 belirtilmişdir. “GEÇİCİ 10.MADDE – Bu Kanunun ilgili hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten önce başlatılan takip işlemleri hakkında, değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edilir.”
    1- Yeni yasal düzenlemede, yasadan önce konulan haciz işlemlerini kapsamadığı öngörülmüş yani yasadan sonra yapapılacak hacizlerde yeni yasa uygulanacakdır.
    2- Yasada yaşamın idamesi için gerekli ihtiyaç olan ev eşyası muhafaza altına alınamaz diyor.Yani borçlunun evine işlemlerin tamamlanması için gidilecek ve haciz işlemi yeni yasa doğrultusunda yapılacakdır.Bu durumda icra dosyasının değişiklikten önce açılmış olmasının pek bir önemi olmuyor.
    SORU: İCRA MEMURU HACİZ SIRASINDA KEYFI DAVRANIRMI?
    CEVAP:
    “MADDE 257 – (1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir (Değişik ibare: 6086 – 8.12.2010 / m.1) “menfaat” sağlayan kamu görevlisi, (Değişik ibare: 6086 – 8.12.2010 / m.1) “altı aydan iki yıla kadar” hapis cezası ile cezalandırılır.
    SORU:KAMU GÖREVLİSİ BİR MENFAAT SAĞLAMAMIŞSA CEZASI VARMIDIR?
    CEVAP:
    MADDE 86 – 5237 sayılı Kanunun 250 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    “(1) Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu görevlisi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kamu görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında, kişinin haklı bir işinin gereği gibi, hiç veya en azından vaktinde görülmeyeceği endişesiyle, kendisini mecbur hissederek, kamu görevlisine veya yönlendireceği kişiye menfaat temin etmişolması halinde, icbarın varlığı kabul edilir
    SORU: HACİZ TUTANAĞINA GEREKCE YAZILMALIMI?
    CEVAP:
    İcra memuru keyfı davranamaz hazırlanan tutanak mutlaka gerekceli olmak zorundadır.Yazılan gerekce kanun ıle örtüşmez ise haciz itarıza hızlı sonuç verir.
    SORU: AVUKAT HACİZ ESNASINDA YETKİLİMİDİR?
    CEVAP:
    Evde yapılacak hertürlü haciz işleminde icra memurları sorumlu olacaklardır. Artık Yargıtay 4. Ceza Dairesinin kararı ve İİK’da yapılan yeni düzenlemelerden sonra avukatın haciz mahallin de dileği gibi hareket etmesi imkânsız hale gelmiştir. 4. Ceza Dairesinin kararı gözönünde bulundurulduğunda avukatın haciz mahalline alınmaması artık suç değildir
    SORU: EVDE YOKKEN KAPIYA BIRAKILAN PUSALA NEDİR?
    CEVAP:
    Borçlunun adresine gidilerek kimse o anda evde değilse,kapıya hangi icradan gelindiği,alacaklı bilgisininde belirtildiği pusula bırakılır.Üzerinde “ Bizimle 3 gün içinde irtibata geçiniz,tekrar gelindiğinde avde yoksanız polis eşliğinde çilingir ile kapınızı açıp haciz yapılacakdır” yazar.Daha sonra nezaman gelecekleri kesin değildir.Bazen 1 ay bazen 9 ay sonra.
    SORU: ÜÇÜNCÜ ŞAHSA AİT EŞYALAR MUHAFAZA ALTINA ALINIRMI?
    CEVAP:
    Hayır, MADDE 99- Haczedilen şey, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, bu kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine icra mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verir. Bu süre içinde icra mahkemesine istihkak davası açılmaz ise üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır. Alacaklı tarafından süresinde açılan dava sonuçlanıncaya kadar, haczedilen malın satışı yapılamaz. Haczin, üçüncü kişinin yokluğunda yapılması ve üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulması halinde de bu fıkra hükmü uygulanır.”
    SORU: 6352 SAYILI YASA ÖNCESİ YAPILAN YEDİEMİNLİĞİN ANLAMI NEDİR?
    CEVAP:
    Yasa öncesi eşyalarınızı yediemin olarak kabul etmişseniz.Alacaklı bu eşyalar üzerinde hak sahibi olduğundan eşyaların satışını isteyebilir yada muhafaza altına alabilir.
    Örneğin,02.07.2012 tarihinden önce hacze gelinip ev eşyaları hacizedilip borçluya yedieminbırakılmıssa,.Alacaklı vekili isterse muhafaza yapma hakkına sahipdir. 02.07.2012 tarihinden önce hacze gidilmiş ancak hiç bir ev eşyası haczi yapılmamış yada hiç hacze gidilmemişse, 6352 Sayılı kanunun kabulunden sonra Dosyanız önceki tarıh bile olsa yapılacak işlem yeni olduğundan 6352 sayılı kanun geçerlidir.Kısaca izah edeyim 02.07.2012 tarihinden önce haciz olup yediemin deposuna kaldırılan malların yediminlik ve satış süresi muafaza altına alın tarihden itibari ile 1.yıldır 02.07.2012 önce haczi olmuş borçluya yediemin bırakılmış ama muafaza alınmamış sa yediemin tarihinden itibaren 6.ay içinden gelinip muafaza altına alınır şimdi bunların haricinde zaman aşımı 6.aydır.
    SORU: YEDİEMİN DEPOLARINDAKİ EŞYALAR ZARAR GÖRMÜŞ,KAYBOLMUŞ İSE NASIL YOL İZLENİR?
    CEVAP:
    Yedieminliği Suistimal,Muhafaza görevini kötüye kullanma
    Madde 289.
    (1) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Kişinin bu malın sahibi olması hâlinde, verilecek ceza yarı oranında indirilir.
    (2) Birinci fıkrada tanımlanan suçun konusunu oluşturan eşyayı kovuşturma başlamadan önce geri veren veya bunun mümkün olmaması hâlinde bedelini ödeyen kişi hakkında verilecek cezaların beşte dördü indirilir.
    (3) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan malın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle kaybolmasına veya bozulmasına neden olan kişi, adlî para cezası ile cezalandırılır.
    (4) Bir suça ilişkin soruşturma veya kovuşturma kapsamında elkonulan eşyayı amacı dışında kullanan kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
    TCK 289/1′de “kendisine muhafaza edilmek üzere teslim edilen mahcuz üzerinde teslim amacı dışında bulunmak” suç olarak adledilmiştir. Daha önce yedieminliği suistimal için İİK 336/a maddesi uygulanmakta olup 31.05.2005 tarihinde yürürlükten kaldırılmıştır. İİK 336/a maddesinde de bazı şartlar vardı. Yediemine muhtıra çıkarılması ve 7 gün içinde mahcuzu/ları teslim etmesi , ayrıca teslim masrafları için gerekli avansın yediemine ödenmesi gerekmekteydi. TCK 289/1′de bu söz konusu olmamakla birlikte “teslim amacı dışında tasarrufta bulunmak” suç unsuru teşkil etmekte. Buna göre mahcuz mal yerinde bulunamaz ise suç unsuru oluşmuştur. Bu durumda savcılığa suç duyurusunda bulunulur. Savcılık soruşturma sonucu Sulh Ceza Mahkemesinde kamu davası açar
    SORU: 6352 SAYILI YASA İÇERSİNDE YEDİEMİNDE BULUNAN EŞYALARI ALABİLİRMİYİZ?
    CEVAP:
    GEÇİCİ MADDE 11- Adalet Bakanlığı, 88 inci maddenin beşinci fıkrası gereğince hukuki ve teknik her türlü altyapıyı anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde tamamlar. Lisanslı yediemin depoları faaliyete geçinceye kadar o yerdeki mevcut depo ve garajlarda muhafaza işlemlerine, mevcut yönetmelik ve ücret tarifeleri çerçevesinde devam olunur.Mevcut depo ve garajlarda muhafaza edilen ancak hukuken muhafazasına gerek kalmayan malların, anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde teslim alınması için icra müdürü tarafından ilgilisine resen bildirim yapılır.İlgilisine tebligat yapılamazsa veya verilen süre içinde mal geri alınmazsa, üç ay içinde, 88 inci maddenin altıncı fıkrası hükmü uyarınca satış işlemi yapılır.
    SORU: EMEKLİ AYLIĞI HACZEDİLİRMİ?
    CEVAP:
    5510 sayılı kanunun 93. maddesinde 5754 sayılı kanunla yapılan değişiklik Madde93.”Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez.” hükmü getirilmiştir.
    SORU: VERİLEN TAAHHÜT GEÇERLİLİĞİ NASILDIR?
    CEVAP:
    1.Borç ferilerinin icra haciz tutanağına tek tek yazılması gerekmektedir.
    2.Ödeme tarih ve miktarları açık ve anlaşılır olmalı
    3.Alacaklının veya vekilinin onaylaması ve imzası gerekli
    4.Eğer taahhüt avukat katibi tarafından alınmıssa “ taahhüt muhturası” ilk ödeme tarihinden önce tebli olmalı.
    5.Alacaklıya veya avukata yapılan ödemelerin belgesi icra dosyasına tahsilat bildirimi yapılmalı
    6.İcra dosyasındaki asıl alacak asgeri ücretin üstünde olmalı
    7.Borçlu taahhütü kabul ettiğini elle yamalı ve kabul edyorum diye imzalamalı
    8.Hesaplamalarda,taksitler belirtilirken aradaki faiz hesaplamaları düzgün yapılmalı
    9.Taahhüt tutanağı icra dosyasında ıslak imzalı olmalı
    10.Taksidin ödenmediği günden 90 gün içinde taahhüt cezası açılmış olmalı.
    Taahhütün geçerliliği için bunların net bir şekilde belirtilmesi gerekmektedir.
    SORU: BORCUMDAN DOLAYI HAPİS YATARMIYIM?
    CEVAP:
    Borcundan dolayı kimse hapis cezası ile yargılanamaz.Yalnız borcun ödenmesi için alacaklı vekili ile icra müdürlüğünde verilen taahhütün ihlali sonucunda ceza vardır.(Bazen taaühhüter haciz sırasında evlerdede alınmaktadır.) Taahhüt İhlal Cezası – İİK M. 340.
    alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir. bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez

  130. Umut Ufuk diyor ki:

    Değerli Arkadaşlar,.

    Kanunda diyorki “Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası” ve ”Aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri,” haczedilebilir.Bunların daşında evde kullanılan ihtiyaç olan herhangi bir eşya kanuna uyulmayarak muhafaza altına aldı ıse,süre geçirmeden icra mahkemesine itirazda bulununuz.İcra memuru keyfi davranamaz.Yasa açık ve net.

    HER NE AMAÇLA OLURSA OLSUN,İSTER KULLANIN, ISTER ODANIN BIRINE KULLANILMIYOR DIYE KOYUN. EVİNİZDE ÇİFT EŞYA VARSA HACIZ ISLEMI YAPILIR.

    EVİMDE;1 adet TV,1 adet Buzdolabı,1adet Çamaşır makınası,1adet bulasık makınası,1adet (takım) ebeveyn yatak odası,1adet (takım) çocuk odası,1adet Koltuk takımı,1 adet müzıkseti, ve Halı,kilim vs… BULUNMAKTADIR,HACZEDILIRMI?
    AÇIKLAMA;
    Hayır,Bir borçlunun ve ailesini yasamlarını sürdule bılmesı ıcın gereklı olan ev eşyalarıdır.6352 sayılı kanuna göre ikincisi yoksa muhafaza altına alınamaz.
    EVİMDE;1 adet TV,1 adet Buzdolabı,1adet Çamaşır makınası,1adet bulasık makınası,1adet (takım) ebeveyn yatak odası,1adet (takım) çocuk odası,1adet Koltuk takımı,1 adet müzıkseti, ve Halı,kilim vs… ( 5 ay önce gelinip yediemin bırakmışlardı) BULUNMAKTADIR,HACZEDILIRMI?
    AÇIKLAMA:
    Evet,Daha önce eşyalar yediemin olarak bırakılmış ise bu eşyalar alacaklıya ait olduğu için belirtilen süre içersinde; muhafaza altına alabılır,satabilir.
    EVİMDE; 2 adet TV, 1 adet Buzdolabı,1adet Çamaşır makınası,1adet bulasık makınası,1adet (takım) ebeveyn yatak odası,1adet (takım) çocuk odası,1adet Koltuk takımı,1 adet müzıkseti, ve Halı,kilim vs….( Tv nın bırı buyuk ve salonda dıgerı küçük ve mutfakta ) BULUNMAKTADIR HACZEDILIRMI?
    AÇIKLAMA;
    Evet,6352 sayılı kanuna göre işlem yapılır ve ıkı adet olan esyanın bır tanesı haczedilir.
    EVİMDE; 1 adet TV, 2 adet Buzdolabı, 1adet Çamaşır makınası,1adet bulasık makınası,1adet (takım) ebeveyn yatak odası,1adet (takım) çocuk odası,1adet Koltuk takımı,1 adet müzıkseti, ve Halı,kilim vs…..( Benım dolabım bozukdu komsu küçük buzdolabını ödünç vermişdi,henuz kendısıne verememısdık şuan evimde) BULUNMAKTADIR HACZEDILIRMI?
    AÇIKLAMA:
    Evet, 6352 sayılı kanuna göre işlem yapılır ve evde 2 adet buzdolabı olduğu için bırını muhafaza altına alırlar.Eger bunun gecici geldıgını ve 3. bır sahsa (komsunuza) ait oldugunu fatura ile beyan ederseniz.Muhafaza altına alınmaz ve 99.Maddeye göre işlem yapılır.
    EVİMDE: 1 adet TV,1 adet Buzdolabı,1adet Çamaşır makınası,1adet bulasık makınası,1adet (takım) ebeveyn yatak odası,1adet (takım) çocuk odası,1adet Koltuk takımı,1 adet müzıkseti, ve Halı,kilim vs….( Babamın odasında kendıne ait Tv mevcut ) BULUNMAKTADIR HACZEDILIRMI?
    Hayır, 6352 sayılı kanuna göre işlem yapılır ve evde bulunan 3. şahıslara ait olan eşyalar için 99. madde uygulanır.Evde borçluya ait ve babasına ait Tv bulunmakda yanı 2 adet,fakat ıkıncı TV nın faturası evde yaşayan 3. şahsa ait oldugundan muhafaza altına alınmaz. 99. madde uygulanır

    • MYBAKER diyor ki:

      UMUT ARKADAŞIM MEMUR CİNSSE BENCE HER EVDE 3 VEYA 4 ADET HALI MEVCUTTUR GICIKLIK OLSUN DİYE
      ALABİLİR

      • Umut Ufuk diyor ki:

        Sn.Mybaker,
        Sanırım bu biraz komik olur ayrıca,bu tarz eşya ile yol katetmek mümkün olmadığında uygulamada taraf ve kasıt aranılarak şikayet edılebılır.Ayrıca icra depoları kabul etmez.

  131. celal1toparlakli diyor ki:

    Arkadaşlar.
    İcra ve haciz ile başı derde girmeye başlayanlar mutlaka yeni 6352 sayılı heryerde bulabileceğiniz ilgili maddelerini mutlaka iyi bilmeniz ve hiçbirşeyi imzalamamanız gerekiyor.Unutmayınki kanunları bilmediğinizden dolayı evinizdeki eşyayı alabilmel için her türlü oyunu yapıyorlar ve bilhassa küçük il ve ilçelerde ahbap çavuş ilişkilerini kullanarak avukat icra memuru birlik oluyor ve sizlerin canınızı yakmaya çalışıyorlar.İstisnalar hariç.Bu yüzden kanunu iyi bilirseniz kanun çerçevesindeki maddeler kapsamında evinizden tek bir eşya dahi alamazlae.Alırlarsa şikayetiniz üzerine hapis cezası ile görevi kötüye kullanmaktan dolayı yargılanırlar.Yani kısacası.İcralık kişi mutlaka ilgili kanun maddelerini bilmeli.

  132. aziz diyor ki:

    slm sayın arkadşlar benim sorum olucak haciz kalktı diyorlar ama kalkmamış kurban bayramından bir hafta önce eve geldiler bulaşık makinası televizyon sinama sistemi aldılar gittiler evimde ikinci eşşa yok olmasına rağmen yinede aldılar nasıl oluyor yardımcı olurmusunuz

    • celal1toparlakli diyor ki:

      Sevgili Aziz.Öncelikle geçmiş olsun.Evdeki eşyalar birer tane ise alamazllar.Almışlarsa suç işlemiş olurlar.İtiraz edin.Kim olursa olsun.Evden eşyayı almak isterlerse gidin beni şikayet edin ben eşyalarımı vermiyorum.6352 sayılı kanun çerçevesinde hareket etmek mecburiyetiniz var deyin ve eşyanıza sahip çıkın.Sizler eşyalarınıza sahip çıkamıyorsanız ve kanunları araştırmıyorsanız benim söyleyecek lafım yok.

    • şükran diyor ki:

      aziz kardeşim 5temmuzda çıkan yasadan önce evinizde herhangibir eşya yazılımı yedieminlik,muhafaza işlemi yapıldımı
      eğer böyle bir durum gerçekleşti ise eşyanın mülkiyeti alacaklıya ait olur.
      eğer yasadan önce böyle bir işlem yapılmadı ise yaptkları bu işlemler yasaya aykırılık teşkil eder bu durumda ilgili yerlere müracaat yapınız haklarınızı arayınız.eşyalarınızı talep ediniz.

      • aziz diyor ki:

        öncelikle teşekürederim şükran hanım yasadan sonra geldiler aldılar hatda tekrar geleceğiz diyorlar icra müdürlüğüne gittim bize öyle bir yazı gelmedi herkes yine haciz yapabiliyor dediler hiç birşey yapamassın dediler bilmiyorum nasıl yapacağım keşke param olsa ödesemde kurtulsam ama yok

        • şükran diyor ki:

          aziz bey
          yeni yasa çok açık artık istedikleri gibi hareket edemezler.hiçbirşey yapamazsın derken sizinle hukuki olarak değilde psikolojik savaşıyorlar.bu oyunlara gelmeyin şikayetinizi ilgili yerlere bildirin hakkınızı arayın.hiçbirşey eskisi gibi değil artık.

  133. Umut Ufuk diyor ki:

    sn. Gürbüz,
    Dosyayi teslim aldigi icin dosyada gorulen yasal miktardan islemler devam eder.

  134. vedat diyor ki:

    iyi akşamlar, yardımlarınız için teşekkürler.
    Benim sormak istediğim, benim bankalara olan borcumdan dolayı eşim veya oğlum kendileri adına ev alırlarsa haciz gelirmi.

    • sargoz diyor ki:

      Borç şahsidir. Eşinizin yada çocuğunuzun mal varlığına sizin sağlığınızda haciz gelmez. Ancak sizin vefatınızdan sonra 1 ay içinde reddi miras yapılmaz ise onlar borçtan sorumlu olurlar.

  135. gürbüz güvenç diyor ki:

    umut ufuk bey
    selamlar bi sorum olacak bilgi verirseniz sevinirim..
    2008 senesinde takibe düşen 13.00 tl kredi kartı ödenemediğinden varlık şirketlerine satılmış. cep telefonuma gelen msj da borcunuz 212.oo milyon tl diyor sizlere indirim yaptık 55.00 bin tl ödeyin kapatalım deniyor. yoksa haciz işlemi başlatacağız diyorlar. benim esas sorum şu varlık şirketleri haciz işlemini bankadan satın aldığı dosya bedelinden mi yapmak zorunda yoksa kafalarına göre bi bedel mi yazıp işlem yapıyorlar. şayet böyle bir uygulama yaparsalar icra mahkemisine borca itiraz davası açmamız mı lazım. veya yasa gereği bankanın asıl alacağından icra takibinden mi başlatmak
    zorunda. tşk eder saygılar sunarım.

    • şükran diyor ki:

      sayın gürbüz bey

      sizden varlık şirketinin talep ettiği miktar çok fazla.onlar bankalardan bu boçları satın alırken yüzde 5-10 gibi bir fiata alıyorlar.hesabınızı buna göre yapınız.istenilen rakam indirim adı altında çok fazla bu konu karşılıklı pazarlık usullerine göre yapılır.onlar fiat teklif eder siz ödeyip ödeyemeyeceğinizi belirtirsiniz.mikterı daha çok daha aşağılara çekmelerini söyleyiniz.bu rakamla ödeyemeyeceğinizi belirtin.yani çok sıkı pazarlık yapın açıkcası.asıl istedikleri sizin eşyanız değil nakit talep ederler en çok bunun üzerinde dururlar.eşya kaldırmak onlara birşey kazandırmaz.

  136. 5148519 diyor ki:

    Arkadaşlar küçük bir yardım talebim olacaktı, konu hakkında bilgi sahibi olan arkadaşlar var ise ve yardımcı olur ise sevinirim…

    Taaahhüdü ihlal davam vardı ve dava 2012 yılı ocak mahkumiyet olarak karara bağlandı, ancak aradan geçen bunca zamana rağmen söz konusu davam gerek uyaptan baktığımda, gerekse mahkeme kalemini aradığımda hala “kesinleşmedi” görünüyor….

    Bildiğim kadarı ile taahhüt ihlali davalarında zaman aşımı dava kesinleştikten sonra 2 yıl şeklinde, fakat yukarıda da özetlediğim üzere benim davam 10 aydır kesinleşmedi ve kesinleşeceği de yok gibi… Kesinleşmeyen davalarda herhangi bir zaman aşımı süresi var mıdır ?

    Şimdiden teşekkür ederim…

    • Umut Ufuk diyor ki:

      şikayete mahsusu suçlarda keşinleşme
      oldukdan sonra zaman 2.yıl zaman aşımı başlar al
      acakli vekili pulparasi harc yatirmamis tebli etmemie olabilir

      • 5148519 diyor ki:

        Yanıt için teşekkürler Umut, görüştüğüm mahkeme kalemi de aynı şekilde yanıt vermişti “davacı avukatı’nın tebliğ ettirmesi lazım” şeklinde..

        Sanırım bu tip davalarda ceza kesinleşmeden zaman aşımı kuralı işlemiyor… Hayırlısı

  137. murat diyor ki:

    O zaman Umut Ufuk kardeşim eve icraya şubat ayında geldiler. Benim Eşyalar Yedieminliği 6 ayı doldurduğu için zaman aşımına uğradı..Açıklamandan öğle anlaşılıyor.Bilgi için teşekkürler

  138. Umut Ufuk diyor ki:

    Değerli Arkadaşlar,
    Lütfen dikkat 6352 sayılı kanun öncesi verilen yedieminlik ve açıklamasını aşağıda belirttim.
    Bu kanun sonrası ev eşyalarının haczi mümkün olmadığından (para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya; aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri) kesinlikle yedieminlik kabuletmeyin.Hacze kabil olmayan eşyalarda yedieminlik kabul ederseniz hacze onay vermiş olursunuz. Yediemin olarak birakilan esyalar alacikliya aitdir.Bunedenle alacakli vekili isterse borclunun yedieminligini sonlandirarak muhafaza islemini yetkili yediemin depolarinda devam ettirebilir yada esyalar uzerinde satis isteyebilir.Bu gibi durumda eşyalarınızı yınde kanuna aykırı gelıp muhafaza altına alırlar ıse 7 gün içersinde itirazda bulunun.İcra memuru keyfı davranamaz hazırlanan tutanak mutlaka gerekceli olmak zorundadır.Yazılan gerekce kanun ıle örtüşmez ise haciz itarıza hızlı sonuç verir.
    Yedieminlik, haczi esnasinda evde haczedeger bir esyanin alacakli vekili tarafinda islem yapildiktan sonra muhafazasi icin teslim edilmesidir. Eger borclu isterse bu esyalarin muhafazasini kabul eder.Yediemin olarak birakilan esyalar alacikliya aitdir.Bunedenle alacakli vekili isterse borclunun yedieminligini sonlandirarak muhafaza islemini yetkili yediemin depolarinda devam ettirebilir yada esyalar uzerinde satis isteyebilir.İİK. Madde 95. Alacaklı haczedilen malların muhafaza ve idare ve işletilmesi masraflarını istenildiği takdirde peşin vermeğe mecburdır” şeklindedir.Bu nedenle de icra müdürü muhafaza yani yeddiemin değişikliği ile ilgili bir masraf olacak ise bunu alacaklıdan talep etme hakkı vardır .Ancak uygulamada masraf olmaması ve bazen de borçlu ile uzlaşma kapısını kapatmamak için alacaklının kabul ve muvafakati ile borçlu yeddiemin olarak görevlendirilmektedir. Tabiidirki bu borçlunu da kabulü ile olabilmektedir. Yasal yeddiemin olmayan boçluyu yeddieminliğe zorlayacak yasal dayanak olmadığına göre borçlunun yeddieminlik görev ve sorumluluğundan kurtulmak için yeddieminlik değişikliği isteme hakkına da her zaman sahiptir. Borçlu elinde bulunan mal borçlunun eylemi dışında da zayi olma imkan ve ihtimali olacağı için hem hukuki hem de cezai sorumluğulu olan eddieminlik görevinden kurtulmak istemesi doğal karşılanabilir. Borçlu sadece borcu ödeme anlamında hukuki sorumlulğu var iken; yeddieminlikte ilave olarak bir de cezai sorumluluk vardır.
    Yasa öncesi eşyalarınızı yediemin olarak kabul etmişseniz.Alacaklı bu eşyalar üzerinde hak sahibi olduğundan eşyaların satışını isteyebilir yada muhafaza altına alabilir.
    Örneğin,02.07.2012 tarihinden önce hacze gelinip ev eşyaları hacizedilip borçluya yedieminbırakılmıssa,.Alacaklı vekili isterse muhafaza yapma hakkına sahipdir. 02.07.2012 tarihinden önce hacze gidilmiş ancak hiç bir ev eşyası haczi yapılmamış yada hiç hacze gidilmemişse, 6352 Sayılı kanunun kabulunden sonra Dosyanız önceki tarıh bile olsa yapılacak işlem yeni olduğundan 6352 sayılı kanun geçerlidir.Kısaca izah edeyim 02.07.2012 tarihinden önce haciz olup yediemin deposuna kaldırılan malların yediminlik ve satış süresi muafaza altına alın tarihden itibari ile 1.yıldır 02.07.2012 önce haczi olmuş borçluya yediemin bırakılmış ama muafaza alınmamış sa yediemin tarihinden itibaren 6.ay içinden gelinip muafaza altına alınır şimdi bunların haricinde zaman aşımı 6.aydır.
    HER NE AMAÇLA OLURSA OLSUN,İSTER KULLANIN, ISTER ODANIN BIRINE KULLANILMIYOR DIYE KOYUN. EVİNİZDE ÇİFT EŞYA VARSA HACIZ ISLEMI

    • Nedim Kaya diyor ki:

      Merhaba sayın Umut UFUK.. Yeni çıkan 6352 yasa tarihinden sonra hakkımda gecikmiş kira borçları nedeniyle icra davası açıldı ve 2.11.2012 tarihinde ben evde yokken evime gelindi eşimin tüm itirazlarına rağmen icra memuru Tv ve oğluma ait Bilgisayar ile bunun monitörünü muhafaza yaptı. Eşim tutanağı imzalamamış. Bende 7 gün dolmadan ilgili İcra Mahkemesine ” icra memuru muamelesini şikayet” dilekçesi verdim ve 6352 sayılı kanunun ilgili maddelerini örnek göstererek evde bir ikincisi bulunmayan ve oğlumun ders bilgilerinin olduğu bilgisayar ve monitörünün iadesini istedim. Benden 152 Tl harç aldılar. Sonuç sizce ne çıkar? oğlumun bilgisayarını iade ederlermi? Şimdiden vereceğiniz cevap için çok teşekkür ederim. Saygılarımla.

      • Umut Ufuk diyor ki:

        Sn.Nedim Kaya,
        kirada kaldıgınız evın kıra borçları odenmedıgı için hakkınızda takıp baslatılmıs.Kira sözleşmelrinden dogan hüküm bıraz farklıdır.Borçlar kanunundan bunu takıp edebılırsınız.

        • Umut Ufuk diyor ki:

          Fakat 6352 sayılı kanun geregi itirazda bulunmuşsunuz,artık ıtırazınızın sonucunu bekleyeceksınız.
          İnşallah olumlu sonuç çıkar

  139. Umut Ufuk diyor ki:

    Haciz, borçlunun borcunu ödeyememesi üzerine alacaklının talebiyle borçlunun borca yetecek mal ve hakkına Devlet aracılığıyla el konulmasıdır. Kural olarak tüm malvarlığı ile sorumlu olan borçlunun kendi nezdindeki bütün taşınır, taşınmaz mal ve haklarına haciz konulabilir. Hacizde amaç, haczedilen malların satılarak alacaklının alacağına kavuşmasını sağlamak olduğuna göre, başkasına devri caiz olmayan, bedeli satış masraflarını karşılamayacak veya maddî bir değeri olmayan mal ve hakların haczi caiz değildir. Diğer yandan, alacaklının alacağına kavuşmasını sağlarken, borçlunun ve ailesinin topluma muhtaç hâle düşmemesi, asgari bir yaşam standardını muhafaza etmesi, ekonomik varlığını devam ettirebilmesi gibi sosyal ve kamusal düşüncelerle, borçlunun bazı mal ve haklarının haczedilemeyeceği kabul edilmiştir.Haczi caiz olmayan mallar İcra ve İflâs Kanunu’nun 82. maddesinde 12 bent hâlinde, tahdidi şekilde ve ayrıca bazı özel kanunlarda5 düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler borçlunun tüm malvarlığının haczedilebileceği kuralına istisna olup, kıyas yoluyla genişletilemezler.İcra ve İflâs Kanunu’nun 82. maddesinin 12. bendinde belirtildiği üzere borçlunun hâline münasip evi haczedilemez. Burada, borçlu ve ailesi için asgari bir yaşamı mümkün kılacak evin haczedilememesinin altında yatan düşünce diğer haczedilmezlik hâllerinde olduğu gibi sosyal ve insanî niteliktedir. İnsanların en doğal hakkı olan yaşam hakkını zedelemek pahasına alacaklının şahsî menfaatlerinin gözetilmesi düşünülemez. Bu nedenle,sosyal ve ekonomik durumuna uygun evinin haczedilip, satılması sonucu borçlunun düşeceği olumsuz durum engellenmek istenmiştir8. Ayrıca belirtmek gerekir ki, böyle bir olumsuz durumdan etkilenecek olan sadece borçlunun kendisi değil, o evde yaşayan herkes olacak ve bu nedenle borçlunun borcunu ödememesinin sonuçlarına sadece borçlu değil, onunla birlikte başkaları da katlanmak zorunda kalacaktır.borçluyla birlikte evde yaşamakta menfaati bulunan diğer kimseleri de korumaya hizmet eden ve sosyal amaçlarla kabul edilen borçlunun hâline münasip evinin haczedilmezliği kuralının çok dikkatli yorumlanması gerektiği açıktır.
    Borçluyu korumak amacıyla haciz aşamasından önce yapılan haczedilmezlikten feragahin geçersizliği açıkça hüküm altına alınmışken, borçlunun önceden yaptığı ve haczedilmezlikten feragat iradesini dahi içermeyen birtakım işlemleri sebebiyle haczedilmezlikten feragat edildiği sonucu çıkarılmamalıdır.Zira, evinin satılma riskini göze alan borçlunun, evinin satılıp satılmayacağı kesin olmamakla beraber, önceden yaptığı böyle bir işlemin,sonradan başlatılan bir takipte aleyhine sonuç doğuracağı ihtimalini de göze alması beklenemez. Zaten haczedilmezlikten ancak haciz aşamasında ve hacizden sonra feragat edilebileceği kuralı da borçluyu bu şekilde belirsiz riskler altına sokmamak amacıyla kabul edilmiştir. Türk Medenî Kanunu’nun 881-897. maddeleri arasında düzenlenen ipotek, mevcut ya da ileride doğması muhtemel kişisel bir alacağı güvence altına almak amacıyla, kıymetli evraka bağlanmaksızın, bir taşınmazın değerinden alacaklının alacağını elde etmesine imkân tanıyan sınırlı aynî hak olarak tanımlanabilir15. Medenî Kanun’un 881. maddesinde belirtildiği üzere ipoteğin borçluya ait bir taşınmaz üzerinde kurulması şart olmadığı gibi,borçluya ait bir taşınmaz üzerinde ipotek kurulmasından sonra borçlunun bu taşınmazın mülkiyetini devretmesine de engel yoktur16. Bu nedenle, borçtan şahsî sorumluluğu olan borçlunun mülkiyetinde olmayan bir taşınmaz üzerinde de ipotek kurulmuş olabilir.5582 sayılı Konut Finansmanı Sistemine İlişkin Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Türk Hukuku’na giren ve Sermaye Piyasası Kanunu’nun 38/A maddesinde tanımlanan konut finansmanı sistemi yoluyla kurulan ipotek hakkı ise, klasik ipotek hakkından bazı farklılıklara sahiptir. Bu sistemde, krediyi veren kuruluş tüketicinin seçimi doğrultusunda bir evi satın alıp mülkiyetini tüketiciye geçirmekte, tüketicinin borcunu teminat altına almak amacıyla da ilgili ev üzerinde lehine ipotek hakkı tesis etmektedir17. Konut finansmanının farklılığı sadece borçlunun mülkiyetinde bulunan ve konut finansmanı aracılığıyla edinilen ev üzerinde ipotek tesis edilmesinde ortaya çıkmaktadır. Konut finansmanı yoluyla kurulan ipotek hakkı, alacağın tahsilini kolaylaştırmak amacıyla İcra ve İflâs Kanunu’nda ve tüketicinin korunması amacıyla Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da getirilen istisnai düzenlemeler haricinde Türk Medenî Kanunu’nda düzenlenen ipotek hükümlerine tabi olacaktır

  140. emre diyor ki:

    Herkese merhabalar;

    Ben de yeni 6352 sayılı İİK yasası öncesi mağdurlardan biriyim ve sürekli http://yenicekkanunu.wordpress.com adresini takip ederek sizin bilgileriniz ışığında yaşamaya çalışıyorum.

    Benim sorunun şu 35.000TL lik alacak yüzünden yasa öncesi ev eşyalarım haciz edilip satıldı.
    avukat daha sonra hakaret ve tehdit davası açarak 2 de şahit göstererek mahkeme yaptırdı bugün itibarı ile mahkemeden çıkan karar Temyize açık olarak 1 yıl hapis cezası çıktı ive 7300TL para cezasına cevrildi, birde 600TL memura(avukat bu statüde geçiyormuş) hakaretten ceza verdi toplamda 24 ay taksitle ödemem istendi.
    Fakat ben şuan işsizlik maaşı alıyorum işim yok bunu ödeyecek gücümde yok.
    Acaba ne tür bir temyiz dilekçesi doldurmam gerekir venereye vermem gerekir avukatım olmadığı için 7 gün içinde temyiz dlekçesi vermem gerekirmiş, birde duruşma esnasında hakim bey ceza alırsan ertelemek istermisin diye sorduğunda evet demiştim.yani bu para cezasını ertelemek anlamına mı geliyor benim şimdi ne yapmam gerekli, yardımcı olabilirseniz çok sevinirim çok çarasiz durumdayım.birde Temyiz dilekçesi harcı varmıdır?

    • sargoz diyor ki:

      Emre bey geçmiş olsun. Temyiz harcı yoktur, 7 gün içinde ilgili mahkemeye temyiz dilekçenizi sunmanız gerekir. Dilekçenizde karara itiraz edip dosyanın yargıtayın ilgili ceza dairesi tarafından tekrar incelenmesini ve kararın bozulmasını talep edeceksiniz. Bu arada erteleme hükmün açıklanmasının geri bırakılması anlamına gelir ancak sizin yazdığınız kadarı ile mahkeme böyle bir karar vermemiş.

      • emre diyor ki:

        Sayın sarkoz ilginize çok teşekkürler, evet mahkeme hükmün açıklanmasını geri bırakmadı, Temyiz dilekçemde işsiz olduğum parayı şu an için ödeme imkanımın olmadığını ama ileride ödeyebileceğimide belirtirsem bir nevi karara itirazın aksine suçu kabullenmiş görünürmüyüm? birde temyizden sonuç gelmesi tahminen kaç gün sürer?

        • sargoz diyor ki:

          Hayır , siz verilen ceza kararına usülüne uygun şekilde itiraz edeceksiniz ve itiraz nedenlerinizi sıralayacaksınız. Parayı ödeyip ödeyemediğiniz bu noktada yargıtayı ilgilendirmez. Sonuçta adli para cezaları hapse çevrilir ve hapis yatarak zaten ödersiniz devlete.

          Siz haklı sebpelerinizi sıralayarak dosyayı yargıtaya gönderin. Geri dönüşü 1-1,5 yıl sürebilir.

          • emre diyor ki:

            Sayın sargoz savcılıkta verdiğim ifademi yeterli olmadı yoksa mahkemede kendimi iyi ifade edemedimde mi böyle bir sonuç çıktı anlamadım zira haciz esnasında avukatın darp edildiği yada öldürüldüğünü daha önceki yazışmalardan takip etmiştim Avukatın hacizde görevi olmadığıda yargıtay tarfından bu nedenle onanmıştı.,ev haczim esnasında polis memurlarıda olduğu halde hakaretim olmamasına rağmen sadece avukata telefonda söyledilerim ki.. buradada tehdit veya hakaret söz konusu değildir. üstelik eşyalarım gitmiş eşim boşanmaktan söz etmiş ve işimden çıkarılmışken benim ne durumda olduğum, pisikolojik halim neden hakim tarafından göz önünde bulundurulmamış olabilir? acaba daha ağır bir ceza alabilirmiydimde indirip yapıp 1 yıla düşürdü sizce?

            Avukat tutamadığım için temyiz dilekçesini kendim yazıp versem olurmu? iyi bir temyiz dilekçesinde olması gereken başlıca konular nelerdir?birde mahkemeden karşı tarafın verdiği sikayet dilekçesi, benim savcılıkta verdiğim ifade ve mahkeme tutanaklarını isteyebilrimiyim? Bunlardan fotokopi verebilirlermi?
            Cevaplarınız için şimdiden teşekkürler.

            • sargoz diyor ki:

              Mahkeme kaleminden dosyanizin fotokopisini alip tekrar inceleyebilirsiniz. . Tehdit ve hakaret suclari ile ilgili mevcut yargitay kararlarini nette bulup kendi dosyanizdaki olaylari goz onune alarak bir itiraz dilekcesi hazirlayabilirsiniz. Olay Haciz esnasinda oldu ise avukatin gorevli olmadigi kesin.

            • murat diyor ki:

              Arkadaşlar hepinize şimdiden teşekkür ederim. Benim sorunum Yeni kanun çikmadan önce Evime haciz geldi Eşyaları yazıp gittiler. Onlara bir miktar ödeme yaptıkmiştık. Uzun zamandır sesleri çıkmıyordu. Bugün aradılar.ödeme için şu an size ödeme yapamam dedim süre istedim süre veremeyiz eve hacize geliyoruz dediler Bende artık eşyaları kaldıramazsınız dedim Kanun çikmadan önceki hacizleri kapsamıyor dediler Eve gelip yazılan eşyaları kaldıracağız Deyip Telefonu kapattılar. Arkadaşlar bunlar doğrumu söylüyorlar Yoksa bilöf mü çekiyorlar.Yardıkçı olursanız çok sevinirim.

              • Umut Ufuk diyor ki:

                Sn. Murat,

                6352 sayılı kanun öncesi ve gelinerek yapılan haciz sonrasında esyalar muhafaza altına alınmayıp borçluya yediemin bırakıldı ise.Yeni çıkan kanun sonrası bu eşyalar için tekrardan eve gelinerek yapılan hacizde alacaklı isterse bu eşyaları muhafaza altına alabilir.
                Muhafaza sonrası eğer ister iseniz itirazda bulunabilirsiniz fakat red kararı gelme ihtimalı büyük.

  141. Umut Ufuk diyor ki:

    Kanun’un 112. maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle;
    Uygulamada taşınır malların iş yoğunluğu nedeniyle icra dairelerince satış talebinden sonra bir ay içinde satılamadığı görüldüğü için, yapılan bu deği-şiklikle,“taşınır malların iki ay içinde satılması” öngörülmüştür…
    Kuşkusuz, satışı istenen taşınır malın, satış talebindeniki ay geçtikten sonrasatılmış olması, yapılan satışın geçersizliğine (ve satışın feshinin istenme-sine) neden olmaz

  142. Umut Ufuk diyor ki:

    Kanun’un 110. maddesinde36 yapılan değişiklikle;
    -”İcra müdürü tarafından verilecek karar gereğince gerekli giderin on beş gün içinde depo edilmemesi halinde, haczedilmiş mal üzerindeki haczinkalkacağı”öngörülmüştür.
    Yine yapılan değişiklikle “hacizli malın satılması yönündeki talebin bir de-fa geri alınabileceği” kabul edilmiştir.
    -”Haczedilen resmi sicile kayıtlı malların, icra dairesiyle yapılacak yazış-malar sonucunda haczin kalktığının tespit edilmesi halinde, sicili tutan idare tarafından, haciz şerhinin terkin edileceği ve bu işlemin ilgili icra dairesine bildi-rileceği” maddeye eklenmiştir.
    -”Birinci fıkra gereğince haczin kalkmasına sebebiyet veren alacaklının, o mala yönelik olarak haczin korunması ve muhafazası gibi tüm giderlerden sorumlu olacağı” yapılan değişiklik sonucunda maddeye eklenmiştir

  143. Umut Ufuk diyor ki:

    Kanun’un 106. maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle;
    Hacizden itibaren taşınır mallarda bir yıl olan “satış isteme süresi” altı aya, taşınmaz mallarda iki yıl olan “satış isteme süresi”de bir yıla indirilmiştir.
    Bu suretle icra takibinin daha kısa sürede sonuçlandırılması amaçlanmıştır…

  144. Umut Ufuk diyor ki:

    6352 sayılı Kanun ile İİK’nun 88/2. maddesi “… üçüncü şahsın elinde bulunan taşınır mallar haczedildiğinde, üçüncü şahsın kabulü halinde üçüncü. şahsa yediemin olarak bırakılır”.şeklinde de-ğiştirilmiş, bu değişikliğe paralel olarak, İİK.’nun 99. maddesi de “haczedilen şey borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, bu kişi yedieminliği kabul ettiği taktirde bu mal muhafaza altına alınmaz.” şeklinde değiştirilmiştir.
    -“Haczin, üçüncü kişinin yokluğunda yapılması ve üçüncü kişi lehine istih-kak iddiasında bulunulması halinde de, bu fıkra hükmünün uygulanacağı” maddede ayrıca öngörülmüştür.

  145. Cemil çiçek diyor ki:

    değerli arkadaslarım

    bu gün basıma gelen bir sorunu sizlerle paylasmak istiyorum bilgisi olan degerli arkadaslarımın yardımını rica ediyorum..bu gun 11 sıralarında arandım siemens den arıyoruz aracınızla bizimle haftanın uc gunu calısabılırmısınız dediler daha önce kartalda gold computer magzam vardı ve bu fırmaya mal verıyordum..tanıdık bır firma oldugu için görüşme talebini kabul ettim ve telefonda gökhan beyin dediği saate siemensin önunde orda oldum telefon actım bekleyin arkadas gelcek dedi bekledim ki ben yetkili kişiyle sartları görüşeceğiz diye neyse biri geldi bindi arabaya abi misafirlerimiz varönce onları alalım dedi bnde bir sey konusmadık bir sözlesme felan yapmadık dedim dedi aksam yaparız dönüşde dedi beni biraz kartalda dolastırdı sonra kartal pendi arası br yedemin parkının önunden gecerken polisler durdu ehlıyet ruhsat felan dedi nyse ehliyetı verdim arkadaıs nere gıdıyor nerden gelıyorsunuz dedi bende aynısnı anlattım ama ikna olmadı nyse ruhsatı bulamadım eve tel actıkm flen arabadakı ruhsat yok oldu o kadar aramama ragmen ruhsatı aarabada bulamadım cezayı kestıler arabadan özel esylarımı almak ıstedım bır baktım ruhsat söför kapısının yan cebındeymıs oraya onlarca kez bakmıstım ve hıc bır sey yoktu oraya nasıl geldı anlamadım buyuk ıhtımalle ben polsılerle mucadele ederken ıcerkedkı sıvıl polıs ruhsatı aldı ceza kesınlınce oraya koydu görmemen ımkansız onlarca kez baktım cunku bana korsan taksı muamelesı yaptılar yanıma binen kişide polismiş ama bnim korsan yapmak gibi asla bir nıyetım yoktu ben siemens gıbı bır fırmada kıralık olrak calsısrım dıye gelmiştim bizim gibi insanların iş bulması ımkansız gıbı bır sey..işe giremiyoruz gitigimz iş görüsşmelerinde haciz magduru oldumuzu sölemek zorunda kalıyoruz bazen bu şirketlerin parayla alakalı ıslerı olabılıyor o yuzden en basından doğruyu söluyorum sonradan yuzum kızarmasın dıye bölede olunca herkes bizee vebalı gibi bakıyor..onun için DENİZE DÜŞEN YILANA Sarılır atasözuyle hareket edip telefondaki kişinini yani polisin komplosuna geldım..aracıma 4bınlıra para cezası kesildi arac ıkı ay baglandı.arac ıkı ay ıcınde otoark parası da bın tlyı buluyor bir yıkımdır bıizim için .şimdi sormak istegım sudur..itiraz hakım varmıdır nereye ııtıraz edebilirim zaten calsımıyorum ben bunu naısl ödüycem..komploya geldim bunu savcıya anlatsam ıkna edıcı olurmu lütfen yol gösterin degerlı arkadaslarım..cok yazmasamda takipcinizim bende magdurum hacız magduru..cevplar için tsk ediyorum ve bu yolda ALLAH yardımcımız olsun temenısıyle hepınıze sevgıler sunuyorum..

    • Umut Ufuk diyor ki:

      Sn. Cemil
      Yapilan bir yanlislik varsa bu konuyla ilgili il idari mahkemelerine bas vurulmakda.Yeni korsan yasasindaki tanimlar herkeze dokunmaktadir,aracinizda sizden baskasinin olmasi,ozel soforlu kiralik arac kullananlar, kiralik araclar , sirket araclarina kadar etkilenmektedir.yasa 3 haziranda yururluge girdi 2918 sayili kanuna ek maddeler getirildi.arac sahibine, sofore ve firmaya ceza kesildigi gibi,arac 60 gun baglanmaktadir.bir haberde soyle yaziyordu ” hava alanindan bir arkadasini almaya gidene polis kontrolu yapilmis”.Elinizde bunu isbatlayan delil ve sayitle idari mahkemeye muracat ediniz.

  146. izleyici diyor ki:

    Bir arkadaşım emekli icra müdüründen bilgi almış. Bu emekli müdür şöyle bir ifade kullanmış.Hiçbir icra dairesi 5.000 tl den daha az işlemler için ev haczine gitmiyor.Yasalarda ben böyle bir maddeye rastlamadım ama buna rağmen böyle bir uygulama olabilir mi

  147. M.Celal TOPARLAKLI diyor ki:

    Sanırım aşağıda sıraladığım maddeler ve bildiriler birçok sorunuza cevap olmuştur.Şunu asla unutmayın.TV mi aldılar,Bulaşık makinamı aldılar diye sızlanmayın.Zira alamazlar.Yani bu kanunun çıktığı günden itibaren bunlardan birer tane olması halinde mümkün deği alamazlar.Zira madde çok açık.
    ”Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya; aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri”
    Bir yere daha dikkatinizi çekmek istiyorum.Bulaşık makineniz kıymetli bu yüzden aldım veya TV niz kıymetli bu yüzden aldım da diyemez.Zira maddeyi iyi okumanız lazım.
    PARA,KIYMETLİ EVRAK,ALTIN,GÜMÜŞ,DEĞERLİ TAŞ,ANTİKA VEYA SÜS EŞYASI GİBİ KIYMETLİ ŞEYLER.
    Yani ortak kullanılan kıymetli ev eşyası demiyor.Antika ve süs eşyası diyor.Yani GİBİ LAFI İLE SAYDIĞI MADDELERE BENZETME YAPIYOR.
    Bu yüzden kanun çıktıktan sonra evdeki 2 ci eşyaları ırakın muhafazasını yeddiemin olarak kendinize bırakarak haciz vesikasını tutması bile suç oluşturur.Bu yüzden kanun maddelerini iyi inceleyerek karşılarında durun ve sıkıntısı olanlar var ise hemen dava açarak ağır cezada yargılanmalarını sağlayın ve hapis isteminde bulunun.Zira onlar sizin için istiyorlar.

    • ceylan diyor ki:

      selamün aleyküm icra konusunda yeni yasa geldiği bildirildi ama hala avukatlar hapis ile tehtit ediyorlar evde nevarsa alırız ödemesseniz diyorlar peki hapis cezasıda varmı…

      • sükran diyor ki:

        ceylan kardeşim
        avukatların elinde yaptırım gücü olarak taahhüd kaldı.kesinlikle vede kesinlikle taahhüd imzalamayınız.eğer imzalarda ödeyemezseniz işin sonu riskli istenmeyen sonuçlara gider.onların şöyle böyle yaparız ev eşya kaldırırız söylemlerine çok itibar etmeyiniz.çünkü sahaları bu yasa ile daraltıldı.yasaya rağmen eşya kaldırırlarsa anında müraccat ve şikayetinizi yapınız.haklarınızın takipçisi olun lütfen.

  148. M.Celal TOPARLAKLI diyor ki:

    HACİZ MEMURU GELİNCE YAPILACAKLAR.

    1. SADECE İCRA MEMURU EVE ALINACAK VE AVUKAT VEYA YARDIMCISI DIŞARIDA KALACAK.YANİ EVE ALINMAYACAK.

    2. İCRA MEMURU EVDE HACİZE DEĞER EŞYA BULUNAMAMIŞTIR DİYE YAZIP ÇIKINCA KENDİSİNE YEŞEKKÜR EDİLECEK VE HOŞÇAKALIN DENİLECEK.

    3. İCRA MEMURU EVDEN EŞYA KALDIRACAĞIZ DERSE ‘’6352 SAYILI YENİ İCRA YASASI BENİM ŞARTLARIMDAKİ EVDEN EŞYA KALDIRILMASINI YASAKLIYOR’’ DİYE KENDİSİNE CEVAP VERİLECEK.

    4. SİZİN DOSYANIZ KANUNDAN ÖNCEDİR DİYE DİRETİRSE KENDİSİNE ‘’GEÇİCİ 10.MADDEDEN BAHSEDİYORSUNUZ AMA O MADDE PARASAL İŞLEMLERDEN BAHSETMEKTEDİR’’ DEYİP DAHA FAZLA ZORLAMAYIN DİYECEKSİNİZ.

    5. HALA BEN HACİZ YAPARIM VE EŞYAYI KALDIRIRIM DİYORSA’’ BEN EŞYALARI KALDIRMANIZA İZİN VERMİYORUM.BANA ZOR KOŞMAYIN.YASAYA AYKIRI HAREKET ETMEYİN ZİRA DEVLET MEMURUSUNUZ.MEMURİYETİNİZİ KÖTÜYE KULLANMANIZDAN DOLAYI AYRICA HAPİS CEZASI İLE YARGILANIRSINIZ.BEN EŞYAYI VERMİYORUM GİDİN BENİ ŞİKAYET EDİN’’ DİYECEKSİNİZ VE KENDİSİNİ UĞURLAYACAKSINIZ.

    6. BÜTÜN BUNLAR OLUŞURKEN MUTLAKA 6352 SAYILI YASA VE İLGİLİ MADDELERİ ELİNİZ ALTINDA BULUNSUN.

    7. KİM VE NE OLURSA OLSUN İCRA MEMURUNUN TUTANAĞINI HİÇBİRSURETDE İMZALAMAYIN.ŞAYET TUTANAK TUTMUŞ VE SİZE VERMEMİŞSE ERTSİ GÜN GİDİP İLGİLİ İCRA MÜDÜRLÜĞÜNDEN ALABİLİRSİNİZ.

  149. M.Celal TOPARLAKLI diyor ki:

    AŞAĞIDA YAZILI BİLGİLER ADALET BAKANLIĞI KANUNLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN GÖNDERİLMİŞ OLUP SİZLER İLE TEKRAR PAYLAŞMA İHTİYACI HİSSETTİM.DAHA UZUNDU AMA BEN ÖNEMLİ BÖLÜMLERİ KOPYALADIM.BİLGİLERİNİZE.

    GENEL OLARAK BİLMENİZ GEREKEN KONULAR AŞAĞIDA OLUP KOPYALAYIP BİR KENARA KOYUN.BAZI MADDELER VE GEREKÇELERİ ADALET BAKANLIĞI TARAFINDAN YAYINLANMIŞTIR.

    HACZİ CAİZ OLMIYAN MALLAR VE HAKLAR
    MADDE 82 – (Değişik: 538 – 18.2.1965 / m.46) Aşağıdaki şeyler haczolunamaz:
    1. Devlet malları ile mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar,
    2. Borçlunun zatı ve mesleki için lüzumlu elbise ve eşyasiyle borçlu ve ailesine lüzumu olan yatak takımları ve ibadete mahsus kitap ve eşyası, 2. (Değişik: 6352 – 2.7.2012 / m.16) Ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya, 3. Vazgeçilmesi kabil olmıyan mutfak takımı ve pek lüzumlu ev eşyası, 3. (Değişik: 6352 – 2.7.2012 / m.16) Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya; aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri,
    4. Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazi ve çift hayvanları ve nakil vasıtaları ve diğer eklenti ve ziraat aletleri; değilse, sanat ve mesleki için lüzumlu olan
    alât ve edevat ve kitapları ve arabacı, kayıkçı, hamal gibi küçük nakliye erbabının geçimlerini temin eden nakil vasıtaları,
    5. Borçlu ve ailesinin idareleri için lüzumlu ise borçlunun tercih edeceği bir süt veren mandası veya ineği veyahut üç keçi veya koyunu ve bunların üç aylık yem ve yataklıkları,
    6. Borçlunun ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları ve borçlu çiftçi ise gelecek mahsül için lâzım olan tohumluğu,
    7. Borçlu bağ, bahçe veya meyva veya sebze yetiştiricisi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan bağ bahçe ve bu sanat için lüzumlu bulunan alât ve edevat,
    Geçimi hayvan yetiştirmeye münhasır olan borçlunun kendisi ve ailesinin maişetleri için zaruri olan miktarı ve bu hayvanların üç aylık yem ve yataklıkları,
    8. Borçlar Kanunu’nun 510′ uncu maddesi mucibince haczolunmamak üzere tesis edilmiş olan kaydı hayatla iratlar,
    9. Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde mâlûl olanlara bağlanan emeklilik maaşları ile bu hizmetlerden birinin ifası sebebiyle ailelerine bağlanan maaşlar ve ordunun hava ve denizaltı mensuplarına verilen uçuş ve dalış tazminat ve ikram yeleri,
    Askerî mâlûllerle, şehit yetimlerine verilen terfi zammı ve 1485 numaralı kanun hükmüne göre verilen inhisar beyiye hisseleri,
    10. Bir muavenet sandığı veya cemiyeti tarafından hastalık, zaruret ve ölüm gibi hallerde bağlanan maaşlar,
    11. Vücut veya sıhhat üzerine ika edilen zararlar için tazminat olarak mutazarrırın kendisine veya ailesine toptan veya irat şeklinde verilen veya verilmesi lâzım gelen paralar,
    12. Borçlunun haline münasip evi (Ancak evin kıymeti fazla ise bedelinden haline münasip bir yer alınabilecek miktarı borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılır.) 12. (Değişik: 6352 – 2.7.2012 / m.16) Borçlunun haline münasip evi,
    13. (Ek: 6352 – 2.7.2012 / m.16) Öğrenci bursları.
    Medeni Kanunun 807 nci maddesi hükmü saklıdır. 2,3,4,5,7 ve 12 numaralı bendlerdeki istisna, borcun bu eşya bedelinden doğmaması haline münhasırdır.
    (Ek fıkra: 6352 – 2.7.2012 / m.16) Birinci fıkranın (2), (4), (7) ve (12) numaralı bentlerinde sayılan malların kıymetinin fazla olması durumunda, bedelinden haline münasip bir kısmı, ihtiyacını karşılayabilmesi amacıyla borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılır.
    (Ek fıkra: 6352 – 2.7.2012 / m.16) İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabulüne veya reddine karar verir.

    MADDE 8 – (Değişik: 538 – 18.2.1965 / m.4) İcra ve iflâs daireleri yaptıkları muamelelerle kendilerine vâki talep ve beyanlar hakkında bir tutanak yaparlar. Sözlü itirazlar ile talep ve beyanların altları ilgililer ve icra müdürü veya yardımcısı veya kâtibi tarafından imzalanır.
    (Ek fıkra: 6352 – 2.7.2012 / m.2) İcra ve iflas dairelerince verilen kararlar gerekçeli olarak tutanaklara yazılır.
    İlgililer bu tutanakları görebilir ve bunların örneğini alabilir. İcra ve İflâs dairelerinin tutanakları, hilâfı sabit oluncaya kadar muteberdir.

    MADDE 99 – (Değişik: 3890 – 3.7.1940 / m.1) Haczedilen şey borçlunun elinde olmayıpta üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia eden üçüncü bir şahıs nezdinde bulunursa icra müdürü o şahıs aleyhine icra mahkemesine müracaat için alacaklıya yedi gün mühlet verir. Bu mühlet içinde merci hâkimliğine dava ikame edilmezse üçüncü şahsın iddiası kabul edilmiş sayılır. MADDE 99 – (Değişik: 6352 – 2.7.2012 / m.20) Haczedilen şey, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, bu kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine icra mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verir. Bu süre içinde icra mahkemesine istihkak davası açılmaz ise üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır. Alacaklı tarafından süresinde açılan dava sonuçlanıncaya kadar, haczedilen malın satışı yapılamaz. Haczin, üçüncü kişinin yokluğunda yapılması ve üçüncü
    kişi lehine istihkak iddiasında bulunulması halinde de bu fıkra hükmü uygulanır.

    MADDE 86 – 5237 sayılı Kanunun 250 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    “(1) Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu görevlisi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kamu görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında, kişinin haklı bir işinin gereği gibi, hiç veya en azından vaktinde görülmeyeceği endişesiyle, kendisini mecbur hissederek, kamu görevlisine veya yönlendireceği kişiye menfaat temin etmişolması halinde, icbarın varlığı kabul edilir.”

  150. FAHRİ ÇERİ diyor ki:

    M.Celal TOPARLAKLI SAYIN ÜSTADIM VERMİŞ OLDUĞUN BİLGİLER İÇİN TEŞEKKÜRLER. BİZİ NASIL SEVİNDİRDİN BİLEMEZSİN,

  151. excellent diyor ki:

    arkadaşlar iyi günler geçen gün evime icra geldi yatak odasi takimini koltuklari vitrini çocuk odasi takimini falan yazdi eşime yed-iemin yapip gitti tahaddüt istediler vermedim bu hafta eşyalari kaldiracaklarini söylediler bu eşyalari alabilirlermi hepsinden birer tane var bilgi verirseniz çok sevinirimm

    • M.Celal TOPARLAKLI diyor ki:

      ………………………………..İCRA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE
      DOSYA ESAS NO:
      BORÇLU
      (ŞİKAYET EDEN) : …………………………………….
      ……………………. …………………………
      Adres: ……………………………………..
      VEKİLİ : Av. ……………………. ………………. (TC Kimlik No: …………………………)
      Adres: …………………………………………..
      Tel:…………………… Fax:……………………
      ALACAKLI : ………. ………………….. (TC Kimlik No: ……………..)
      Adres: …………………………………….
      KONU : Hacze İtiraz ve Haczin Kaldırılması Talebimizden İbarettir
      DAVA DEĞERİ : …………….. TL
      AÇIKLAMALAR :
      1. Alacaklı tarafından ……..(…). İcra Müdürlüğünün ……./… esas sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine yapılan icra takibi sonucunda …/…/… tarihinde (yokluğunda) evde yapılan haciz esnasında, evde yaşayanların ihtiyacı olan……eşyalar haczedilerek YEDDİEMİN OLARAK EŞİMİN ADINA BIRAKILMIŞTIR.
      2. 6352 sayılı kanunla değişik İcra ve İflas Kanununun 82. maddesinin 3. fıkrasına göre “ aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu olan eşyalar birden fazla değilse haczedilemez.
      Madde aynen şöyledir:
      (Değişik: 6352 – 2.7.2012 / m.16) Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya; aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri, HACZEDİLEMEZ
      Haciz işlemi 6352 sayılı yasanın yürürlük tarihinden sonradır. 6352 sayılı yasanın geçici 10. Maddesine göre kanunun yürürlük tarihinden sonra yapılacak takip işlemleri yeni yasaya tabi olacaktır. Çünkü geçici 10. Madde “takip işlemleri” demektedir. Bunun aksi anayasının eşitlik ilkesine aykırıdır.
      Maddenin değişiklik gerekçesinde “Temel insan hak ve özgürlüklerini teminat altına almak” amaçlanmaktadır. Söz konusu olan temel hak ve özgürlüklerdir. Kişilerin temel hak ve özgürlükleri uluslarası sözleşmelerin ve anayasanın garantisi altındadır ve ertelenmez.
      DELİLLER : Haciz tutanağı ve her türlü delil
      HUKUKİ SEBEPLER : İcra ve İflas Kanunu md. 82/3 ve ilgili mevzuat.
      SONUÇ İSTEM : 6352 sayılı kanunla değişik 2004 sayılı kanunun 82. Maddesine aykırı olarak yapılan haczin kaldırılmasını, yargılama giderlerinin karşı yana yüklenmesini saygı ile dilerim
      İmza

      • excellent diyor ki:

        bu itiraz için mahkemeye harç yatırmak gerekiyormu acaba bu hacizin amacı tahrik aslında çünkü borç yüksek 110000 tl teminat senedi için açılan takip alacağı yok aslında benim teminat senedim vardı iş yerinde bir yere mal verdik firma çekleri ödemedi benden tahsil etmeye çalışıyorlar aslında borcum yok 17 ay sigortamıda ödememiş maaşta vermedi bütün yakıt masraflarını aracın bakımlarını sigortasını kaskosunu hepsinii bana yüklemiş senetlerde tarih yoktu kendi attı karşı taraftan alamadı benden almaya çalışıyor malı ben vermiştim bilgisi dahilinde eşimin babası vefaat etti eşime miras kaldı babasından ondan almaya çalışıyor eşimin mallarına el koyabilirmi acaba…

    • M.Celal TOPARLAKLI diyor ki:

      Yeddiemin olarak imza atıldımı.Atılmış ise 7 gün içinde itiraz dilekçenizi vermelisiniz.Atılmadıysa yine itiraz dikekçenizi hazırlayın ve dediğiniz eşyalar yazılmış ise hepsinden birer takım olduğunu ve 2 leri olmadığı için muhafaza edilemeyeceğini ve bunu yapan memurunda görevi kötüye kullanmasından dolayı davacı olacağınızı bildirin.Bir itiraz dilekçesi size kopyalayacağım.Geçmiş olsun.Problem etmeyin eşyanız birer tane ise hiçbirşey yapamazlar.

      Cevapla

    • sükran diyor ki:

      excellent kardeşim
      yeni yasa çok açık ve net eşyalar tek olduğunu belirtiyorsunuz.taahhüdü hiçbir koşulda vermeyiniz tek yaptırım güçleri bu.eğer eşyanızı yasaya rağmen kaldırırlarsa anında müracaat edip hakkınızı arayınız.

  152. FAHRİçeri diyor ki:

    r

  153. FAHRİçeri diyor ki:

    Umut bey vermiş olduğun Bilgiler için teşekkür, Yannış Avukatlar Eve gelip işlem yapıp imza attırdıkları zaman Yediemin size yapıyoruz Diye hiç bir Bilgi vermemişler, Zaten Annemin okuma yazması yok Eşimde Eşyalar gidecek diye O telaşla neye imza attığını sormamış, Bu yapılan işlem doğrumu,dur sizce soruyorum,Teşekkürler,

  154. M.Celal TOPARLAKLI diyor ki:

    “E-haciz sistemi çok acımasız bir uygulama”
    Mersin Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (SMMMO) Başkanı Dursun Göktaş, e-haciz sisteminin çok acımasız bir uygulama olduğunu belirterek, işyeri sahiplerini mağdur eden bu uygulamanın en son çare olarak düşünülmesi gerektiğini söyledi. 11.11.2012 11:27

    (İHA) – Mersin SMMMO Başkanı Göktaş, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, e-haciz uygulamasını eleştirdi. E-haciz sisteminin hem vergide hem Sosyal Güvenlik Kurumu’nda (SGK) uygulandığını anımsatan Göktaş, bu uygulamayla işyeri sahiplerinin mağdur edildiğini savundu.

    İşyeri sahiplerinin, esnafın borç harç bulduğu parayla çekini, senedini ödemek için bir gün önceden bankadaki hesaba yatırdığı paranın, vergi borcu nedeniyle bir gecede alındığına dikkat çeken Göktaş, “Çekiniz, senediniz var, bankadaki hesaba bir gün önceden borç para bularak yatırdınız. Fakat vergi borcunuz var.

    Vergi idaresi gece uyumuyor, sizin bankadaki hesabınızdan o parayı vergi borcunuza karşılık e-haciz uygulaması yetkisiyle alabiliyor. Dolayısıyla sizin müşteriniz bankaya çekini tahsil etmeye gittiğinde karşılığını bulamıyor. Maliye Bakanlığı, ‘biz bağcıyı öldürmek değil, bağcıyla beraber üzüm yemeyi hedefliyoruz’ diyor. Ben vatandaşları düşünmeye davet ediyorum. Vatandaş yarınki çeki için bankaya para yatırdı, gece yarısı siz e-hacizle bu parayı aldınız, vatandaşın çeki karşılıksız çıktı. Bu durumda da kara listeye giriyor, ne kredi ne çek karnesi alabiliyor. Şimdi bu insan bu kara listeye girdikten sonra hayatını, iş yaşamını nasıl sürdürecek, nasıl para kazanacak, vergisini veya sigortasını nasıl ödeyecek? Bence bağcıyı burada öldürüyorlar” dedi.

    ‘E-haciz uygulaması bence çok acımasız bir olay’ diyen Göktaş, bunun en son çare olarak düşünülmesi gerektiğini vurguladı. İşadamlarının hayatlarını idame ettirmesi, işyerlerinin kapanmaması, kara listeye girmemelerinin sağlanması gerektiğinin altını çizen Göktaş, “Aksi takdirde işveren işini yapamayacak, yapamayınca da vergiyi nasıl ödeyecek? Parası varken yatırmıyorsa ondan alın ama insanlar zar zor borç para bulmuşlar, onunla çekini senedini ödemeye kalkıyor. Siz o parayı alırsanız, o zaman onun iş düzenini yok etmiş oluyorsunuz” diye konuştu.

    E-haciz yoluyla mağdur olan, kara listeye girenlerle çok sık karşılaştıklarını ifade eden Göktaş, vergi idarelerinin yaptığı hataların faturasının da yine vergi mükellefine çıkarıldığını dile getirdi. Yanlış sicil numarası girilerek vergi borcu olduğu gerekçesiyle banka hesabından yüklü miktarda para çekilen şirketlerin, hata anlaşıldığında parasının 1 ay sonra ödendiğini, üstelik faiz de ödenmediğini aktaran Göktaş, böyle bir vergileme ve haciz sisteminin olmaması gerektiğini ifade etti. Vergi ödemenin diyalog içerisinde sağlanması, vergicilikte gönüllülük esasının getirilmesi gerektiğini de kaydeden Göktaş, alınan vergilerle gerçekleştirilen hizmetlerden memnun kalan vatandaşın vergisini ödemeye kendisini zorunlu hissedeceğine dikkat çekti.

    ŞİRKETLERE E-POSTA BİLDİRME ZORUNLULUĞU GETİRİLDİ
    Göktaş, SGK, 3 Ağustos 2012 tarihinde yayınladığı genelgeyle şirketler ve işyeri sahiplerinin, e-posta adresini SGK’ya bildirme zorunluluğu getirdiğini de anımsattı. E-posta adreslerinin 31 Aralık 2012 tarihine kadar bildirilmesi gerektiğini belirten Göktaş, şunları söyledi: “E-devlet uygulamaları yoğun bir şekilde geliştiği için kağıt ortamında tebligatı ortadan kaldırmak, e-posta yoluyla bilgi vermek veya tebligat yapmayı getiriyorlar. Dolayısıyla buraya tebligat yapabilmek için işverenlerden, şirketlerden e-posta adreslerini istiyorlar. Bunu da tüm işverenler bu yılın sonuna kadar SGK’ya bildirmek zorundalar.

    Bu şekilde SGK yapacağı bir tebligatı bu e-posta aracılığıyla takip edecekler. Tabi e-postayı bildirmek yetmiyor, şirket müdürlerinin bu e-postayı da günlük takip etmeleri, gelen postaları kontrol etmeleri ve tedbirlerini almaları lazım. Aksi takdirde SGK’nın bildirdiği bir takım olumsuzluklarla ve ödemelerle karşılaşabilirler, haciz işlemleri yapılabilir.”

  155. FAHRİçeri diyor ki:

    Peki Umut kardeş Anladığım kadarıyla Bize yeni Kanun geçerli olmuyor, Yeni Kanun çıkmadan önceki işlemler aynen devam doğrumu

    • Umut Ufuk diyor ki:

      Sn, Fahriçeri,

      Yeni kanun herkez için geçerli yalnız sız daha önce yedıemınlıkde bulundugunuz için mevcut olan işlem gecıcı 10. maddeye göre eskı hükümden devam etmekde. Yalnız yapılacak olan hertürlü işlem buna hacız,teb,ödeme vs dahil yenı yasa dogrultusunda olacakdır.

  156. FAHRİçeri diyor ki:

    Arkadaşlar umut kardeşime bilgisi için Teşekkür ederim. Ancak Benim öğrenmek istediğim, Yeni çıkan Kanuna göre Eşyalarımı avukat Satabilirmi Eşyalarımı eşim ve Anneme Yediemin yapmış Önceki yorumları Okudum Anladığım kadarıyla Kanun çıkmadan önceki haciz işlerinde Avukat Evde yaşayan bir kişiye Yediemin yaptığı için O eşyaları satabiliyor. Bu konuda Beni Bilgilendirirseniz ,Sevinirim Şimdiden Teşekkür Ederim,

    • Umut Ufuk diyor ki:

      Sn, Fahriceri,
      Asagida acikladigim gibi, eski yasa dosgrultusunda esyalariniza haciz islemi yapilmis ve yediemin olarak size birakmislar.esyalar kanunen alacakliya aitdir. Bu nedenle satisinida isteye bilir,yediemin deposuna goturmek icinde alabilir.

      • M.Celal TOPARLAKLI diyor ki:

        ………………………………..İCRA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE
        DOSYA ESAS NO:
        BORÇLU
        (ŞİKAYET EDEN) : …………………………………….
        ……………………. …………………………
        Adres: ……………………………………..
        VEKİLİ : Av. ……………………. ………………. (TC Kimlik No: …………………………)
        Adres: …………………………………………..
        Tel:…………………… Fax:……………………
        ALACAKLI : ………. ………………….. (TC Kimlik No: ……………..)
        Adres: …………………………………….
        KONU : Hacze İtiraz ve Haczin Kaldırılması Talebimizden İbarettir
        DAVA DEĞERİ : …………….. TL
        AÇIKLAMALAR :
        1. Alacaklı tarafından ……..(…). İcra Müdürlüğünün ……./… esas sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine yapılan icra takibi sonucunda …/…/… tarihinde (yokluğunda) evde yapılan haciz esnasında, evde yaşayanların ihtiyacı olan……eşyalar haczedilerek YEDDİEMİN OLARAK EŞİMİN ADINA BIRAKILMIŞTIR.
        2. 6352 sayılı kanunla değişik İcra ve İflas Kanununun 82. maddesinin 3. fıkrasına göre “ aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu olan eşyalar birden fazla değilse haczedilemez.
        Madde aynen şöyledir:
        (Değişik: 6352 – 2.7.2012 / m.16) Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya; aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri, HACZEDİLEMEZ
        Haciz işlemi 6352 sayılı yasanın yürürlük tarihinden sonradır. 6352 sayılı yasanın geçici 10. Maddesine göre kanunun yürürlük tarihinden sonra yapılacak takip işlemleri yeni yasaya tabi olacaktır. Çünkü geçici 10. Madde “takip işlemleri” demektedir. Bunun aksi anayasının eşitlik ilkesine aykırıdır.
        Maddenin değişiklik gerekçesinde “Temel insan hak ve özgürlüklerini teminat altına almak” amaçlanmaktadır. Söz konusu olan temel hak ve özgürlüklerdir. Kişilerin temel hak ve özgürlükleri uluslarası sözleşmelerin ve anayasanın garantisi altındadır ve ertelenmez.
        DELİLLER : Haciz tutanağı ve her türlü delil
        HUKUKİ SEBEPLER : İcra ve İflas Kanunu md. 82/3 ve ilgili mevzuat.
        SONUÇ İSTEM : 6352 sayılı kanunla değişik 2004 sayılı kanunun 82. Maddesine aykırı olarak yapılan haczin kaldırılmasını, yargılama giderlerinin karşı yana yüklenmesini saygı ile dilerim
        İmza

    • M.Celal TOPARLAKLI diyor ki:

      Yeddiemin olarak imza atıldımı.Atılmış ise 7 gün içinde itiraz dilekçenizi vermelisiniz.Atılmadıysa yine itiraz dikekçenizi hazırlayın ve dediğiniz eşyalar yazılmış ise hepsinden birer takım olduğunu ve 2 leri olmadığı için muhafaza edilemeyeceğini ve bunu yapan memurunda görevi kötüye kullanmasından dolayı davacı olacağınızı bildirin.Bir itiraz dilekçesi size kopyalayacağım.Geçmiş olsun.Problem etmeyin eşyanız birer tane ise hiçbirşey yapamazlar.

  157. Umut Ufuk diyor ki:

    Degerli Arkadaslar,
    Yedieminlik, haczi esnasinda evde haczedeger bir esyanin alacakli vekili tarafinda islem yapildiktan sonra muhafazasi icin teslim edilmesidir. Eger borclu isterse bu esyalarin muhafazasini kabul eder.Yediemin olarak birakilan esyalar alacikliya aitdir.Bunedenle alacakli vekili isterse borclunun yedieminligini sonlandirarak muhafaza islemini yetkili yediemin depolarinda devam ettirebilir yada esyalar uzerinde satis isteyebilir.

  158. Umut Ufuk diyor ki:

    Degerli Arkadaslar,
    Nafakaya ilişkin kararlara uymayanların cezası:
    kanun 2004 İİK.
    Madde 344 – (DEĞİŞİK MADDE RGT: 01.06.2005 RG NO: 25832 KANUN NO: 5358/15) (KOD 3) (KOD 2) (KOD 1)
    Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir.

    Borçlunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması halinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak, tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir

  159. Umut Ufuk diyor ki:

    Degerli Arkdaslar,

    Daha önce herhangi bir suçtan sabıkalı değil ise adli kaydı temiz olur.
    Birincisi özel işlere yahut kurumlara girerken verilen kayıt,ikincisi ise arşiv kaydı sorgulaması;yani kişinin hakkında sicil bakımından arşivde kayıt olup olmadığının sorgulanmasıdır.Sabıka kayıtları kişilere kimlikleri karşılığında verilir.Yani işverenin istediği birinci sıradakı kayıt.
    Zimmet, hırsızlık, trafik kazası gibi mahkumiyetlerde ise kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren 5 yıl geçmesiyle sicil kaydı tamamen silinecek. Sicil kaydının arşivlenmesi hiçbir şartta 30 yılı geçemeyecek ve 30 yılın sonunda kişinin sabıka kaydı otomatik olarak silinir..
    Bu durumda borçlarla ilgili hiçbir dosya sicili etkilemez

  160. fahriceri diyor ki:

    arkadaslar kanun cıkmadan önce 4 bankadan hacize geldiler ve evdeki eşyaları haciz edip eşim ve annemin üzerüne yediemin yapmıslar şimdi eşyaları kaldırabilirlermi ne yapmam gerekir.Simdiden Teşekkürler

    • Umut Ufuk diyor ki:

      sn.Fahriceri,
      Yedieminlik, haczi esnasinda evde haczedeger bir esyanin alacakli vekili tarafinda islem yapildiktan sonra muhafazasi icin teslim edilmesidir. Eger borclu isterse bu esyalarin muhafazasini kabul eder.Yediemin olarak birakilan esyalar alacikliya aitdir.Bunedenle alacakli vekili isterse borclunun yedieminligini sonlandirarak muhafaza islemini yetkili yediemin depolarinda devam ettirebilir yada esyalar uzerinde satis isteyebilir.

  161. Umut Ufuk diyor ki:

    Degerli Arkadaşlar,
    Taahhütü ihlal sucundan, araniyormuyum bilemiyorum,hemen tutuklanirmiyim,ek 10 sure varmis bu nasi, gibi sorulariniza aciklik getirebilmek icen;yakalanan kişiye, savcılıkça 10 günlük süre verilecek ve Açık Ceza İnfaz Kurumuna teslim olması istenecek…10 günlük süre içinde teslim olmayan kişi hakkında yeniden arama kararı çıkartılacak.Yakalanma durumunda tekrar, 10 günlük süre verilip Açık Ceza Kurumuna teslim olması istenecektir.

    ADALET BAKANLIĞININ YANINLAMIŞ OLDUĞU YÖNETMELIKDE:
    Çağrı kağıdı ile tebliğ tarihinden itibaren 10 günlük süre verildikten sonra teslim olan veya çağrı üzerine gelenlere açığa ayırma tutanağı tebliğ edilecek ve yönetmelik uyarınca açık ceza infaz kurumuna teslim olması için 2. bir 10 günlük süre verilecektir. 9/3. madde uyarınca hakkında yakalama emri çıkartılanlara da açık ceza infaz kurumuna teslim olmaları için 10 günlük süre verileceği öngörüldüğünden, bu şahısların yakalanmışken serbest bırakılmaları gerekiyor. Yukarıda yer alan 10 günlük teslim olma süresine uymayan veya açık ceza infaz kurumuna teslim olmayanlar hakkında yakalama emri çıkartılacak,mahkum yakalanmasına müteakip önce kapalı cezaevine alındıktan sonra bu kez 6. madde uyarınca belirlenen prensipler çerçevesinde açığa sevk hakkını kazanacaktır. Bu kabil kimseler ( mücbir sebepler hariç ) süresi içinde teslim olmadığından 5. ve 9. madde uyarınca öngörülen açık ceza infaz kurumuna sevk eedilme
    hakkını kaybedecektir. 6352 Sayılı Kanunun Geçici 3. maddesine göre doğrudan açık ceza infaz kurumuna gönderilmeleri gereken hükümlüler yönetmeliğin 9. maddesinin 3. fıkrası gereği kendilerine yapılan tebliğata uymadıklarında kapalı ceza infaz kurumuna alınacaklardır ki, kanunla açık ceza infaz kurumuna gitmesi gereken gerekenlerin bu hakkı yönetmelikle kısıtlanamaz. Olası böyle durumlarda kapalıya ayrılma işlemlerine itiraz edilmeli ve açığa ayrılma için bir 10 günlük süre daha talep edilmelidir

  162. Umut Ufuk diyor ki:

    Bugünün Acısını Yüreğinde Hisseden Bütün Dostlara
    Günaydın
    Büyük Önder Atatürk’ü özlemle anıyoruz

  163. Umut Ufuk diyor ki:

    MADDE 159 – (1) Dolandırıcılığın, bir hukuki ilişkiye
    dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi halinde,
    şikâyet üzerine, altı aydan bir yıla kadar hapis veya
    adli para cezasına hükmolunur. (SULH CEZA MAHK.) MADDE 150 – (1) Kişinin bir hukuki ilişkiye dayanan
    alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması
    halinde, ancak tehdit veya kasten yaralama suçuna
    ilişkin hükümler uygulanır. MADDE 144 – (1) Hırsızlık suçunun; a) Paydaş veya elbirliği ile malik olunan mal üzerinde, b) Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla, İşlenmesi halinde, şikayet üzerine, fail hakkında iki
    aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına
    hükmolunur. (SULH CEZA MAHK.)

  164. MYBAKER diyor ki:

    slm sizlerden birşey rica ediyorum syn sargoz ve bilgisi olan arkadaşlar var ise yardımcı olurlarsa sevinirim ben kredi kartı borçlarımdan dolayı ikametgah adresim bulunmamakta ama son çıkan yasadan sora eşimin ve benim adres kaydımı yaptırttım eşimin üniversitede okurken kullanmış olduğu öğrenim kredilerini 2006 tarihinden bu yana ödeyemedik ve bu öğrenim kredileri Veraset harçlar vergi dairesine intikal etmiş bize tebligat ve ödeme emri geldi bu borcu eninde sonunda ödeyeceğiz ama şuan mümkün değil bize borç eşime hapis cezası vs gibi bir sıkıntı doğururmu ne yapmamız gerekiyor saygılarımla

    • sargoz diyor ki:

      ödenememiş öğrenim kredileri hapis cezası getirmez, zaman içinde ödemeye çalışın.

      (başka borçlarınız varsa her ne olursa olsun borca taahhüt vermeyin; taahhüdü ihlalde 90 gün disiplin hapsi cezası var)

  165. Umut Ufuk diyor ki:

    Değerli Arkadaşlar,
    Yargıtay kararına DİKKAT edelim

    MUHAFAZA GÖREVİNİ KÖTÜYE KULLANMA-HACİZLİ MALLARIN HACİZ MAHALLİNE GETİRİLMEMESİ TEK BAŞINA SUÇ OLARAK KABUL EDİLEMEZ

    Yargıtay’dan Yedieminleri Rahatlatacak Karar

    Muhafaza görevini kötüye kullanma suçu, fail açısından yapılan sınıflandırmaya göre özgü bir suçtur. Bu suç ancak yasal düzenlemede belirtilen hukuki ve fiili nitelikleri taşıyan kişiler tarafından işlenebilir. Özgü suçların failleri belirli bir yükümlülük altında bulunmaktadır. Bu nedenle özgü suçlar doktrinde yükümlülük suçları olarak da adlandırılmaktadır. 5237 sayılı T.C.Y.’nın 289. maddesinde düzenlenen muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun faili, kendisine rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş malın resmen teslim edildiği kişidir. Hukuk uygulamasında bu kişiler yediemin olarak anılmaktadır. Yedieminin, suçun yapısı ve görevlendirilmesinin dayanağını oluşturan ilgili yasalardan kaynaklanan bazı yükümlülükleri vardır. İcra ve İflas Yasası hükümleri uyarınca yürütülen takipler nedeniyle gerçekleştirilen haciz işlemi sırasında yediemin olarak görevlendirilen kişinin, İ.İ.Y.’nın 88. ve 358. ile halen yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Yasasının 468. maddeleri içeriğinden saptanan yükümlülükleri şunlardır: 1) Kendisine resmen teslim edilen malı/malları saklamak, korumak ve olduğu gibi (aynen) bırakmak. 2) Resmen teslim işlemini gerçekleştiren yetkili organ istediğinde hacizli malı kendisine teslim edilen yerde geri vermek veya hazır etmek. Belirtilen yükümlülükler aynı zamanda T.C.Y.’nın 289. maddesinde öngörülen teslim amacını oluşturmaktadır. Bu açıklamalar karşısında, yediemin sanıktan hacizli malı icra dairesi tarafından belirlenen satış yerine götürmesinin beklenmesi ve satış yerine götürmeme biçimindeki ihmali davranışın teslim amacı dışında bir tasarruf olarak değerlendirilmesi olanaklı değildir.
    İncelenen dosyada yer alan iddianameye göre sanık hakkında icra takibi sırasında haczedilip kendisine yediemin olarak teslim edilen hacizli malları yapılan tebligata karşın satış yerine getirmeyerek muhafaza görevini kötüye kullandığı iddiasıyla kamu davası açıldığı görülmektedir. Dosyada bulunan haciz tutanağı, şartname, satış ilanı, muhtıra ile birinci artırma tutanağına göre hacizli malların yediemine teslim edildiği yer ile icra dairesince satışın yapılmasına karar verilen yer farklıdır. İcra dairesince sanığa muhtıra gönderilerek hacizli malları belirlenen satış yerine getirmesi istenmiştir.
    Yukarıdaki paragrafta belirtilen açıklamaya göre, yediemin sanığın hacizli malları satış yerine götürmemesi, teslim amacı dışında bir tasarruf olarak değerlendirilemeyecektir. Mahkemece, suçun maddi unsurunun oluşmadığı gözetilmeden kurulan mahkumiyet hükmünün, hukuka aykırı olduğu anlaşılmaktadır.
    Yasa yararına bozma isteğinde yer alan diğer bozma nedenine gelince;
    Y.C.G.K.’nun 13.6.2006 tarih ve 2006/151-157 sayılı kararında “……..Öte yandan, yasa yararına bozma kurumu, kesin hükmün otoritesini etkileyen, ileri sürülen hukuka aykırılıkların saptanması ile sınırlı ve bu aykırılıkların savunma hakkını kısıtlama veya kaldırma sonucunu doğurduğu yahut hükmü etkilediğinin belirlenmesi durumunda, hükmün bu nedenlere dayalı olarak bozulmasını gerektiren, olağanüstü yasa yoludur.
    Yargıtay’ın olağan yasa yolu olan temyiz denetimi sırasında yasaya ve yargısal kararlara dayalı olarak gerçekleştirdiği uygulamaların tümünün, yasa yararına bozma kurumunda da geçerli olduğu söylenemez. Dolayısıyla, Yargıtay’ın öğretici ve yol gösterici niteliği gereği temyiz denetimi sırasında uyguladığı “kabule göre bozma” yöntemine, istisnai ve olağanüstü bir yol olan yasa yararına bozma istemi üzerine yapılan incelemede başvurulması sistemin özüne aykırıdır. Özel Daire kararı bu yönüyle de isabetli bulunmamıştır.” denilerek olağanüstü nitelikte bir yasa yolu olan yasa yararına bozmanın kapsamı açıklığa kavuşturulmuştur. Adalet Bakanlığının yasa yararına bozma başvurusunda yer alan (2) numaralı nedenin kabule göre bozmanın konusunu oluşturduğu ve esastan incelenemeyeceği konusunda kuşku bulunmamaktadır.
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamenin (2) numaralı bendinde yer alan düşünce, kabule göre bozma nedeni kapsamında kaldığından, Adalet Bakanlığının bu bentle ilgili yasa yararına bozma isteğinin REDDİNE, ancak suçun maddi unsurunun oluşmadığına ilişkin istek isabetli bulunduğundan, muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık M… G… hakkında, Derinkuyu Sulh Ceza Mahkemesince verilen 26.3.2010 tarih ve 2009/197-2010/52 sayılı kararın, C.Y.Y.’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, hükümdeki hukuka aykırılık, sanığa verilen cezanın kaldırılmasını gerektirmekle, anılan yasa maddesinin 4-d fıkrası gereğince, sanığın, muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan BERAATİNE, 1.6.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

  166. Erhan Zengin diyor ki:

    UMUT BEY MERHABA… GEÇMİŞTE ÇOK YARDIMINIZ DOKUNDU.. ŞİMDİ BİR ARKADAŞIMIN SORUSU VAR. BİR FİKİR BELİRTİRSENİZ SEVİNİRİM.. TAAHHÜDÜ İHLAL DAVASI ÖNCESİ ŞİKAYETTE BULUNULAN TAKSİTLERİ ÖDEMİŞ LAKİN DAVAYA KATILAMAMIŞ. MAHKUMİYET KARARI ÇIKMIŞ OLSA KENDİSİNE TEBLİĞ EDİLİR Mİ YOKSA TEBLİĞ EDİLMEDEN CEZA KESİNLEŞİRMİ… HERSEY İÇİN TEŞEKÜRLER.

    • Umut Ufuk diyor ki:

      Sn.Erhan,
      Öncelikle sıkıntılı günlerinizde yardımcı olabıldımse nemutlu bana.
      Karşıtaraf taahhüt ihlalı ıcın dava acar ve ve arkadısınıza mahkeme kararı gelır.Mahkme sonucu tutuklama kararı çıkarsa.Mahkemeye katılmış olursanız hakım sözlü olarak yüzünüze kararı açıklar ve itiraz süreniz başlar.Eğer mahkemeye katılmaz ısenız kararı tebliğkat yolu ile gönderirler.Bu tebliğkat haciz yapılan eve (adrese) gider.Ve itarazınız varsa süreniz başlar.

    • Bülent Akgun diyor ki:

      UMUT BEY MERHABA, BENİM SORUM EMEKLİ MAAŞIMDAN MUAAFFAKAT VERDİM 500 TL KESİLİYOR ANA BORCUM SABİT DURURMU YOKSA TEKRAR FAİZ İŞLETİRLERMİ ? TEŞEKKÜRLER.

      • Umut Ufuk diyor ki:

        Sn, Bülent,
        Maas hacizlerinde her ay maasın 1/4 kısmı kesıntı olur.Fakat borca faiz devam eder.Siz emekli aylığınızdan kesilmesini istemissiniz. karşılıklı miktarda anlaşmanız varsa faiz uygulamazlar yoksa faiz devam eder.

  167. Umut Ufuk diyor ki:

    Değerli Arkadaşlar,

    ‘Borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya’nın haczedilemeyeceği bu bentte ‘para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, an-tika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya; aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri’ olarak öngörülmüştür.
    Maddenin bu bendinin (İİK. 82/I-3),6352 sayılı Kanun’dan önceki şeklinde “haczi mümkün olmayan eşyalar” maddede “pek lüzumlu ev eşyası” şeklinde tanımlanmış iken, 6352 sayılı Kanun’la yapılan yeni düzenlemede önceki me-tinde yer alan “pek” sözcüğü madde metninden çıkarılarak “pek lüzumlu” olma-yıp, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için sadece “lüzumlu eşya” sayılabilecek eşyaların haciz dışı bırakılması amaçlanmıştır. Bunun sonucu ola-rak daha önce evde bulunan buzdolabı, televizyon, çamaşır makinesi, fırın, elektrik süpürgesi eskiden ‘pek lüzumlu ev eşyası’ sayılmayarak haczedilirken, bundan sonra bu tür eşyalar ‘lüzumlu eşya’ sayılarak haczedilmeyebilecektir…

    -“Borçlunun ‘mesleki eşyası’nın haczedilemeyeceği, bu bentte ‘ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya’ olarak öngörülmüştür. Örneğin; bir doktorun tansiyon ölçme aleti, birkimya gerin mikroskobu, bir ma-rangozun keser ve testeresi, bir bakkalın terazisi, terzinin dikiş makinesi ve ma-kası, avukatın hukuk kitapları ve yazı makinesi, bilgisayarı, tenekecinin havyası vs. meslek için gerekli olan tulum, önlük vb. elbiseler de haczedilemez.
    Bu bentte yani İİK. 82/I-2’de haczedilemeyeceği öngörülen meslek için gerekli olan eşyalar, daha ziyade el becerisine dayalı âletler olup, sermaye değe-ri yüksek olan alet ve edevatı kapsamaz…

    Maddeye ‘son fıkra’ olarak eklenen, “İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabu-lüne veya reddine karar verir” ş e k l i n d e k i yeni hükümle, haczedilmek is-tenen bir malın gerek “İİK’nun 82. maddesi kapsamında kalıp kalmadığını”ve gerekse“haczedilmezlik konusunda diğer hükümler içeren kanunlar uyarınca haczedilip haczedilmeyeceğini” icra memurunun değerlendirebileceği esası ka-bul edilmiştir.

    • ceylan diyor ki:

      selamün aleyküm umut bey sizin yazılarınızı okudum ve inşALLAH banada yardımcı olabilirsiniz benim çok yakınım borcundan dolayı icraya düşmüş fakat icra yerindekiler memurlar ona denilen miktarı ödemediği taktirde hapis cezası geliceğini söylemişler icra olayında hpis cezası varmı…

      • Umut Ufuk diyor ki:

        Sn.Ceylan,
        Haciz ıle ılgılı hapıs cezsı yoktur yalnız taahhüt verirseniz bunu hapıs cezası var

  168. sinan diyor ki:

    Sayın Arkadaşlar, daha önce zaman zaman bende sıkıntılarımdan bahsetim gerek soru, gerekse fikirlerimi beyan etmiş ve sonrasında sitedeki arkadaşlar, karşılığında bir şeyler yazdı. Bunlardan dolayı herkesi çok teşekkür ederim.
    Başımdan geçenleri anlatacağım.

    1-Maaşımda 4 tane maaş haczi var.Maaş haczinde 2. sırayı alan ve kendileri tarafından bilinen büro arayıp, ‘Maaş haczinde 2. sıradayız ama siz bu parayı 3/5 ay içinde ödemesseniz siciliniz bozulur bundan sonra bir daha ömür boyu kredi kullanamassanız’ diyor. Kardeşim ben aptalmıyım ben zaten kara listedeyim ve bütün borçlarım bitecek ve 5 yıl geçecek buna rağmen bankalar yine kredi vermeyebilirler. Sanki kredi kullanmak anayasal bir hak.

    2-Yin bir telefon gelir, siz bu parayı yakın zaman içinde ödemesseniz, hakkınızda suç duyurusunda bulunulur.nedenide sahtecilik.5237 sayılı TCK’da ki sahtecilik suçuyla ne alakası varmış ben bir alaka kuruamadım.Acaba kendi yasalırını mı uygulamaya çalışıyorlar.

    3-Günde 5/6 defa arayıp konuşmalar iyi niyetlide olsa karşı tarafa psikolojik baskıyı kurmak.
    2- Sürekli mesaj gönderirler(Borçu, borcunu eşinden anne bababasından saklıyorsa, olurya telefonu ortalıkta bırakmışssa, mesajıda etrafındakiler görürse borçu bir şekilde ödenir düşüncesiyle.

    4-Kredi kartı alırken ‘size ulaşamadığımız durumlarda ulaşabileceğimiz kişi ve tel nosu ‘ diye bir sutun var. Tabiki k kartı alırken bu evreye geleneceği hesap edilmiyor, diyelim ki akrabanızın yada aile dostunuzun tel nosunu verdiniz diyelim. Sonra bu kişilerde durumunuzdan haberdar oluyorlar.Çünükü aradıkları zaman direk ‘ben x bankasından arıyorum’ diyorlar.

    5-Hem işyerime hem ev adresime bir çok ihtarname çekilmişti.Neden iki yere ihtarname.Zaten iki şekilde de elime ulaşıyor Zaten iadeli taahhütlü.

    6-Bir bir bankada kredili mevduat hesabımdan, kredim var, k kartım var.Bankaya, bakın bunu yapılandıralım ben ödeme yapamayacak durumdayım de

    dim. Cvp ları şu oldu, yapılandırmamız için aksamaların olması gerek, 4 ay aksattım. sonra bana ekstra maliyeti 800 tl civarında oldu. Ne iş bu ya.

    Allahın yardımıyla işşallah borcumuzu, en kısa zamanda öderiz işşallah.

    • Umut Ufuk diyor ki:

      Sn.Sinan,

      Maaş hacziden dıger sıralarda olan alacaklılar ödemın hızlanması için ugrasırlar bu normal.Kimisi arar,kımısı yazı gönderır vs.Sırayı beklemeden tahsılat yapmak isterler.
      Neyin sahtecılıgı,kredıyı alan memnun veren memnundu.yapılan işlemlerde yasa dogrultusunda oldu.Bu nedenle suçduyuru olacak durum yok.
      Aramaları borcun ödenmesi için yapılan aramalar. (bazılarıda pıskolojık baskı kurmak için)
      Mesajda gönderırler,kimisi faizleri düşürdük,kimisi sadece anaparayı ödeyin vs gibi
      Borçluya ulasabılmek ıcın ellerındekı tum telefonları malesef ararlar.
      Kanunlar gereği ihbarname göndermek zorundalar.
      Bankalar borç odenırken yardımcı olmazlar,aksama baslar yardımcı olurlar tabı bazıları yınede yardımcı olmaz.

      Haciz esnasında yaşanacak bir çok olayı yaşamıssınız.Tekrardan geçmişolsun.İnşallah borcunuzu öder kurtulursunuz.

  169. Umut Demirkol diyor ki:

    Ben de böyle bir stede emeği geçen herkese teşekkür ederk sorumu sormak istiyorum. Ticari sıkıntılar sebebi ile bankalarda oluşan kredi borçlarına kefilliğimden dolayı icra dosyalarım mevcut ama calışıyor ve ödemeye devam ediyorum, benim sorum şu kısmetse 6 ay sonra evleneceğim, müstakbel eşim de özel bir bankada çalışıyor, ben evlendikten sonra eşimin maaşına, evlilik öncesi mal varlığına, banka hesabına yada herhangi bir sosyal hakkına benim bu bahsettiğim borçlarımdan dolayı haciz gelme durumu olur mu. Şimdiden teşekkürler

    • Umut Ufuk diyor ki:

      Sn. Umut Demirkol,
      Sizin borçlarınızdan dolayı bir başkası yargılanamaz,hesabına,aylıgına haciz işlemi yapılamaz..Örneğin evlilik öncesi eşınızın aracı mevcut bu haczedilemez.Eşinizin geliri aldığı aylık haczedilemez.Ayrıca konuyla ilgili eşler kanunu inceleyebilirsiniz.

      • Umut Demirkol diyor ki:

        Çok teşekkür ederim, çok sağolun cevabınız için

  170. mutlu diyor ki:

    sayın sargoz uzun süredir siteye girmiyodum inceleyim dedim.eger yanlış anlamadıysam.eşimin yasadan önce benim borcumdan dolayı yediemin olarak bırakılan eşyalardan artık yedieminlikten fergat ettimi anlamına geliyor.eger öyle ise çok mutlu oldum…..

    • sargoz diyor ki:

      Sn.Mutlu,

      Haciz konduğu tarihten (taşınır mallarda) 1 yıl içinde satış istenmez ise haciz düşer, yedieminlikte doğal olarak ortadan kalkar. Ancak haczin düştüğünü (gerekçeli kanun maddesini yazarak) bir dilekçe ile icra dosyasına koymanız gerekir.

  171. Umut Ufuk diyor ki:

    Sn. Sargoz,

    Sitemize gelen bir çok arkadaşa hep birlikde yardım etmekde bilgi aktarılmaktadır.Umarım bilgilerimiz yeterli olmaktadır.
    Şahsım adına bir çok arkadaşlarımız gerekli bilgi sonrası teşekkürlerini sunmaktadır.
    Öncelikse Sevgili Sargoz böyle insanlara faydalı bir site kurduğunuz için ben sizlere teşekkürederim.
    ayrıca yardımlarını ve desteklerını hiç esirgemeyen Şükran Hanıma ve Celal abime teşekkür ederim.
    Asıl teşekkürü sizler hakediyorsunuz.
    Saygılarımla.

    • sükran diyor ki:

      sayın sargoz
      o çok sıkıntılı dönemde çek kanunu ve 3.yargı paketi öncesinde böyle bir bilgi erişim kurdunuz ve insanların birbirine bilgi ve çözüm olarak ulaşmasını sağladınız.yaptığınız bu hizmet gerçekten takdire şayandır.sonuçları itibariylede güzel olmuştur.birbirimize manen desteğimiz birliğimiz herşeyin üstünde birbirimize kenetlendik tek yürek olduk.olmayada devam edeceğiz inşallah.
      bu süreç içinde verdiğiniz doğru bilgi ve katkılarınızdan dolayı şahsınıza ,işinin yoğunluğu arasında kesintisiz bilgi aktarımı yapan umut beye,değerli tecrübelerini bilgisini bizden hiç esirgemeyen celal beye ve siteye bilgi ve tecrübe yönünde katkı veren tüm arkadaşlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum.her zaman hep beraberiz Allahın izniyle.

    • sargoz diyor ki:

      Umut,

      Sitede emeğin büyük, paylaşımların çok faydalı. Çek ve icra iflas kanunundaki düzenlemeler çıkmış olmasına rağmen siteye halen ayda 100.000 e yakın ziyaretçi giriyor ve yazıları, yorumları okuyor. Ayrıca sitemiz bir blog olmasına ve herhangi bir ücret ödememesine rağmen konuyla ilgili birçok Google aramasında ilk 3 sırada çıkıyor. WordPress’tede top bloglar içinde.

      Hiçbir maddi menfaat beklemeden paylaşımda bulunan ve düşenin elinden tutmaya çalışan başta Celal Bey, Şükran Hn., sen olmak üzere bende herkeze teşekkür ediyorum. Değerli paylaşımlarınızın devamını dilerim.

      Not: Bu vesile ile tekrar hatırlatmak isterimki sitemiz tamamen gönüllülerin hizmeti ile devam etmektedir. Sitede ticari amaçlı reklam yapmak halen kesinlikle yasaktır.

  172. Umut Ufuk diyor ki:

    Kanun’un 8. maddesinin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere ek-lenen yeni fıkra6 uyarınca;
    -“İcra ve İflas dairelerince verilen kararların gerekçeli olarak tutanaklara yazılacağı” öngörülmüştür.
    Böylece bugüne kadarki uygulamada görüldüğü üzere, alacaklının, borç-lunun ya da 3. kişilerin icra dosyasına ilişkin talepleri hakkında icra ve iflas dai-relerince, herhangi bir gerekçe belirtilmeden, çok defa kaşe kullanılmak suretiy-le karar verilmesi önlenmek istenerek, etkin bir denetim sağlanması amaçlan-mıştır.
    Gerekçesi bulunmayan kararları anlamada zorlanan taraflar, bu nedenle sık sık kararlara karşı şikâyet yoluna gitmek zorunda kaldıklarından, “kararlara ge-rekçe yazılmak suretiyle”, tarafların şikâyet yoluna daha az başvurmaları amaç-lanarak şikâyete konu kararların icra mahkemesince daha çabuk değerlendirile-rek,şikâyetlerin daha kısa sürede çözüme kavuşması sağlanmak istenmiştir

  173. sinan diyor ki:

    Benimde bir kaç dosyam var. şu an maaşımdan kesiliyor. maaş kesinitisi yapacak yani Sırada bekleyen bankaların avukatları arayıp, ‘ana parayı 24 aya bölelim, taksitlerini falan filan hesaba öde diyorlar.diyelim ki dedikleri gibi 24 ay yatırdım. 24 ay sonra icra dosyasını geri çekecekler mi? yoksa sırası geldiğinde o ödediğiniz para sadece faizi mi diyecekler.Taplu para bulup ödemeyeceğime göre en iyisi sırası geldiğinde ne kesecekse kessin diye düşünüyorum.

    • Umut Ufuk diyor ki:

      Sn. Sinan,
      Eğer size bahsettikleri taahhüt değilse kendilerinden borcu tam olarak belirten taksitleri belirten bir resmi ibra (ıslak olmak şartıyla) yazısı isteyin.Bu yazıya istinaden ödeme yapabilirsiniz.Sonrada dosyanıza işletirsiniz.

  174. Umut Ufuk diyor ki:

    TAAHHÜT İHLAL CEZA DAVASI 90. GÜNLÜK CEZA AÇILMAZSA YARGITAY KARARI İLE BERAAT KARARI

    Yargıtay 16. Hukuk dairesi
    2012/1128 e. 2012/1751 k.
    Dava ve Karar: Ödeme şartını ihlal suçundan sanık H. Ç.’in, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 340. maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Antalya 2. İcra Ceza Mahkemesinin 25.05.2011 tarihli ve 2010/2347 esas, 2011/997 sayılı kararına karşı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itirazın Cumhuriyet Başsavcılığının karara itiraz yetkisi bulunmadığından bahisle reddine ilişkin Antalya 3. icra Ceza Mahkemesinin 23.06.2011 tarihli ve 2011/437 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine, Adalet Bakanlığından verilen 19.10.2011 gün ve 2011/13190/53902 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 23.01.2012 gün ve K.Y.B. 2011/374188 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle dosya incelendi:

    Tebliğnamede; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun şeklindeki 353/2. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun şeklindeki 260/1. maddesi karşısında, İcra Ceza Mahkemesince verilen kararlara karşı Cumhuriyet Savcısının itiraza yetkili olduğu anlaşılmakla, itirazın konusu hakkında esasa ilişkin bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde reddine karar verilmesi isabetsiz olduğundan, anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir. Gereği görüşüldü:

    Antalya 13.İcra Müdürlüğünün 2010/11634 takip sayılı dosyasında, 02.06.2010 tarihli taahhüdün 20.12.2010 tarihli taksidini ödemediğinden bahisle yapılan şikayet üzerine, Antalya 2. İcra Mahkemesinin 25/05/2011 tarihli ve 2010/2347 esas, 2011/997 sayılı kararı ile sanık H. Ç.’in 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsine karar verildiği, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının üç aylık şikayet süresinin geçmesi nedeniyle şikayet hakkının düşürülmesi gerekirken borçlunun tazyik hapsi ile cezalandırılması kararına itirazı üzerine, mercii Antalya 3. İcra Mahkemesinin 23/06/2011 tarihli ve 2011/437 değişik iş sayılı kararı ile karar verildiği görülmüştür.

    Kural olarak İcra Ceza Mahkemesinin kararlarına yerel Cumhuriyet Savcısının itiraz/temyiz yetkisi bulunmakla beraber, şikayetçinin şahsi haklarına ilişkin konularda sanığın aleyhine olarak itiraz/temyiz yetkisi bulunmamaktadır.

    2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun başlıklı 352. maddesinin birinci fıkrasında; , aynı Kanunun başlıklı 353.maddesinin ikinci fıkrasında da; , hükmü ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun başlıklı 260. maddesinin birinci fıkrasında ise; şeklindeki hükümleri ile Cumhuriyet savcısının itirazının şikayetçinin şikayet hakkına yönelik olmayıp sanığın lehine olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, somut olayda; icra ceza mahkemelerince verilen kararlara karşı Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yetkisinin bulunduğundan, itiraz mercii Antalya 3.İcra Mahkemesince itirazın esastan incelenmesi yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi isabetsizdir.

    Sonuç: Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname yerinde görülmekle, Antalya 3. İcra Mahkemesinin 23/06/2011 tarihli ve 2011/437 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 21.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
    fıkrasında ise; şeklindeki hükümleri ile Cumhuriyet savcısının itirazının şikayetçinin şikayet hakkına yönelik olmayıp sanığın lehine olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, somut olayda; icra ceza mahkemelerince verilen kararlara karşı Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yetkisinin bulunduğundan, itiraz mercii Antalya 3.İcra Mahkemesince itirazın esastan incelenmesi yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi isabetsizdir.

    Sonuç: Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname yerinde görülmekle, Antalya 3. İcra Mahkemesinin 23/06/2011 tarihli ve 2011/437 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 21.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

  175. Umut Ufuk diyor ki:

    Değerli Arkadaşlar,
    Madde 110 – (DEĞİŞİK MADDE RGT: 05.07.2012 RG NO: 28344 KANUN NO: 6352/22)
    Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya icra müdürü tarafından verilecek karar gereği gerekli gider onbeş gün içinde depo edilmezse veya talep geri alınıp da kanuni müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar. Hacizli malın satılması yönündeki talep bir defa geri alınabilir.

    Haczedilen resmi sicile kayıtlı malların, icra dairesiyle yapılacak yazışmalar sonucunda haczinin kalktığının tespit edilmesi hâlinde, sicili tutan idare tarafından haciz şerhi terkin edilir ve işlem ilgili icra dairesine bildirilir.

    Birinci fıkra gereğince haczin kalkmasına sebebiyet veren alacaklı o mala yönelik olarak, haczin konulması ve muhafazası gibi tüm giderlerden sorumlu olur.

  176. Umut Ufuk diyor ki:

    Resmî Gazete
    Tarih:2 Eylül 2012
    Sayı : 28399
    Adalet Bakanlığından:
    AÇIK CEZA İNFAZ KURUMLARINA AYRILMA YÖNETMELİĞİ
    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
    Açık Kuruma Gönderme veya Ayırma Kararları
    Doğrudan açık kuruma gönderme kararı
    MADDE 9 – (1) Ağır ceza merkez veya mülhakat Cumhuriyet başsavcılıkları, bağlı bulundukları ağır ceza merkezi yargı çevresinde açık kurum bulunması hâlinde, 5 inci madde kapsamında kalan hükümlülerin doğrudan o yerde bulunan açık kurumlara gönderilmesine karar verir.
    (2) Ağır ceza merkezi yargı çevresinde açık kurum bulunmayan merkez veya mülhakat Cumhuriyet başsavcılıkları ise 5 inci madde kapsamında kalan hükümlülerin Bakanlıkça belirlenen listedeki açık kurumlardan birine gönderilmesine karar verir.
    (3) 5 inci madde kapsamında kalan hükümlülerden;
    a) Teslim olan veya çağrı üzerine gelenlere,
    b) 5275 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince haklarında doğrudan yakalama emri çıkarılanlara,
    c) 2004 sayılı Kanun gereğince tazyik hapsine tabi tutulanlardan haklarında yakalama emri çıkarılanlara, birinci veya ikinci fıkralara göre gönderileceği açık kurum belirlendikten sonra on gün süre verilerek ilgili kuruma teslim olması, aksi takdirde yakalanarak kapalı kuruma alınacağı hususu EK-1’de yer alan fotoğraflı belge ile tebliğ ve ihtar olunur. Bu tebligat ve mahkeme ilâmı, derhâl açık kurumun bağlı bulunduğu Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.
    (4) On günlük süre içinde, EK-1′de yer alan belgedeki ihtarı içeren çağrıya uymayan veya belirlenen açık kuruma teslim olmayan hükümlüler hakkında 5275 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca yakalama emri çıkarılır ve yakalandıklarında kapalı kuruma alınarak haklarında 6 ncı madde hükümlerine göre işlem yapılır.
    (5) Yangın, doğal afet veya hastalık gibi seyahat engeli oluşturabilecek bir sebeple on günlük süre içerisinde açık kuruma teslim olamadığı anlaşılanlar, Cumhuriyet başsavcılığının kararıyla açık kuruma gönderilir.
    Yayınlanan Yönetmenliğe Göre; Çağrı kağıdı ile tebliğ tarihinden itibaren 10 günlük süre verildikten sonra teslim olan veya çağrı üzerine gelenlere açığa ayırma tutanağı tebliğ edilecek ve yönetmelik uyarınca açık ceza infaz kurumuna teslim olması için 2. bir 10 günlük süre verilecektir.
    9/3. madde uyarınca hakkında yakalama emri çıkartılanlara da açık ceza infaz kurumuna teslim olmaları için 10 günlük süre verileceği öngörüldüğünden, bu şahısların yakalanmışken serbest bırakılmaları gerekiyor.
    Yukarıda yer alan 10 günlük teslim olma süresine uymayan veya açık ceza infaz kurumuna teslim olmayanlar hakkında yakalama emri çıkartılacak, mahkum yakalanmasına müteakip önce kapalı cezaevine alındıktan sonra bu kez 6. madde uyarınca belirlenen prensipler çerçevesinde açığa sevk hakkını kazanacaktır.
    Bu kabil kimseler ( mücbir sebepler hariç ) süresi içinde teslim olmadığından 5. ve 9. madde uyarınca öngörülen açık ceza infaz kurumuna sevk eedilme hakkını kaybedecektir.
    6352 Sayılı Kanunun Geçici 3. maddesine göre doğrudan açık ceza infaz kurumuna gönderilmeleri gereken hükümlüler yönetmeliğin 9. maddesinin 3. fıkrası gereği kendilerine yapılan tebliğata uymadıklarında kapalı ceza infaz kurumuna alınacaklardır ki, kanunla açık ceza infaz kurumuna gitmesi gereken gerekenlerin bu hakkı yönetmelikle kısıtlanamaz.
    Olası böyle durumlarda kapalıya ayrılma işlemlerine itiraz edilmeli ve açığa ayrılma için bir 10 günlük süre daha talep edilmelidir..
    Özetle
    Yakalan kişi, savcılıkça 10 günlük süre verilecek ve Açık Ceza İnfaz Kurumuna teslim olması istenecek..
    10 günlük süre içinde teslim olmayan kişi hakkında yeniden arama kararı çıkartılacak
    Yakalanma durumunda tekrar, 10 günlük süre verilip Açık Ceza Kurumuna teslim olması istenecektir.

  177. Umut Ufuk diyor ki:

    Degerli arkadaslar,
    urt dışında ve özellikle Almanya Federal
    Cumhuriyetinde bulunan borçlu kişiler aleyhinde
    haciz kararı vererek, alacağın borçlunun aylığından
    haczen kesilmesini istenememektedir.Bilindiği üzere
    Devletimizle, bir kısım Avrupa devletleri arasında,
    ancak nafaka alacakları gibi sınırlı konularda ilâmların infazına ilişkin sözleşmeler mevcuttur.
    Alacak konusunun nafaka olması halinde ise;
    “nafaka alacaklarının yabancı ülkelerde tahsiline
    ilişkin 17 Nisan 1974 tarih ve 46-3-11831 sayılı
    genelge” uyarınca işlem yapılacaktır.
    Bunun disindaki haciz islemi yasanilan ulkenin sartlari dogrultusunda olur.

    • orkide diyor ki:

      Sayın umut ufuk bey,
      Bende tam bunla ilgili size soracaktım.Şimdi ben almanyada yaşıyorum ve 2 adet tebligat aldığımı yazmıştım.Şuan ödeme gücüm yok.Çünkü rakamlar çok yüksek faizler yüzünden.5 adet açılmış dosyam var. Avukatlarla anlaşamadık bir türlü.Denizbankı kapatmak istiyordum tam anlaştık bana ek hesap diye bir dosya daha çıkarttılar onada çok istediler avukatlık ücretide cabası bende inat ettim diğer ikisinide ödemedim.Şimdi soruma gelecek olursak burada tebligatı teslim aldığıma göre bundan sonraki işlem benim için ne olacak?Haciz gelemez büyük ihtimalle peki hakkımdaki işlemler nasıl devam edecek bilginiz var mı?

      • Umut Ufuk diyor ki:

        Sn.Orkide,
        Tebliğkatta belirtilen rakama itiraz yolunuz bulunmakta.Yapacagınız ıtıraz sonundan ınceleme yapılarak eger karsı taraf haklı cıkarsa mevcut borcunuz artacakdır.Banka borcu oldugu ıcın buyuk ıhtımalle ıtırazınız red olacakdır.Almanyada oturmanız nedenı ıle hakkınızdakı borcun bılgısı (teblıgkat) konsolosluk aracılıgı ıle gonderılır.Bundan sonra yapılacak işlem Almanyadakı yasantınıza degıl Türkiyedekı yasantınız ıcın gecerlı olacakdır.Trkiyede kayıtlı olan,arsa,ev,araba,banka hesabındakı para,varsa hakettıgınız aylık ve 3. kişilerden alacagınız üzerıne olacakdır.Babanızdan yada annenızden kalacak olan mıras dıger kardeslerınızın payı ayrıldıktan sonra sıze olan payına hacız uygulanır.
        Daha once yutdısında yasayan bazı arkadaslar borclarını kapamak ıstedıler ve bankaya ıtıraz ve gereklı ıslemlerın yapılması ıcın (anaparanın ödenmesı) dılekce yazdık gelen olumlu cevapla ödeme yapıldı ve dosya kapandı.Ayrıca taksıt ımkanıda mevcut.

        • orkide diyor ki:

          Türkiyede hiçbirşeyim yok Umut Ufuk bey.Durumum gerçekten kötü olduğu için şuan ödeme yapamıyorum zaten buradada eşimin işi iyi olmadığı için devlet bize yardım ediyor bir miktar.Yani ödememek gibi bir niyetim yok ama şuan ödeyemem elimden geldiğince para biriktirip toplu yatırmak istiyorum.taksitli bu işin sonu yok ben taksit içinde konuştum ödemelerin çoğu faize gidiyor borç öde öde bitmiyor.En mantıklısı toplu para ile kapatmak o zaman indirimde yapıyorlar bildiğim kadarıyla.
          Borcum bankaya olduğu için sanırım boşuna itiraz etme diyorsunuz.O zaman mecburen para biriktirince kapatacağım borcu.Allahım inşallah yardım ederde en kısa zamanda kurtulurum borçlarımdan.

          • orkide diyor ki:

            Buarada Umut Ufuk bey Tebligatta 7 gün içersinde mal beyanında bulunmanız aksi halde İİk.76 m.gereği mal beyanında bulununcaya kadar hapis ile tazyik olunacağınız, hiç mal beyanında bulunmaz veya gerçeğe aykırı beyanda bulunursanız hapis ile cezalandırılacağınız yazıyor.

            Benim bildiğim kadarıyla Mal beyanında bulunma zorunluluğu kalkmıştı hapiste yok artık.Ama bendeki tebligatta neden böyle yazıyor?Mal beyanında bulunmak zorundamıyım şimdi?Türkiye’ye giriş çıkışta bir sorun yaşarmıyım çok korkuyorum..

            • Umut Ufuk diyor ki:

              Sn. Orkide,
              Suan Munich universitesindeyim, siteye fazla giremiyorum.sizin Almanyadan yapmaniz gereken islemleri var Turkiye icinde tabiki sia izin icin Turkiyeye geleceksin. Soru cevaplar olacakdun konunuzla ilgili,varsa facebook adresiniz beni ekleyin soru cevap hizli sekilde olsun, yada arayabilirsiniz.

              • Umut Ufuk diyor ki:

                Sn orkide,

                Motorlu resmın yanındakı Umut Ufuk yazsını tıklarsanız karsınıza sayfa gelecekdir.
                yada umut ufuk olarak artın

                • Umut Ufuk diyor ki:

                  Sn.Orkide,

                  Malbeyanında bulunulmadığı için ceza yok sadece eger karsıtarafın vekılı bulunmanızı ısterse bulununcaya kadar tayzık hapsı var.Bulundugunuz anda bu kalkar.Yalnız yurtdısında oldugunuz için eger boylebır durum olursa Gümrükde görevliler işlem yapmak zorunda kalırlar.Size daha önce yazmısdım bunun için Gelen Teb karsılık yazılıp konsolosluga verılır.Almanyada oldugunuz için prosodur bıraz farklı.

                  • orkide diyor ki:

                    Sayın Umut Ufuk Bey,
                    Size gerçekten ilginiz ve yardımlarınız için çok teşekkür ederim.Sayenizde şu an korkularımdan tedirginliklerimden biraz daha arınmış bulunmaktayım.Çok fazla bilgi sahibi olmanız bana ve burada bulunan bir çok arkadaşa moral oluyor.İyi ki bu sitede varsınız. Herkese yardımcı oluyor, adınız gibi umut veriyorsunuz.Sağlıcakla kalın…

                    • Umut Ufuk diyor ki:

                      Sn. Orkide,

                      Rica ederim.Keşke herkez sizingibi iyi niyetli olsa, ödeme yapabilmek ve borçtan kurtulmak için ugrasmaktasınız..İnşallah sorunsuz bir şekilde dosyalarınız kapanacak.Size telefonda bahsettiğim şekilde işlemleri takip edeceğiz.
                      Tekrar geçmişolsun.

  178. Umut Ufuk diyor ki:

    Değerli Arkadaşlar,
    05 08.2012 tarihinde geçici 10. madde üzerine sayın Bülent Beyle yaptığım tartışmada o zamanlarda kendisine bu maddenin bütün dosyaları kapsadığını söylemişdim.Şuan bu açıklamam, Celal beye bakanlıkdan gelen cevapla kanıtlanmış oldu.
    Aşagıda o tarıhde yapılan tartışmalar mevcut belki bazılarınız hatırlarsınız.
    Av.Bulent diyor ki:
    05/08/2012, 02:23
    Becerikli olsam ben de muhafaza altına alırdım muhafaza talebimiz reddedilince memur muamelesini sikayet ettik sadece ve mahkeme muhafaza yapılabilir diye karar verdi geçici 10.madde ile ilgili. Siz avukatlarıniza bu durumu hatırlatın yeni bir durum çünkü bilebilme imkanları yok çünkü henüz Türkiye geneline yayılmış bir içtihat birliği yok. Sadece benim takip ettigim bir dosyada karşılaştığım durum bu. Muhafaza talepleri reddedilen meslektaşlara icra mahkemesinde memur muamelesini sikayet etmelerini söyleyin tabii takibiniz eski tarihli ise açılması anlamında. Yeni takipler İcin ise lüzumu eşyaların haczi mümkün değildir lüzumsuz eşya olduğunu tutanağa geçirmek ve dava açılırsa kazanmanız halinde avukatlarinizin yine muhafaza yapabileceğini düşünüyorum.

    Umut Ufuk diyor ki:
    Sn. Av Bülent,
    Tekrardan paylaşımınız için teşekkürler,yayınlamış oldugunuz yazıyı okudum karanlıklara ışık olmuşsunuz.Sızı tebrık edıyorum bu kadar ugrasıyı,bukadar emegı,ıkı parca esya ıcın harcamızssınızya.
    Bende sandımkı borclunun vıllası var altın kaplama esyaları var paha bıcılemez koltukları var.bunları alıp hemen borcu kapatacaksınız. gercegı boyle bır borclu olsabıle …………ulaşılmaz.Sızın ugrastıgınız borclunun Olsa olsa ıkı parca esyası vardır aılesının kullandıgı,.satsan satılmaz atsan atılmaz.
    Diyeceksinizki benim işim bu,hayır sizin işiniz alacaklıyı düşünerek yasal takip yapmak.Yolları tıkayarak ıkı parça esyayı haczedıp alacaklıya,yaptım haczımı gersıni o dusunsun demek değil.Alacaklı ne kazandı,hiç……
    Asla size işinizi öğretmiyorum ne haddime.
    Yapılan bir yasa var Bakanımz tarafından açıkca söylenen söz var “Bundan sonra” diye başlıyor.”lüzümlü ev eşyaları haczedilmeyecek” diye devam ediyor.
    Bugun devletımızın bıle esya haczını kaldırdıgı bu donemde, bunu kabullenmeyıp,ılerı degıl gerı gıtmek ıcın caba sarfetmenız ınanılmaz.
    Suna benzıyer arabaya bınmek yerıne at arabasına bınmeyı tercehetmek gıbı bırsey.
    saygılarımla

    Av.Bulent diyor ki:
    Umut bey hani bir avukat olarak yazında sitede genellikle tepki ile karşılaşıyorum ancak sunu bilin çok samimi söylüyorum hic bir avukat muhafaza yapmaktan zevk almaz hatta bizim de işimize gelmez uygulamada da zaten belki 50 tane dosyadan bir tanesinde muhafaza talep ediyorduk bizim sıkıldığımız yanlış bulduğumuz şey borcun odenmesinin tamamen borçlunun insiyatifine ve borçlunun borç ödeme alışkanlığına bırakılmış olması ödemediğinde hic bir yaptırımının kalmamış olmasıdır. Cebir icra dir icra hukukunun adı yani devlet eliyle hakkın yerine getirilmesi bunun sadece haciz boyutu yok cebir icra sayesinde kırayı uzun süredir ödemeyen kiracınızı devletin bu gücü sayesinde tahliye edebiliyoruz ornek olarak. Yani sonuc olarak tabii ki borçlunun hatta Borclu da demek yanlış her insanın onurlu yasam hakkı borcun ödenmesinden değerlidir ancak yeni kanun Borclu lehine iki taraf arasında bir dengesizlik oluşturduğu kanaatindeyim. Yani çok haklısınız muhafaza yapilan cok az dosyada dosya borcu ödeniyor. Ama dosyaların yani kapanan dosyaların büyük bir cogunlugu da borçlunun herhangi bir yaptırılma karsı karşıya kalmayayım diye kapattığı dosyalardir. Zaten biz illa da muhafaza yapalım buzdolabı kaldırmalıyım bu çamaşır makinesi bana çok lazım diye yanıp tutuşan insanlar değiliz. Belki bunun yerine başka bie yaptırım da dusunulebilirdi o da olabilir.

    Umut Ufuk diyor ki:
    Sn. AV.Bülent Bey,
    Paylasımınız ıcın tesekkurler. Ben bir genelleme yaptım,herkez bir değil ne borçlu nede avukat.bır cok yerde neredeyse her yerde yenı yasa uygulanmakta.gecıcı 10. Maddeyı kendı menfaatlerı dogrultusunda yorumlayanlar olacak ve yanlıs uygulama yapacaklardır,busekılede yasaya karsı gelınmıs olacagı gıbı sıkayet dogrultusunda yapılan yanlıslık ıptal edılmektedır.bununla ılgılı orneklerde mevcut.yasa koyucunun amacı eskı dosyalarda yapılan ıslemlerın devamı dıyor,yapılacak her turlu ıslem yenı yasa dogrultusunda yapılacakdır.gereklı takıplerde bakanlıgımızca mutlaka yapılmaktadır.yapılan yanlıslıkların gıderılmesı dogrultusunda gereklı acıklamalar gelecekdır.
    Eskı yasada luzumlu esyalar haczedılemezdı, ozamanlar tabak,tencere,tup ocagı,yatak,yastık,kanepe gıbı esyalar vardı.zaman ılerledıkce cekyatlar geldı koltuk takımları geldı fırınlar,buzdolapları vs. Bunlar luzumlu gorulmedı aslında bulunan donemın ıhtayac esyaları ıdı bazı kısıler kendı menfaatlerı dogrultusunda hareket ederek hacızettıler.gelelım dune kımse koltuk takımını almıyor bırcok esyayı alımıyor cok nadır buz dolabı,tv,camasır makınası haczedılıyordu.yasa öncesi onlarıda alan yokdu .alınsa bıle satıs yapılamıyor depolarda curuyor.yenı yasadakı en onemlı fark artık ınsanların yanlıs uygulamada sıkayet edebıleceklerı yer var ve sonuc alınıyor.ayrıca gunumuzde cogu ınsanda bılınclı.
    Sorarım sımdı,
    Sımdıye kadar hangı esya haczınden borc tahsıl edıldı,
    Hangı esya satısından borcdan dusuldu.depo parasını karsılayamadı
    Taahhutle ıcere gıren kac kısı borcunu odeyebıldı.
    Yenı yasa ınsanların ınsan gıbı yasamasını getırdı.borcların odenmesı ıcın bır cıkar yol oldu.Bırakın artık esyalara tapmayı,Yuva yıkmayı.Artık ulkemız ucuncu dunya ulkesı degil.

  179. Umut Ufuk diyor ki:

    Değerli Arkadaşlar,
    Tebligatın kanuna uygun olarak yapılmış olmasına rağmen hastalık vs. gibi itirazda bulunmanızı engelleyecek zorunlu bir sebep varsa, tebligattan haberdar olduğunuz tarihten itibaren 3 gün içinde icra mahkemesine gecikmiş itirazda bulunabilirsiniz

    • orkide diyor ki:

      Merhaba Umut Ufuk Bey,
      Ben yurtdışında yaşıyorum önceden size yazmıştım.Dün konsolosluktan 2 adet tebligatımı teslim aldım.Şimdi 7 günlük itiraz sürem var biliyorsunuz sizce faizlere itiraz etmelimiyim?Bugün 2.gün sizden acil cevap bekliyorum yanlış birşey yapmak yada zaman kaybetmek istemiyorum.

      • Umut Ufuk diyor ki:

        Sn.Orkide,
        Gelen teb. bankaya olan borcunuzla ilgili icra müdürlüğünce gönderilen teb. burada anaparanız dışında oluşmuş faizlerle bırlıkde tutar yazmaktadır.Buna itiraz hakkınız mevcut.Bu durumda borcu kabul ettiğinizi fakat faizleri kabul etmediğinizi belirten bir itiraz yapmayı düşünüyorsunuz sanırım.

        • orkide diyor ki:

          Evet aynen dediğiniz gibi Faize itiraz etmek istiyorum var mı böyle bir hakkım?yarın 3.gün olacak acele etmem lazım.

      • Umut Ufuk diyor ki:

        Yurtdışında Hangi ülkedesiniz.

        • orkide diyor ki:

          Almanyadayım Umut Ufuk Bey.Ana Paramın zaten gerçekte ne kadar olduğunu bilmiyorum çünkü taksitlerimi ödüyordum ne kadar borcum kaldığını açıkcası net bir rakam olarak bilmiyorum ama dediğiniz gibi en azından faizlerine itiraz etmek istiyorum temerrüt faizi çok yüksek geçen zamanda daha da çok işlenmiş olduğunu söyleyecekler eminim bundan.Bu kadar yüksek faiz ödemek istemiyorum.

          • Umut Ufuk diyor ki:

            Sn. Orkide,
            Yarin Almanyada olacagim, konuyla ilgili gelen teb. Rakamlara bakarak yapmaniz gerekeni bahsederim.iki dosyada ayni bankadanmi.gerekirse bankayla konusuruz. Oraya dilekce yazarak islem yapariz.sizin icin ozel ve burda paylasmak istemiyorsaniz face adresinden ulasabilirsiniz.

            • orkide diyor ki:

              Evet 2 dosyada aynı bankadan.Yapı Kredi bankası.Daha 3 tebligat daha bekliyorum denizbank tan.Rakamları burayamı yazmamı istiyorsunuz?Face adresinizi bilmiyorum.ne yazmam gerekiyorsa yazarım önemli değil herkes bilgi sahibi olur bu sayede..

    • hazar diyor ki:

      bankalara kredı ve kredı kart borçlar zaman aşımı süresı ne kadar,,,,,umut bey

      • sargoz diyor ki:

        Borca kefilseniz 10 yıl. Ana borçlu iseniz zamanaşımı uygulaması yok ancak icra dosyası ile bağlantılı süreler var.

        • hazar diyor ki:

          SARGOZ BEY teşekkürler
          icra dosyası ile bağlantılı süreler var derken anlayamadım,, e-devlet icra dosyalarım yalkıyor gözükmüyor bu gözükmeyen dosyalar kalktımı acaba bılgı verirseniz memnun olurum,,

          • sargoz diyor ki:

            Icra dosyasinin belli donemlerde harc yatirarak yenilenmesi gerekir, yada borcla ilgili olarak haczin istenmesi gerekir; aksi halde dosya duser. ancak dosyanin dusmesi alacaklinin takip hakkini bitirmez. Yeniden borcu teblig ederek takip edebilir. Burada onemli husus takip yetenegini kaybetmis bir dosya uzerinden haciz yapilamayacagidir. Bu durum cogu kez atlanmaktadir.

    • Bülent Akgun diyor ki:

      Ufuk bey,benim sorum haciz borcumdan dolayı emekli maaşımdan muaffakat verdim borcum sabit dururmu 500 tl kesiliyor tekrar faiz işletirlermi ?

  180. Umut Ufuk diyor ki:

    Değerli Arkadaşlar,

    Halen 21.yüzyılda nelerle uğraşmaktayız.Gelişmiş tüm dünya ülkeleri bu haciz konusunu çoktan aşmış durumda iken,ülkemizde bazı kişilerin halen bunu kabullenememiş olması üzücü.Şöyle bir düşünüldüğünde haciz işleminde tüm dünyada yapılan nedir.Alacaklı kendine vekil bulur ve vekil tarafından yasal işlem yapılır ve değerlendirmede tahsilat işleride resmı bırşekilde icra dairesi tarafından yapılır.Evet bu sistem neredeyse tümdünyada böyle.Peki bizde farklı olan ne diyeceksiniz.Hukuk bürolarının tahsilatcılık yapması.Borçluya telefon etmesi,telefonda baskı uygulaması,tehtit etmesi,evine gelip tahsilat için asilesini rencide etmeye çalışması,baskı uygulaması vs. evet maalesef bazı hukuk büroları bu şekilde çalışmakda.Oysaki yasal takibi açtıktan sonra tahsilat görevi yokdur.Peki neden alacaklıyımı çok düşündüğünden yoksa borçluyumu,

    Yıllardır hacze giderek dramlara şahit olmuş avukatlar var.Bakın köylü oğlu negüzel söylemiş.”Ben avukatım ve tahsilatçı değilim. İnsanların ev eşyalarının haczedilmesi (ben de yaptım, bu yanlış olmasını değiştirmez) yanlıştır. Hukuka yasaya ve hatta insanlığa aykırıdır.” diyen Köylüoğlu, para kazanmak için hukuka aykırı düzenlemeler ve uygulamaların talep edilmesinin avukatlara yakışmayacağını savunuyor.

    Ve Avukat Mehmet Ali Devecioğlu, “ev eşyalarının haczedilemeyeceği” kuralının kanunda zaten var olan bir kural olduğunu ancak hiç uygulanmadığını söylüyor. “Bu kuralı şimdiye kadar gereği gibi uygulatabilseydik bugün yeni bir kanunla ev haczinin kaldırılmasını konuşmayacaktık.” diyen Devecioğlu, “Ama sonuçta ev eşyalarının haczi, borçluya baskı uygulamaktan ziyade hanımını ve çocuklarını (ailesini) cezalandırmak sonucunu doğurmaktadır. Bu yanlıştır.” tespitinde bulunuyor.

  181. fedom73 diyor ki:

    Celal bey ve diğer foruma katkısı olan arkadaşlara teşekkür ederim.
    2,3 gün önce bir arkadaşım bankadan kredi almış.İmzaladığı belgelerden biri dikkatini çekmiş.Belgede emekli olmam halinde sigortalar kurumundan alacağım ödemelerden, doğacak borçlarımın kesilmesi için taahhüt veriyorum yazıyormuş.Bildiğim kadarıyla emekli maaşından taahhüt verilse dahi kesinti yapılamıyor.Bunu imzalatmanın mantığı nedir.?konu hakkında bilgi verirseniz sevinirim.

    • Umut Ufuk diyor ki:

      Sn.Fedom73,
      5510 sayılı kanunun 93. maddesinde 5754 sayılı kanunla yapılan değişiklik Madde93.”Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez.” hükmü getirilmiştir

    • sargoz diyor ki:

      Sn.Fedom,

      Yanlış anlamayın ama ben burada farklı bir noktaya dikkatinizi çekmek isterim:

      Krediler ihtiyaç için alınır ve kullanılır. Belirlenen vadelerde ödenerek kapatılır. Normal olan budur ve gerek hukuki gerekse vicdani beklenti bu yöndedir. Kısaca iyi niyet esastır. 2-3 gün önce alınan bir kredinin daha bugünden emekli maaşına tehdit unsuru olup olmadığını tartışmak bence doğru bir yaklaşım değildir.

      Bizim bu sitedeki mücadelemiz hukukun üstünlüğünün üstünlerin hukukuna galip gelmesini sağlayacak paylaşımlarda bulunmaktır. İleriye dönük tedbirsel yaklaşımları doğru bulmuyorum. Esas olan borcu ödemektir.

      • Umut Ufuk diyor ki:

        Sn. Sargoz,

        Eğer gerçekten düşüncesi sizin bahsettiğiniz gibiyse,çok üzücü.Burada iyiniyetimizi su istimal etmiş olmaktadır.Bu sayfadakiler burada kanunlar ve kazanılan haklar için bulunmakda bu hakların kötü amaçlı kullanılması için değil.

        • sargoz diyor ki:

          Sevgili Ufuk,

          Yanlış anlaşılmasın, ben kimsenin düşüncesini kötüniyetli diye eleştirmiyorum, ayrıca kötüniyet vardırda demiyorum, sanırım arkadaşımız sözleşmedeki bir maddeye takılıyor ve soruyor.

          Ben kısaca bu maddeler ilerde can sıkıcı olabilir, kredi geri ödemesinde sıkıntı olma durumu varsa şimdiden geri dönülmesini tavsiye ediyorum.

          • Umut Ufuk diyor ki:

            Sn.Sargoz,
            Tabiki kimse için kötü düşünceli demiyorsunuz ve demiyoruz.Sadece olabilir şeklinde temkinli yaklaşım bu.Bir bakıma ödeme niyeti olmayan kişiler baştan böyle araştırma yapabilir.Yada banka tarafından haksız şartlar öngörülebilir.
            Teşekkürler

            • fedom73 diyor ki:

              Öncelikle kaygılarınızı anlıyorum.Ama benim öyle bir niyetim yok zira hakkımda açılmış icra dosyalarım var,kredi alma şansım yok.Ben sadece arkadaşım daha önce kredi aldığında hiç bu kadar imza atmadığını ve garip karşıladığını söyledi.Hatta sgk’ ya yönelik bir belge imzaladığından ve buna anlam veremediğinden bahsetti.Bende bankaların haklı olarak kendilerini garantiye almaya çalıştıklarından bahsettim ve burada paylaştım.Kesinlikle art niyet yoktur.Bu konu hakkında daha önce haber dahi yapılmıştı.Bankalar yine söylüyorum haklı olarak artık temiz kefil arıyor,emekli maaşı içinde önceden taahhüt istiyor gibi.
              Zaten art niyetli olan bu gibi yardımlaşma sitelerine ihtiyaçları yok,çünkü her şeyi en ince ayrıntısına kadar bizlerden ve avukatlardan iyi biliyorlar.
              Ama yinede bu paylaşımın birilerine olumsuz örnek olacağını düşünüyorsanız bence ilgili mesajları silmenizde fayda var.

              • Umut Ufuk diyor ki:

                Sn.Fedom73,
                Genel anlamdan düşünülmüş birşey, sizde olsanız aynı şekilde mutlaka değerlendirirsiniz.Sonuç olarak hepimiz birbirimize destek ve yardım için buradayız.
                Hergeçen gün bankaların işlemleri değişmekde, artık ımza atmadan herşeyi tek tek okumak gerekir.

  182. M.Celal TOPARLAKLI diyor ki:

    GÜNE GÜZEL BAŞLAYALIM VE TÜRK HUKUK SİTESİNDEN FIKRA GİBİ BİR ALINTI

    Av.anıl
    Dün borçlunun evi olarak görünen yere hacze gittik. Biraz zorda olsa içeri girdik. İcra memuru tutanağa aynen şöyle yazdı. “Yeni yasa gereğince hacze kabil mal bulunamadı”

    Sonra icra memuru ile zaruri eşyalar konusunda biraz konuştuk. Kendisine bilgisayar ya da elektronik eşyalarında zaruri eşyalar olmayacağını söyledim. Ancak icra memuru bilgisayarın bile zaruri eşya olacağını, aynı evde yaşayan insanların ortak kullanımında olan bir eşya olduğunu ve haciz yapılamayacağını söyledi. Bende kendisine size zaruri eşyalarla ilgil bir liste mi gönderildi diye sordum. Öyle bir liste olmadığını kendi yorumları ile bu şekilde yaptıklarını söyledi.

    Yani borçlunun evinde masaj koltuğu olsa, borçlu benim sırt ağrılarım var bu koltuk bana sağlık sebebi ile lazım dese, bu da zaruri eşya sayılacak demekki.

    Benim evimde de kendi hobim için kullandığım telsizlerim var. O zaman bunlar da benim için zaruri eşyadır. Bunları kullanmazsam psikolojim bozuluyor çünkü. Elimde patlayan icra dosyalarını düşündükçe psikolojim bozuluyor vallahi.

    • sargoz diyor ki:

      Bilgisayarın (dünyada kullanmayan varmış gibi) zaruri olup olmadığı tartışılmış. Sonra icra memuru zorunlu olduğu yönünde görüş ve yorum bildirerek görevi gereği kanunu uygulamış.

      Masaj koltuğuda aslında bilgisayarın işlevini görür mantığı ile karşılaştırma yapılmış. (reklamlardaki kısa masaj= kısa mesaj yakınlaşması gibi)

      Bu arada dosyalar telsiz operatörü avukat hanımın elinde patlamış (!) Kendisinin psikolojisi bozulmuş.

      (21 .Yüzyıl Türkiye’si icra iflas hukuku tartışmaları devam ediyor)

  183. Ilknur Ökten diyor ki:

    Bildiğiniz gibi evime haciz yapilmiş ve eşyalarim birkaçi alinmişdi.gerekli şikayetlerler geri aldik.
    Eşyalarımın geri alınması konusunda Umut beye özel yardımlarından ve yanımda yeralmasından dolayı teşekkürederim.Böyle güzelbir siye yardımcı olan arkadaşlara teşekkürlerimi sunuyorum.ozamandan buyana sayfanizi izlemekdeyim.Umut bey,Celala bey sürekli burda ve diger sayfalarda hiç desteklerini çekmeden bikmadan insanlar için birseyler yapmaktalar.dün bazi sitelerde gezinirken Celal beyin ve Umut beyin yazilarina ve cevaplarina rastladim.Birkişinin Umut bey hakkinda yazdiği yazi dikkatimi çekti ve aşağida sizinle paylaşiyorum.gerçekten bende yarimlarindan dolayi Umut beye sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

    Cemil çiçek > İCRA – HUKUK – CEZA
    ufuk kardeşim insanlara olan yardımların ve bitmez
    tükenmez bilmeyen sorulara vermiş oldugun sabırlı
    cevaplar yol göstermeler umutsuz insanlara adın gibi
    UMUT VE UFUK oluyorsun seni yetiştiren aileye
    cevrene ve sana sonsuz minnetlerimi sunarım
    basarıların devamını dilerim..ALLAH YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN..
    Cuma, 12:55 · Gönderiyi Takip Etmeyi Bırak ·

  184. özadanalı diyor ki:

    ARKADAŞLAR,
    BANKALARIN ALDIKLARI KREDİ KARTI AİDATLARI İÇİN K.MARAŞ HAKEM HEYETİ TARAFINDAN10 YILA KADAR ÖDENMESİNE KARAR VERİLMİŞTİR.2 GÜN ÖNCE BİR GAZETEDE OKUDUM.NE DERECE DOĞRU BİLMİYORUM.BÖYLE HABERLER SON ZAMANLARDA SIK SIK YAZILMAYA BAŞLADI AMA BEN HALA İNANAMIYORUM.YASA ÇIKMADIĞI SÜRECE BU BANKALAR 5 KURUŞ ÖDEMEZLER.ŞAYET DOĞRU VE PARA ALAN ARKADAŞLAR VAR İSE LÜTFEN GENİŞ BİR ŞEKİLDE YAZSINLAR BİZLERDE ALMAYA ÇALIŞALIM.ALMAK İÇİN NASIL BİR YOL İZLEMELİYİZ.SAYGILARIMLA

  185. Umut Ufuk diyor ki:

    Değerli Arkadaslar.

    buna dikkat edelim,lütfen dikkatlice okuyalim.Yargitay Hukuk Genel Kurulunun karari ile süresiz şikayet hakkiniz mevcut.

    “icra ve iflas dairelerinin yaptığı işlemin
    kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun
    bulunmamasından dolayı ilgililerin şikayet konusu
    işlemleri öğrenmelerinden itibaren yedi gün
    içerisinde İcra ve İflas Kanununun 16. maddesi
    uyarınca icra mahkemesine müracaat edebilmeleri imkanı dışında Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun
    22/01/2003 tarihli ve Esas:2003/12-17, Karar:
    2003/29 sayılı kararıyla kamu düzenini korumak
    için konulan amir hükme aykırılık durumunda
    süresiz bir şekilde mahkemeye başvurulabileceği
    hükme bağlanmış bulunmaktadır. Netice olarak, icra müdürlüklerince re’sen dikkate
    alınması gereken, ihlali durumunda süreli ya da
    süresiz şikayet yoluna başvurulduğunda yargıya
    intikal edebilecek, icra hakimliğince değerlendirme
    yapılıp karar verilebilecek”

    • okan diyor ki:

      merheba herkese iyi günler kızımın bir bankaya kalan bakiye borcundan dolayı icraya verdiler 2 sene önce avukata ptt ve banka yolu ile para gönderdim 150 tl kaldı onuda gelip ibra alıp ödiyecem veya ibra gönderin ödemeyi yapayım dedim fakat ne gittim nede gönderdi gecen gün varlık şirketi adına avukatlık bürosundan aradılar varlık şirketine devroldu 1500 tl ancak peşin öderseniz 1000 tl dediler bende borcu ödedim az kalan vardı onuda ibra alıp verecektim dedim siz bilirsini,z ödeyin borcunuzu dediler ne yapmalıyım şimdiden teşekkürler

      • okan diyor ki:

        bankaya yaptığım ödemeyi banka borçtan düşmüş avukata verilmemiş

        • Umut Ufuk diyor ki:

          Sn.Okan,
          Resmi görünen borcunuz yani kalan kısmı Varlik şirketlerine gönderilmiş.Varlık şirketi ile anlaşmayı denemek en ıyı çözüm yolu.Elinizdeki dkontları yanı şimdiye kadar ödedıgınız kendılerıne bıldırın ödeme nıyetınız oldugunu sergıler.Sanırım anlaşırsınız

  186. M.Celal TOPARLAKLI diyor ki:

    Aşağıda bir avukat hanımın muhafazaya aldığı eşyalar listesi bizzat kendi ağızından listelenmiş olup itiraz neticesinde sadece 1 ad.tv nin muhafazası 2 tane olduğundan kabul edilmiş ve diğerleri haciz yapılan kişiye iade edilmiştir.Mahkeme kararının suretini kopyalayamamaktayım.İstanbul icra mahkemesinin verdiği bir karardır.Ayrıca masrafların % 50 side avukata aktarılmıştır.
    Herkese sevgilerimle.

    av_yaseminceylan
    ________________________________________
    Olayı somutlaştırabilmek adına haczedilen menkulleri listeliyorum. Ancak yalnızca bu olay bazında değil, genele ilişkin görüşlerinizi de paylaşmanızı isterim.

    1. 1 bulaşık makinası – Kanaatimce lüzumlu değildir. Elde de yıkanabilir.
    2. 1 no-frost buzdolabı – Lüzumlu olduğunu düşünüyorum.
    3. 1 mikrodalga fırın – Lüzumsuz
    4. 1 çamaşır makinası – Çamaşır makinası konusunda emin değilim.
    5. 1 tüplü TV – Kanaatimce TV lüzumlu değildir. Vatandaş bilgilenmek için gazete okuyabilir.
    6. 1 82 ekran LCD TV –
    7. 1 toplama bilgisayar takımı – Evde kullanılan PC’nin lüzumlu olduğunu düşünmüyorum.
    8. 1 klima – Klima konusunda da emin değilim. Evde başka ısıtıcı yoksa pekala lüzumlu olabilir.
    9. 1 oyun konsolu ve 2joystick – Tamamen zevke ilişkin eşyalar.
    10. 2+1 ses sistemi – TV ve bilgisayarın olmadığı yerde lüzumsuz kalacaktır

  187. sükran diyor ki:

    sayın celal bey
    yapmış olduğunuz değerli çalışmanızdan dolayı şahsınıza teşekkür ederim.

  188. ali yalçın diyor ki:

    e atılım die bi şirketle adi sözleşme yaptım sözlü taahhütlerini yerine getirmediler söz uçar yazı kalır mantığıyla bizim yaptığımız sözleşme üzerinden işlem yaparız dediler dolayısıyla bu sözleşmede biz madur bir duruma düştük icra takibine gittiler her ne kadar ii niyetle halletmek istesekte kötü taraflarını çıkararak biz tamamını tahsil ederiz diyorlar öğrenci hakkı olarak bunların bu şekilde icra takip yapma yetkileri varmıdır

  189. M.Celal TOPARLAKLI diyor ki:

    Pratikte icra dosyasında yazılı borçlu adreslerinde uygulanan menkul haczi neticesinde hacze kabil mala rastlanılmadığına ilişkin ikametgahında düzenlenmiş haciz tutanağı;aciz vesikası yerine geçmekte olup borçlunun ikametgah ve doğum yeri tapularından olumsuz dönmüş teskere cevapları, var ise işyerine gönderilmiş maaş haczinin olumsuz oluşu hususlarının dosya içerisinde belgelenmesi halinde aciz vesikası almak mümkün.

  190. M.Celal TOPARLAKLI diyor ki:

    Yasalaşması için TBMM’ye sunulması beklenen 4. Yargı Paketi’nin düşünce ve ifade özgürlüğü başta olmak üzere getirdiği düzenlemeler, şu 13 başlıkta ifade ediliyor:
    1. Yaşam hakkı ihlallerinin önlenmesi,
    2. İşkence ve kötü muamelenin önlenmesi
    3. Özgürlük ve güvenlik hakkı ihlallerinin önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınması
    4. Makul sürede yargılamanın sağlanması
    5. Mahkemeye erişim hakkı önündeki engellerin kaldırılması
    6. Sanık haklarının güçlendirilmesi ve savunmanın etkinliğinin artırılması
    7. Silahların eşitliğinin sağlanması (Savunma ve iddia makamı arasındaki eşitlik)
    8. Yargı kararlarının etkin şekilde icrasının sağlanması
    9. Özel hayatın ve aile hayatının tüm unsurlarıyla korunması
    10. Düşünce ve vicdan özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması
    11. İfade ve basın hürriyetinin geniş manada sağlanması
    12. Mülkiyet hakkını ihlal eden uygulamalara çözüm bulunması
    13. Dernek kurma ve toplanma özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması

  191. Umut Ufuk diyor ki:

    ACIZLIK BELGESI;
    Borcunu ödeyemeyen borçlunun,alacaklının talebi üzerine icra dairesince verilen belgedir.
    BORÇ ÖDEMEDEN ACİZ VESİKASI:
    Madde 143 – Alacaklı alacağının tamamını alamamış
    ve aciz vesikası düzenlenmesi için gerekli şartlar yerine gelmişse, icra dairesi kalan miktar için hemen
    bir aciz vesikası düzenleyip alacaklıya ve bir suretini
    de borçluya verir;bu belgeler hiçbir harç ve vergiye
    tabi değildir.. …
    aciz vesikası,birinci olarak, haczedilen mallar satılır ve alacaklı veya alacaklılara satış sonrası elde edilen bedel paylaştırılır ve bundan sonra alacağını tamamen alamamış olan alacaklıya kesin aciz vesikası düzenlenir (m.143/I). İkinci olarak haciz sırasında borçlunun haczi kabil hiçbir malı bulunmazsa, bu durumu tespit eden haciz tutanağı 143. Maddeye göre kesin aciz vesikası hükmündedir. Bu durumda alacaklıya ayrıca aciz vesikası düzenlenerek verilmez.
    KESİN ACİZ VESİKASININ HÜKÜMLERİ
    a) Elinde aciz vesikası bulunan alacaklı daha sonra borçluya takip yaptığında borçlu borca itiraz ederse, alacaklı aciz vesikasına dayanarak icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını talep edebilir. Çünkü 68. Maddeye göre belge niteliğinde olan bir belgedir. b) Alacaklı aciz vesikasını aldığı tarihten itibaren bir yıl içinde tekrar takip yapmak isterse borçluya yeniden ödeme emri göndertmesine gerek yoktur (m. 143/II). c) Alacaklı elindeki aciz vesikasına dayanarak iptal davası açabilir(m.143,277,b.1). Aciz vesikası iptal davasının özel dava koşuludur. Elinde aciz vesikası olmayan alacaklı iptal davası açamaz. Açarsa dava şartı eksikliğinden iptal davasının reddi gerekir. d) Alacaklıyı zarara sokmak kastıyla mevcudunu eksiltmek (m.331), gerçeğe aykırı beyanda bulunma (m.338) gibi icra ceza hukuku açısından sonuçlar doğurabilmesi için alacaklının elinde aciz vesikası bulunması gerekmektedir. e) Aciz vesikası alacaklıya bir başka alacaklının koydurduğu hacze iştirak imkanı verir. (m.100,1,b.1) f) Her ilde Adalet Bakanlığı tarafından görevlendirilen icra dairesinde aciz vesikası sicili tutulur. Aciz vesikası düzenleyen icra dairesi bir nüshasını da bu sicili tutan icra dairesine gönderir. Bu sicil alenidir. Tüm ilgililer bu sicillere bakarak bilgi edinebilirler.

  192. Adsız diyor ki:

    Acizlik belgesi nedir?Nasıl alınır?Bilen arkadaşlar varsa yardımcı olabilirmi acaba teşekkürler

  193. Umut Ufuk diyor ki:

    E-tebligat ne zaman başlıyor
    6099 sayılı kanunun resmi gazetede 19 Ocak 2011 tarihinde yayınlanmasının ardından e-tebligat olarak bilinen elektronik yolla tebligat kanunun yayım tarihinden bir yıl sonra 19 Ocak 2012 yılı itibariyle başlayacaktır.Bugüne kadar posta idaresi veya memur aracılığıyla yapılan tebligat, elektronik yolla da yapılabilecek. Tebligata elverişli bir elektronik adres vererek, bu adrese tebligat yapılmasını isteyen kişiye, elektronik yolla tebligat yapılabilecek. Sermaye şirketlerine elektronik yolla tebligat yapılması zorunlu kılınıyor. Elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması halinde, diğer usullere göre tebligat yapılacak. Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen üçüncü günün sonunda yapılmış sayılacak.

  194. Umut Ufuk diyor ki:

    İcra Müdürlükleri sorgulama taleplerini red etmeye başladı.
    Bir çok icra müdürlüklerinde asılan duyuru avukatların tepkilerine neden oldu. SGK, Tapu; Trafik vs gibi sorgulamalar için icra müdürlüklerinde talep açan avukatlara “kendilerinin de yapabileceği” bir işlem olacağından ret kararı verilmektedir.
    Birçok icra müdürlüklerinden
    “Avukatların Dikkatine
    Adalet Bakanlığı ile Türkiye Barolar Birliği arasında imzalanan 02.05.2011 tarihli veri erişim, paylaşım ve kullanım esaslarına dair protokol çerçevesinde ve Afyonkarahisar 2. İcra Hukuk Mah.nin 14.02.2012 T ve 2012/63 E, 2012/86 K. sayılı ve Yargıtay 12. H.D.nin 13.09.2012 T. ve 2012/8037-26317 sayılı Onama kararı uyarınca ARAÇ – TAPU – MERNİS – ADRES KAYIT SİSTEMİ – SGK sorgulamaları yapılmamaktadır.” Duyuruları yapılırken icra müdürlükleri bunun Yargıtay tarafından da kabul gördüğünü, buna ilişkin kararı itiraz etmek isteyen avukatlara gösterdikleri belirtildi

  195. Umut Ufuk diyor ki:

    Değerli Arkadaşlar,
    Uzakdogu ülkesindeki zaman farkı nedenı ıle seyahatın haftasonuna denk gelmesınden dolayı gecıcı bır süre iptal edıldı.
    herkeze saygılarımı sunuyorum

  196. Umut Ufuk diyor ki:

    Bankalara milyarlık rekor ceza
    Bankacılık sektöründe bayram öncesi yükselen “rekor ceza geliyor” sesleri, bayram sonrasında daha kuvvetli çıkmaya başladı.
    Üst düzey bankacılar arasında konuşulanlara göre Rekabet Kurumu, bankalarla ilgili ‘rekabet’ soruşturmasında sona yaklaşıyor. 2012 yılı sonlanmadan, en geç 2013’ün ilk çeyreğinde kararın çıkacağı, sayısı 10’u aşan Türkiye’nin önde gelen büyük bankasına milyarlık ceza kesileceği önü sürülüyor. Ankara cephesinde temaslarını yoğunlaştıran bankacılar ceza tutarında indirim adına bir dizi görüşmeler yürütüyor.
    Bankalar mevduat ve kredi faizi ile bankacılık işlem fiyatlarından dolayı soruşturuluyor. Ankara kaynakları Kurumun, bankaların bu konularda birlikte hareket ederek faizleri ve bankacılık işlem fiyatlarını belirlemeleri üzerine yoğunlaştığını ifade ediyor.
    Mesajlara bakılıyor
    Soruşturmada banka çalışanlarının, tepe yöneticilerin e-posta mesajlarına kadar inilmiş durumda. Bu mesajlar üzerinden rakiplerle yapılan yazışmalara bakılarak ‘ortak hareket edildiği’ gerekçesiyle rekor ceza kesilmesi gündemde.
    Kurum, bankaların tüketiciye verilen faizlerde rekabete uymayarak, tüketici aleyhine ortak hareket ettikleri için inceleme başlatmıştı. Kurum, bankalara gönderdiği yazılı uyarı ile savunma isterken, sıranın sözlü savunmaya geldiği ifade ediliyor.
    Cezanın 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun gerekçe gösterilerek kesileceği bilgisi var. İlgili kanuna göre, rekabeti ihlal eden bankalara bir önceki yılın cirosunun yüzde 10’una kadar para cezası verilebiliyor.
    Bankacılık sektörü 2010 yılında 22.1 milyar TL, geçen yıl ise 19.8 milyar TL kâr elde etti. Analistler büyük cezalar gelirse bu durumun bilançolarda olumsuz bir tabloya yol açma ihtimali olduğunu belirtiyor.
    2011 cezası: 72 milyon TL
    Rekabet Kurumu 2011’de 460 milyon TL ceza kesti. 11 sektöre kesilen cezalar içinde bankaların payı 72.3 milyon TL oldu. En çok ceza alan sektör ise 277 milyon TL ile ‘otomobil’ kategorisiydi

  197. bkolcu diyor ki:

    syn celal bey herkes adına sizlere teşekkür ederim
    bu konu bizi tehdit edercesine konuşan bana avukatlara cevap oldu

    • bkolcu diyor ki:

      syn celal bey herkes adına sizlere teşekkür ederim
      bu konu bizi tehdit edercesine konuşan BANKA
      avukatlara cevap oldu

  198. Umut Ufuk diyor ki:

    Sayın Sargoz,

    Yeni başlıklı sayfa herkeze hayırlı olsun,Uzun sürelerdir canla başla herkeze geçici 10.maddenin gerçek anlamını anlatmaktaydık ve sonunda Celal Abimizin başarısı buna son noktayı koydu.Bu başarınında sayfa başlığı olmasına ayrıyetten sevindim.
    İnşallah herkeze yep yenibir sayfa olur
    saygılarımla

  199. Umut Ufuk diyor ki:

    Değerli Arkadaşlar,
    Bugun itibari ile Almanyadan ayrılıp uzakdogu seyahatım olacakdır.Cep telefonumdan bazen siteye girmekde güçlük çekmekdeyim.Bu gibi durumlarda yorum yapamaz veya sorularınıza cevap veremez isem herkezden şimdiden özür dilerim.Gerekli durumlarda bana facebook adresımden ulaşabılırsınız.

  200. M.Celal TOPARLAKLI diyor ki:

    Sevgili Dostlar.
    Adalet Bakanlığı tarafından şikayetlerime karşı gönderdikleri altdaki yazı artık evden yapılacak olan haciz işlemlerinin bitmiş olduğunun bir kanıtıdır.Ayrıca icra dairelerinde değişen birşey yok başlıklı yazıma karşılık burada yayınlayamayacağım bilgiler mevcut olup Türkiyenin birçok il ve ilçelerindeki icra daireleri (Bence malum) gözetim ve bazıları soruşturma altındadır.Ayrıca bazı hukuk bürolarıda bazı icra memurlarına rüşvet vermelerinden dolayı hem barolar ve hemde Adalet bakanlığınca takibe alınmışlardır.Ayrıca benim şikayetlerim doğrultusunda bazı kişilerin ağır cezada yargılanacaklarının haberinide ayrıca aldım.
    Yani Adalet mekanizması sizlerin şikayetleri ile yol almaya başlamıştır.Hepinize sevgilerimi sunarım.

    • Umut Ufuk diyor ki:

      Değerli Celal Abi,

      Adalet bakanlığından gelen cevabı okudum çok sevindim.Senin gibi değerli abimizin mücadelesine ancak bu kadar güzelbir cevabın gelmesi yakışırdı.Seyahate çıkmadan telefon edip senı tebrıkeder ve sesını duymuş olurum.
      Saygıyla selamlıyorum

    • sultan diyor ki:

      sn:celal vermiş olduğunuz bılgilerden dolayı sahsınıza teşekkürler

  201. sargoz diyor ki:

    Hayırlı olsun, eski yeni farketmeden evde haciz işlemi yeni yasanın hükümlerine göre yapılacaktır.

    • inşallah diyor ki:

      sayın sargoz uzun süredir siteye girmiyodum inceleyim dedim.eger yanlış anlamadıysam.eşimin yasadan önce benim borcumdan dolayı yediemin olarak bırakılan eşyalardan artık yedieminlikten fergat ettimi anlamına geliyor.eger öyle ise çok mutlu oldum…..